head

2183026 810x458 75f08
Perşembe, 15 Ekim 2026

 

 

Dünya

İrlanda hükümeti, nüfusu azalan açık deniz adalarına yerleşmek isteyenlere büyük teşvik başlattı. Bu adaya yerleşmek isteyenlere 72.240 sterline kadar yani 4 milyon liraya kadar hibe verilecek, vatandaşlık şartı da aranmayacak...

İrlanda hükümeti, ülkenin ücra açıklarındaki adalarına yerleşmek isteyenlere 72.240 sterline kadar yani 4 milyon liraya kadar hibe desteği veriyor.

AMAÇ BÖLGEYİ YENİDEN CANLANDIRMAK... 

İrlanda’nın “Yaşayan Adalarımız” adlı programı, ülkenin açık deniz adalarındaki terk edilmiş evlerin yeniden yaşanabilir hale gelmesini hedefliyor. Program kapsamında, boş veya bakımsız durumdaki mülkleri yenileyenlere 72.240 sterline (yaklaşık 4 milyon TL) kadar hibe sağlanıyor. Amaç, nüfusu giderek azalan bu adalara yeniden yaşam kazandırmak.

 
 

İRLANDA VATANDAŞI OLMA ŞARTI YOK...

Programa başvurmak için İrlanda vatandaşı olma şartı bulunmuyor ama destekten yararlanacak kişilerin evi tatil evi olarak değil, daimi ikametgah amacıyla kullanması gerekiyor. Ayrıca mülkün 2007 yılından önce inşa edilmiş olması ve en az iki yıldır boş durumda bulunması gerekiyor.

 

30 ADA YENİDEN CANLANACAK...

İrlanda’nın batı kıyısındaki yaklaşık 30 açık deniz adası, gelgit nedeniyle her gün ana karadan kopuyor. Bu adalarda yaşayanların sayısı artık 3 binin altına düşmüş durumda. Hükümet, hibe programıyla bu adalara yeni nüfus çekmeyi ve yerel ekonomiyi canlandırmayı hedefliyor. Yetkililer, “Bu adalar İrlanda’nın kültürel dokusunun ayrılmaz bir parçası. Hedefimiz bu toplulukları yeniden yaşatmak” açıklamasında bulundu.

ARAN ADALARI EN ÇOK İLGİ GÖREN BÖLGE...

Program kapsamındaki bölgeler arasında en dikkat çeken yer, Galway Körfezi’ndeki Aran Adaları. Inishmore, Inishmaan ve Inisheer adalarından oluşan bu bölge, hem doğal güzellikleri hem de sessiz yaşamı tercih edenler için ideal görülüyor. Yeni başvuru dönemi ise 14 Kasım 2025 - 31 Aralık 2025 tarihleri arasında yapılabilecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Almanya, 35 yıl sonra ilk kez savaş ihtimalini açıkça dile getirdi. Federal Afet Dairesi, Rusya’nın saldırgan politikaları sonrası vatandaşlara on güne yetecek gıda ve temel ihtiyaç stoğu yapma çağrısı yaptı. Kurum, “Artık hedefteyiz” diyerek Avrupa’nın güvenlik endişesinin gerçek bir krize dönüştüğünü vurguladı...

Almanya Federal Sivil Koruma ve Afet Yardım Dairesi, 35 yıl sonra ilk kez savaşın kapıda olduğunu duyurdu. 

Kurum, doğal afetler ce toplumsal hareketler kadar, artık savaşın da gelecek 10 yılda yaşanması  son derece mümkün bir felaket olduğunu açıkladı.

Afet Dairesi, Alman vatandaşlarına üç ila on gün yetecek kadar gıda stoğu bulundurmalarını tavsiye etti.

Daire Başkanı Ralph Tiesler, “Her zaman önceden hazırlıklı olmak önemlidir. Bu önemle çok işe yarar” dedi.

ALMANLARIN YÜZDE 56'SI HAZIR DEĞİL

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaş 4. yılına doğru yaklaşırken,  Avrupa güvenliğine yönelik artan tehditler, kurumun kriz hazırlık rehberini güncellemesine neden oldu.

