head

2183026 810x458 75f08
Salı, 21 Nisan 2026
rek_lam_11_386cd_1aab8.jpg

Dünya

 

Kremlin'den gelen destek mesajının ardından Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a bir destek de Çin'den geldi. Çin, Suriye'de devam eden çatışmalardan derin endişe duyduğunu, gerilimin daha fazla yükselmesini önlemek için etkin çaba harcamaya hazır olduğunu bildirdi. ABD, Fransa, İngiltere ve Almanya, Suriye'de yaşananlara ilişkin ortak açıklama yayımladı. Açıklamada, yaşanan çatışmalara 'Suriye öncülüğünde çözüm bulunması' çağrısı yapıldı...

Suriye'de yaşanan çatışmalar tüm dünyanın merceğinde. Rusya'dan gelen Esad'a destek açıklamasının ardından Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien'e Pekin'de düzenlenen olağan basın toplantısında Suriye'deki duruma ilişkin sorular yöneltildi. 

Sözcü Lin, "Çin, Suriye'nin kuzeydoğusundaki durumdan derin endişe duyuyor. Suriye'nin ulusal güvenliğini ve istikrarını korumasını destekliyoruz. Çin, Suriye'nin dostu olarak, gerilimin daha fazla yükselmesini önlemek için etkin çaba göstermeye hazırdır." ifadesini kullandı.

 

Çin'den gelen bu açıklamadan dakikalar önce ise Reuters haber ajansı Kremlin Sözcüsü Dimitry Peskov'un açıklamalarını paylaştı. Peskov, Rusya'nın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı desteklemeye devam ettiğini ve sahadaki durumu analiz ettiğini belirtti. Peskov, Rusya'nın gelişen olaylara bağlı olarak pozisyonunu şekillendireceğini söyledi.

SURİYE VE RUSYA'DAN İDLİB'E HAVA SALDIRISI...

Öte yandan Esad yönetimi ve Rusya, dün İdlib'e hava saldırısı düzenledi. HTŞ, kontrol ettiği bölgelerde Suriye ve Rusya'nın ortak düzenlediği hava saldırıları nedeniyle 16 kişinin öldürüldüğünü duyurdu.

HTŞ'NİN İLERLEYİŞİ HAMA'DA DURDURULDU...

HTŞ, Halep'in ardından Hama'ya yönelerek kentin çeperlerindeki yerleşim yerlerini ele geçirdi. Daha sonra ilçe merkezine yönelen HTŞ, Suriye Ordusu tarafından ilçe merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta durduruldu.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, HTŞ ile Suriye Ordusu arasındaki çatışmalarda şu ana kadar 311 kişinin öldüğünü açıkladı.

YPG, TEL RIFAT'I KAYBETTİ...

Dün çatışmaların yoğunlaştığı bir başka bölge ise Tel Rıfat oldu. Eski adı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) olan Suriye Milli Ordusu (SMO), 2016'dan beri YPG'nin kontrolündeki Tel Rıfat'ı ele geçirdi.

ESAD: TERÖRİZM ANCAK GÜÇ DİLİNDEN ANLAR...

Suriye'nin resmi devlet medyasında yer alan habere göre, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Halep ve İdlib'deki gelişmelere ilişkin Abhazya'nın geçici Cumhurbaşkanı Badra Ganba ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Buna göre Esad, Ganba ile görüşmesinde "isyancıları güç kullanarak yeneceklerini" dile getirirken, “Terörizm ancak güç dilinden anlar ve terörü kim desteklerse, bu dille yeneceğiz" dedi.

İRAN DESTEKLİ MİLİSLER SURİYE'DE...

Suriye ordusundan iki kaynağa göre İran destekli milisler gece saatlerinde Irak'tan Suriye'ye girdi ve Suriye Ordu güçlerine takviye sağlamak üzere ülkenin kuzeyine doğru yola çıktı.

Reuters'a konuşan Suriye ordusundan üst düzey bir yetkili, Irak'tan çok sayıda İran destekli Haşdi Şaabi mensubunun El Bukemal kapısı yakınlarındaki bir askerî güzergahtan Suriye'ye geçtiğini söyledi.

Milislerin Irak'ın Katiab Hizbullah ve Fatemiyoun gruplarını da içerdiğini belirten kaynak, “Bunlar kuzeydeki cephe hatlarındaki yoldaşlarımıza yardım için gönderilen yeni takviyeler” dedi.

IRAK'TAN YALANLAMA...

İran destekli milislerin Irak sınırından Suriye'ye geçtiğine dair haberlere Irak İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Mikdad Miri'den yalanlama geldi. Haşdi Şabi'ye bağlı milis güçlerin Suriye'ye geçişlerine ilişkin haberlerin sosyal medyada dolaşan iddialar olduğunu vurgulayan Miri gerçeği yansıtmadığını söyledi.

ZİYARETE İLİŞKİN 2 FARKLI YORUM...

İran Dışişleri Bakan Abbas Arakçi, dün Suriye'nin başkenti Şam'da Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüştü. Arakçi, Suriye'de yaşananların ABD'nin bölgeyi kaosa sürükleme planının bir parçası olduğunu belirterek, "Geçmişte olduğu gibi, Suriye bir kez daha kazanan taraf olacaktır" dedi. Suriye Ordusu ve devletine desteğin İran'ın stratejik politikası olduğunu belirten Arakçi, Şam'a desteğin devam edeceğini vurguladı.

Şam'ın ardından Türkiye'ye gelen Arakçi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi. Ortak basın toplantısında liderlerden gelen açıklamalar şöyle:

  • "DIŞ MÜDAHALEYLE AÇIKLAMAK YANLIŞ"...

Basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamaları:

  • "Suriye ile ilgili gelişmeleri gözden geçirdik. Astana süreci sahadaki yoğun çatışmaların durmasını sağlamıştı. Geldiğimiz noktada çatışmaların tekrar başlamasının sebebi Suriye rejiminin 13 yıllık sorunları çözmemiş olması.
  • "TERÖRÜ NOKTASINDA YOK EDECEĞİZ"...

  • Biz Suriye'nin toprak bütünlüğünü her zaman destekledik ve desteklemeye devam edeceğiz.Türkiye istikrarsızlık ortamından medet uman teröristlere asla geçit vermeyecektir. Terörü noktasında yok edeceğiz. Suriye'de olanları dış müdahaleyle açıklamak yanlış. Geldiğimiz noktada çözülmeyen sorunlar Astana formatının kapsamından çıkmıştı. Meseleler güç ve karmaşık. Suriye'deki meşru muhalefet ve rejim arasındaki diyalog eksikliği bu çatışma sürecine neden oldu"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamasının ardından İran Dışişleri Bakanı Arakçi ise şunları söyledi:

  • "ÇATIŞMALAR SİYONİST PLAN"...

  • "Uluslararası toplumun Gazze'nin durumunu ele alması gerekir. Bölgedeki sorunların kökeninin dış müdahaleler olduğuna inanıyoruz. Edindiğimiz bilgilere göre Suriye'de terör faaliyeti gösteren grupların İsrail ve ABD ile bağı bulunmakta. Bu gruplar Suriye'de güvensizlik ortamı yaratmaya teşvik edildi.

    Suriye'deki grupların yeniden aktive edilmesi ve Halep'e saldırmaları endişe vericidir. Böyle bir tehlike komşu devletleri de etkileyecektir.

  • "SURİYE HÜKÜMETİNE DESTEĞİMİZ KESİNDİR"...

  • Suriye'deki grupların yeniden aktive edilmesi ve Halep'e saldırmaları endişe vericidir. Böyle bir tehlike komşu devletleri de etkileyecektir.

    Suriye'nin istikrarsızlaşmasının sonuçlarını tüm bölge ülkeleri görecek. Bu proje bize göre bir siyonist projesi. Kimse bu siyonistlerin rolünü göz ardı etmemeli. Bizler komşu ülkeler olarak hızlı ve etkili girişimlerle Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasını engellemeliyiz. Bizim Suriye hükümetine desteğimiz kesindir. Bugüne kadar nasıl ki yanlarında durduysak yine yanlarında durmaya devam edeceğiz."

ABD, FRANSA, İNGİLTERE ve ALMANYA'DAN ORTAK AÇIKLAMA...

ABD, Fransa, İngiltere ve Almanya, Suriye'de yaşananlara ilişkin ortak açıklama yayımladı. Açıklamada, yaşanan çatışmalara 'Suriye öncülüğünde çözüm bulunması' çağrısı yapıldı.

Bir paragraflık açıklamada çatışmalara, 'Suriye öncülüğünde çözüm bulunması' çağrısı yapıldı. Dört ülkenin ortak açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

"Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ediyor ve daha fazla yerinden edilmenin ve insani yardım erişiminin engellenmesinin önlenmesi için tüm taraflara gerilimi azaltma ve siviller ile altyapının korunması çağrısında bulunuyoruz. Mevcut tırmanış, çatışmaya BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararı doğrultusunda Suriye'nin öncülüğünde siyasi bir çözüm bulunmasına duyulan acil ihtiyacın önemini vurgulamaktadır."

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ise Suriye'de başlayan çatışmalarda hiçbir tarafı desteklemek niyetinde olmadıklarını söyledi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken, Avrupa'nın kuzeyindeki ülkelerde savaş endişesi giderek artıyor. Özellikle Rusya'ya komşu olan ülkeler, vatandaşlarını olası bir kriz durumuna karşı bilgilendirmek için önemli adımlar atıyor...

--İsveç,

--Finlandiya,

--Norveç,

--Danimarka gibi ülkeler, vatandaşlarına dağıttığı broşürler ve kılavuzlarla, olası bir krizde nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda bilgi veriyor.

 

Bu kılavuzlarda, vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamak için evlerinde yiyecek, su ve ilaç bulundurmaları öneriliyor. Ayrıca, olası bir tahliye durumunda nasıl davranmaları gerektiği de detaylı bir şekilde açıklanıyor.

"Silahla Karşılaşma Durumunda Ne Yapmalıyız?"...

Finlandiya'nın hazırladığı dijital broşürde, askeri çatışmaların olası sonuçları ve vatandaşların bu durumda nasıl hareket etmeleri gerektiği detaylı bir şekilde ele alınıyor. Norveç ise her haneye gönderdiği kılavuzlarla, vatandaşlarını aşırı hava koşulları, savaş ve diğer tehditlere karşı hazırlıklı olmaya çağırıyor.

NATO Üyeliği ve Savaş Endişesi...

İsveç'in bu yıl NATO'ya katılması, bölgedeki güvenlik endişelerini artırdı. Norveç gibi Batı Savunma İttifakı'nın kurucu üyelerinden olan ülkeler de, olası bir güvenlik tehdidine karşı daha dikkatli olmaya başladı.

Halk Tetikte Tutuluyor...

İskandinav ülkeleri, vatandaşlarını bilgilendirerek ve hazırlıklarını artırarak, olası bir kriz durumunda daha iyi organize olmayı hedefliyor. Bu çalışmalar, halkın savaş endişesini artırsa da, aynı zamanda güvenlik bilincinin yükselmesine de katkı sağlıyor.

 

Uluslararası Ceza Mahkemesi, (ICC) Gazze'de savaş suçu ı̇şledikleri gerekçesiyle İsrail Başbakanı Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Gallant hakkında tutuklama emri çıkardı...

Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkardı.

UCM, İsrail'in kararı ya da mahkemeyi tanımasının bir önemi olmadığını belirtti. İsrailli liderler hakkında çıkan kararın sebebi, işledikleri savaş suçları. Mahkeme bu suçlamaların, "makul temellere" dayandığını söyledi.

 
 

UCM, diğer suçlarının yanında Netanyahu ve Gallant'a yöneltilen suçların arasında açlığı silah olarak kullanmaktan suçlu bulunduklarını belirtti.

Mahkeme, bunun yanında Hamas lideri Muhammed Diab Ibrahim Al-Masr için de bir tutuklama emri çıkardı.

İsrail Başbakanlığı ofisi, tutuklama emri üzerine açıklama yaptı. Ofis, kararı "UCM'in kararı Yahudi düşmanıdır ve İsrail bu saçma ve yanlış kararı kınamaktadır" ifadeleriyle değerlendirdi. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

Gündemini dünya barışı üzerine kurgulayan programa rağmen G20 Zirvesi, ülkelerin savaşa askeri desteğini sürdüreceğini ispatladı. Ukrayna-Rusya hattındaki savaşa Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'un mesajı damga vurdu, eski Başbakan Dmitry Medvedev'in sosyal medyadan paylaştığı cümle zirveyi ikinci plana attı: 3. DÜNYA SAVAŞI yaklaşıyor...

 

'Bu gerginliğin tırmanışı... Buna göre tepki vereceğiz!'

Yukarıdaki cümle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un Ukrayna'nın Rusya'ya ABD yapımı füzeler ateşlemesinin ardından Batı'ya G20 zirvesinden yaptığı ürpertici uyarılardan sadece bir.

 

Daily Mail'den Olivia Christie'nin kaleme aldığı makalesine göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Kiev'in İngiliz roketlerini kullanabileceğini ifade etmesinin ardından eski Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev, aynı gün X üzerinden yayınladığı bir gönderide şu cümleyi kullandı:

'Bu III. Dünya Savaşı anlamına geliyor...' 

Rusya, Ukrayna'nın salı günü sınırın üzerinden ABD yapımı füzeler fırlatmasının ardından tam ölçekli bir nükleer savaşla misilleme yapacağının sinyalini verdi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, saldırıyı Kiev'in 'tırmandırmayı istediğinin' sinyalini verirken Moskova'nın saldırılara 'uygun şekilde tepki vereceği' konusunda sert bir şekilde uyardı.

Tarafların savaşa hazır olduğunu anlatan en kritik deyimlerden biri olan 'kılıç şakırtısı', Rusya Devlet Başkanı'nın yakın müttefiki Dmitry Medvedev tarafından doğrulandı. Rusya güvenlik konseyi başkan yardımcısı, X'te yaptığı paylaşımda bunun 'III. Dünya Savaşı' anlamına geldiğini söyledi.

ÇATIŞMANIN 1000.GÜNÜ...

Ukrayna ile Rusya arasındaki çatışmaların bininci gününde dramatik bir tırmanış yaşandı. Kiev, sınır ötesindeki açıklanmayan bir noktadan Rus topraklarına altı adet 'ATACM' füzesi fırlattı.

ATACM NEDİR?

Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük savunma şirketlerinden biri olan Lockheed Martin'in ürettiği karadan karaya füze türlerinden biri. ATACMS (Army Tactical Missile System) füzeleri maksimum 310 km'lik menzile çıkma kapasitesine sahiptir. ABD, bu füzeleri Ukrayna'ya verdi ancak Biden yönetimi füzelerin kullanım iznini vermedi. Bu nedenle yine Batı'nın desteği ile Ukrayna sınırına kurulan hava savunma sistemleri Ukrayna tarafından çalıştırılmaya başlandı. Ancak hava savunma sistemlerinin çalıştırılması oldukça pahalı olduğu için bu durum ekonomik anlamda Ukrayna'nın savaş bütçesini neredeyse sıfırladı. Başkanlık seçimlerinin ardından seçimi kaybeden demokratlar ise mevcut ABD başkanı Joe Biden'ı bu yönde farklı bir karar almaya yönlendirdi. Ukray 

Saldırılar, Kuzey Kore tarafından tedarik edilen mühimmatın depolandığı düşünülen ve Ukrayna sınırından yaklaşık 75 mil mesafedeki Karaçev'deki bir depoda patlamaya neden oldu.

Aynı zamanda Putin, Ukrayna'ya misilleme olarak nükleer silahlara ilişkin yasalarında, bunların konuşlandırılmasını kolaylaştırmak için kışkırtıcı bir şekilde değişikliklere imza attı. Geçen ay gerçekleştirilmeye başlanan değişiklikler artık Rusya'nın sadece nükleer saldırılara yanıt olarak nükleer yanıt vermeyeceğini, balistik saldırılara da nükleer yanıt verebileceğinin önünü açan detaylarla dolu.

Özetle değişiklikler, Rusya'nın uzun menzilli füzeler gibi konvansiyonel silah saldırılarına yanıt olarak nükleer saldırı başlatmasına izin veriyor.

'STORM SHADOW'DA SAHADA...

Tüm bu gelişmeler G20 Zirvesinde İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın, Ukrayna'ya İngiltere'nin Storm Shadow füzelerini Rusya'ya ateşleme yetkisi vereceğine dair şimdiye kadarki en büyük ipucunu vermesiyle hız kazandı.

Avrupa ve Avrasya kıta sahanında askeri mühimmatlara ilişkin kapsamlı araştırmalarıyla bilinen bulgarianmilitary.com'da yer alan askeri analist Boyko Nikolov imzalı makaleye göre Storm Shadow yani Fırtına Gölgesi isimli füzeler, 1994'ten beri Matra ve British Aerospace tarafından geliştirilen ve Fransız - İngiliz pazarlamasıyla ortak satışa sunulan , düşük gözlemlenebilir, uzun menzilli havadan fırlatılan bir seyir füzesi türü. Bu arada ABD'nin Ukrayna'ya kullanım izni verdiği ATACM füzeleri karadan karaya, Fırtına Gölgesi ise havadan karaya ya da havadan havaya atılabilen alanının en güçlü bir füze türlerinden biri.

NÜKLEER DOKTRİN GÜNCELLENDİ...

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin zirvenin son gününe denk gelen salı sabahı, Moskova'nın korkutucu atom çekirdeği cephaneliğine yönelebilmesinin kapsamını genişleten Kremlin'in nükleer doktrininin güncellenmiş bir versiyonunu onayladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky'nin İngiltere'nin Storm Shadow füzelerini Rusya'daki hedeflere kullanma talebi, çatışmayı tırmandırma korkusuyla şimdiye kadar Downing Caddesi tarafından reddedildi.

PEKİ PERDE ARKASINDA NELER YAŞANIYOR?

Boyko Nikolov'un Clash Report ve X post'a dayandırdığı makalesinde; İngiliz Storm Shadow füzesinin parçalarının, Rusya'nın Kursk bölgesindeki E38 Rilsk-Lgov-Kurchatov yolundaki bir köyün yakınlarında bulunduğu aktarıldı. Clash Report, X'te metal üzerinde Storm Shadow adının damgalandığı bir parçanın fotoğrafını paylaştı.

The Times ise daha önce Ukrayna silahlı kuvvetlerinin bu füzeleri Rus topraklarının derinliklerinde kullanma izni aldığını bildirmişti.

Ukrayna'daki devam eden savaş ve Kiev ile Moskova arasındaki artan gerilim bağlamında, Ukrayna'nın Storm Shadow füzesini kullanması, düşman hatlarının derinliklerine saldırma yeteneğine stratejik olarak odaklandığını bir kez daha ispatlıyor. Bu sadece askeri teknolojiyle ilgili değil, aynı zamanda Birleşik Krallık, Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi önemli uluslararası oyuncuları içeren daha geniş bir diplomatik ve stratejik dinamiğin bir parçası.

Storm Shadow, düşman hatlarının derinliklerindeki stratejik hedefleri vurabilen uzun menzilli bir füze ve bu da onu Rus topraklarında saldırılar gerçekleştirmek için oldukça uygun hale getiren en önemli kriter. Bu füzenin menzili 250 kilometreye kadar genişleyebiliyor ve bu özelliği de onun cephe hattının çok ötesindeki yerleri hedeflemesine olanak tanıyor. Benzer menzillere sahip diğer birçok füzenin aksine, Storm Shadow bir seyir füzesi, yani düşük irtifalarda uçuyor, düşman hava savunma sistemlerinden saklanmak için araziyi kullanıyor ve bu da müdahale olasılığını minimuma indiriyor.

HEDEF: DÜŞMAN HATTININ EN DERİN NOKTASI...

Füze ayrıca, genellikle çok uzak mesafelerde, vuruş doğruluğunu kaybetmeden düşman hatlarının derinliklerine girmesine olanak tanıyan uydu tabanlı hedefleme yeteneğine sahip. Bu, onu yalnızca son derece etkili değil, aynı zamanda hızla değişen savaş alanı koşullarında güvenilir hale getiriyor. Storm Shadow'un, İngiliz "Typhoon" veya "Tornado" savaş uçakları ve diğer koalisyon üyelerinin uçakları da dahil olmak üzere çeşitli platformlardan fırlatılmak üzere tasarlandığını da belirtmeden geçmeyelim.

Ukrayna'nın bu tür füzelere erişmek istemesinin ana nedenlerinden biri, Rusya'nın derinliklerindeki stratejik hedefleri vurma yeteneği sağlamasıdır; bu, Rus lojistiğini bozabilir, psikolojik ve askeri baskıyı artırabilir. Bu, Rusya'nın cephedeki askeri varlığını zayıflatarak ve kendi topraklarını savunma yeteneğine olan güveni sarsarak Rusya'daki iç istikrarı zayıflatabilir.

'ULUSLARARASI SAHNE' BOŞ...

Ancak uluslararası sahne durumu karmaşıklaştırıyor, çünkü Ukrayna'nın Storm Shadow gibi füzeleri kullanmasına izin vermek ciddi diplomatik ve stratejik değerlendirmeler gerektiriyor. İngiltere bu füzeleri Ukrayna'ya sağlarken, Almanya Kiev'in tekrarlanan taleplerine rağmen Storm Shadow'un muadili olan Taurus füzesini sağlamaya kesin bir şekilde karşı çıktı. Bu yaklaşım farkı Avrupa içindeki jeopolitik ve askeri bölünmeleri vurguluyor. Resmi açıklamalar muharebe alanındaki kurallarla örtüşmüyor ve binlerce asker ülkelerinin bir sonraki adımlarını değil, komutanlarının kararlarını bekliyor.

ALMANYA KORKUYOR...

Daha temkinli bir duruş sergileyen Almanya, uzun menzilli füzelerin tedarik edilmesinin çatışmanın tırmanması olarak görülebileceğinden ve potansiyel olarak Rusya ile daha geniş bir savaşa yol açabileceğinden korkuyor. Berlin, silah tedarikini yalnızca Ukrayna topraklarını savunmak için kullanılabilecek olanlarla sınırlamayı tercih ediyor (Rusya'ya saldırmak için değil). Bu Kiev'in Rusya'nın stratejik güvenliğini bozmak ve saldırılarının etkisini yumuşatmak için bu tür füzelere acilen ihtiyaç duyması nedeniyle Ukrayna'nın temel çıkarlarına karşı bir direniş olarak da algılanabilir.

Almanya ile İngiltere arasındaki bu karşıtlık, Batı ittifakı içindeki gerilimi ve diplomaside derin ayrışmayı vurguluyor. Almanya, diğer Avrupa ve Atlantik güçleriyle aynı çizgide olmasına rağmen, Rusya ile çatışmada doğrudan bir katılımcı olarak algılanmak istemiyor. Buna karşılık, İngiltere daha saldırgan bir duruş benimsiyor ve Ukrayna'yı gelişmiş füzelerle desteklemenin savaşın sonunu hızlandırmak ve Rusya'nın uzun vadeli bir çatışmayı sürdürme yeteneğini istikrarsızlaştırmak için anahtar olduğuna inanıyor.

AVRUPA 'TAMAMEN HAZIRLIKSIZ'...

Bu arada, Avrupa'da Rusya'nın hibrit savaş ve sabotaj saldırılarını giderek arttırarak Ukrayna'ya yanıt vereceği konusunda artan bir endişe hakim.

The Guardian'ın bildirdiğine göre, eski bir savunma yetkilisi, Kremlin'in artan tepkisine Avrupa 'tamamen hazırlıksız' olduğu konusunda uyardı.

Kısa süre önce görevinden ayrılan üst düzey Avrupalı ​​savunma yetkilisi, bloğun Rus sabotaj saldırılarına karşı koyacak kaynaklardan yoksun olduğunu söyledi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırısında, yerinden edilmiş kişilerin sığındığı bir çadır ve bazı diğer noktalar hedef alındı. Saldırıda 2'si çocuk 13 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı.

İsrail, Gazze Şeridi'nde yerinden edilmiş sivillerin kaldığı bir çadırın yanı sıra farklı bölgeleri hedef alarak yeni bir hava saldırısı gerçekleştirdi. Saldırıda 2'si çocuk olmak üzere 13 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi ise yaralandı. Saldırının ardından bölgedeki sağlık yetkilileri, yaralıların durumunun ciddiyetini bildirirken, uluslararası toplumdan tepkiler yükselmeye başladı. Bu yeni saldırı, Gazze'deki insani kriz ve bölgedeki gerilimi daha da derinleştirdi.

Sivil Savunma Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde bir grup Filistinliyi hedef alması sonucu ilk belirlemelere göre 5 Filistinlinin hayatını kaybettiği belirtildi.

ÖLÜ SAYISI ARTIYOR...

Açıklamada, İsrail ordusunun, Gazze'nin güneyindeki Mevasi bölgesinde yerlerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir çadırı hedef alması sonucu ilk belirlemelere göre bir çocuğun öldüğü, birkaç kişinin de yaralandığı bilgisine yer verildi.

Sağlık ekiplerinin, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinin doğusunda yer alan Hırbet el-Ades bölgesinde İsrail saldırılarının ardından 2 Filistinlinin naaşına ulaştığı ifade edilen açıklamada, Gazze kentindeki Şucaiyye Mahallesi'ne düzenlenen saldırıda ise 3 kişinin daha naaşına ulaşıldığı aktarıldı.

Açıklamada, Gazze kentinin güneyindeki es-Sabra kentinde İsrail ordusunun bir grup Filistinliyi hedef alması sonucu ise 1 kişinin öldüğü, bazılarının da yaralandığı ifade edilerek, Mevasi bölgesinde daha önce saldırıda yaralanan bir kız çocuğunun da hayatını kaybettiği kaydedildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar