Manşetler
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 401523
Partisinin Sancaktepe'deki buluşmasında konuşan CHP lideri Özgür Özel, Erdoğan'ın grup toplantısında 'baklavalı' göndermesine yanıt verdi. İddialarla ilgili iki müfettiş görevlendirdiklerini anımsatan Özel, '17-25 Aralık'a göndermede bulunarak "Benim baklava kutusuna tahammülüm yok ama senin ayakkabı kutularından sabıkan var" dedi...
'Cumhurbaşkanlığı sistemini' de eleştiren Özel, "Sistem geldiğinde dolar 3,2 liraydı; '1 dolar, 1 lira olacak' dediler: Bugün 1 dolar, 40 lira oldu" diye konuştu...
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve aynı zamanda CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun, İBB'ye yönelik soruşturmalar kapsamında tutuklanmasının ardından CHP'nin başlattığı miting ve buluşmaları sürüyor.
İstanbul'daki ilk miting Şişli'de düzenlendi; burayı sırasıyla Beylikdüzü, Başakşehir, (İstanbul Üniversitesi) Beyazıt Meydanı, Silivri, Pendik, Esenler, Gaziosmanpaşa, Avcılar ve son olarak da İmamoğlu'nun tutukluluğunun 100'üncü gününde yapılan Saraçhane buluşmaları izledi.
9 Temmuz Çarşamba (bugün) günü saat 20.30'da başlayacak miting Sancaktepe Demokrasi Caddesi'nde düzenlenecek.
Yüksek hava sıcaklığına rağmen 10 binlerce vatandaş 'iradesi' için alanı doldurdu.

İMAMOĞLU: ASLA BOYUN EĞMEYECEĞİZ...
Mitingde CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu aktardı.
Sancaktepelilere selamlarını ileten İmamoğlu, diğer tutuklu belediye başkanları Zeydan Karalar’a, Muhittin Böcek’e, Abdurrahman Tutdere’ye, Ahmet Şahin ve Tunç Soyer'e de değindi.
İmamoğlu'nun mesajı özetle şu şekilde:
"İktidarın milli iradeyi gasp etme girişimlerinin yeni bir örneğidir. Tamamen siyasi amaçlarla kurgulanmış, hukuki temelden yoksun, bin bir haksızlık ve zorbalıkla yürütülen bu soruşturmalarda, bizler, kendimizi aklamak zorunda değiliz.
Asıl kendini aklaması gerekenler, yargıyı talimatla çalışır hale getirenler, iftiraların, gizli tanıkların arkasına gizlenerek kendileri için muhalefetsiz bir ülke yaratma hayali kuranlardır.
Baskıyla, zorbalıkla, kara propagandayla milletimize boyun eğdirmeye çalışanlar asla başaramayacaklar. Bu millet 7 düvele boyun eğmemiş, sandıktan kaçanlara, milli irade hırsızlarına mı boyun eğecek. Elbette boyun eğmeyeceğiz.
Milletin iradesine değil, ele geçirdikleri devletin gücüne güvenenler yine kaybedecekler. Çünkü karşılarında siz varsınız, millet var. Kendi iktidarlarını sürdürmekten daha önemli hiçbir derdi olmayanlar, milletin vicdanına, 86 milyonun kardeşliğine yenilecek. Bizler kazanacağız. ‘Herkes için, her yerde, önce adalet, önce hürriyet’ diyenler kazanacak.
Bizim davamız, bu ülkede yaşayan herkes için, her yerde, önce adaleti, önce hürriyeti sağlamaktır. Adalet ve hürriyet temeli üzerinde kuracağımız toplumsal birlik ve bütünlük, bütün dertlerimizin çaresi, geleceğimizin garantisidir.
Hücremden, demir parmaklıkların, duvarların, tel örgülerin ardından kendim ve ülkem için tek bir talebim var: ‘Herkes için, her yerde, önce adalet, önce hürriyet."
Gazeteci, siyasetçi ve yazar Mustafa Balbay, 'Asla Vazgeçme, İmamoğlu'nun Yolculuğu' isimli kitabını CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'e armağan etti.
ÖZGÜR ÖZEL: BU DARBEYİ SÜRDÜREMEZSİN...
İmamoğlu'nun mesajının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kürsüye çıktı. Alana toplanan 10 binleri selamlayan Özel, iktidara sert sözlerle yüklendi.
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
"Adalet ve demokrasi mücadelesi veriyoruz: 112 gündür bir darbe karşı direnme hakkımızı kullanıyoruz.
Karşımızdakiler milletten korkuyorlar, sandıktan korkuyorlar, meydanlardan, sandıktan korkuyorlar. Onlar sokağa çıkamıyorlar, pazara gidemiyorlar, hatırınızı soramıyorlar.
Ülkenin kötü gidişatına engel olamıyorlar. Hesap vermeye gelince ise sizden bıçak gibi kaçıyorlar. İşte biz haklıyız, güçlüleriz; hem sesini çıkaranlar hem de yüreği aslan gibi olanlar bu meydanlara koşuyor.
Onlara sesleniyoruz: Bu milletten kaçamazsınız, bu darbeyi sürdüremezsiniz. Adayımızı esir tutamazsınız. Ekrem başkanı alacağız, iktidarı alacağız. Millet kazanacak, halk kazanacak, biz kazanacağız.
Heyecanımız yüksek, enerjimiz yüksek, ama memleketin durumu hiç parlak değil. Bilhassa geçtiğimiz günlerde aldığımız bir haber, biraz önce ben buraya doğru gelirken ekranlardan sizleri izliyordum.
İl Başkanımız buraya şanlı bayrağımızı açtılar, 12 şehidimiz için saygı duruşunda bulundunuz, İstiklal Marşımızı okudunuz. Ben de şehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize ve ailelerine başsağlığı diliyorum.
'12 ASLAN PARÇASINI KAYBETTİĞİMİZİ DÜŞÜNDÜKÇE İÇİME SİNDİREMİYORUM'...
Ancak, böyle bir ihmali bir türlü içimize sindiremiyoruz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak. 19 askerimizin bir mağaraya sokulup, metan gazında 10’unun hayatını kaybetmesini, ordumuzun envanterinde insansız araçlar ve robotlar varken, oraya ölçüm cihazlarının çok önceden gitmesi gerekirken, evlatlarımızda gaz maskesi, oksijen tüpü olması gerekirken, bunların bir kısmının imal edilmediği, tedbir alınmadığı ve boşu boşuna 12 aslan parçasını kaybettiğimizi düşündükçe bunu bir türlü içimize sindiremiyoruz.
Bir metan gazı ölçüm cihazının 1.100 TL olduğu bir noktada bu büyük ihmali asla kabul etmiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi bunu sonuna kadar araştıracak, milletimize söz veriyoruz. Mehmetçiğin canını hiçe sayanlardan mutlaka hesap soracağız, mutlaka.
Maalesef, bu beceriksizlik iktidarın elinde. Ekonomimiz her geçen gün dibe doğru sürükleniyor. 13,5 milyon işsizimiz var. Son 10 yılın en kötü durumu ve maalesef ne eğitimde, ne işte, ne istihdamda olan, “ev geçindiren genç” olarak nitelendirilen gençlerimizin sayısı 4,5 milyonu buldu. Bu rakamlar Avrupa'da çok çok altındayken, Avrupa bunu dert ediyorken, Türkiye’de annesinin babasının avucuna bakan, onlardan alacak para bekleyen, yaşı geçmiş, işsiz, okulda olmayan gençlerimiz var.
Bugün uzun uzun Silivri’deki arkadaşlarla, Ekrem Başkan’la konuşurken, yaklaşan seçimde en çok arkadaşlarımızın özgürlüğü için değil, kendimiz için değil, ama bu ülkenin yoksulları için, işsizleri için, gençleri için, yasaklardan da bıkmış, yoksulluktan da bıkmış, işsizlikten de bıkmış gençleri için bu partinin bir an önce iktidar olması için bu yolu yürümenin ne kadar önemli olduğunu konuştuk.
Buradan, Türkiye'nin hangi görüşten olursa olsun, hangi mezhepten, hangi inançtan, hangi etnik kimlikten olursa olsun, Türkiye'nin bütün gençlerine söz veriyoruz: Sizi bu yasaklardan, bu yolsuzluktan, bu yoksulluktan, AK Parti’nin kaldıracağım deyip gelip iyice berbat ettiği bu Türkiye'deki tüm olumsuzluklardan kurtaracağız.
Cumhuriyetin bundan sonraki dönemi, 100 yıl öncesinde olduğu gibi, gençlerini kucaklayan ve gençleriyle birlikte yarınlara taşınan bir Cumhuriyet olacak. Söz veriyoruz sizlere.
Sokaklardan korkuyorlar, meydanlardan korkuyorlar diyoruz, korkuyorlar. Tabii ki hak ettiler. Niye hak ettiler? 18 Mart günü, Ekrem Başkan bir iftar sofrasında oturuyor. Sonradan hem düzenlenen iddianameden hem de üniversitenin mahkemeye yolladığı evraktan öğreniyoruz ki, Ekrem Başkan’ın 35 yıl önce İstanbul Üniversitesi'nin ilan vererek çağırdığı, Ekrem Başkan’ın 18 yaşındayken başvurduğu, 31 yıl önce aldığı diplomasını iptal etmeye çalışıyorlar.
'18 YAŞINDAKİ EKREM'E YASAK GETİRMEYE ÇALIŞIYORLAR'...
İşletme Fakültesi’ne, bu diplomayı derhal iptal et diyorlar. Bu diploma, YSK'ya verilebilir diyorlar. Üniversite diploması, bir tek şey için lazım: Eğer Cumhurbaşkanı adayı olacaksanız, YSK o zaman üniversite diploması istiyor.
Bu savcı kafayı takmış, Ekrem Başkanı Cumhurbaşkanı adayı yapmayacak, ama üniversitenin işletme fakültesi 15 kere uğraşıyorlar, iptal etmiyor. Tekrar bastırıyorlar, Ekrem Başkan istifa ediyor, yine iptal etmiyorlar. Bu sefer, yetkisi olmayan bir şekilde, diploması verilmeyen üniversitenin yönetim kurulunu topluyorlar, diplomayı oradan iptal edip, ondan sonra da dava açıp Ekrem Başkan’a siyasi yasak getirmeye çalışıyorlar.
'KENAN EVREN ELİNE SU DÖKEMİYOR'...
Bu olay olduğunda, 12 Eylül darbecisi Kenan Evren’in yasak getirdiği Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan’ın siyaset yasakları ayıbından Türkiye'nin kurtulduğu, kurtulmaya çalıştığı yıllar... Onlara siyaset yasağı kalkıyor. Sonrasında her biri Başbakan oluyor, bu ülkeye hizmet ediyor. Ama 2025 yılına gelmişiz, 1990’daki 18 yaşındaki Ekrem İmamoğlu’na siyaset yasağı getirmeye çalışıyorlar.
O yüzden, bu mücadele bir demokrasi mücadelesidir. 12 Eylül darbecilerinin getirdiği siyaset yasakları kalktıktan 35 yıl sonra, 18 yaşındaki Ekrem’e siyaset yasağı getirenler, "12 Eylülcü"lerden daha kötü dönmüştür, daha darbecidir. Demokrasiden daha az nasibini almıştır. Artık Recep Tayyip Erdoğan eline Kenan Paşa su dökememektedir.
Bugün Kenan Evren yaşasa, Erdoğan’a der ki: "Tebrik ederim, seni boynuz kulağı geçti" der.
'ERDOĞAN'I 4 KEZ YENDİK YİNE YENERİZ'...
Erdoğan şunu bilsin ki biz, Ekrem Başkan’la Erdoğan’ı 4 kez yendik, hiç yenilmedik. Biz, 2 seçimdir Erdoğan’ın adaylarını teker teker yeniyoruz.
23 yıldır seçim kaybetmediğini söyleyen Erdoğan, bugün “23 yıldır şu seçimi kazandık, bu seçimi kazandık” diyor, ama artık o yenilmez değil. 31 Mart’ta onu yendik ve ikinci parti oldu. Bütün anketlerde Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin birinci partisi.
Ve Beylikdüzü’nde bir kez, İstanbul’da 3 kez Ekrem İmamoğlu, Erdoğan’ın adaylarını yendi. Ama Erdoğan, Ekrem Başkan’ı bir kere bile yenemedi. Eğer bir yenilmez varsa, o Ekrem Başkan’dır. Onun için korkuyor, korksun, geleceğiz, yine yeneceğiz. Biz kazanacağız.
Arkadaşlarımıza her türlü iftirayı attıranlar, bir suç örgütü lideri diye tanımladıkları Aziz İslam Aktaş’a dönüp, bu sefer Adıyaman’dan bir orta üzerinden Adana’ya ve çeşitli belediyelerimize iftirada bulundurdular.
Rakamları çıkardık, bu itirafçı dedikleri iftiracı. Şimdi evinde yazdığında keyif çatıyor. Güya bu suç örgütü lideri dışarıda iftira atıyor, içeride ama 388 ihale almış, 300’ünü AKP’lilerden, 88’ini bizden almış. Oysa belediyelerin yüzde 60’ı bizde ama ihalelerin yüzde 70’ini AK Parti’den almış.
Bugün Erdoğan çıkmış, kurultay toplantısında “Yolsuzluk yapan, hırsızlık yapan bizden değildir” diyor. Erdoğan, eğer hırsızlık yapan ırak olacaksa, senin bu ülkeden ırak olman lazım.
'2 MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRDİM'...
Bugün çıkmış Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Cumhuriyet Halk Partisi’ni baklava kutularından bahsediyor. Ben baklava kutusunu gördüm, derhal harekete geçtim. 2 tane müfettiş görevlendirdim, taviz yok dedim. Gereğini yaparız dedim. Benim baklava kutusuna tahammülüm yok, ama senin ayakkabı kutularından sabıkan var. Gün gelecek, o defterleri açacağız, Yüce Divan'da yargılayacağız."
Özgür Özel, Cumhuriyet'i hedef alan açıklamalarda bulunan kamuoyunda 'Yeliz' olarak bilinen eski AKP'li vekil Ahmet Hamdi Çamlı'ya da ateş püskürdü ve suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
'TÜM TELEVİZYONLARA FREKANS TAHSİS EDİLSİN'...
Özel, şunları kaydetti:
"Bir ülke düşünün 15,5 milyon kişinin aday gösterdiği Cumhurbaşkanı adayını seçildiği gün Silivri’ye koyacaksınız. Yetmeyecek evladıyla, babasıyla uğraşacaksınız.
Tutuksuz yargılanma istiyoruz. TRT’den canlı yayın istiyoruz. Biz bunu aylardır söyledik. Nihayet dün Sayın Bahçeli yargılamanın uzadığını, iddianamenin tavsadığını ve canlı yayını kendilerinin de kabul ettiğini söyledi.
Bugün de Erdoğan ‘İyi söylemiş’ demiş. O zaman hodri meydan. Kanun teklifimizi 9 Mayıs’ta vermiştik. Öyle ‘TRT’den verelim’ demekle olmaz.
TRT’nin duruşmayı bir kanaldan baştan sona, eksiksiz, savcıyı ne kadar veriyorsa savunmayı da tam vererek, savunmaları arkadaşlarımızın ağzından canlı yayınlayarak ve canlı yayın yapmak isteyen tüm televizyonlara frekans tahsis ederek bu duruşmaların tam, eksiksiz ve şeffaf olarak yayınlanmasını istiyoruz.
Bugün Erdoğan konuşmuş. Demiş ki ‘Yüzde 52 oyla geldim, üç yıl daha gitmem.’ Aslında birinci turu geçemedi, ikinci turda geçerli oyların yüzde 52’sini aldı, seçildi. Ama ‘Üç yıl daha gitmem’ diyor. Millet ‘Git’ diyor, bu ‘koltuğa yapıştım, gitmem’ diyor.
Buradan Erdoğan’a sesleniyorum: Sen yüzde 52 değilsin, sen yüzde 29’sun. Seni yüzde 29’la orada oturtmam. 29’la orada oturamazsın.
2 Kasım Pazar günü o sandığı getir, adayımızı bırak. Ama korkuyorsun, resimlerini indirtiyorsun, afişlerini indirtiyorsun, seslerini metrodan kesiyorsun. Ama sana iddia ediyorum. Ekrem Başkan içeride olsa da dışarıda olsa da, onu içeride tutsan bile, getir sandığı 2 Kasım’da, Ekrem Başkan’ın vesikalık fotoğrafına yenileceksin.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 138430
Süper Loto'da 6 bilen bir kişi, 67 milyon 226 bin 39 TL'lik büyük ikramiyeyi kazandı...
6 Temmuz 2025 Pazar günü gerçekleştirilen çekilişte kazanan kupon, Antalya'nın Muratpaşa ilçesindeki Ünal Market bayisinden oynandı.

Büyük ikramiyenin çıktığı kuponun oynandığı bayinin sahibi Serkan Çobanoğlu, “Bize çıkmış kadar sevindik" dedi.
Süper Loto çekilişinde 6 Temmuz 2025 Pazar günü gerçekleştirilen çekilişte 67 milyon 226 bin 39 TL'lik büyük ikramiyeyi kazandıran numaralar 4, 14, 23, 27, 35 ve 57 olarak açıklandı.
Şanslı numaraları oynayan kişinin ise Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde yer alan Ünal Market'ten kuponu oynadığı açıklandı.
80 yıldır aynı noktada faaliyet gösterdiklerini anlatan Çobanoğlu, “Haberi akşam saatlerinde öğrendik. Antalya, özellikle de Muratpaşa, şans oyunlarında kendini kanıtlamış bir ilçe. Şanslı bayi olmak bizi çok mutlu etti" dedi.

'YILBAŞI İKRAMİYESİ DE MURATPAŞA'YA ÇIKMIŞTI'...
Bayi olarak bugüne kadar birçok ikramiye kazandırdıklarını paylaşan Çobanoğlu, “Şimdiye kadar verdiğimiz en büyük Süper Loto ikramiyesi bu oldu. Yılbaşı ikramiyesi de Muratpaşa'ya çıkmıştı, o da bizi çok sevindirmişti. İnşallah bunun da devamı gelir. Süper Loto dışında Kazı Kazan gibi oyunlarda da büyük ödüller verdik. Süper Loto olarak verdiğimiz en büyük ikramiye 67 milyon lira. Bu da bizleri çok mutlu etti. Duyanlar hemen geliyor, satışlarımızda büyük bir artış var" diye konuştu.
Büyük ikramiyeyi veren bayi olmanın mutluluğunu yaşadığını aktaran Çobanoğlu, “Bundan sonraki verilecek tüm ikramiyelere talibiz. Hep bizden çıkmasını canı gönülden istiyoruz" dedi.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 214641
Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter'in makamında bulunan baklava kutularından 110 bin avro çıkmış ve söz konusu paraların 'rüşvet' yoluyla elde edildiği iddia edilmişti. İtirafçı olan Tüter tutuklandı...
Antalya'da Manavgat Belediyesi'ne yönelik rüşvet, haksız kazanç edinme, irtikap ve zimmet operasyonunda Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter'in makamında 'baklava kutuları' içerisine saklanmış 110 bin Euro bulunmuştu. İtirafçı olan Tüter tutuklandı.
Aralarında Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara ve Tüter'in de yer aldığı 34 kişi ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilirken, Tüter'in emniyet ifadesi ortaya çıktı.

İTİRAFÇI OLDU, 110 BİN EURO ALDIĞINI KABUL ETTİ...
Tüter, söz konusu 110 bin Euro ödemeyi kendisinin aldığını kabul etti ancak belediye makamında aldığı paraların iki iş insanı arasında olduğunu ve belediye adına alınmadığını iddia etti. Bu tutarın komisyon olduğunu savundu.

ÖZGÜR ÖZEL AĞIR SÖZLERLE ELEŞTİRMİŞTİ...
Özel, Tüter'in odasında kaydedilen görüntülere ilişkin yaptığı açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:
"Görüntüleri gördüm, kaynar sular başımdan döküldü. O görüntüler montaj falan çıkarsa arkadaşın arkasında dururuz. O görüntüler gerçekse Allah onun bin kere cezasını versin.
Bu parti, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında, tarihin en kritik seçimlerinden bir tanesine giderken, bütün belediyeleri kazanmış ve belediyeleri iyi yönetirsek bize ülkenin anahtarını verecekler, bu dönemde böyle bir işe kalkışıp da kendisinin, ailesinin namusunu düşünmeyip de partinin geleceğiyle oynayacak bir hareket yapan birini affetmek mümkün değil."
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 301981
Özel, Ahmet Hamdi Çamlı hakkında sert açıklamalarda bulundu. Özel, "Bütün vekillerimiz ve 81 il başkanımız kendi illerinde harekete geçmeyenlere suç duyurusunda bulunacak.
81 ilden birinden bir savcı çıkacak bu namussuzdan hesap soracak." dedi...
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, cumhuriyeti hedef alan ve 1923 için kanlı darbe diyen AKP'li Ahmet Hamdi Çamlı'yı yerden yere vurdu. CHP'nin vekilleri ve 81 il başkanları ile birlikte Çamlı hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
Özel partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, 'organizma', 'namussuz' dediği Ahmet Hamdi Çamlı için savcıları göreve çağırdı. Özel konuşmasın sonunda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin canlı yayın desteğine yanıt verdi, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da erken seçim çağrısı yaparak 'Hodri meydan' dedi.
Özel'in konuşmasından başlıklar şöyle:
Şehit haberleri yüreğimizi yaktı. Şehitlerimizin defin işlemleri tamamlanmasının ardından konuyu Meclis'e getireceğiz.
Yeterli bir keşifin yapılmadığından, evlatlarımıza gaz maskesinin ve oksijen tüplerinin sağlanıp sağlanmadığından, mağara önceye insansız aracın girmesi gerektiğinden, mağarada patlatma yapılıp yapılmadığından bahsediyorlar.
Biz araştırma önergemizi vereceğiz. Bu kayıplar yüreğimizi yaktı. Sorumluların cezalandırılmasını istemek milletimizin bizden beklentisi.
ŞEHİDİN EMANETİNE SAHİP ÇIKTILAR...
Şehidimiz Özkan Özkanlı'nın verdiği bursu biz üstleniyoruz. Kartalkaya raporunu paylaştık, korsan dediler. Bilirkişilerin yazdığı rapor meşrudur, AKP adaleti çaldı.
KARTALKAYA FACİASI...
Kartalkaya davasını takip edeceğiz. Savcının yargılanmalı dedikleri yok. Kim yok, Kültür ve Turizm Bakanlığı, teftişe gidenler yok. Turizm ve Çalışma Bakanlığı personellerinin yargılanması için imzayı atmadı.
O Turizm Bakanı bu insanların yüreği yanıyorken 36 bebek ve çocuk kömür parçaları halinde ailelerine temsil edilmişken, birinci elden sorumlu kendisi ve bakanlığıyken 50 metrelik yatıyla Ege adalarını geze geze gitti beş yıldızlı otelinin önüne demirledi.
TURİZM BAKANI'NA TEPKİ...
Bu ülkeyi bu hale getirene, o Turizm Bakanı'nı oraya atayana, istifa etmediği halde orada tutana, Turizm Bakanı'na çanak tutanlara yazıklar olsun, Allahlarından bulsunlar.
Milletimize o Turizm Bakanı atayan, azletmeyen, pişkinliğe karşı sessiz kalan sonra da sorumlusu benim ben diyene söylüyorum. Sorumlusu sensin Erdoğan.
ÇORLU TREN FACİASI...
Bugün Çorlu tren kazasının yedinci yıl dönümü. Biraz önce Mısra Öz'ü aradım. Mısra Hanım'ın söylediği şey şu esas sorumlular yargılanmadı.
ZEYTİN YASASI...
Zeytin yasası var, büyük bir mücadele verdi grubumuz. O zenginlerin kesecekleri zeytinlikleri koordinatla belirlediler.
Yasayı Meclis kapanmadan çıkarıp gitmek istiyorlar. CHP AYM'ye gitsin diyorlar. Biz AYM'de beklerken binlerce zeytin ağacı kesilecek.
AYM 9 ay sonra anayasaya aykırı bulacak ama iş işten geçmiş olacak. Zeytin yasasına hep birlikte direnmek üzere yine Meclis'e bekliyoruz.
EMEKLİ MAAŞI...
Bunlar zengini seviyor, işçi ve emekliyi sevmiyorlar. Bundan sonra yıl sonuna kadar emekliler 16 bin TL alarak geçinmeye çalışacaklar. Verilen zam günlük 80 lira. Cumhuriyet tarihi boyunca verilmiş en düşük zam. Verdiği zam bir tas çorba almıyor.
Kendisi gelmeden önce en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bunu bütün emeklilere söyleyin, ezberleteyim. Bugün en düşük emekli maaşı 2.5 çeyrek altın alıyor.
Kamu işçileri çerçeve sözleşme bekliyorlar.
Meclis temmuz ayı sonuna kadar çalışma kararı aldığı halde AK Parti kendi grubuna 17'sine kadar çalışacağız diyorlar. O zamana kadar zenginlerin bekledikleri kanunlar çıkaracaklar.
"MİLLETİN SESİNİ DUYMAYANI TATİLE GÖNDERMİYORUZ"...
17'sinde denizdeyiz abi diyerek birbirlerine müjde veren AK Partililer var. Milletin yarası kanıyor. Meclis böyle ifadelerle yaraya tuz basamaz.
Milletin sesini duymayanı tatile göndermiyoruz.
Cumhurbaşkanı adayımıza, CHP'ye darbe yaptılar. Bu darbeye karşı bir mücadeleyi sürdürüyoruz. Daha bunun utancı sürerken 5 Temmuz günü yeni bir utancı yaşattılar. Bu sefer üç belediye başkanımızı gözaltına aldılar.
Zeydan Karalar evde değildi, Gebze'ye ablasına gitti. Adresi Zeydan Başkan'ın eşinden aldılar, Zeydan Başkan'a telefon açtılar. Gebze'ye gittiler gözaltına aldılar. Kaçacak olsa adresi söylemez. Zeydan Karalar'a Adanalılar Adana gibi başkan diyor. Her seçimde daha çok oy veriyorlar.
Tutdere, deprem olduğunda enkaz başında olmak dışında bir yerde görmedim. Aklımın ucundan geçmez Adıyaman'ı kazanacağımızı. Adıyaman kararını vermiş, şimdiden başkan seçmiş denildi raporlarda. Abdurrahman karar vermişler dedim, rekor kırdı. Bütün Türkiye şaşırdı.
O Aziz İhsan Aktaş palavra sıkıyor. Abdurrahman Tutdere bir ihale vermemiş kendinden önceki AKP'li vermiş.
Aziz İhsan Aktaş toplam 388 ihale almış. Kamudan ve AKP'li belediyelerden 300, CHP'li belediyelerden 88 ihale almış. Aziz İhsan Aktaş'tan makam arabası alanlar içeride değil. Bizim belediye başkanlarımız içeride. Hak mı reva mı?
AK Parti'nin CHP'yi geçtiği tek yüzde bu. Eserinle övünebilirsin AKP bu senin eserin. 111 gün oldu bir kör kuruş bulamadılar.
25 milyon seçmenin oy verdiği belediye başkanlarını seçmenine hizmetten kopardılar. Delil şüphesi olan bir şey oldu, rapor gelsin en tavizsiz gereğini yaparız.
Melih Gökçek'e ait neler neler var hepinizin bildiği bir şey yapmıyorlar. Denizli'de Beltaş dosyası dururken pişkin pişkin oturmaya devam mı edeceksiniz? Adalet Bakanı Yılmaz Tunç 120 milyon TL'lik dosya konusunda bilgi bekliyorum. Bilgi yoksa çuvallar sarayda demektir.
AHMET HAMDİ ÇAMLI'YI YERDEN YERE VURDU...
Meclis'te tek adam rejimi gelirken CHP'liler ve muhalefet partileri direnirken birisi abuk subuk bir yayın yapıyor. Kullanıcının adı 'Yeliz'.
Bu beceriksiz ekrana bir basıyor. İğrenç bıyıklarıyla karşınızda Ahmet Hamdi Çamlı. Türkiye'deki bütün Yelizlerden özür diliyorum.
1923'e kanlı darbe demiş, yeni bir devlet kurmaktan bahsediyor. Bu alçaklığı cehaletle açıklayamayız. Bir hıyanet çizgisindedir kendisi. Sayın Erdoğan'ın ve partisinin kınamasını bekledik.
'ORGANİZMA' DEDİ...
Ahmet Hamdi Çamlı diye bir organizma var. AK Parti, Atatürk'ün kurduğu cumhuriyete düşmanlık eden bir alçağı kınayamamaktadır, cezalandıramamaktadır. Onun sözü AK Parti'nin sözüdür. Çok daha vahimi şu ana kadar herhangi bir savcının re'sen soruşturma başlatmamış olmasıdır.
Bu devlet sizin makamınıza cumhuriyet başsavcısı ünvanını vermiş. 1923'e kanlı darbe diyen birine haddini bildirmeyen, hesabını sormayan, soruşturma açmayan o unvanı da hak etmiyor. Bu Cumhuriyet'in size verdiği unvanlar da ödediği her kuruş maaş da haram zıkkım olsun hepinize.
BAHÇELİ'YE YANIT...
Bahçeli çok önemli bir açıklama yaptı. Konuşmasında masumiyet karinesine dikkat çekti. İddianamenin bir an önce yazılmasını söyledi. Davaların TRT'den yayınlanmasını desteklediğini söyledi. Sayın Bahçeli darbe filan yapmıyorum.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 272917
12 askerimizin metan gazı zehirlenmesinden dolayı şehit olmasıyla ilgili ihmal vb. durumların araştırılması için TBMM'ye sunulan önerge, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi...
Terör örgütü PKK'nın saklandığı mağaralarda geçmiş dönemde şehit olan bir Kahraman askerimizin naaşını almak için arama yapan bir grup Mehmetçikten 12'si metan gazı sebebiyle şehit oldu.
Yaşanan gelişme ile ilgili Milli Savunma Bakanlığı konu hakkında idari tahkikat başlatıldığını ifade etti.
ÖNERGE REDDEDİLDİ...
Şehitlerimizin hayatını kaybettiği operasyonla ilgili ihmal gibi durumlara ilişkin bir araştırma önergesi verdi.
İYİ Parti tarafından verilen önerge AKP-MHP oylarıyla reddedildi.
Gelişmeyi İYİ Partili milletvekili Buğra Kavuncu açıkladı.

KAYNAK: Ajanslar








