Rusya lideri Putin, Ukrayna’daki savaşta Rusya’nın hedeflerine ulaşma gücüne sahip olduğunu belirterek, nükleer silah kullanımına şu ana dek ihtiyaç duyulmadığını ve umarız hiç duyulmayacağını söyledi...
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’daki savaşın Rusya açısından istenilen sonuca ulaşacak şekilde tamamlanabileceğini söyledi. Putin, bugüne kadar nükleer silah kullanma gereği doğmadığını, umarız bunun hiçbir zaman gerekmeyeceğini vurguladı.
Rusya devlet televizyonunda yayımlanan ve Putin’in çeyrek asırlık liderliğini konu alan "Rusya, Kremlin, Putin, 25 Yıl" adlı belgeselde konuşan Putin, nükleer silahların devreye girme olasılığına ilişkin soruya şu sözlerle yanıt verdi:
“Bizi hata yapmaya zorlamaya çalıştılar. Ancak şu ana kadar nükleer silah kullanımına gerek duyulmadı ve umarım böyle bir ihtiyaç hiç doğmaz. 2022’de başlattığımız operasyonu, Rusya'nın istediği sonuçla tamamlayabilecek kapasitedeyiz.”
Putin, belgeselde ayrıca iktidarda geçirdiği 25 yıla da değinerek, “Kendimi klasik anlamda bir politikacı gibi görmüyorum. Hâlâ milyonlarca yurttaşla aynı havayı solumaya devam ediyorum. Bu bağ, benim için son derece kıymetli ve mümkün olduğunca sürmesini umuyorum” dedi.
İsrail, bölgedeki Dürzileri 'koruma' gerekçesiyle Suriye'nin başkenti Şam yakınlarına hava saldırıları düzenledi...
Suriye resmi haber ajansı SANA'ya göre İsrail, ülkenin başkenti Şam'ın Sahnaya semtine hava saldırıları yaptı.
Suriye Uçak Gözlemevi'nden alınan bilgiye göre de İsrail'e ait 5 savaş uçağı, Sahnaya semtine en az 9 hava saldırısı geçekleştirdi.
Saldırılara ilişkin henüz ölü ve yaralı bilgisi bulunmuyor.
İsrail, sabah saatlerinde de Şam yakınlarında silahlı bir grubun Dürzilere saldırı hazırlığında olduğunu öne sürerek söz konusu grubu bombaladığını duyurmuştu.
Suriye İçişleri Bakanlığı da "Kısa bir süre önce İsrail'e ait bir insansız hava aracı Sahnaya civarındaki güvenlik güçlerinin toplandığı bir alanı bombaladı. Bu, İsrail'in bu sabah saatlerinden bu yana Sahnaya yakınlarındaki güvenlik merkezlerine düzenlediği ikinci bombalama saldırısı" bilgisini vermişti.
Katolik Kilisesi'nin ilk Latin Amerikalı lideri Papa Franciscus, 88 yaşında hayatını kaybetti. Kilise içindeki reformlarıyla takdir edildiği kadar da eleştirilen Papa, sağlık sorunlarına rağmen görevini bırakmayı reddetmişti.
Ölümü sonrası Vatikan yeni bir lider arayışına giriyor. Papa'nın ölümünden sonra Vatikan, "boş makam" dönemine girdi...
Vatikan, Pazartesi günü Roma Katolik Kilisesi'nin ilk Latin Amerikalı lideri olan Papa Francis'un öldüğünü duyurdu.
Papalık kurumuna ve Katolik Kilisesi'nde köklü değişiklikler yapmak için büyük çaba gösteren, insan haklarını savunurken sıklıkla başka papaz ve kardinellerle çatışan Papa, yaşamını yitirdi.
Doktorlar, Papa'nın beyin kanaması sonucu öldüğünü öne sürdü. Ancak Papa'ya otopsi yapılmayacak olması, bu iddiayı doğrulamayı imkansız hale getiriyor.
Papa Franciscus’un ölümünün ardından Katolik Kilisesi “sede vacante” (boş makam) dönemine girdi. Kardinaller Meclisi, yeni Papa’yı seçmek üzere Vatikan’daki Sistine Şapeli’nde toplanacak.
88 yaşındaki Francis, papalık döneminde çeşitli rahatsızlıklar geçirmişti. Son dönemde yaşadığı çift taraflı zatürre sonucu, 38 günlük tedavisi sırasında doktorlarının görüşüne göre "ölümden dönen" Papa, durumunun iyiye gitmesine rağmen konuşmakta ve nefes almakta güçlük çekiyordu.
Paskalya bayramından bir gün sonra ölen Papa, Aziz Petrus meydanında halkı selamlamış, bebekleri kutsamış ve aynı gün ABD Başkan yardımcısı J.D. Vance ile kısa bir görüşme gerçekleştirmişti.
Papa'nın ani ölümü birçok kişi için bir şok etkisi yarattı. Haftalarca tedavide kalan, solunum cihazına bağlı yaşamak durumunda kalan ve ilaç tedavisi sebebiyle "hafif" böbrek yetmezliği geçiren Papa, tüm sorunlara rağmen tedavisini bitirmiş ve Papalık görevini devretmeyi reddetmişti.
DEĞİŞİMLERLE DOLU BİR HAYAT...
76 yaşında Papalık tahtına oturan Arjantin doğumlu Franciscus, eski adıyla Jorge Mario Bergoglio, 2013 yılında Papa seçildi.
Cizvit tarikatından gelen ve Latin Amerika kökenli ilk Papa olan Francis, yönetimi boyunca küresel ısınma gibi konularla mücadele etti ve Katolik Kilisesi'nde olağanüstü reformlar gerçekleştirdi.
Ancak, bazı geleneksel konulardaki tutumları nedeniyle eleştirilerle karşılaştı. Özellikle LGBT bireylerin ve boşanmış Katoliklerin de kilisede kabul görmesi hakkındaki açıklamaları, bazı çevrelerde eleştirilmesine neden oldu.
Papa Franciscus, 17 Aralık 1936'da Buenos Aires'te doğdu. Çocukken geçirdiği akciğer enfeksiyonu sebebiyle sağ ciğerinin yarısı ameliyatla alındı. Bu sağlık sorunu, hayatı boyunca Papa'nın peşini bırakmadı.
Kimya teknisyeni olarak eğitim aldıktan sonra, 1969'da rahip olarak atandı. 1998'de Buenos Aires Başpiskoposu oldu ve 2001'de Kardinal unvanını aldı.
2013'te Papa seçildiğinde, "Franciscus" adını alarak, Aziz Francis'in yoksullara yardımlarını ve barışa olan bağlılığını üstlenmeye ant içti.
Papalık döneminde, cinsel istismar skandallarına karşı sert önlemler aldı ve Vatikan'da yapısında şeffaflık için çaba gösterdi.
Franciscus'un liderliği, Katolik Kilisesi'ni daha kapsayıcı ve çağdaş bir yöne taşımayı amaçladı. Ancak, kadınların rahiplik yapması ve kürtaj gibi konularda geleneksel duruşunu korudu.
Ölümüyle birlikte, Katolik Kilisesi yeni bir lider seçme sürecine girecek. Yeni liderin kim olacağı ise kardinaller arasındaki seçim sonucunda belli olacak.
PAPA ÖLDÜ: ŞİMDİ SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
Papa Francis'in ölümüyle Vatikan, şimdi bir 'boş makam' süreciyle karşı karşıya kaldı. bir papalığın sona erdiği ve yenisinin başlayacağı döneme giren Katolik kilisesi, Papa'nın ölümün ardından ilk adımı Kardinal Kevin Farrell ile birlikte atacak.
Vatikan'ın 'Camerlongo' ofisine tutan Farrell, önce Papa’nın ölümünü resmen duyuracak. Daha sonra onun özel dairesini mühürleyecek ve cenaze hazırlıklarını başlatacak.
Papa’nın tabutunun ne zaman Aziz Petrus Bazilikası’na getirilip cemaat huzuruna çıkarılacağına Camerlengo ile üç yardımcısı birlikte karar verecek.
Bu ekip, Papa’ya ait olan “Balıkçı Yüzüğü” ile kurşun mührün kırılmasını da sağlayacak. Böylece Papa'yı temsil eden bu simgelerin yeniden kullanılması önlenecek.
Francis için otopsi yapılmayacak. Kardinaller, cenaze ve defin tarihini belirleyecek. Normal şartlarda cenaze, ölümü takip eden dört ila altı gün içinde Aziz Petrus Meydanı’nda düzenleniyor.
Ancak Francis daha önce Aziz Petrus Bazilikası’nın altındaki mezara değil, Roma’daki Santa Maria Maggiore Bazilikası’na gömülmek istediğini açıklamıştı. Ayrıca sade bir ahşap tabut tercih ettiğini belirtmişti. Bu sebeple cenazede istisnaların olması bekleniyor.
DOKUZ GÜN YAS TUTULACAK...
Yas törenleri dokuz gün boyunca devam edecek. Bu süre zarfında Kilise'nin günlük işleri Kardinaller Koleji tarafından yürütülecek. Ancak bu dönem boyunca kilise yönetiminin yetkileri oldukça sınırlı olacak ve merkezi idare büyük ölçüde duracak.
Papa seçimi için toplanacak olan kardinaller konseyi, Papa'ın ölümünden sonraki 15 ila 20 gün içinde Sistina Şapeli’nde başlayacak.
Konsey süresince kardinaller Vatikan dışına çıkamayacak. Oylamanın hangi gün başlayacağına kolejdeki üyeler birlikte karar verecek.
Seksen yaşın altındaki tüm kardinaller gizli oylamaya katılabilecek. Yeni Papa'nın seçilebilmesi için üçte iki çoğunluk ve bir oy fazlası gerekiyor.Bu nedenle seçim birkaç tur oylamayı bulabiliyor ve günler sürebiliyor.
Oylama tamamlandığında, seçilen kardinal bu görevi kabul edip hangi adı alacağını açıklıyor. Ardından bacadan çıkan beyaz duman, dünyanın yeni bir Papa seçildiğini öğrenmesini sağlıyor. Siyah duman ise oylamanın sonuçsuz kaldığını gösteriyor.
Son olarak Kardinaller Koleji’nin dekanı, Aziz Petrus Bazilikası’nın ana balkonuna çıkarak “Habemus Papam” diyerek yeni Papa’yı ilan ediyor. Yeni lider kalabalığa ilk kutsamasını meydanda veriyor.
Kremlin Rusya Devlet Başkanı Putin'in "Paskalya Barışı" ilan ettiğini duyurdu. Açıklamaya göre Rusya gece yarısına kadar tüm saldırıları durduracak...
Kremlin'den yapılan açıklamaya göre, 19 Nisan ile 21 Nisan arasını kapsayacak.
Yapılan açıklamada, "Rusya Devlet Başkanı Putin Paskalya barışı ilan etti. Bugün saat 18.00'den itibaren 21 Nisan gece yarısına kadar Ukrayna'da tüm çatışmaları durdurulacak' ifadeleri kullanıldı.
'OPERASYONLARIN DURMASINI EMREDİYORUM'...
Putin görüşmede, "Rus tarafı, bugün saat 18.00'dan itibaren pazartesi gece yarısına kadar Paskalya ateşkesi ilan ediyor. Bu süre zarfında tüm askeri operasyonların durdurulmasını emrediyorum. Ukrayna tarafının da bizi örnek almasını bekliyoruz. Aynı zamanda birliklerimiz, düşmanın muhtemel ateşkes ihlallerini ve provokasyonlarını, saldırgan eylemlerini püskürtmeye hazır olmalı" şeklinde konuştu.
"Kursk bölgesinin büyük bir bölümü kurtarıldı"...
Genelkurmay Başkanı Gerasimov ise görüşmede, Rusya'nın Kursk bölgesinin büyük bölümünün Ukrayna askerlerinden kurtarıldığını ifade etti.
Gerasimov, "Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'nin işgal ettiği Kursk topraklarının büyük kısmı artık kurtarıldı. Bu bin 260 kilometrekare, yüzde 99.5'e denk geliyor" dedi.
Reuters'in geçtiği habere göre, Beyaz Saray Basın Sözcüsü, Çin’e yüzde 104’lük tarife uygulanacağını duyurdu...
ABD ve Çin arasında ticari savaş kızışıyor. Beyaz Saray Sözcüsü, Çin’e yüzde 104’lük tarifenin 9 Nisan 2025 itibariyle geçerli olacağını açıkladı.
9 NİSAN'DAN İTİBAREN GEÇERLİ...
ABD, Çin'e yönelik ticaret politikalarında Çin'in misilleme kararı sonrası hamlesini açıkladı. Beyaz Saray Basın Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, Çin'den ithal edilen belirli ürünlere yüzde 104 oranında ek gümrük vergisi uygulanacağı duyuruldu. Ek tarifelerin 9 Nisan itibarıyla yürürlüğe gireceği belirtildi.
ABD ve Çin arasında ticaret gerilimi yeniden alevlendi. Eski Başkan Donald Trump, Pekin’e vergi kararından vazgeçmesi yönünde çağrıda bulunsa da, Çin’in geri adım atmaması üzerine ABD yönetimi harekete geçti. Beyaz Saray, Çin menşeli ürünlere yüzde 104 oranında ek gümrük vergisi getirdiğini ve kararın yarından itibaren yürürlüğe gireceğini açıkladı.