Bir süredir Fransa'da kullanılan 'beyaz elmas' trafik levhası, Avrupa Birliği ülkelerinde kullanıma sunuldu. Mavi zemin üzerinde beyaz baklava işaretinden oluşan levhanın bulunduğu yollarda trafik, tek kişilik araçlara kapatılacak...
Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, sürüş güvenliğini artırmak ve çevre hassasiyetini korumak amacıyla, trafik kurallarında değişikliğe gitmeye devam ediyor.
Geçtiğimiz yıllarda Fransa'da kullanılmaya başlanan 'paylaşımlı yolculuk' levhası, bu kez AB'nin farklı ülkelerinde hizmete alınacak. Değişiklik kapsamında, 'beyaz elmas' olarak adlandırılan levhanın yer aldığı şeritlerde tek kişinin bulunduğu araçlar hareket edemeyecek.
TEK BAŞINA YOLCULUK YAPILAMAYACAK...
Yolları rahatlatmak ve atmosfere zararlı emisyonları azaltmak amacıyla vatandaşları bireysel yolculuklar yerine araç paylaşımına teşvik eden uygulama, beyaz elmas logosu bulunan şeritlerdeki araçlarda en az iki kişinin bulunmasını şart koşuyor.
Özellikle Fransız hükümeti, uzun zamandır devam eden çevre sorununu, araç paylaşımıyla çözmeye çalışıyor. Uzmanlara göre şu anda Fransızların yalnızca yüzde 3'ü araç paylaşımı yapıyor. Gelecekte ise alınacak kısıtlama kararlarıyla bu oranın yukarı çekilmesi planlanmakta. 2027 yılına kadar araç paylaşımıyla yapılan yolculukların sayısının üç katına çıkması hedefleniyor.
KISITLAMALAR TÜRKİYE'Yİ ETKİLEYECEK Mİ?
Avrupa'da polis, bu sembolle işaretlenen yollarda tek başına seyahat edildiğini tespit etmesi halinde sürücülere 135 euro para cezası uygulayacak.
Söz konusu kısıtlamalar ise yalnızca AB üyesi ülkeleri etkileyecek. Türkiye, son yıllarda AB uyum yasaları kapsamında Avrupa'daki birçok trafik kuralını mevzuatına eklemiş olsa da, söz konusu değişiklik doğrudan Türkiye için bir anlam ifade etmeyecek.
Vatikan'da Sıstıne Şapeli'nde yapılan 3. oylama sonunda Papa'nın seçildiği yükselen beyaz dumanla ilan edildi. Yeni papa Robert Prevost oldu...
21 Nisan 2025 günü hayatını kaybeden Papa Francis'in yerine yeni papanın seçilmesi için kardinaller Vatikan'da bulunan merkez Sistine Şapeli'nde toplandı.
BEYAZ DUMAN YÜKSELDİ...
Vatikan'daki papalık seçiminde Sistine Şapeli'nin bacasından yeni papa belirlendiğini ilan eden "beyaz duman" yükseldi.
Katoliklerin yeni papası 69 yaşındaki ABD'li Kardinal Robert Prevost oldu. Yeni papa 14. Leo adını seçti. Tarihte ilk kez ABD'den seçildi.
Rusya lideri Putin, Ukrayna’daki savaşta Rusya’nın hedeflerine ulaşma gücüne sahip olduğunu belirterek, nükleer silah kullanımına şu ana dek ihtiyaç duyulmadığını ve umarız hiç duyulmayacağını söyledi...
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’daki savaşın Rusya açısından istenilen sonuca ulaşacak şekilde tamamlanabileceğini söyledi. Putin, bugüne kadar nükleer silah kullanma gereği doğmadığını, umarız bunun hiçbir zaman gerekmeyeceğini vurguladı.
Rusya devlet televizyonunda yayımlanan ve Putin’in çeyrek asırlık liderliğini konu alan "Rusya, Kremlin, Putin, 25 Yıl" adlı belgeselde konuşan Putin, nükleer silahların devreye girme olasılığına ilişkin soruya şu sözlerle yanıt verdi:
“Bizi hata yapmaya zorlamaya çalıştılar. Ancak şu ana kadar nükleer silah kullanımına gerek duyulmadı ve umarım böyle bir ihtiyaç hiç doğmaz. 2022’de başlattığımız operasyonu, Rusya'nın istediği sonuçla tamamlayabilecek kapasitedeyiz.”
Putin, belgeselde ayrıca iktidarda geçirdiği 25 yıla da değinerek, “Kendimi klasik anlamda bir politikacı gibi görmüyorum. Hâlâ milyonlarca yurttaşla aynı havayı solumaya devam ediyorum. Bu bağ, benim için son derece kıymetli ve mümkün olduğunca sürmesini umuyorum” dedi.
