head

2183026 810x458 75f08
Salı, 01 Eylül 2026

 

 

Dünya

 

İsrail Başbakanı Netanyahu, Suriye'de Baas rejiminin devrilmesinin ardından 1974'te Golan Tepeleri'ne ilişkin bu ülkeyle yapılan anlaşmanın çöktüğünü savundu. Gün içinde Şam'daki mühimmat depolarını hedef alan İsrail ordusunun Hermon Dağı'nın Suriye tarafını da ele geçirdiği bildirildi...

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye'de Baas rejiminin devrilmesiyle, işgal altında tuttukları Golan Tepeleri'nde tampon bölge ve silahtan arındırılmış bölgenin sınırlarını belirleyen, 1974 yılında imzalanan Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması'nın çöktüğünü iddia etti.

Netanyahu, işgal altındaki Golan Tepeleri'ndeki Bental Dağı’na yaptığı ziyaret esnasında çektiği video mesajda, "Bu bölge, yaklaşık 50 yıldır, 1974 yılında üzerinde anlaşmaya varılan Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması uyarınca bir tampon bölge olarak kontrol ediliyordu. Bu anlaşma çöktü, Suriye askerleri mevzilerini terk etti" dedi.

 
 
 

Ayrıca Netanyahu, 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesinin İsrail'in İran ve Hizbullah'a saldırılarının doğrudan bir sonucu olduğunu öne sürdü.

Netanyahu, 61 yıldır süren Baas rejiminin yıkılmasını "İran'ın şer eksenindeki önemli bir halkanın düşüşü" olduğunu öne sürerek, Suriye'deki gelişmelerin İsrail'in Esed rejimi destekçileri İran ve Hizbullah’a yaptığı saldırıların doğrudan bir sonucu olduğunu iddia etti.

Netanyahu, "Bu, Esad rejiminin başlıca destekçileri olan İran ve Hizbullah'a indirdiğimiz darbelerin doğrudan bir sonucudur” açıklamasında bulundu.

Devrilen Esed rejiminin, “İran'ın şer ekseninin merkezi bir halkası” olduğunu öne süren Netanyahu, Esed'in Suriye'den kaçışının yeni fırsatların yanı sıra riskler de getirdiğini savundu.

SİLAH DEPOLARI VURULDU

İsrail devlet televizyonu KAN, İsrail’in  "Suriye’nin güneyi ve Şam'daki mühimmat depolarını, silahlı muhalif grupların eline geçmesinden endişe duyduğu için hedef aldığını'' bildirdi.

SURİYE BÖLÜMÜNDE İLERLEME

İsrail ordusunun, işgal altındaki Golan Tepeleri'ndeki Hermon (Şeyh) Dağı'nın Suriye tarafını işgal ettiği bildirildi.

İsrail Devlet Televizyonu KAN'ın haberine göre, İsrail ordusu, işgal altındaki Golan Tepeleri'nin Suriye tarafındaki Şeyh Dağı'nı işgal ettiğini doğruladı.

İsrail ordusu, Suriye'de 61 yıllık Esed rejiminin devrilmesinin ardından işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri ve Suriye'yle arasındaki tampon bölgeye kuvvet gönderdiğini açıklamıştı.

İsrail ordusu, 6 Aralık Cuma günü Suriye'deki gelişmeler nedeniyle işgal altında tuttuğu Suriye toprağı Golan Tepeleri'ndeki birliklerine takviye yaptığını duyurmuştu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

Rus haber ajansı TASS, Suriye'nin devrik lideri Esad ve ailesinin Moskova’ya ulaştığını ve Rusya'nın sığınma teklif ettiğini duyurdu...

Suriye'de Baas rejiminin devrilmesinin ardından başkent Şam'ı terk eden devrik lider Beşşar Esad ve ailesini taşıdığı iddia edilen uçağın Moskova'ya indiği öğrenildi.

Rus haber ajansı TASS, Beşşar Esad ve ailesinin Moskova’ya ulaştığını bildirdi. Rusya tarafından Esad ve ailesine sığınma hakkı tanındığı öğrenildi.

Esed ve ailesinin Moskova'ya geldiği bilgisine yer verilen haberde, sığınma hakkının insani gerekçelerle sağlandığı ifade edildi.

Böylece devrik lider Esad, resmi olarak sığınmacı statüsüne düşmüş oldu.


Esad'ın içinde bulunduğu iddia edilen uçağın 'olağandışı hareketler' gösterdikten sonra haritadan kaybolmuştu.

'MUHALEFETLE TEMAS HALİNDE'...

Haberde, Rus yetkililerin, Suriye'deki Rus askeri üslerinin ve diplomatik kurumlarının güvenliğine ilişkin Suriye'deki muhalefet temsilcileriyle temas halinde olduğu da kaydedildi.

27 KASIM'DAN SONRA SURİYE...

Suriye'de 27 Kasım'da rejim karşıtı silahlı gruplar ile Beşşar Esad güçleri arasında çatışmalar yoğunlaştı.

Gruplar, 30 Kasım-7 Aralık tarihleri arasında Halep, İdlib, Hama ve Humus gibi en büyük illerde üstünlük kurdu.

Başkent Şam'a 7 Aralık'ta girmeye başlayan gruplara halk kitlelerinin de destek vermesiyle rejim Şam ve diğer birçok bölgede kontrolü tümüyle kaybederek çöktü.

Baas Partisinin 61 yıllık iktidarı sona ererken rejim lideri Esad, başkentten kaçtı.

Suriye Milli Ordusu da Türkiye sınırı yakınlarında terör örgütü PKK/YPG'nin işgalinde olan Tel Rıfat'ı özgürleştirdikten sonra Münbiç'te yuvalanan teröristlere yöneldi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Suriye’de cihatçı teröristler, Humus’un ardından Şam’a girdi. Beşer Esad Şam’ın da düşmesinin ardından ülkeyi terk etti. Reuters'ın aktardığı bilgiye göre, Esad Şam'dan uçakla ayrıldı...

 

Suriye'de 13 yıldır devam eden iç savaşın ardından, yeni dönem resmen başladı. Ülkedeki cihatçı silahlı teröristler, Humus kentinin ardından başkent Şam'ı da ele geçirdi.

‘BEŞAR ESAD ŞAM’DAN UÇAKLA AYRILDI’...

Reusters’ın aktardığı  son dakika bilgisine göre, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Şam'dan ayrıldı. Esad'ın Şam’dan uçakla ayrıldığı belirtilirken, nereye gittiği ise henüz bilinmiyor. Aşırı dinci silahlı grupların başkenti ele geçirdiğini duyurmasının ardından Esad karşıtı bazı insanlar sokağa döküldü.

CİHATÇI TERÖRİSTLERDEN AÇIKLAMA...

Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) başını çektiği silahlı teröristler, bu sabah Şam’ın kontrolünü ele geçirdiklerini açıkladı.

Aşırı dinci grup, ülkeden kaçan Suriyelilere “Beşar Esad rejiminin sonu geldi. Tüm Suriyeli göçmenler özgür Suriye topraklarına geri dönsün” diye seslendi.

 

HTŞ Telegram hesabından yapılan açıklamada, "tiran Esad'ın gittiği ve Suriye'nin özgür olduğu" ifadelerine yer verildi.

“SURİYE'DE YENİ BİR DÖNEM BAŞLADI”...

Açıklamada "Baas yönetiminde 50 yıllık baskının, 13 yıllık suçların, tiranlığın ve zorla yerinden edilmenin ardından bugün, 8 Aralık 2024'te, bu karanlık dönemin bittiğini ve Suriye'de yeni bir dönemin başladığını ilan ediyoruz" denildi.

HTŞ ayrıca, "Herkesin barış içinde yaşadığı ve adaletin üstünlüğünün olduğu" bir devlet vaadinde bulunarak, iç savaşta yerinden olan ve cezaevinde' tutulan Suriyelilerin evlerine dönebileceği belirtildi.

HTŞ Lideri Ebu Muhammed Colani ise iktidar devrilene kadar devlet kurumlarının mevcut Suriye Başbakan Muhammed Celali'nin gözetiminde kalacağını söyledi

BAŞBAKAN EL-CELALİ: HALKIN SEÇECEĞİ HÜKÜMETLE ÇALIŞMAYA HAZIRIZ...

Suriye Başbakanı Muhammed Gazi el-Celali, yaşanan gelişmeler üzerine sosyal medya hesabından videolu bir mesaj paylaştı.

El-Celali, “Suriye’de halkın seçeceği bir hükümetle çalışmaya hazır olduklarını ve her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarını” belirtti.

 

Kamu mallarına zarar verilmemesi çağrısında bulunan Celali “Kimseye dokunmayacağını söyleyen ve bize elini uzatan muhaliflere elimizi uzatıyoruz” ifadelerini kullandı.

"ÜLKEYİ TERK ETMEYECEĞİM"...

Ülkeyi terk etmeyeceğini açıklayan söyleyen Celali “Suriye tüm Suriyelilerin. Bu ülke normal bir ülke olabilir, komşularıyla ve dünyayla iyi ilişkiler kurabilir. Bu tercih, Suriye halkının seçeceği yönetime kalmış. Biz seçilecek yeni yönetimle işbirliğine hazırız. Onlara her türlü desteği sağlayıp devlet dosyalarını kolayca onlara aktarmaya hazırız” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

Kremlin'den gelen destek mesajının ardından Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a bir destek de Çin'den geldi. Çin, Suriye'de devam eden çatışmalardan derin endişe duyduğunu, gerilimin daha fazla yükselmesini önlemek için etkin çaba harcamaya hazır olduğunu bildirdi. ABD, Fransa, İngiltere ve Almanya, Suriye'de yaşananlara ilişkin ortak açıklama yayımladı. Açıklamada, yaşanan çatışmalara 'Suriye öncülüğünde çözüm bulunması' çağrısı yapıldı...

Suriye'de yaşanan çatışmalar tüm dünyanın merceğinde. Rusya'dan gelen Esad'a destek açıklamasının ardından Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien'e Pekin'de düzenlenen olağan basın toplantısında Suriye'deki duruma ilişkin sorular yöneltildi. 

Sözcü Lin, "Çin, Suriye'nin kuzeydoğusundaki durumdan derin endişe duyuyor. Suriye'nin ulusal güvenliğini ve istikrarını korumasını destekliyoruz. Çin, Suriye'nin dostu olarak, gerilimin daha fazla yükselmesini önlemek için etkin çaba göstermeye hazırdır." ifadesini kullandı.

 

Çin'den gelen bu açıklamadan dakikalar önce ise Reuters haber ajansı Kremlin Sözcüsü Dimitry Peskov'un açıklamalarını paylaştı. Peskov, Rusya'nın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı desteklemeye devam ettiğini ve sahadaki durumu analiz ettiğini belirtti. Peskov, Rusya'nın gelişen olaylara bağlı olarak pozisyonunu şekillendireceğini söyledi.

SURİYE VE RUSYA'DAN İDLİB'E HAVA SALDIRISI...

Öte yandan Esad yönetimi ve Rusya, dün İdlib'e hava saldırısı düzenledi. HTŞ, kontrol ettiği bölgelerde Suriye ve Rusya'nın ortak düzenlediği hava saldırıları nedeniyle 16 kişinin öldürüldüğünü duyurdu.

HTŞ'NİN İLERLEYİŞİ HAMA'DA DURDURULDU...

HTŞ, Halep'in ardından Hama'ya yönelerek kentin çeperlerindeki yerleşim yerlerini ele geçirdi. Daha sonra ilçe merkezine yönelen HTŞ, Suriye Ordusu tarafından ilçe merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta durduruldu.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, HTŞ ile Suriye Ordusu arasındaki çatışmalarda şu ana kadar 311 kişinin öldüğünü açıkladı.

YPG, TEL RIFAT'I KAYBETTİ...

Dün çatışmaların yoğunlaştığı bir başka bölge ise Tel Rıfat oldu. Eski adı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) olan Suriye Milli Ordusu (SMO), 2016'dan beri YPG'nin kontrolündeki Tel Rıfat'ı ele geçirdi.

ESAD: TERÖRİZM ANCAK GÜÇ DİLİNDEN ANLAR...

Suriye'nin resmi devlet medyasında yer alan habere göre, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Halep ve İdlib'deki gelişmelere ilişkin Abhazya'nın geçici Cumhurbaşkanı Badra Ganba ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Buna göre Esad, Ganba ile görüşmesinde "isyancıları güç kullanarak yeneceklerini" dile getirirken, “Terörizm ancak güç dilinden anlar ve terörü kim desteklerse, bu dille yeneceğiz" dedi.

İRAN DESTEKLİ MİLİSLER SURİYE'DE...

Suriye ordusundan iki kaynağa göre İran destekli milisler gece saatlerinde Irak'tan Suriye'ye girdi ve Suriye Ordu güçlerine takviye sağlamak üzere ülkenin kuzeyine doğru yola çıktı.

Reuters'a konuşan Suriye ordusundan üst düzey bir yetkili, Irak'tan çok sayıda İran destekli Haşdi Şaabi mensubunun El Bukemal kapısı yakınlarındaki bir askerî güzergahtan Suriye'ye geçtiğini söyledi.

Milislerin Irak'ın Katiab Hizbullah ve Fatemiyoun gruplarını da içerdiğini belirten kaynak, “Bunlar kuzeydeki cephe hatlarındaki yoldaşlarımıza yardım için gönderilen yeni takviyeler” dedi.

IRAK'TAN YALANLAMA...

İran destekli milislerin Irak sınırından Suriye'ye geçtiğine dair haberlere Irak İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Mikdad Miri'den yalanlama geldi. Haşdi Şabi'ye bağlı milis güçlerin Suriye'ye geçişlerine ilişkin haberlerin sosyal medyada dolaşan iddialar olduğunu vurgulayan Miri gerçeği yansıtmadığını söyledi.

ZİYARETE İLİŞKİN 2 FARKLI YORUM...

İran Dışişleri Bakan Abbas Arakçi, dün Suriye'nin başkenti Şam'da Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüştü. Arakçi, Suriye'de yaşananların ABD'nin bölgeyi kaosa sürükleme planının bir parçası olduğunu belirterek, "Geçmişte olduğu gibi, Suriye bir kez daha kazanan taraf olacaktır" dedi. Suriye Ordusu ve devletine desteğin İran'ın stratejik politikası olduğunu belirten Arakçi, Şam'a desteğin devam edeceğini vurguladı.

Şam'ın ardından Türkiye'ye gelen Arakçi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi. Ortak basın toplantısında liderlerden gelen açıklamalar şöyle:

  • "DIŞ MÜDAHALEYLE AÇIKLAMAK YANLIŞ"...

Basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamaları:

  • "Suriye ile ilgili gelişmeleri gözden geçirdik. Astana süreci sahadaki yoğun çatışmaların durmasını sağlamıştı. Geldiğimiz noktada çatışmaların tekrar başlamasının sebebi Suriye rejiminin 13 yıllık sorunları çözmemiş olması.
  • "TERÖRÜ NOKTASINDA YOK EDECEĞİZ"...

  • Biz Suriye'nin toprak bütünlüğünü her zaman destekledik ve desteklemeye devam edeceğiz.Türkiye istikrarsızlık ortamından medet uman teröristlere asla geçit vermeyecektir. Terörü noktasında yok edeceğiz. Suriye'de olanları dış müdahaleyle açıklamak yanlış. Geldiğimiz noktada çözülmeyen sorunlar Astana formatının kapsamından çıkmıştı. Meseleler güç ve karmaşık. Suriye'deki meşru muhalefet ve rejim arasındaki diyalog eksikliği bu çatışma sürecine neden oldu"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamasının ardından İran Dışişleri Bakanı Arakçi ise şunları söyledi:

  • "ÇATIŞMALAR SİYONİST PLAN"...

  • "Uluslararası toplumun Gazze'nin durumunu ele alması gerekir. Bölgedeki sorunların kökeninin dış müdahaleler olduğuna inanıyoruz. Edindiğimiz bilgilere göre Suriye'de terör faaliyeti gösteren grupların İsrail ve ABD ile bağı bulunmakta. Bu gruplar Suriye'de güvensizlik ortamı yaratmaya teşvik edildi.

    Suriye'deki grupların yeniden aktive edilmesi ve Halep'e saldırmaları endişe vericidir. Böyle bir tehlike komşu devletleri de etkileyecektir.

  • "SURİYE HÜKÜMETİNE DESTEĞİMİZ KESİNDİR"...

  • Suriye'deki grupların yeniden aktive edilmesi ve Halep'e saldırmaları endişe vericidir. Böyle bir tehlike komşu devletleri de etkileyecektir.

    Suriye'nin istikrarsızlaşmasının sonuçlarını tüm bölge ülkeleri görecek. Bu proje bize göre bir siyonist projesi. Kimse bu siyonistlerin rolünü göz ardı etmemeli. Bizler komşu ülkeler olarak hızlı ve etkili girişimlerle Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasını engellemeliyiz. Bizim Suriye hükümetine desteğimiz kesindir. Bugüne kadar nasıl ki yanlarında durduysak yine yanlarında durmaya devam edeceğiz."

ABD, FRANSA, İNGİLTERE ve ALMANYA'DAN ORTAK AÇIKLAMA...

ABD, Fransa, İngiltere ve Almanya, Suriye'de yaşananlara ilişkin ortak açıklama yayımladı. Açıklamada, yaşanan çatışmalara 'Suriye öncülüğünde çözüm bulunması' çağrısı yapıldı.

Bir paragraflık açıklamada çatışmalara, 'Suriye öncülüğünde çözüm bulunması' çağrısı yapıldı. Dört ülkenin ortak açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

"Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ediyor ve daha fazla yerinden edilmenin ve insani yardım erişiminin engellenmesinin önlenmesi için tüm taraflara gerilimi azaltma ve siviller ile altyapının korunması çağrısında bulunuyoruz. Mevcut tırmanış, çatışmaya BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararı doğrultusunda Suriye'nin öncülüğünde siyasi bir çözüm bulunmasına duyulan acil ihtiyacın önemini vurgulamaktadır."

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ise Suriye'de başlayan çatışmalarda hiçbir tarafı desteklemek niyetinde olmadıklarını söyledi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken, Avrupa'nın kuzeyindeki ülkelerde savaş endişesi giderek artıyor. Özellikle Rusya'ya komşu olan ülkeler, vatandaşlarını olası bir kriz durumuna karşı bilgilendirmek için önemli adımlar atıyor...

--İsveç,

--Finlandiya,

--Norveç,

--Danimarka gibi ülkeler, vatandaşlarına dağıttığı broşürler ve kılavuzlarla, olası bir krizde nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda bilgi veriyor.

 

Bu kılavuzlarda, vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamak için evlerinde yiyecek, su ve ilaç bulundurmaları öneriliyor. Ayrıca, olası bir tahliye durumunda nasıl davranmaları gerektiği de detaylı bir şekilde açıklanıyor.

"Silahla Karşılaşma Durumunda Ne Yapmalıyız?"...

Finlandiya'nın hazırladığı dijital broşürde, askeri çatışmaların olası sonuçları ve vatandaşların bu durumda nasıl hareket etmeleri gerektiği detaylı bir şekilde ele alınıyor. Norveç ise her haneye gönderdiği kılavuzlarla, vatandaşlarını aşırı hava koşulları, savaş ve diğer tehditlere karşı hazırlıklı olmaya çağırıyor.

NATO Üyeliği ve Savaş Endişesi...

İsveç'in bu yıl NATO'ya katılması, bölgedeki güvenlik endişelerini artırdı. Norveç gibi Batı Savunma İttifakı'nın kurucu üyelerinden olan ülkeler de, olası bir güvenlik tehdidine karşı daha dikkatli olmaya başladı.

Halk Tetikte Tutuluyor...

İskandinav ülkeleri, vatandaşlarını bilgilendirerek ve hazırlıklarını artırarak, olası bir kriz durumunda daha iyi organize olmayı hedefliyor. Bu çalışmalar, halkın savaş endişesini artırsa da, aynı zamanda güvenlik bilincinin yükselmesine de katkı sağlıyor.