head

2183026 810x458 75f08
Pazartesi, 31 Ağustos 2026

 

 

Dünya

 

 

 

 

ABD Başkanı Trump, neredeyse tüm ticaret ortaklarına yüksek oranlı gümrük vergileri getirdi. The Economist’e göre bu karar, ABD’nin modern tarihteki en büyük ekonomik hatası olabilir ve küresel ticarette yıkıcı sonuçlar doğurabilir.

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye saatiyle dün gece Beyaz Saray’da yaptığı açıklamayla, ABD'nin yüzyılı aşkın süredir uyguladığı ticaret politikasında tarihi bir kopuşa imza attı. Yeni “karşılıklılık esaslı” tarifelere göre, Çin’den ithal edilen ürünlere yüzde 34, Hindistan’a yüzde 27, Japonya’ya yüzde 24 ve Avrupa Birliği’ne yüzde 20 oranında ek gümrük vergisi getirilecek. Hemen hemen tüm ticaret ortakları en az yüzde 10’luk vergiye tabi tutulacak.

19. YÜZYILA DÖNÜŞ...

Trump'ın açıklamasına göre Kanada ve Meksika yeni tarifelerden muaf tutulacak. Ancak genel vergi yükü, ABD’yi Büyük Buhran öncesi seviyelere geri götürüyor. Toplamda Çin'e uygulanan vergi yüzde 65’e yükselmiş durumda. Trump bu günü “Amerikan tarihinin en önemli günlerinden biri” olarak nitelese de, The Economist, bunun ABD’nin küresel ticaret düzeninden tamamen kopuşu anlamına geldiğini vurguluyor.

TARİH VE EKONOMİ TERS YÜZ EDİLDİ...

Trump, konuşmasında 1930’ların Büyük Buhranı’nı tarifelerin kaldırılmasına bağladı ve Smoot-Hawley yasasını yeterince erken çıkmadığı için eleştirdi. Oysa iktisat tarihi bunun tam tersini gösteriyor: O dönemde uygulanan gümrük vergileri krizi derinleştirmişti. Asıl refahı sağlayan şey, son 80 yılda adım adım indirilen tarifeler ve küresel ticaretin genişlemesiydi.

Ekonomik olarak da Trump’ın açıklamaları gerçekle örtüşmüyor. Ticaret açığını kapatmak için tarifelere ihtiyaç olduğunu savunan Trump’a göre açık, ABD’den yabancı ülkelere “servet transferi” anlamına geliyor. Ancak bu açık, Amerikalıların tasarruf oranlarının yatırımların gerisinde kalmasından kaynaklanıyor ve son 30 yıldır ABD ekonomisi, bu açığa rağmen G7 ülkelerinin çoğundan daha hızlı büyüdü.

df4h4df4h4fd.jpg

RASTGELE BELİRLENEN TARİFELER...

Trump, vergilerin ülkelerin ABD’ye uyguladığı tarifelere, döviz manipülasyonuna ve KDV gibi unsurlara göre hesaplandığını iddia etse de, The Economist, bu oranın aslında ülkelerle olan ikili ticaret açığına göre rastgele belirlendiğini aktarıyor. Örneğin Vietnam'dan ithal edilen ürünlere yüzde 46 oranında vergi uygulanacak. Nike’ın hisse senedi bu açıklama sonrası yüzde 7 değer kaybetti.

ZİNCİRLEME ETKİ KAÇINILMAZ...

Bu politikaların ABD’li tüketicilere daha pahalı ürünler, daha az seçenek ve üreticilere rekabetten uzak, hantallaşmış bir yapı getireceği vurgulanıyor. Küresel piyasalar da bu gelişmeden etkilenecek. Ancak The Economist, diğer ülkelerin Trump’a misilleme yaparken dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Zira misillemeler, Trump’ın geri adım atmasından ziyade daha da sertleşmesine yol açabilir. Tıpkı 1930’larda olduğu gibi, sonuçları yıkıcı olabilir.

YENİ TİCARET DÜZENİ Mİ?