İsrail, bölgedeki Dürzileri 'koruma' gerekçesiyle Suriye'nin başkenti Şam yakınlarına hava saldırıları düzenledi...
Suriye resmi haber ajansı SANA'ya göre İsrail, ülkenin başkenti Şam'ın Sahnaya semtine hava saldırıları yaptı.
Suriye Uçak Gözlemevi'nden alınan bilgiye göre de İsrail'e ait 5 savaş uçağı, Sahnaya semtine en az 9 hava saldırısı geçekleştirdi.
Saldırılara ilişkin henüz ölü ve yaralı bilgisi bulunmuyor.
İsrail, sabah saatlerinde de Şam yakınlarında silahlı bir grubun Dürzilere saldırı hazırlığında olduğunu öne sürerek söz konusu grubu bombaladığını duyurmuştu.
Suriye İçişleri Bakanlığı da "Kısa bir süre önce İsrail'e ait bir insansız hava aracı Sahnaya civarındaki güvenlik güçlerinin toplandığı bir alanı bombaladı. Bu, İsrail'in bu sabah saatlerinden bu yana Sahnaya yakınlarındaki güvenlik merkezlerine düzenlediği ikinci bombalama saldırısı" bilgisini vermişti.
Katolik Kilisesi'nin ilk Latin Amerikalı lideri Papa Franciscus, 88 yaşında hayatını kaybetti. Kilise içindeki reformlarıyla takdir edildiği kadar da eleştirilen Papa, sağlık sorunlarına rağmen görevini bırakmayı reddetmişti.
Ölümü sonrası Vatikan yeni bir lider arayışına giriyor. Papa'nın ölümünden sonra Vatikan, "boş makam" dönemine girdi...
Vatikan, Pazartesi günü Roma Katolik Kilisesi'nin ilk Latin Amerikalı lideri olan Papa Francis'un öldüğünü duyurdu.
Papalık kurumuna ve Katolik Kilisesi'nde köklü değişiklikler yapmak için büyük çaba gösteren, insan haklarını savunurken sıklıkla başka papaz ve kardinellerle çatışan Papa, yaşamını yitirdi.
Doktorlar, Papa'nın beyin kanaması sonucu öldüğünü öne sürdü. Ancak Papa'ya otopsi yapılmayacak olması, bu iddiayı doğrulamayı imkansız hale getiriyor.
Papa Franciscus’un ölümünün ardından Katolik Kilisesi “sede vacante” (boş makam) dönemine girdi. Kardinaller Meclisi, yeni Papa’yı seçmek üzere Vatikan’daki Sistine Şapeli’nde toplanacak.
88 yaşındaki Francis, papalık döneminde çeşitli rahatsızlıklar geçirmişti. Son dönemde yaşadığı çift taraflı zatürre sonucu, 38 günlük tedavisi sırasında doktorlarının görüşüne göre "ölümden dönen" Papa, durumunun iyiye gitmesine rağmen konuşmakta ve nefes almakta güçlük çekiyordu.
Paskalya bayramından bir gün sonra ölen Papa, Aziz Petrus meydanında halkı selamlamış, bebekleri kutsamış ve aynı gün ABD Başkan yardımcısı J.D. Vance ile kısa bir görüşme gerçekleştirmişti.
Papa'nın ani ölümü birçok kişi için bir şok etkisi yarattı. Haftalarca tedavide kalan, solunum cihazına bağlı yaşamak durumunda kalan ve ilaç tedavisi sebebiyle "hafif" böbrek yetmezliği geçiren Papa, tüm sorunlara rağmen tedavisini bitirmiş ve Papalık görevini devretmeyi reddetmişti.
DEĞİŞİMLERLE DOLU BİR HAYAT...
76 yaşında Papalık tahtına oturan Arjantin doğumlu Franciscus, eski adıyla Jorge Mario Bergoglio, 2013 yılında Papa seçildi.
Cizvit tarikatından gelen ve Latin Amerika kökenli ilk Papa olan Francis, yönetimi boyunca küresel ısınma gibi konularla mücadele etti ve Katolik Kilisesi'nde olağanüstü reformlar gerçekleştirdi.
Ancak, bazı geleneksel konulardaki tutumları nedeniyle eleştirilerle karşılaştı. Özellikle LGBT bireylerin ve boşanmış Katoliklerin de kilisede kabul görmesi hakkındaki açıklamaları, bazı çevrelerde eleştirilmesine neden oldu.
Papa Franciscus, 17 Aralık 1936'da Buenos Aires'te doğdu. Çocukken geçirdiği akciğer enfeksiyonu sebebiyle sağ ciğerinin yarısı ameliyatla alındı. Bu sağlık sorunu, hayatı boyunca Papa'nın peşini bırakmadı.
Kimya teknisyeni olarak eğitim aldıktan sonra, 1969'da rahip olarak atandı. 1998'de Buenos Aires Başpiskoposu oldu ve 2001'de Kardinal unvanını aldı.
2013'te Papa seçildiğinde, "Franciscus" adını alarak, Aziz Francis'in yoksullara yardımlarını ve barışa olan bağlılığını üstlenmeye ant içti.
Papalık döneminde, cinsel istismar skandallarına karşı sert önlemler aldı ve Vatikan'da yapısında şeffaflık için çaba gösterdi.
Franciscus'un liderliği, Katolik Kilisesi'ni daha kapsayıcı ve çağdaş bir yöne taşımayı amaçladı. Ancak, kadınların rahiplik yapması ve kürtaj gibi konularda geleneksel duruşunu korudu.
Ölümüyle birlikte, Katolik Kilisesi yeni bir lider seçme sürecine girecek. Yeni liderin kim olacağı ise kardinaller arasındaki seçim sonucunda belli olacak.
PAPA ÖLDÜ: ŞİMDİ SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
Papa Francis'in ölümüyle Vatikan, şimdi bir 'boş makam' süreciyle karşı karşıya kaldı. bir papalığın sona erdiği ve yenisinin başlayacağı döneme giren Katolik kilisesi, Papa'nın ölümün ardından ilk adımı Kardinal Kevin Farrell ile birlikte atacak.
Vatikan'ın 'Camerlongo' ofisine tutan Farrell, önce Papa’nın ölümünü resmen duyuracak. Daha sonra onun özel dairesini mühürleyecek ve cenaze hazırlıklarını başlatacak.
Papa’nın tabutunun ne zaman Aziz Petrus Bazilikası’na getirilip cemaat huzuruna çıkarılacağına Camerlengo ile üç yardımcısı birlikte karar verecek.
Bu ekip, Papa’ya ait olan “Balıkçı Yüzüğü” ile kurşun mührün kırılmasını da sağlayacak. Böylece Papa'yı temsil eden bu simgelerin yeniden kullanılması önlenecek.
Francis için otopsi yapılmayacak. Kardinaller, cenaze ve defin tarihini belirleyecek. Normal şartlarda cenaze, ölümü takip eden dört ila altı gün içinde Aziz Petrus Meydanı’nda düzenleniyor.
Ancak Francis daha önce Aziz Petrus Bazilikası’nın altındaki mezara değil, Roma’daki Santa Maria Maggiore Bazilikası’na gömülmek istediğini açıklamıştı. Ayrıca sade bir ahşap tabut tercih ettiğini belirtmişti. Bu sebeple cenazede istisnaların olması bekleniyor.
DOKUZ GÜN YAS TUTULACAK...
Yas törenleri dokuz gün boyunca devam edecek. Bu süre zarfında Kilise'nin günlük işleri Kardinaller Koleji tarafından yürütülecek. Ancak bu dönem boyunca kilise yönetiminin yetkileri oldukça sınırlı olacak ve merkezi idare büyük ölçüde duracak.
Papa seçimi için toplanacak olan kardinaller konseyi, Papa'ın ölümünden sonraki 15 ila 20 gün içinde Sistina Şapeli’nde başlayacak.
Konsey süresince kardinaller Vatikan dışına çıkamayacak. Oylamanın hangi gün başlayacağına kolejdeki üyeler birlikte karar verecek.
Seksen yaşın altındaki tüm kardinaller gizli oylamaya katılabilecek. Yeni Papa'nın seçilebilmesi için üçte iki çoğunluk ve bir oy fazlası gerekiyor.Bu nedenle seçim birkaç tur oylamayı bulabiliyor ve günler sürebiliyor.
Oylama tamamlandığında, seçilen kardinal bu görevi kabul edip hangi adı alacağını açıklıyor. Ardından bacadan çıkan beyaz duman, dünyanın yeni bir Papa seçildiğini öğrenmesini sağlıyor. Siyah duman ise oylamanın sonuçsuz kaldığını gösteriyor.
Son olarak Kardinaller Koleji’nin dekanı, Aziz Petrus Bazilikası’nın ana balkonuna çıkarak “Habemus Papam” diyerek yeni Papa’yı ilan ediyor. Yeni lider kalabalığa ilk kutsamasını meydanda veriyor.