head

2183026 810x458 75f08
Çarşamba, 02 Eylül 2026

 

 

Manşetler

 

 

 

 

 CHP Genel Başkanı Özel’e Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tehdit ve hakaret suçlamasıyla soruşturma açıldı...

CHP Genel Başkanı  Özgür Özel’e Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında söylediği sözler nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tehdit ve hakaret eden Özgür Özel hakkında soruşturma başlatılmıştır” ifadelerini kullandı.

 

 

 

HABER: İbrahim   AKDAĞ

Tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek'in savcılık ifadesi ortaya çıktı...

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, savcılıktaki ifadesinde ‘rüşvet’ suçlamalarını reddetti. Böcek, eski gelinine alınan 30 milyon liralık evin parasının iş insanı Yusuf Yadoğlu tarafından ödendiğine, yine 8 milyon 500 bin liralık araç giydirme faturasının Yadoğlu tarafından ödendiğine ilişkin bilgisi olmadığını ifade etti.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 2 ayrı rüşvet eylemiyle suçlanıp dün gece tutuklanan Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in, savcılık ifadesi ortaya çıktı. Böcek ifadesinde, suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Daha önce İstanbul'daki başka bir dosyada tutuklu yargılanırken tahliye edilen iş insanı Yusuf Yadoğlu'nun ifadeleri ve sunulan belgeler doğrultusunda 2 ayrı rüşvetle suçlanan Böcek, Yusuf Yadoğlu'nu yaklaşık 10 yıldır tanıdığını belirterek, şöyle konuştu:

 

"Kendisi genel olarak kamu kurumlarıyla çeşitli sahalarda iş yapan bir iş insanıdır. Bu şahısla detay bir diyaloğum ya da samimiyetim yoktur. Yusuf Yadoğlu ya da başkaca bir iş insanıyla detay bir diyaloğa girecek bir konumda zaten değilim. Kendisinin şahsıma ve oğlum Gökhan Böcek'e yönelik isnatlarından haberdar değilim. Oğlum Gökhan Böcek'in Yusuf Yadoğlu ile olan tanışıklığı ya da samimiyetini bilmiyorum. Aralarında nasıl bir ticaret ya da ilişki vardır haberdar değilim."

 

'BİR EV İÇİN MİNNET EDECEK DURUMDA DEĞİLİM'...

Oğlu Gökhan Böcek'in Zeynep Kerimoğlu ile kısa bir evlilik süreci yaşadığını aktaran Muhittin Böcek, "Söz konusu boşanma anlaşmasına konu bir ev geçişi yapıldığını, tüm samimiyetimle söylüyorum ki emniyet ifadesi esnasında öğrendim. Oğluma sadece bu süreçte kızım gibi gördüğüm Zeynep'i mağdur etmemesini söyledim. Ancak tarafıma okunan emniyet ifadesindeki beyanlardan anladığım üzere Zeynep Kerimoğlu'na bir ev geçişi yapılmış ve bu evin parası da iddiaya göre Yusuf Yadoğlu tarafından ödenmiş.

'BORÇ OLARAK ALMIŞ'...

Yine tekraren söylüyorum ki bu süreçlerin herhangi bir noktasında benim bilgim yoktur. Hatta emniyette okunan Yusuf Yadoğlu'nun ifadesinden de anladığım üzere Gökhan bu parayı borç olarak almıştır. Benim mal varlığı değerim ortadadır. Bir tane ev için başkaca bir şahsa minnet edecek durumda değilim" diye konuştu.

Oğlu Gökhan Böcek'in şu anda yurt dışında olduğunu aktaran Böcek, "Bu olay gerçekleşmeden ailesiyle planlı bir seyahate gitmiştir. En kısa zamanda da dönüp ifade verecektir. Kaçması gibi bir durum kesinlikle söz konusu olamaz" ifadelerini kullandı.

'OĞLUMUN BELEDİYE ÜZERİNDE NÜFUZU SÖZ KONUSU DEĞİL'...

2024 yılı yerel seçimlerinden önce propaganda çalışmalarında kullanılacak araç giydirme için oğlu Gökhan Böcek aracılığıyla kendisinin adı kullanılarak, Yadoğlu'nun çeşitli firmalara ödeme yaptığını bilmediğini ifade eden Muhittin Böcek, "Antalya gibi özel ve ekonomik bir kentte seçim çalışmalarında şahsım adına böyle bir yol izlemedim. Partimiz ve şahsım bu giderleri sağlayacak güçtedir. Yusuf Yadoğlu'nun, kendi hüsnükuruntusuyla belediyeden hak edişlerini alamayacağı gibi korkularla oğlum Gökhan Böcek vasıtasıyla birtakım işlere girdiği iddiası kesinlikle asılsızdır. Oğlumun belediye üzerinde resmi ya da gayriresmi hiçbir nüfuzu söz konusu değildir. Hiçbir mali işten sorumlu personel oğlumun lafıyla ödeme gerçekleştiremez. Yine oğlumun hak ediş ödemesi yaptırmak için insanlardan maddi menfaat elde etmesi söz konusu değildir. Oğlumun bu yönde bir paraya da ihtiyacı yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

BAŞKAN BÖCEK'E YÖNELTİLEN SUÇLAMALAR...

2024 yerel seçimlerinden 10-15 gün önce Gökhan Böcek'in Yusuf Yadoğlu'nun ofisinde yaptığı görüşmede, seçim çalışmaları için 25 milyon TL para talep edildiği, bu meblağın karşılanamaması üzerine araç giydirme hizmeti karşılığında 8,5 milyon TL'lik fatura ödemesi üzerinde anlaşıldığı iddia edildi. İlgili firma yetkililerinin, söz konusu giydirme işinin Muhittin Böcek'in seçim kampanyası kapsamında yapıldığını, ödemelerin ise Yadoğlu'nun şirketleri aracılığıyla gerçekleştirildiğini doğruladığı belirtildi. MASAK raporları, banka dekontları ve HTS kayıtlarının da beyanlarla örtüşen şekilde dosyaya yansıdığı bildirildi.

30 MİLYON LİRALIK KONUT ÖDEMESİ...

İkinci eylemde de 2025 yılı Şubat ayında Gökhan Böcek'in, boşanma sürecindeki eşi Zeynep Kerimoğlu adına, Özpınarlar isimli firmadan 30 milyon TL değerinde bir ev alındığı, bu bedelin iş insanı Yusuf Yadoğlu tarafından 3 parça halinde firmaya ödendiği iddia edildi. Ödeme işlemlerine ilişkin banka hareketleri, baz kayıtları ve tanık beyanlarının, ifadelerle uyumlu olduğunun tespit edildiği belirtildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, hakkında yürütülen rüşvet soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından sosyal medya hesabından el yazısı ile bir mesaj paylaştı. Mesajında Antalyalılara sevgisini ileten Böcek, “İlahi adalet er ya da geç tecelli edecek” ifadelerine yer verdi...

 

508649037 1248310360235203 1280897567563587426 n 96902

“SİZİ ÜZECEK HİÇBİR OLAYIN İÇİNDE OLMADIM”...

Böcek, sosyal medyada paylaştığı el yazısı mesajında şu ifadelere yer verdi:

Sevgili Antalyalılar,

Siyasi hayatım boyunca sizi üzecek, başınızı öne eğdirecek hiçbir olayın içinde olmadım. İtirafçı ve iftiracıların sözünün geçtiği bugünler de geçecek...

İlahi adalet er ya da geç tecelli edecek...

Sizleri çok seviyorum.
HABER: Ayten  YILMAZ

 

CHP tarafından düzenlenen ''Millet İradesine Sahip Çıkıyor'' mitingine Amasya, ev sahipliği yaptı. Mitingde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a erken seçim çağrısında bulundu...

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle her hafta sonu Türkiye’nin farklı bir ilinde düzenlenen ''Millet İradesine Sahip Çıkıyor'' mitinglerinin 12'ncisi Amasya'da yapıldı.