Yeni rehber, 35 yıl sonra ilk kez savaş olasılığını açıkça gündeme taşıdı. “Krize ve Felaketlere Hazırlık” başlıklı 36 sayfalık rehberde dezenformasyonu tanıma yöntemleri, patlama veya saldırı anında sığınak bulma yolları ve korkuyla baş etme stratejileri yer alıyor.

 
 

1990’dan bu yana yayımlanan kılavuzlarda savaş senaryolarına yer verilmemişti. O yıllarda odak noktası doğal afetler ve teknik arızalardı.

Ancak şimdi siber saldırılar, sabotajlar ve savaş gibi hibrit tehditler de özel olarak ele alınıyor.

Raporda, her hanenin kendi koşullarına göre hazırlık yapması gerektiği vurgulanıyor. Tiesler, “Acil durum hazırlığı için sabit bir kural yok. Herkes kendi imkanına göre karar vermeli” dedi. Kurumun anketine göre Almanların yüzde 53’ü henüz hiçbir hazırlık yapmamış durumda.

Tiesler, “Dünyada endişe verici bir dönemden geçiyoruz. Korkan, kafası karışan İnsanlara rehberlik etmek istiyoruz” dedi.

HAYATTA KALMAK İÇİN NE GEREKLİ?

Rehber, vatandaşlara alışveriş listesi hazırlama ve kendi ihtiyaçlarını hesaplama imkanı sunan bir kontrol listesiyle birlikte geliyor.

Dört kişilik bir ailenin on günlük hazırlığı yaklaşık 200 ila 300 Euro'ya, yani 12 ila 15 bin TL'ye mal oluyor.

BBK, bu konuda “yaşayan stok” kavramını öneriyor. Yani konserve veya kuru gıdalar sürekli tüketim döngüsüne dahil edilmeli.

Tiesler, “Bir dahaki alışverişte makarna veya konserve gibi bir iki ürünü fazla alın. Bunu birkaç kez yaparsanız günlerce yetecek bir stoğunuz olur” dedi.

Kurum ayrıca güneş panelli veya elle şarj edilebilen el feneri, pilli radyo ve küçük ocak gibi ekipmanların bulundurulmasını da öneriyor.

'ARTIK HEDEFTEYİZ'

Rehberin hazırlanmasında zorunlu askerlik tartışmaları ve insansız hava araçlarının kullanımı da etkili oldu. 

Kimliği belirsiz, Rusya'ya atfedilen insansız hava araçları Avrupa havalimanlarını saatlerce kitlerken, Rus hackerlar aynı havalimanlarını devre dışı bıraktı. Bu esnada Rus uçakları Avrupa hava sahasını ihlal etti.

Diğer yandan olası bir savaşa hazırlanan Avrupa, ordularını hazırlıyor. SAFE fonu altında Fransa, Almanya ve Polonya gibi ülkeler ordularını donatırken, Almanya'da zorunlu askerlerlik yeniden gündeme geldi.

Almanya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Martin Jäger, “Artık hedefteyiz. Rahatlamak gibi bir lüksümüz yok” diyerek uyarıda bulundu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar 

KKTC Yüksek Seçim Kurulu, resmi olmayan sonuçlara göre, cumhurbaşkanlığı seçimini Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın kazandığını duyurdu...

AKP'nin de desteklediği Ersin Tatar seçimde büyük fark yedi. KKTC'nin yeni Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’dan ilk açıklama geldi.

KKTC genelinde cumhurbaşkanı seçimi kapsamında vatandaşlar, 08.00-18.00 saatleri arasında oy kullandı.

Cumhurbaşkanı seçiminde oy verme işlemlerinin tamamlanmasının ardından oy sayımına başlandı.

Seçim merkezlerinde başlayan sayım işlemleri, KKTC Yüksek Seçim Kurulu (YSK) gözetiminde ve sandık kurulu eşliğinde yürütüldü.

777 SANDIKTA OY KULLANILDI...

KKTC Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Bertan Özerdağ, yaptığı açıklamada, ülke genelinde 777 sandıkta oy verme işlemlerinin saat 18.00 itibarıyla sona erdiğini belirterek, şu anda bütün sandıklarda oy sayım işlemlerine başlandığı ve saat 19.00'a kadar da seçim yasağının devam ettiğini dile getirdi.

 
Özerdağ, 19.00'da gelen sandık sonuçları ve katılım oranlarını paylaşacağını ifade ederek, ilk verilecek oranların bütün ülkedeki katılım oranlarını gösterecek bir sonuç olmadığını söyledi.

2018'den bu yana oluşturulan yazılım programıyla seçimlerde güvenliği sağladıklarını kaydeden Özerdağ, herhangi bir sorun olmadığını, YSK'ya sandık sonuçlarının bildirilmesi akabinde 19.00'dan itibaren ilçe bazında bilgi vereceğini açıkladı.

YSK'DAN AÇIKLAMA GELDİ: BÜYÜK FARK...

KKTC Yüksek Seçim Kurulu, resmi olmayan sonuçlara göre, cumhurbaşkanlığı seçimini Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın kazandığını duyurdu.

KKTC Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Bertan Özerdağ, Erhürman'ın yüzde 62,76, bağımsız aday Ersin Tatar'ın ise yüzde 35,81 oy aldığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde katılım oranı yüzde 64,87 olarak kaydedildi.

AKP'nin de desteklediği Cumhurbaşkanı Ersin Tatar seçimde büyük fark yedi.

Seçim öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP iktidarı sık sık Tatar'a desteğini açıklamıştı. Son olarak Cübbeli Ahmet de Ersin Tatar'ın kazanması için dua istemişti.

SEÇİM SONRASI ERHÜRMAN'DAN İLK AÇIKLAMA...

Erhürman yaptığı açıklamada "Dış politika elbette Türkiye'yle yakın istişareyle yürütülecek, bundan kimsenin kuşkusu olmasın" ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Rusya-Ukrayna, İsrail-Gazze arasında gerilim sürerken bu kez kez Afganistan ve Pakistan sınırında askerler çatıştı. Pakistan'dan yapılan açıklamaya göre 23 asker hayatını kaybederken 29 asker de yaralandı. Çatışma sonrası BM'den de açıklama geldi...

Pakistan ve Afganistan sınırındaki bölgede Pakistan Ordusu ile Taliban kuvvetleri arasında şiddetli çatışma çıktı. Bölgeye çok sayıda araç sevk edildi. Pakistan Ordusu Halkla İlişkiler Birimi (ISPR), Afganistan-Pakistan sınırında yaşanan çatışmalara ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, "Afganistan yönetimi ve Hindistan destekli grupların" dün gece Pakistan sınırına saldırı düzenlediği belirtildi.

Çatışmalarda 23 askerin yaşamını yitirdiği, 29 askerin yaralandığı ifade edilen açıklamada, Pakistan'ın "meşru müdafaa" kapsamında saldırılara yanıt verdiği kaydedildi.

BİRÇOK MEVZİ İMHA EDİLDİ...

Açıklamada, Afganistan yönetimine ait karakollar dahil çok sayıda hedefe hassas ateş, saldırılar ve fiziksel baskınlar düzenlendiği aktarılarak, Afganistan'a ait birçok mevzinin imha edildiği ve 21'inin kısa süreliğine ele geçirilip işlevsiz hale getirildiği aktarıldı.

 

Güvenilir istihbarat verileri ve hasar tespitine göre Afgan yönetimiyle bağlantılı 200'den fazla "teröristin" etkisiz hale getirildiği iddia edilen açıklamada, Afganistan'ın bu topraklardaki terör unsurlarına karşı harekete geçme çağrısında bulunuldu.

 

PAKİSTAN-AFGANİSTAN SINIRINDA ÇATIŞMA ÇIKMIŞTI...

9 Ekim'de Afganistan'ın başkenti Kabil'de patlama sesleri duyulmuş, daha sonra Afganistan yönetimi, Margha ve Kabil'de meydana gelen patlamalarla ilgili Pakistan'ı suçlamıştı.

Dün gece ise Afganistan'ın Pakistan sınırındaki Paktiya vilayetinde iki ülke sınır güçleri arasında çatışma çıkmıştı.

Afganistan yönetimi, Pakistan sınırında yaşanan çatışmada 58 Pakistan askerinin öldüğünü, 30 askerin yaralandığını, çok sayıda silah ve teçhizatın da Afgan sınır muhafızlarının eline geçtiğini öne sürmüştü.

Afganistan yönetimi sözcüsü Zabihullah Mücahid, çatışmalarda 9 Afgan askerin öldüğünü duyurmuştu.

Mücahid, çatışmaların Katar ve Suudi Arabistan'ın arabuluculuğunun ardından durdurulduğunu ifade etmişti.

BM'DEN AÇIKLAMA GELDİ...

Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Pakistan-Afganistan sınırındaki gerilimin hızla azaltılmasını umut ettiklerini bildirdi.

Grandi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Afganistan-Pakistan sınırında yaşanan çatışmalara ilişkin paylaşımda bulundu.

Afganistan-Pakistan sınırında yeni gerginlikler ve çatışmalar yaşanmasının, onlarca yıldır kırılgan bir sınır, çatışma alanı, zorla yerinden edilme ve insani krizlerle dolu bir bölge olduğu için olumlu bir sonuç getiremeyeceğini belirten Grandi, "Çatışmalardan etkilenenler ve bölgesel istikrar için gerilimin hızla düşürülmesini umuyoruz." ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

ABD Başkanı Donald Trump'ın talibi olduğu Nobel Barış Ödülü Trump'a verilmedi. Nobel Barış Ödülü sahibi Maria Corina Machado oldu. Machado, ödülü Trump'a ithaf etti...

Nobel Komitesi, Nobel Barış Ödülü'nü Maria Corina Machado'ya verildi. Venezuelalı muhalefet lideri Machado, Venezula halkı için Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile mücadele eden bir lider olarak biliniyor.

 

1760095139 kurdistan24 41c8d

NOBEL'İ TRUMP ALAMADI...

8 Temmuz’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ı Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermişti. Dün de (9 Ekim) Netanyahu’nun ofisi ödülün Trump’a verilmesi için çağrı yapmıştı.

Ayrıca Pakistan ve Kamboçya da Trump'ı ödüle aday göstermişti.

MACHADO SEÇİMLERİ BOYKOT ETMİŞTİ...

SEÇİMİ BOYKOT EDEN MACHADO: SEÇİME KİMSE İNANMIYOR...

Venezuela’da muhalefetin önde gelen isimlerinden olan Machado liderliğindeki Demokratik Birlik Platformu 27 Mayıs’ta seçimleri boykot etmiş ve şöyle demişti:

“Koşullar yok, güvenceler yok, hakem yok. O halde seçim de yok. Bu iktidarın yetkisi 28 Temmuz’da halk tarafından elinden alınmıştı. Çoğunluk oy kullanmadı ve artık kimse inanmıyor.”

Nobel Komitesi, açıklamasında "Venezuela halkının demokratik haklarını yorulmak nedir bilmeden savunması, durmak bilmeden verdiği mücadele ve diktatörlükten  demokrasiye adil ve barışçıl bir geçiş sağalmak için verdiği çabalardan dolayı bu ödüle hak kazandı" ifadelerini kullandı.

 

ÖDÜLE TRUMP TALİPTİ; ALAMADI...

ABD Başkanı Trump, "Zaten bana vermezler, en hak etmeyen kişiye ödül verilir" ifadelerini kullanmıştı.

Nobel Komitesi, Nobel Barış Ödülü'nü 10 Aralık'ta düzenlenecek törenle sahibine takdim edecek. Diğer tüm Nobel Ödülleri geleneksel olarak Stockholm'de takdim edilirken, Barış Ödülü Oslo'da veriliyor.

MACHADO, ÖDÜLÜ TRUMP'A İTHAF ETTİ...

Öte yandan sosyal medya hesabından açıklama yapan Maria Corina Machado, Nobel Barış Ödülü'nü Trump'a ithaf etti.

Maria Corina Machado, "Her zamankinden daha fazla ABD Başkanı Donald Trump'a güveniyoruz ve zaferin eşiğindeyiz" ifadelerini kullandı.

GEÇMİŞTE KİMLER NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ ALDI?

Willy Brandt – Eski Batı Almanya Şansölyesi

Enver Sedat – Eski Mısır Cumhurbaşkanı

Menahem Begin – Eski İsrail Başbakanı

Mihail Gorbaçov – Eski Sovyetler Birliği Lideri

Nelson Mandela – Eski Güney Afrika Cumhurbaşkanı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar