Dünya
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 176454
İran devlet televizyonu, Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’yi taşıyan helikopterin kaza geçirdiğini ve yardım ekiplerinin helikoptere ulaştıklarını duyurdu. Reisi'yi taşıyan helikopterde, Dışişleri Bakanı Abdullahiyan ve bazı yetkililer de bulunuyor...
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'yi taşıyan helikopterin Azerbaycan'da kaza yaptı.
Reuters'ın İran devlet televizyonuna dayandırdığı habere göre Reisi'yi taşıyan helikopter sert iniş yaptı.
"KÖTÜ HAVA KOŞULLARI NEDENİYLE..."
İran devlet televizyonuna konuşan Ahmad Vahidi, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile iki ülke sınırında baraj açılışına katılan Cumhurbaşkanı Reisi'nin helikopter konvoyunun dönüş yolunda kötü hava koşulları nedeniyle kaza geçirdiğini belirtti.
Vahidi, "Cumhurbaşkanı'nı (Reisi) taşıyan helikopter kötü hava koşulları nedeniyle sert iniş yapmak zorunda kaldı." demişti.
Kurtarma ekiplerinin henüz bölgeye ulaşamadığını aktaran Vahidi, "Bölgeye kurtarma ekipleri sevk edildi ancak bölgenin sisli olması ve elverişsiz olması nedeniyle helikoptere ulaşmak zaman alabilir." ifadelerini kullanmıştı.
İran Kızılay Başkanı Pir Hüseyin Kulivend, arama kurtarma ekiplerinin Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile diğer yetkililerin bulunduğu helikopterin kazaya uğradığı noktayı bulduklarını söyledi.
Kulivend, basına yaptığı açıklamada, "Şu anda Kızılay'dan 40'tan fazla özel arama kurtarma ekibi arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor" dedi.

İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri yazılı açıklama yaptı. Bakıri, "Cumhurbaşkanı Reisi'nin helikopterinin bulunması ve kurtarma çalışmaları için İran Ordusu ve İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun tüm imkan ve teçhizatları kullanılmalıdır." ifadelerini kullandı.
İran silahlı kuvvetlerinin olayın başından itibaren çalışmalarda yer aldığı kaydedildi.
Ajanslar kazanın gerçekleştiği bölge olarak Doğu Azerbaycan vilayetinin Culfa şehri yakınlarını işaret ediyor. Geniş maden sahalarının bulunduğu bölge zorlu bir coğrafyaya da sahip.
HAMANEY: HERKES DUA ETSİN
İran Dini Lideri Ali Hamaney, Cumhurbaşkanı Reisi ve beraberindekilerin selameti için herkesten dua istedi.
Hamaney yaptığı konuşmada, "Yüce Allah'ın Cumhurbaşkanı ve yanındaki arkadaşlarını millete bağışlamasını umuyoruz. Herkes dua etsin. İran halkı endişelenmesin, ülkenin işlerinde herhangi bir aksama meydana gelmeyecektir." ifadelerini kullandı.
İran Hükümet Sözcüsü Ali Bahaduri Cehrumi, kazaya uğradığı belirtilen İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin helikopterini arama ve kurtarma çalışmalarıyla ilgili henüz hiç bir gelişmenin olmadığını belirtti.
X sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada Cehrumi, kamuoyunun bilgi talebini karşılayacak herhangi bir gelişmenin bulunmadığını duyurdu.
Cehrumi, "Zor ve karmaşık koşullar yaşıyoruz. Cumhurbaşkanının helikopter olayına ilişkin son haberleri almak, halkın ve medyanın hakkıdır. Ancak kaza yeri ve hava şartlarının özel durumu göz önüne alınmalıdır. Henüz hiç yeni haber yok." ifadelerini kullandı.
ARAMA ÇALIŞMALARI HAVADAN YAPILAMIYOR
İran devlet televizyonuna konuşan İran Kızılay Başkanı Pir Hüseyin Kulivend, arama kurtarma çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.
Kulivend, "Bölgedeki olumsuz hava şartları (yoğun sis) nedeniyle arama kurtarma çalışmaları İHA'lar kullanılarak havadan yapılamıyor." dedi.
İranlı yetkili dağlık ve ulaşımı zor olan bölgede 40 arama timinin çalışmalarını karadan sürdürdüğünü aktardı.
İran Kızılay'ı ülkenin 4 farklı bölgesinden 20'yi aşkın kurtarma ekibi kazanın yaşandığı bölgeye ulaşmaya çalıştığını açıkladı. Yoğun sis ve şiddetli yağışın çalışmaları olumsuz yönde etkilediği bilgisi de paylaşıldı.
DIŞİŞLERİ BAKANI DA HELİKOPTERDE
Reisi'yi taşıyan helikopterde, Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile Doğu Azerbaycan Eyalet Valisi Malik Rahmeti ve Tebriz Cuma İmamı Ayetullah Ali Haşim'in de bulunduğu duyuruldu.

İlham Aliyev ve İbrahim Reisi kazadan saatler önce bir arada
BARAJ AÇILIŞINDAN DÖNÜYORDU
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev iki ülke sınırında bir araya gelerek ülkelerinin ortak projesi Kız Kalesi ve Hudaferin barajlarının açılışını yaptı.
Reisi, burada yaptığı konuşmada, Aliyev'le yeniden bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu söyledi. Reisi'nin helikopteri bu açılıştan dönerken kaza yaptı.

ALİYEV: HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYE AÇIĞIZ
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
"Bugün İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile dostane bir şekilde ayrıldıktan sonra yüksek heyeti taşıyan helikopterin İran'da kaza inişi yaptığı haberi bizi ciddi şekilde endişelendirdi. Yüce Allah'a dualarımız Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve beraberindeki heyetledir. Komşu, dost ve kardeş bir ülke olan Azerbaycan her türlü desteği vermeye hazırdır."
ABD: YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ
CBS News'de yer alan habere göre, ABD Dışişleri Bakanlığından bir sözcü Reisi ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ı taşıyan ve "sert iniş" yaptığı belirtilen helikopter kazasıya ilgili açıklama yaptı.
Açıklamada, ABD yetkililerinin, İran Cumhurbaşkanı Reisi, Dışişleri Bakanı Abdullahiyan ve bazı yetkililerin de bulunduğu helikopterin İran'a olası sert inişine ilişkin raporları inceledikleri, gelişmeleri yakından takip ettikleri belirtildi.
İran'da yaşanan gelişmelerle ilgili ABD Başkanı Joe Biden'ın bilgilendirildiği ifade edildi.
AB: YAKINDAN İZLİYORUZ
Avrupa Birliği (AB), İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ve bazı yetkilileri taşıyan helikopterin kazaya uğraması nedeniyle İran'ın talebi üzerine hızlı müdahale uydu haritalama hizmetini etkinleştirdiğini bildirdi.
AB Komisyonunun kriz yönetimi ve insani yardımlardan sorumlu üyesi Janez Lenarcic, X hesabından yaptığı açıklamada, İran'ın yardım talebi üzerine helikopter kazası nedeniyle Copernicus Acil Durum Yönetim Hizmeti'nin aktive edildiğini duyurdu.
AB Konseyi Başkanı Charles Michel de "AB üye ülkeleri ve ortaklarımızla durumu yakından takip ediyoruz." mesajını paylaştı.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 414719
İsrail havadan ve karadan eş zamanlı saldırı başlattı...
İsrail ordusu, Refah kenti ve Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki birçok bölgedeki Filistinlilerin, belirlenen "güvenli bölgelere" gitmelerini istemesinin ardından Gazze Şeridi'nin tüm kentlerinde eş zamanlı olarak kara ve hava saldırılarını genişletti.
İsrail güçleri, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus şehrinin doğusundaki bölgelere girdi. İsrail, Gazze’nin kuzeyinde yaşayanlardan kentin batısına ilerlemelerini istedi.
İsrail’in Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerini hedef alan kara ve hava saldırılarında onlarca kişi hayatını kaybetti, onlarcası yaralandı.

KARA OPERASYONLARI VE TAHLİYE KARARLARI...
İsrail ordusu, Refah kentine yönelik operasyonlarının genişletilmemesine ilişkin uluslararası uyarılara rağmen, bu sabah, Refah’ın merkezindeki ailelerin kenti acilen boşaltmasını istedi.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda İsrail ordusunun Hamas'a saldırı başlatacağını bu nedenle söz konusu bölgelerde yaşayanların belirlenen "güvenli bölgelere" yönelmeleri çağrısında bulundu.
Adraee, Refah kentinin doğusundaki Şabbura ve Refah kampları, İdari, El-Cenine ve Hırbet Ads gibi mahallelerdeki yerinden edilmiş Filistinlilerin derhal El-Mevasi bölgesine gitmelerini talep etti.
İsrailli Sözcü, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya bölgesi, Selam, Nur, Tel Zater, Beyt Lahiya, Cibaliya Kampı, İzbet Mellin, Ravda, Nuzhe, El-Cerin, Nahda ve Zuhur mahallelerindeki Filistinlilerin de bulundukları yerlerden çıkmaları ve kentin batısına geçmeleri gerektiğini kaydetti.
Kuzeydeki Filistinlilerin, tel örgülere yaklaşmalarının yasak olduğunu aktaran Adraee, paylaşımında boşaltılması istenen bölgelerin haritalarına da yer verdi.
YERLEŞİME ELVERİŞSİZ...
İsrail’in Filistinlilerin yönelmesini istediği ve güvenli bölge olarak adlandırdığı alan; alt yapı, elektrik, iletişim, internet gibi hizmetlerin bulunmadığı, seralar ve kumluk alanlarla bölünmüş yerleşime elverişsiz bir bölgeden oluşuyor.
Görgü tanıklarının ve yerel Filistinli kaynakların ifadesine göre, Refah'ın doğusunda Filistinli direniş grupları ile İsrail güçleri arasındaki çatışmalar günlerdir aralıklarla devam ediyor.
Refah Sınır Kapısı çevresinden dumanlar yükselirken, kentin doğusundaki bölgelerde zaman zaman karşılıklı silah sesleri ve İsrail topçularının saldırıları duyuluyor.
Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'ndan 10 Mayıs’ta yapılan açıklamada, "Refah'ın doğusundaki Deva Camisi yakınında çeşitli ve eş zamanlı saldırılar gerçekleştirildiği" ifade edildi. İsrail askerlerinin bulunduğu bir bina ile askeri araçların Yasin tanksavar roketleriyle vurulduğu, İsrail askerleri arasında ölü ve yaralıların olduğu kaydedildi.
Açıklamada, İzzeddin el-Kassam’ın, İsrail ordusu ve askeri araçlarını hedef alan saldırıları sonucu bazı İsrail güçlerinin Saad Sayil Kışlası bölgesinde doğuya doru çekilmek zorunda kaldığı belirtildi.
Kassam Tugayları'nın bu sabah, İsrail ordusuna ait zırhlı bir personel taşıyıcıyı 105 milimetrelik "Yasin" tanksavar roketleriyle vurduğu aktarıldı.

FİLİSTİNLİLERİN BARINACAK YERLERİ KALMADI...
İsrail saldırılarının başladığı günden bu yana Gazze Şeridi’nin batısındaki yerleşim yerleri neredeyse tamamen yok edildiğinden İsrail’in Gazze’nin kuzeyinden tehcir ettirdiği yüz binlerce Filistinlinin barınacak ve sığınacak yerleri kalmadı.
İsrail güçleri, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus şehrinin doğusundaki el-Ferahin bölgesine saldırı başlattı.
Görgü tanıklarına göre, daha önceki saldırılarında yerle bir edilen Han Yunus’un doğusundaki bölgeler yoğun ateşe maruz kaldı.
Yine Gazze kentine bağlı Ez-Zeytun ve Es-Sabra mahallelerinde cuma günü 2 eve düzenlenen saldırılarda da çok sayıda ölen ve yaralanan oldu.
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki saldırıların hedefi ise Ez-Zevayide beldesi ile En-Nuseyrat Mülteci Kampı oldu. Buralardaki saldırılarda da çok sayıda kişi öldü ve yaralandı.
İzzeddin el-Kassam Tugayları, dün, ez-Zeytun Mahallesi’nde bir İsrail subayını keskin nişancı ateşiyle vurduklarını bildirdi.

HAVA BOMBARDIMANLARI...
İsrail savaş uçakları ve topçularının, dün gece ve cumartesi sabahı Gazze Şeridi'ndeki tüm kentleri hedef alan saldırılarında çoğunluğu çocuk ve kadın olmak üzere onlarca kişi öldü, onlarca kişi yaralandı.
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentindeki Mescid-i Aksa Şehitleri Hastanesi'ndeki sağlık kaynakları, İsrail'in saldırıları sonucu hastaneye çoğu çocuk 21 ölü ve onlarca yaralının getirildiğini aktardı.
Görgü tanıkları, Zevaide kasabasında bir evin hedef alındığı bombardımanda da 5'i çocuk ve 3'ü kadın olmak üzere 9 Filistinlinin öldüğünü ifade etti.
Meğazi Kampı’na düzenlenen hava saldırısında ise 4’ü kadın 5 kişi öldü. Ez-Zeytun Mahallesi, Zevaide kasabası ve Meğazi Kampı’ndaki evlerin hedef alındığı diğer saldırılarda da 10’dan fazla Filistin öldü, onlarcası yaralandı.
Cibaliye Kampı’ndaki el-Kasasib Mahallesi’nde bir eve düzenlenen saldırıda da ölen ve yaralananlar oldu.

İsrail savaş uçaklarının Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya semtinde 3 ailenin evini hedef aldığı saldırılarda da çok sayıda ölen ve yaralanan oldu.
İsrail'in karadan ve havadan yoğun bombardıman altında tuttuğu Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’daki Kemal Advan Hastanesi'ndeki ismini açıklanmasını istemeyen bir yetkili de cumartesi sabahı hastaneye 6 ölü ile çok sayıda yaralının getirildiğini bildirdi.
GAZZE'DE CAN KAYBI 34 BİN 971'E ÇIKTI...
Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre İsrail ordusunun son 24 saatte Gazze'nin çeşitli yerlerine düzenlediği saldırılarda 4 katliam gerçekleştirdiği, saldırılarda 28 Filistinlinin daha hayatını kaybettiği, 69 Filistinlinin yaralandığı belirtildi.
İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 34 bin 971'e çıktığı aktarılan açıklamada, yaralı sayısının 78 bin 641'e yükseldiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca hala enkaz altında ve yol kenarlarında ölülerin bulunduğu ancak İsrail güçlerinin engellemesi nedeniyle sağlık ekipleri ile sivil savunma görevlilerinin cenazelere ulaşamadığı vurgulandı.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 115315
Azerbaycan'ın Celilabad şehrinde saat 16.21 sıralarında 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi...
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Azerbaycan'ın Celilabad şehrinde saat 16.21'de yerin 7 kilometre derinliğinde 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini duyurdu.
HABER: Ayten YILMAZ
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 271887
İsrail'in Gazze ve Refah'a savaş uçakları ve topçu ateşiyle düzenlediği saldırılar sonucu çok sayıda Filistinlinin öldüğü ve yaralandığı bildirildi...
Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları Gazze'nin doğusunda yer alan Ed-Derec Mahallesi'ndeki El-Eybeki Camii çevresinde bir grup Filistinliyi hedef aldı.

Saldırı sonucu 7 Filistinli öldü, çok sayıda kişi de yaralandı. Ölü ve yaralılar Gazze kentindeki El-Ehli Baptist Hastanesine kaldırıldı.
İsrail'in Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nusayrat'ın batısında yer alan Radi ailesine ait evi hedef alması sonucu ölen ve yaralananlar olduğu aktarıldı.
İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ın doğusundaki bölgelere topçu ateşi açması sonucu ise Filistinli bir genç öldü.
Topçu ateşiyle düzenlenen saldırıda Refah kentinin merkezindeki belediye binası da hedef alınırken, savaş uçakları kentteki Doğu Mezarlığı, Refah Sınır Kapısı civarı ve doğusundaki Es-Selam Mahallesi çevresinde çok sayıda alanı hedef aldı.

İSRAİL: ANLAŞMAYI İHLAL ETMEDİK...
İsrail Başbakanlık Sözcüsü Ofir Gendelman, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Refah Sınır Kapısı'nın Filistin tarafının ele geçirilmesi ardından bölgeye yapılan saldırıların "Hamas ortadan kaldırılıncaya ve esirler serbest bırakılıncaya kadar" devam edeceğini belirtti.
İsrail'in, Mısır sınırına yakın bir bölgede saldırılar konusunda hassasiyetin farkında olduğunu öne süren Gendelman, "Bu operasyonun iki ülke arasındaki barış anlaşmasını hiçbir şekilde ihlal etmediğini vurguluyoruz." iddiasında bulundu.
İsrail ordusu, yaklaşık 1,5 milyon yerinden edilmiş Filistinlinin sığındığı Refah bölgesine dün kara saldırısı başlatarak Gazze'nin Mısır'a açılan sınır kapısının Filistin tarafını ele geçirdiğini duyurmuştu.
Mısır ile Gazze arasındaki Refah Sınır Kapısı'nın Medya Direktörü Vail Ebu Muhsin AA'ya açıklamada, İsrail askeri araçlarının bölgeye ulaşması ile eşzamanlı olarak Refah Sınır Kapısı'nda insani yardım geçişlerinin tamamen durdurulduğunu söylemişti.
Refah'ın doğusundaki kara saldırıları devam ederken İsrail ordusu sık sık bölgeye hava saldırıları düzenliyor.
Mısır, İsrail'in Refah Sınır Kapısının Filistin tarafını ele geçirmesi ve bölgedeki saldırılarını "en güçlü" biçimde kınadığını duyurmuştu.
1978'de Mısır ile İsrail arasında imzalanan Camp David Anlaşmasının ardından 26 Mart 1979'da Washington'da iki ülke arasında barış anlaşması imzalanmıştı.
Anlaşmanın en öne çıkan hükümleri arasında savaş halinin durdurulması, ilişkilerin normalleştirilmesi, İsrailli asker ve sivillerin Sina Yarımadası'ndan tamamen çekilmesi ve bölgenin silahsızlandırılması yer alıyor.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 105415
Amerika Birleşik Devletleri tarafından doğrulanan 57 yaşındaki Mohammad Srour cinayeti, uluslararası bir casusluk gerilimini andırıyor...
Lübnan İçişleri Bakanı geçtiğimiz Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Hizbullah'la bağlantılı Lübnanlı bir dövizcinin ayın başlarında bir villada gizemli bir şekilde kaçırılıp öldürülmesinin muhtemelen, İsrail ajanlarının işi olduğunu söyledi.
Amerika Birleşik Devletleri tarafından da doğrulanan 57 yaşındaki Mohammad Srour cinayeti, uluslararası bir casusluk gerilimini andırıyor. İçişleri Bakanı Bassam Mevlevi Associated Press'e verdiği bir röportajda, olay yerinde susturucu takılmış silahlar ve eldivenlerin, parmak izlerini ve diğer kanıtları silmek amacıyla bir kova su ve kimyasal madde içinde bulunduğunu söyledi.
CESEDİN ETRAFI DOLAR DOLUYDU...
Srour'un cesedinin etrafına binlerce dolar nakit para saçılmıştı, bu da cinayetin sebebinin hırsızlık olduğu yönündeki spekülasyonları ortadan kaldırıyordu.
İSRAİL YANIT VERMEDİ
Mossad'ı denetleyen İsrail Başbakanlık Ofisi Lübnan İçişleri bakınının bu açıklamasına herhangi bir yanıt vermedi şu ana kadar. Peki bakanın şüpheleri nerden kaynaklanıyor? Lübnan güvenlik birimlerinin suçun İsrail ajanlarının işi olabileceğine dair şüpheleri, Lübnan'ın güney sınır bölgesinin Hamas müttefiki Hizbullah militanları ile İsrail askerleri arasında devam eden çatışmalarla sarsıldığı bir dönemde ortaya çıkmış olması. İsrail istihbarat teşkilatına atıfta bulunan bakan Mevlevi, "Lübnan güvenlik birimleri bu operasyonun arkasında Mossad'ın olduğundan şüpheleniyor ya da suçluyor" dedi. "Suçun işleniş şekli bu şüphelere yol açtı."diye ekledi. İddialarını destekleyecek herhangi bir kanıt sunmadı. Mevlevi soruşturmanın halen devam ettiğini ve tamamlandığında sonuçların kamuoyuna açıklanacağını ve adli makamlara iletileceğini söyledi.
DÖVİZCİ HAMAS’A PARA TRANSFER EDİYORDU...
ABD Hazine Müsteşarlığı 2019 yılında Srour'a İran'dan Hizbullah aracılığıyla Gazze Şeridi'ndeki Filistinli militan grup Hamas'a para transferi yaptığı iddiasıyla yaptırım uygulamıştı. Mevlevi, "Mohammad Srour'un para alışverişi faaliyetleri ve bir taraftan diğerine yaptığı para transferleri biliniyor," dedi. Srour'un bu ayın başlarında öldürülmesi, ABD ve İsrailli yetkililerin Hamas'a yapılan para transferlerini engellemeye çalıştığı bir döneme denk geldi. Bu baskı, Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail'in güneyine düzenlediği ve Gazze'deki yıkıcı savaşı ve bunun bölgedeki yansımalarını tetikleyen saldırının ardından yoğunlaştı.
ABD LÜBNAN HÜKÜMETİNİ UYARMIŞ...
Geçtiğimiz ay Beyrut'ta Terörün Finansmanı ve Mali Suçlar Ofisi'nde Asya ve Orta Doğu'dan sorumlu Hazine Bakan Yardımcısı Jesse Baker, Lübnanlı üst düzey siyasi ve mali yetkililerle bir araya geldi. Lübnanlı yetkilileri Hamas'a para aktarılmasını engellemeye çağırdı.
BİR DİZİ SARRAFI ÖLDÜRDÜKLERİNİ AÇIKLADILAR...
İsrail ordusu Gazze'de Hamas'ı finanse ettiğinden şüphelenilen bir dizi sarrafı öldürdüğünü açıkladı. Bu da, Srour cinayetinin önceden planlandığını gösteriyor. Srour cinayeti açıkça önceden planlanmıştı. MOSSAD AJANI KADIN Soruşturmaya yakın üç Lübnanlı yargı yetkilisi AP' ajansına yaptığı açıklamada, müşteri kılığındaki bir adamın Srour'la yurt dışından irtibata geçtiğini ve ondan Lübnan’ daki Beit Meri’ de (Başkent Beyrut'a bakan bir Lübnan kasabasıdır. Kasaba, Fenikelilerin ve daha sonra Romalıların zamanından beri bir yazlık dağ tatil yeri olmuştur. ) bir kadına para transferi yapmasını istediği bilgisinin kendilerinde olduğunu söylediler.
Soruşturma devam ettiği için isimlerinin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkililer, Srour'un önce yeğeniyle birlikte buluşma yerine gittiğini ve parayı kadına teslim ettikten sonra oradan ayrıldığını söyledi. Yetkililer, Srour'un ilk ziyaretinden bir gün sonra aynı kişi tarafından başka bir taleple arandığını söyledi. Bu sefer yalnız gitmiş ve daha sonra ailesi onunla irtibatı kaybetmiş. Mevlevi, kadının Srour ile temas kurmak için kullandığı cep telefonunun sadece kendisiyle temas kurmak için aktif hale getirildiğini söyledi.
ALANYA GÜNEŞİ HABER MERKEZİ
Kaynak: The Arab Weekly