Anıt Meydanı'nda gerçekleştirilen mitinge on binlerce vatandaş katıldı.

 

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, burada yaptığı konuşmasında 2 Kasım tarihini işaret ederek Cumhurbaşkanı Erdoğan'a erken seçim çağrısında bulundu. Özel, " Ey Erdoğan, 2 Kasım Pazar, eğer anketine güveniyorsan, kendine güveniyorsan, partine güveniyorsan hodri meydan. 2 Kasım Pazar getir sandığı, al boyunun ölçüsünü. " dedi.  

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ve Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Murat Şahin’in ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet soruşturması kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in gözaltına alınmasının ardından yaptığı açıklamalar ile hükümete sert tepki gösteren CHP Lideri Özgür Özel'in Amasya'da düzenlenen ''Millet İradesine Sahip Çıkıyor'' mitinginde yapacağı açıklamalar merakla bekleniyordu.

 

kkk 2 514536919 1017773890437665 3352784402457251177 n 0cc93

 

Özgür Özel, konuşmasından öne çıkan ifadeler şöyle:

- Taşında toprağında özgürlük yazan canım Amasya. Memleketim Manisa gibi şehzadeler şehri Amasya. Ferhat'ın dağları deldiği, milli mücadelenin simge mekanı, yurdun dört yanı işgal altındayken, milletin istikbalini yeni milletin azmi kurtaracaktır diyen yiğit Amasya!

- Bu ülkeyi korkmayanlar kurdu, korkmayanlar kurtardı. İçinde bulunduğumuz durumdan da korkmayanlar, sizler kurtaracaksınız. Amasya'ya adımımı attığımda, onun korkusundan 19 Mart'ta darbeye kalkışanların yaptıkları zulme inat, Ekrem Başkan'ın bir sonraki Cumhurbaşkanımızın resmi karşıladı beni. Hepinize teşekkür ediyorum. Ve bu meydana gelince, gönüllere taht kuran vefatıyla yasa boğan Ferdi kardeşim beni karşıladı. Hepinize teşekkür ediyorum.

- Türkiye'nin neresine gitsek, Ferdi'nin ailesine çok selam söylüyorlar. Ben de buradan tüm Türkiye'ye ülkenin vicdanlı insanlarına teşekkür ediyorum. Bugün bundan önce yaptığımız 30 mitingden bir farkı var. bugün sabah bir kara güne uyandık. Bugün sabah aynı İstanbul gibi iradesi gasp edilmeye çalışılan şehirler var. İşte şimdi bu Amasya'daki bu muhteşem mitingi, sadece Amasya meydanı değil, bu mitingi, Adana izliyor, Antalya, Adıyaman izliyor. Adana'mıza, Antalya'mıza, Adıyaman'ımıza selam olsun.

- 1963 ve1977 seçimlerinden sonra Amasya'yı 47 yıl sonra Turgay Sevindi kardeşimizin kazanmasının sevincindeyim.

- Bir ülkede iktidarı kazanmanın yolu halkın rızasını almaktan geçer, öyle olmalıdır. Geçmezse orada kimse dönüp kimse milletin derdiniz dinlemez, işini görmez. Son dönem halkla bağını koparmış, artık halkın gözünden de gönlünden de düşmüş bir iktidar var. Daha nisan ayında zirai don yaşandı. Amasya dondan çok etkilenen bir ilimiz. O hafta Meclis'te Reşat Başkan bu sorunu dile getirdi. Tarımdan sorumlu genel başkanlar dile getirdi. 4 buçuk milyara ihtiyaç var. Ama sayın Erdoğan çıktı, 'Abartıldığı gibi bir şey yok, bazı ürünlerde var bazı ürünlerde yok' dedi. Amasya'nın ihtiyacı olan para 4 buçuk milyar. Amasya görmezden gelindi.

- 19 Mart darbesini yapmak, İmamoğlu'nu görevinden uzaklaştırmak ve bunun karşılığında düşen borsayı toplamak, çıldıran dolar kurunu düzeltmek için bize bunun maliyeti 6 trilyon lira oldu. Amasyalı çiftçinin ihtiyaç duyduğu paranın bin 333 katı. Don zararına bulamadıkları paranın bin 333 katını darbeye harcayanlara yazıklar olsun!

- Amasyalı AKP'lilere MHP'lilere söylüyorum, senin don zararına para bulamayanlar, kendi iktidarları için memleketi strese soktukları sürece Amasya'nın ihtiyaç duyduğu paranın bin 300 katını buluyorlar. Sen destek oluyorsun, iktidara gelince sırtını dönüyorlar. Amasya'nın AKP'lisini de MHP'lisini de bu gaddar iktidardan uzak durmaya, kendisini düşünecek halkın iktidarını seçmeye davet ediyorum!

- Bu iktidar Amasya'yı unuttu. Amasya'da sulama alt yapısı yok. Türkiye büyük bir kuraklığa giderken, Amasya kuraklığa itiliyor. Amasya'yı unutanlara, bu hale getirenlere, Amasya'nın söyleyecek sözü var. O sandık gelecek. Demokrasi kimi istiyorsan getirdiğin istemiyorsan götürdüğün bir süreçtir. Ekrem İmamoğlu'nun resmini, sesini yasakladılar. Vekillerimiz gitti köprüye resmini astı. Bütün dünya gördü. Şimdi Amasya'nın dağlarında Ekrem Başkan'a özgürlük yazıyor.

- Artık milletin gözünden de gönlünden de düşen bu iktidar, toplumsal desteğini, meşruiyetini kaybetti. İşçinin, gencin, çiftçinin karşısına bakamayan bir iktidarla karşı karşıyayız. 

- Kışın sıcak solanlarda oturdu Tayyip Bey, yazın klimalı solanlarda oturdu. Siz hiç Tayyip Bey'in son zamanlarda insan içine çıktığını gördünüz mü? Kahveye gelebiliyorlar mı? Sokağa çıkabiliyor mı? Derde derman olabiliyor mı? O zaman ne işi var bunların iktidarda? Değiştirelim gitsin!

- Şimdi hükümetin adı var kendi yok. İstifa edemiyor. Her şey bir kişinin ağzından çıkıyor, her şey onun dolma kaleminden. Hükümete gerek yok, Erdoğan istifa! Tayyip bey öyle ileri geri konuşuyorsun ya, 3 tane savcının 3 tane yalancı şahidin arkasına sığınıp iktidarda kalmaya çalışıyorsun ya, Amasya'yı don vuruyor duymuyorsun, emekliyi duymuyorsun ya al bunu duy! Bu yükselen Amasya'dan milletin sesidir. Biz burada yüzde 7'de aldık son seçimde neredeyse 2 kişiden birinin oyunu aldık. Amasya'nın namuslu insanları evlatlarının geleceğine sahip çıkıyor. İyi ki varsınız. 108 günü arkadaşlarımız tutuklu. O gün İstanbulluları Saraçhane'ye çağırdık. Gece mitinglerinde milyonu bulduk.

-  Anadolu'ya geçtik. Ne Yozgat bıraktık ne Van, Mersin'e de gittik Trakya'ya da. Gördüğümüz şudur ki millet iradesine sahip çıkıyor. Milli iradeyi yargı eliyle gasp etmeye çalışanlar var.  Egemenliği milletten alıp yargıya devretmek isteyenler, millete kafa tutanlar var. Millet diyor ki İstanbul'u İmamoğlu yönetecek savcı diyor olmaz, millet diyor, Adana'yı Zeydan yönetecek savcı diyor olmaz, Antalya'yı Muhittin yönetecek savcı diyor yok, Adıyaman'ı Abdurrahman yönetecek savcı diyor yok. Burada o savcıya da ona siyasi görevleri verene de diyorum patron millettir, millet ne derse o olur!

- Abdurrahman Tutdere, deprem olduğunda abisini, yengesini, 5 yaşındaki bebeği elleriyle gömdü. Sonra enkazların başına koştu. Onu partimiz aday göstermedi, Türkçe ve Kürtçe ağıt yakan analar, küçücük çocuklar, onun insanlığına şahit olanlar istedi. Antalya'da Muhittin Böcek, tarihte kimse 2 kez kazanamamış, üst üste kazanan yörüklerin gururu olan, bunların hepsini bir kefeye koyuyorlar. Aziz İhsan Aktaş'ı suç makinesini, hepsine iftira attırıp dışarı salıyorlar.

- Aziz İhsan Aktaş'a 108 gün önce savcılık suç örgütü lideri dedi. AKP ile ilişkisine geç onu MHP ile ilişkisine geç onu diyor. CHP ile ilişkisinde deşeliyor, bu ifadeyle çıkamazsın benim dediğim gibi ifade vereceksin diyor. Bu itirafçı bizim arkadaşlarımıza yaptığı yalanların bir kenarını dolduramazken, Aziz İhsan Aktaş kimlerle çalıyor? Yargıtay'ın işlerini o yapıyor. TBMM o yapıyor, devlet hava meydanlarını, THY'yi, Pamukkale ve Uludağ Üniversitesini, AKP'li Trabzon, Ordu, Kocaeli, Kahramanmaraş, büyükşehir belediyeleri, Elazığ, Isparta il belediyeleri 40'tan fazla ilçe belediyelerini AKP yönetirken, Balıkesir ile Şanlıurfa'yı, Afyon'u Kilis'i, Yozgat'ı, Uşak'ı AKP döneminde bu adam çöpleri topluyor ihalesini kazanıyor. bizimkilerden ihale aldı diye, hepsini içeri tıkıyorlar.

 

- Bu kurumlardan birinin yöneticisini almıyorlar, bir memura soru sormuyorlar. Yapılan iş ne yolsuzluk soruşturmasıdır ne de ortada yolsuzluk vardır. Yapılan iş bir suç makinesi üzerinden Cumhuriyet Halk Partisine iftira atmak, tek suçu 31 Mart tarihinde AKP'yi yenmek olan arkadaşlarımızı cezalandırmak vardır. Buna izin vermeyeceğiz. Sayın Erdoğan'a söyleyeyim, çatlasan da milletin dediği olacak, sen gideceksin Ekrem İmamoğlu gelecek!

 

- Türkiye'nin ekranları başındaki herkese söylüyorum, 1 ay sonra yüzümüze bakamayacaksın diyorlardı, gözünüze bakıyorum Türkiye. İftira var, kul hakkı var, arkadaşlarımızın namusuna el uzatmak var. Allah için biz onların yanındayız. Sonuna kadar arkalarındayız. Artık Türkiye bir yol ayrımındadır. Tüm siyaset tehdit altındadır. Bir avuç insan bu ülkeyi vesayetle yönetmeye niyet etmişlerdir. AKP ve MHP'nin de siyasetçileri, siyaseti eskisi gibi yapmak isteyen herkes tehdit altındadır. Devletin bin yıllık geleneği tehdit altındadır. Artık bu mücadele demokrasi mi otakrasi mi mücadelesidir. Bu mücadele sandığa sahip çıkma mücadelesidir. Herkes tarihteki yerini doğru almalıdır. Devletin şerefli yargı mensuplarını, bürokratlarını, vicdan sahibi siyasetçilerini, Amasya'nın hangi partiye oy verirse versin bu darbeye karşı milletin iradesine sahip çıkmaya davet ediyorum.

- Bugün tertemiz başkanlarımızı almışlar, hükümsüzdür. Gelin yalanlarınızla , iftiralarınızla, fezlekelerinizle gelin. Şafak operasyonlarıyla gelin. Gerçeği değiştiremeyeceksiniz, Türkiye'yi engelleyemeyeceksiniz. Diyorlar ki ya bu sosyal demokratlar, demokratlar hakikaten değişik adamlar. Ne kadar zulmetsek de enerjileri değişmiyor. Omuz omuzalar, geliyorlar şiir okuyorlar, halay çekiyorlar ama asla teslim olmuyorlar. Memleket kurtulana dek bu otobüs durmayacak. 

- Diyorlar ki ya bu sosyal demokratlar, demokratlar hakikaten değişik adamlar. Ne kadar zulmetsek de enerjileri değişmiyor. Omuz omuzalar, geliyorlar şiir okuyorlar, halay çekiyorlar ama asla teslim olmuyorlar. Memleket kurtulana dek bu otobüs durmayacak. Parti kurdular, eyvallah baş tacı, 23 yıl seçime girdiler eyvallah baş tacı. Millet oy verdi millet saygı duydu.

- Biz 47 yıl boyunca 1. parti olamadık, of demedik, kusuru kendimizde aradık. Rakibimize darbe yaptılar, onlardan önce Meclis'e demokrasiye sahip çıktık. Ama bunlar değil bizim gibi 47 yılı, 47 gün buna tahammül etmediler. Bir siyasi partinin demokrat olup olmadığına kazandığı gece değil, kaybettiği gece bakacaksın. Kazanınca övünen, kaybedince millete kafa tutanlara demokrat denmez, onlara hazımsız denir! 50 sene kaybetmişiz, millete bir şey dememişiz. Çatlasanız da patlasanız da artık millet 31 Mart'ta kararını vermiş, bundan sonra da getirecek. Övünerek söylüyorum ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisi, Türkiye'nin 1. partisi.

 

- Şimdi milletin 31 Mart'ta mesajını anlamayanlar hala milletle uğraşıyor. Asgari ücretliler, emekliler, tarihin en zor dönemini yaşıyor. İnanmayanlar kuyumcuya gitsin. 2002'de çeyrek altın kaç para? En düşük emekli maaşı kaç para? Bu arkadaşlar gelmeden en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Şu anda 2 buçuk çeyrek altın alıyor. Bu iktidar gelemeden önce asgari ücret 7 çeyrek altın alıyordu. Şimdi 3 çeyrek altın alıyor. Her bir emeklinin cebinden 6 çeyrek altın, her bir asgari ücretlinin cebinden 4 çeyrek altın kayıp. Bu çeyrek altın, masadaki peynirde kayıptır, çocuğun beslenme çantasında kayıptır. Artık bakan evlatlarının devri bitecek vatan evlatlarının devri başlayacaktır.

- Biz bütün taraflarla görüşerek, en düşük emekli maaşının 30 bin 205 lira olması için, asgari ücretin 30 bin 205 lira olması için ve memur emeklisine de 16 bin seyyanen zam verilmesi için kanun önerisi sunduk. Diyorlar ki 15'inden sonra biz tatile gideceğiz, nereye gidiyorsun millet bu haldeyken? Milletin yarası kanıyor. Milletin yarasına merhem olmayanlar, tuz basanlar tuzlu suya giremezler. Bu millet size hakkını helal etmiyor!

 

2 KASIM'I İŞARET ETTİ...

- Bugün Erdoğan uçakta gelirken, günlerdir televizyonlar gösteriyor ya ve Cumhuriyet Halk Partisi birinci parti. Anketlerde önde, farkı açıyor. AK Parti 30’un altına gitmiş, CHP 40’a tırmanıyor. Kimi 40 bulmuş, kimi 36. Ama Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin birinci partisi. İşte bunu hazmedemeyince kendine soru sordurmuş, cevaplıyor: ‘Onlar kadar biz de anket yaptırıyoruz. CHP birinci değil, eşitiz. Hatta öndeyiz’ diyor. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Amasya’dan sesleniyorum. Sen birinci parti olsan takla ata ata, parende ata ata sandığa gidersin. Hodri meydan, hodri meydan. Ey Erdoğan, 2 Kasım Pazar, eğer anketine güveniyorsan, kendine güveniyorsan, partine güveniyorsan hodri meydan. 2 Kasım Pazar getir sandığı, al boyunun ölçüsünü. Erdoğan kaçma, sandıktan kaçma, milletten kaçma, seçimden kaçma. Ben partime güveniyorum. Ben milletime güveniyorum. Ben adayıma, Ekrem İmamoğlu’na güveniyorum. Hodri meydan, hodri meydan, hodri meydan. Buradan Erdoğan’a bir seslenelim mi? Ey Erdoğan, ben milletim, ben milli iradeyim. Ben ne dersem o olur. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum. 3 Kasım’da gelenler, 2 Kasım’da gidecekler. Milletin yüzü gülecek. Bunu Amasya’dan bütün Türkiye’ye haykırıyoruz. 2 Kasım Pazar Türkiye’nin kurtuluş günüdür. Bu güzel kentin güzel insanları, iki dağın arasında, Osmanlı’dan kalma kadim medeniyetin güzel, çalışkan insanları. Atatürk’e ev sahipliği yapan, Milli Mücadele’nin ilk durağı, Cumhuriyet’in kuruluş kodlarının temellerinin atıldığı bu güzel memleket, yeniden yüzyıl sonra, yeni bir yürüyüşe var mısınız? Hep beraber iktidara yürümeye var mısınız? Hep beraber Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapmaya var mısınız? Bu yolu birlikte yürümeye var mısınız? O zaman yürüyelim arkadaşlar, yürüyelim.''

  • Çok sayıda vatandaşın katıldığı mitingde sık sık ''İmamoğlu'na özgürlük'', ''Cumhurbaşkanı İmamoğlu'', ''Ya hep beraber, ya hiçbirimiz'', ''Mustafa Kemal'in askerleriyiz'' sloganları atıldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Alanya İlçe Örgütü, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Muhittin Böcek’in gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı...

507955166 1114950283840950 2201411065559063653 n ce771

CHP Alanya Örgütü tarafından yapılan yazılı açıklamada, “ Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Muhittin Böcek’in sabah saatlerinde gözaltına alınması, halkın iradesine ve demokratik yerel yönetime yönelik açık bir müdahaledir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 31 Mart 2024’te Antalya halkının güvenini bir kez daha alarak büyükşehir belediyesini kazanmış olması belli çevrelerde hazımsızlık yaratmıştır. Seçimle kazanılamayan belediyeler, şimdi yargı eliyle kuşatılmak istenmektedir. Çağrıyla ifade verecek bir belediye başkanını sabah baskınıyla gözaltına almak, açıkça bir algı operasyonudur. Bu tür uygulamaları demokrasiye, hukuka ve halk iradesine aykırı bulduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Bu operasyon yalnızca Antalya ile sınırlı değildir. Aynı gün içinde Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Zeydan Karalar ve Adıyaman Belediye Başkanımız sayın Abdurrahman Tutdere de benzer şekilde gözaltına alınmıştır.

 

506899684 716018574690205 671691284886003419 n c2b49

 

Yine dün Manavgat Belediye Başkanımız sayın Niyazi Nefi Kara’ya yönelik gözaltı işlemi gerçekleştirilmiştir. Bütün bu gelişmeler, CHP’li belediyeleri hedef alan sistematik ve siyasi bir sindirme kampanyasının göstergesidir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak hukukun üstünlüğüne, adil yargılamaya ve şeffaf sürece olan inancımız tamdır. Ancak bu süreçlerin, siyasal müdahalelerden uzak, tarafsız yargı ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir. Beklentimiz budur. Bizim belediyecilik anlayışımız, partimizin programında tanımlandığı gibi, halka hesap veren, şeffaf, demokratik ve sosyal bir yerel yönetim anlayışıdır. Bu değerlere yönelik her saldırı, aynı zamanda halkın iradesine karşı bir saldırıdır. CHP olarak; Antalya, Adana, Adıyaman ve Manavgat’ta gözaltına alınan tüm belediye başkanlarımızın yanındayız. Halkçı yerel yönetim mücadelemizin sonuna kadar arkasındayız. Sürecin siyasi olduğu açıktır ve yakından takipçisiyiz.” İfadelerine yer verildi.

513862419 612723831848465 5670194733871606311 n ee6b8

 

HABER:  Ayten  YILMAZ