Trump’ın politikalarına karşı en güçlü yanıtın, ülkeler arasında daha fazla ticari iş birliğiyle verilmesi gerektiği ifade ediliyor. Avrupa Birliği, Güney Kore, Norveç ve CPTPP (Kapsamlı ve İlerici Trans-Pasifik Ortaklığı) üyeleri birlikte küresel ithalat talebinin yüzde 34’ünü oluşturuyor. ABD ithalatının küresel payı ise sadece yüzde 15.

Çin’le iş birliği ise ayrı bir başlık. Çin’in devlet destekli şirket yapısı ve geçmişte uyguladığı fiyat kırıcı ihracat politikaları Batı’da hâlâ şüpheyle karşılanıyor. Bu nedenle Çin'in, ticaret sistemine daha adil şekilde entegre olması için iç talebe dayalı büyümeyi artırması ve yatırım karşılığı teknoloji paylaşımı gibi öneriler gündeme gelebilir.

TRUMP'IN TİCARET SAVAŞI AKIL DIŞI AMA KALICI OLMAYABİLİR...

Trump’ın bu kararı kolay uygulanabilir ama büyük bedeller taşıyan bir adım olarak görülüyor. Küresel ekonomi daha entegre bir yapıya yönelmekteyken, duvarlar örmek sadece kısa vadeli siyasi kazançlar sağlıyor. The Economist, “Trump’ın yarattığı yıkım kaçınılmaz olabilir ama bu, onun çılgınlığının kalıcı olacağı anlamına gelmez” diyerek umudunu koruyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın nükleer program konusunda Washington ile anlaşmaya varmaması halinde İran'a 'bombalama' tehdidinde bulundu...

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer konusunda bir anlaşmaya varıp varmamasına bağlı olarak ilave yaptırımların devreye alınacağını söyledi.

ABD Başkanı Trump, hafta sonu tatilini geçirdiği Florida'dan Washington'a dönerken uçakta basın mensuplarına gündemi değerlendirdi.

İran'a ek yaptırımların uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili bir soruyu yanıtlayan Trump, "Birkaç tane ilave yaptırım maddesi var. İran'a yönelik ilave gümrük vergilerimiz var ve herhangi bir ilerleme görmezsek birkaç hafta içinde bunları uygulamaya koyacağız. Şu anda uygulamaya koymuyoruz." dedi.

 
 

Trump, "İran'a yönelik ilave gümrük vergileri konusunda, bir anlaşma yapıp yapmayacaklarına bağlı olarak karar vereceğiz. Eğer bir anlaşma yapacaklarsa o zaman asla yeni gümrük vergisi koymayacağız." şeklinde konuştu.

İran'ın anlaşmaya yanaşmasını tercih ettiğini vurgulayan Trump, aksi durumda Tahran için bunun iyi olmayacağını savundu.

Trump, İran yönetiminin nükleer konusunda anlaşma yapacağına inandığını da sözlerine ekledi.

"ÇOK KIZGINIM"...

NBC News'e konuşan ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ve İran hakkında değerlendirmelerde bulundu.

ABD Başkanı, "Anlaşma yapmazlarsa bombalama olacak." dedi ve ayrıca "dört yıl önce yaptığı gibi" İran'a yönelik tarife uygulama ihtimalinin olduğunu söyledi.

Fox Business Network'e 7 Mart'ta röportaj veren ABD Başkanı Donald Trump, İran lideri Ali Hamaney'e bir mektup gönderdiğini açıklamıştı.

Trump, "Onlara, 'Umarım müzakere edersiniz çünkü askeri olarak girmemiz gerekirse bu korkunç bir şey olacak' diyen bir mektup yazdım." ifadesini kullanmıştı.

Hamaney, 8 Mart'ta yaptığı bir konuşmada, ABD'nin müzakere talebiyle sorunları çözmek değil, kendi taleplerini dayatmak ve tahakküm kurmak istediğini belirterek, İran'ın bunu kabul etmeyeceğini söylemişti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da 11 Mart'ta Trump'ın tehditlerine ilişkin, "Tehdit ettiğin için seninle müzakere etmeyeceğim. Ne halt etmek istersen et." demişti.

Son olarak uluslararası basında, İran'ın Birleşik Arap Emirlikleri aracılığında ABD ile dolaylı görüşmeler yapma teklifini değerlendirdiği belirtilmişti.

İki ülke daha önce de Umman aracılığında çeşitli düzeylerde dolaylı görüşmeler yapıyordu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

 

ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya lideri Vladimir Putin arasındaki görüşmede Rusya-Ukrayna Savaşı'nın "kalıcı bir barışla" sona ermesi gerektiği ve kapsamlı müzakerelerin sürdürülmesi konusunda mutabık kalındığı bildirildi...

Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Rusya-Ukrayna savaşının "kalıcı bir barışla" sona ermesi gerektiği ve kapsamlı müzakerelerin sürdürülmesi konusunda mutabık kaldığını açıkladı.

Beyaz Saray, ABD Başkanı Trump ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında yaklaşık 2,5 saat süren telefon görüşmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklama, "Her iki lider de bu çatışmanın kalıcı bir barışla sona ermesi gerektiği konusunda mutabık kaldı." ifadesine yer verildi.

Rusya-Ukrayna savaşının hiç başlamaması veya çok uzun süre önce sona erdirilmesi gereken bir savaş olduğu kaydedilen açıklamada, "Liderler, barışa giden sürecin, enerji ve altyapı ateşkesiyle başlaması, bununla beraber Karadeniz'de deniz ateşkesinin uygulanması, tam ateşkes ve kalıcı barışa yönelik teknik müzakerelerle devamı konusunda mutabık kaldılar." değerlendirmesi yapıldı.

 
 

Ateşkesle ilgili müzakerelerin Orta Doğu'da derhal başlayacağı ifade edilen açıklamada, görüşmelerin hangi ülkede yapılacağı bilgisi paylaşılmadı.

Putin ve Trump'ın ABD ve Rusya arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesinin her iki ülkenin de çıkarına olacağı konusunda mutabık kaldığı aktarıldı.

"Liderler, gelecekteki çatışmaları önlemek için potansiyel bir işbirliği bölgesi olarak Orta Doğu hakkında geniş bir şekilde konuştular." ifadesine yer verilen açıklamada, liderlerin stratejik silahların yayılmasının durdurulması için diğer ülkelerle birlikte çalışacaklarını belirttiği kaydedildi.

Açıklamaya göre, iki lider ayrıca, "İran'ın asla İsrail'i yok edecek bir konumda olmaması" gerektiği görüşünü paylaştı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Ten rengi yavaş yavaş sarıya dönen 46 yaşındaki adam önce kabız olduğunu öğrendi fakat hastaneye gittiğinde birkaç ay ömrü kaldığını öğrendi...

6 yaşında olan Kev Coles, kabızlık şikayetiyle gittiği hastanede Eylül ayında dördüncü evde kanser olduğunu öğrendi. Mide ağrıları ve sindirim sorunları yaşayan talihsiz adam basit sandığı ağrılarını önce kabız sandı. Fakat ağrıları giderek artan Coles, doktora gittiğinde kendisine müshil verilerek evine gönderildi. 

TEN RENGİ SARIYA DÖNMEYE BAŞLADI...

Evde normalin dışında derlemeye başlayan Coles, ten renginin de yavaş yavaş sararmaya başladığını gördü. Ve durumun kabızlıktan öte ciddi bir rahatsızlık olduğunu fark etti.

KANSER OLDUĞUNU ÖĞRENDİ...

Hastanede kendisine detaylı yapılan tetikler sonucunda talihsiz adam bağırsak kanseri olduğunu öğrendi. Hastalı artık son evredeydi ve doktolar kendisine sadece birkaç ay ömrü kaldığını söyledi. Bağırsağında bulunan 9 cm büyüklüğünde tümör, cildinde sarılığa neden olmuştu.

 

BİRKAÇ AY ÖMRÜ KALMIŞ...

46 yaşındaki adama karaciğer yetmezliğinden dolayı kendisine birkaç ay ömrü kaldığı söylendi. 35 kilo veren Coles artık hareket etme kabiliyetini de kaybetmeye başladı. Kanser adamın tüm bedenini sardı. Coles ve ailesi bir an önce bu hastalıktan kurtulmayı umarken doktorlar ise umutlu bakmıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar