head

2183026 810x458 75f08
Salı, 20 Ekim 2026

 

 

Manşetler

Manavgat'taki operasyonla ilgili açıklama yapan Özgür Özel hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı...

 

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı; Özgür Özel hakkında, Manavgat Belediyesi'ne yönelik yapılan operasyonla ilgili kullandığı ifadeler nedeniyle soruşturma başlattı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in tutuklanarak görevden uzaklaştırılması üzerine 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitingini bu akşam Antalya’da düzenledi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuşmasında Manavgat Belediyesi'ne yapılan operasyonla ilgili inanılmaz bir "kurguyu" açıkladı. 

Özel, "Baklavacı sizin işbirlikçiniz! Kaçak içki ve uyuşturucudan almışlar, bir ay eğitip baklava kumpasını planlamışlar. Baklavacıyı kendince itirafçı yaptılar" ifadelerini kullandı.

MİTİNG BİTER BİTMEZ SORUŞTURMA...

Mitingin sona ermesinin ardından, Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP lideri hakkında, Muratpaşa ilçesinde katıldığı açık hava etkinliğinde yaptığı konuşma nedeniyle resen soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Yapılan açıklamada soruşturmanın, "Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı uhdesinde mevcut bir soruşturma evrakı ile ilgili olarak açıkça gerçeğe aykırı bilgileri, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayması şeklinde gelişen eylemleri nedeniyle" başlatıldığı ifade edildi.

 

GEÇEN HAFTA DA SORUŞTURMA AÇILMIŞTI...

Özel'e geçen hafta da, MYK toplantısında yaptı açıklamalar gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Cumhurbaşkanına hakaret", "suç işlemeye alenen tahrik", "kamu görevlilerine görevleri nedeniyle hakaret ve tehdit" iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı. 

 

 

 

 

 

 

 

 

CHP, Zeydan Karalar’ın tutuklanması üzerine “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingini bu akşam Adana’da düzenliyor. Genel Başkan Özgür Özel Uğur Mumcu Meydanı'nda toplanan on binlere seslendi...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin bu haftaki durağını Adana olarak belirledi. Miting Adana Uğur Mumcu Meydanı’nda yapıldı.

 

ÖZGÜR ÖZEL ADANADA 1 514533307 613676495085057 1635163946214250464 n acf1f

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlatılan mitingler, her hafta bir il ve İstanbul’un bir ilçesinde düzenleniyor. Bu haftaki miting ise, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanvekili ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın tutuklanması nedeniyle Adana’da gerçekleştiriliyor.

 
 

CHP Gençlik Kolları Adana'da Uğur Mumcu Meydanı'nda düzenlenen mitinge katılmak için kurdukları kortejle yürüyüş yaptı.

ÖZGÜR ÖZEL ADANADA 4 514533307 613676495085057 1635163946214250464 n 957b2

'SEYHAN' DEMEYE DEVAM EDECEĞİM...

Seyhan Belediye Başkan vekili Hasibe Akkan sahneye çıkarak tutuklu Başkan Oya Tekin'in mesajını Adanalılara okudu.

Oya Tekin'in mesajı şöyle oldu: "Ben Oya Tekin, geçen yıl halkımızın seçimiyle Seyhan Belediye başkanı oldum. Bir iftiracının sözüne dayanılarak beni ve eşimi buraya getirdiler. Göreve geldiğim ilk günden beri tek hedefim oldu, daha temiz, daha mutlu bir Seyhan. Giderleri kıstım, yanlış bulduğum süreçleri sona erdirdim. Doğal olarak çıkar çevrelerinin düşmanlığını kazandım, tehdit edildim ama kimseye boyun eğmedim. Size and içerim ki, sizin, çocuklarınızın geleceği için gece gündüz çalışmaya, her an Seyhan demeye devam edeceğim. Şu an bedenen yanınızda değilim, ama kalbim sizlerle..."

'SUSMAYIN, VAZGEÇMEYİN, BAŞINIZI ÖNE EĞMEYİN'...

Tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ise Silivri’den seslendi. Aydar'ın mektubunda Adanalılara 'mücadele' vurgusu mesajı dikkat çekti:

“Sevgili Ceyhanlılar, sevgili Adanalılar, bugün yanınızda, o meydan omuz omuza durmayı çok isterdim. Ama demir kapılar ardında olsam da kalbim sizlerle atıyor. Bu satırlara size doğup büyüdüğüm topraklardan, en büyük sevdam dediğim Ceyhan’dan Adana’dan koparılmanın verdiği hasretle yazıyorum. En çok da mahalle aralarında gülen çocukları, sabah selamlaştığım esnafı, gözümün içine bakarak ‘yalnız değilsin Başkan’ diyen yüreği büyük insanları özlüyorum. Ama inanın içim buruk değil. Çünkü biliyorum ki yalnız değilim. Bugün orada biraraya gelen binlerce insan sadece tutsak tutulan birbirinden değerli belediye başkanları için değil, Zeydan Başkanım için, Oya başkanım, benim için değil; halkın iradesi için, adalet, demokrasi için ayırıyor. Bu hepimizin sesi, hepimizin mücadelesidir. Bugün orada tuttuğunuz her bayrak, attığınız her slogan kurduğunuz her cümle beni daha da güçlü kılıyor. Ve size söz veriyorum, geri döneceğim. Eskisinden daha kararlı, daha inançlı, daha mutlu bir şekilde… Çünkü bu hikayeyi yarım bırakmak bize yakışmaz. Susmayın, vazgeçmeyin, başınızı öne eğmeyin."

 

 

'DİK DURUŞUMUZU BOZMAYACAĞIZ'...

CHP Adana İl Başkanı Anıl Tamburoğlu, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve tutuklu Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın mesajını okudu. 

İmamoğlu ise mesajında, “Güzel Adana'nın yiğit insanları. Adana kendine has kültürüyle çok özel bir şehirdir. Yıllardır bu özel şehre hak ettiği değeri vermeyenler şimdi Adana'nın iradesine el koymaya kalkıyorlar. Zeydan Karalar Adana'nın ta kendisidir. Onun özgürlüğüne uzanan el Adanalılara uzanmıştır. Adanalılar Allah'ına kadar Cumhuriyetçidir, Allah'ına kadar demokrattır. Adalıları yıldıramazlar. Adana'dan Samsun'a, Edirne'den Hakkari'ye bu topraklarda mertlik kazanacak, iyilik kazanacak. Her şey çok güzel olacak” diye seslendi.

Zeydan Karalar’ın mesajı ise şöyle oldu: “Adanalı kardeşlerim canlarım. Sizi beni ne kadar sevdiğinizi ve güvendiğinizi biliyorum. Bu davanın sadece şahsıma yapılmadığını biliyoruz; paritmizie ve demokrasi mücadelemize yapılmış bir darbedir. Bizde hata olur  ama para işi olmaz. Bunu bütün Türkiye bilir. Aynı iki davada bir başkasına serbestlik verip bir başkasına tutukluluk vermek Türk adaleti açısından çok üzücü. Bu tutuklamaların siyasi olduğunu gösterir. Ben neden burada olduğumu biliyorum. Kardeşiniz her zamanki gibi dik duruşunu asla bozmaz ve taviz vermez. Mücadeleye devam…

 

ÖZGÜR ÖZEL ADANADA 2 514533307 613676495085057 1635163946214250464 n 8a808

ÖZEL: 250 BİN KİŞİ KARALAR'A SAHİP ÇIKIYOR...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise Adanalılara şöyle seslendi:

“Dediler ki bir günde o meydan dolmaz. Görüyor musun Zeydan Başkan. 250 bin hemşehrin sana sahip çıkıyor bu meydanda. Adana evlatlarına, iradesine sahip çıkıyor. Kumpaslara itiraz ediyor. Helal olsun Adana’ya…”

"19 Mart günü sabahın erken saatlerinde diplomasını iptal edenler Ekrem İmamoğlu'nun kapısına dayanıp darbe yapmaya çalıştılar. Darbe yönetene yapılır. Milletimizin takdiri ile bir sonraki Cumhurbaşkanına darbeye kalktılar. Biz de önce yüz binlerle sonra milyonlarla Saraçhane'ye gittik. Onlar vapurları bağladılar, metroları kapattılar. Biz 1 milyon 200 bin kişi olduk, darbeyi geri püskürttük. O darbenin üzerinden 118 gün geçtikten sonra İstanbul'la yetinmediler. Artık Adıyaman'ın, Antalya'nın, Adana'nın ve İzmir'in de iradesine göz diktiler. Darbeciler mi üstün, millet mi üstün? İşte Adana'nın iradesi. Adanalıyık, Allah'ın adamıyık diyenler burada!"

"Birileri Cumhurbaşkanını kandırmış. 3 savcımız var, 3 tane de yalancı şahidim var demiş. Televizyonlardan yayınları ve iftiraları basarız demişler. Ey Erdoğan görüyor musun Adana'yı? Biz bu darbeye teslim olmayız.

Sabah güneş doğunca kalkan gece yarısı eve varan bir abiniz. İki dönemdir Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Karalar. 250 bin buraya nasıl geldi, dedim. Bütün kooperatifler karar almış. Otobüslerin üzerinde yazıyor. 'Pandemide sen vardın, depremde sen vardın yanımızda, kim gelecekse senin yanına bedava!' Bir şehir ayağa kalkmış. Adana ayağa kalkmış. STK'lar meslek örgütleri zorlamadan, çağırmadan, mitingi duydular geldiler. Hepsine teşekkür ediyoruz."

"Adanalılar, bütün Türkiye bu meydana bakıyor. Diyor ki, 'Acaba ne oluyor? Oralarda neler oluyor?' Bakın önce Zeydan Başkan niye Silivri’de? Zeydan Başkanı bin kilometre öteye neden götürdüler? Bu dönem değil, geçen dönem değil, bundan 11 yıl önce Zeydan Başkan Seyhan Belediye Başkanı oldu. Zeydan Başkan'ın geldiği belediye, AK Parti'den alınmıştı. AK Partili belediye, çöp ihalesini bir şirkete vermişti. Zeydan Başkan, onun döneminde, önceki dönemde yapılmış ihaleden çöp toplayanların, fatura kestirilenlerin ödemelerini yaptı. Ne eksik, ne fazla. Hak ettikleri gün, hak ettikleri kadar ve ne zaman sözleşme bitti, bir daha yenilenmedi."

 

"Ancak bu savcı saldıracak ya, kişiye bakıyor. 11 yıl önce Seyhan’da çalışmış. Geliyorlar, başkana iftira attırıyorlar. Başkanın 11 yıl önceki mevzudan, AK Parti’nin verdiği ihalenin parasını ödüyor. O ihaleyi yapan AK Partiliye ne verilmiş? Bilmiyoruz. Buraya onları niye bela etmiş? Bilmiyoruz. Paralarını ödemiş, günü gelince de göndermiş. Zaten Zeydan Başkan, sonra bir daha da onlarla çalışmamış."

"O dönem denetlenmiş, aklanmış. Sonra Adana Büyükşehir’e gelmiş. Seçmişsiniz, görev yapmış. 5 yıl denetlenmiş, aklanmış. Bu sefer rekor oyla seçmişsiniz. 2 senedir de bunu yapmış. 11 yıl geriye gidip iftira attırıyorlar ve diyorlar ki, 'Seni aldık, burada hapse koyduk'. O Zeydan Başkan, 11 yıl boyunca bir çöp bulamadıkları, bir iftiracıyla tutukladıkları Zeydan Başkan'ın eşi burada, eşi. Nuray ablam. Öğretmen. Nuray Hanım Adana'da devlet okulunda 32 yıldır maaşla çalışıyor. Hala devlet memuru, her sabah derse gidiyor. Bu kadının kocası mı yapmış yolsuzluk?"

OSMAN GÖKÇEK'E 'BOZUK TOHUM' GÖNDERMESİ...

"Orada Melih gökçek var. Oğlunu biliyor musunuz? Bozuk tohum. Gitmiş baklava kutusu yapıp ahlak dağıtıyor. Senin Partinin Başbakan Yardımcısı babana Ankara'yı parsel parsel sattın demiş. Senin kursağından geçen her lokmada haram var. Bozuk tohum. Şu evlatlara bak biri doktor, zorunlu hizmette. Diğeri kendi işini yapıyor. Belediyeye istiflenen yok. Senin oğlun 600 milyonluk villa yaptıracak. Sen devlet memurunun kocasına rüşvet diyeceksin.

Kadın kooperatifleri kurup köylü kadınların yüzünü güldüren, belediye borcunun alacağının 4 katı olduğu yerde şimdi alacağının 4 kat olduğu belediye yapmış. Güneş enerjisiyle elektrik faturasını sıfırlamış."

"İlk kadın belediye başkanı Oya Tekin'i iftiracı ifadesiyle tutukladılar. Çöp ihalesi var. O iftiracı 'Bana ihaleyi vereceksin' diyor. Kaymakama gidiyor, valiye gidiyor. Yılmıyor ama o iftiracı gidip İstanbul'da ifade veriyor. Dün bana dedi ki 'Beni ve eşimi aldılar. 15 yaşında bir oğlum var. Bari ev hapsi versinler, oğlumun yanında olayım.' Bizi izliyor kuvvetli bir alkış yollayalım.

Diğer yandan Ceyhan'ın kaderi Kadir'i var. Kadir Aydar görevini yaparken o iftiracı doğrudan belediye ile çalışmamasına rağmen duyum ile ifade verip tutuklattı. Ceyhan'ın Kadir'ine sahip çıkağız."

"Karşımızda bir organize suç yapısı var. Acımasızca saldırıyorlar. Geçen sene 9 Ekim'de İstanbul'a yollandığından beri iftira ediyorlar, saldırıyorlar. Biz de meydan meydan gezip derdimizi anlatıyoruz. Anketlerde yüzde 25'i ona yüzde 70'i bize inanıyor. Bir partide işler kötüye giderse faturayı iletişimcilere keserler. Fahrettin Altun gitti, TRT'yi değiştirecek, AA'yı değiştirecek. 'Çünkü bütün televizyonlar bizde, gece yarısı 12'ye kadar elde çubuk bizde, onların elinde 2,5 kanal var. Biri açık biri kapalı ama yine de millet onlara da inanıyor' Görüyoruz ki millet arkamızda. Erdoğan'ın arkasında iftiracılar, gizli tanıklar, ABD Başkanı Trump, İsrail. Bizim arkamızda millet, Adana ve Türkiye var."

"Ali dayının hikayesini anlatacağım. Ali dayı demiş ki 'Ben 45 derecede Zeydan'ı asfaltta gördüm, sel oldu çizmesi ile alanda gördüm, şimdi Zeydan'a iftira etmişler. Özgür Başkan'a söyleyin, biz güneşe dayanırız, sıcağa dayanırız, iftirayı gölge etseler altında durmayız, Zeydan'ın arkasında dururuz.' İşte Trump'a güvenme, Netanyahu'ya güvenme. Ali dayı yenecek seni!"

"Şimdi ya Halk TV'den izliyordur, ya TELE1'den. SÖZCÜ'yü kararttı sinirinden. Şimdi duysun bakalım; diplomasız Erdoğan (sloganlar atılıyor) Adana başka bir yer. Senin diplomayı sorgulama için davul getirmişler. Merak etmeyin helal diplomayı geri alacağız. Bu diplomasızı da evine yollayacağız."

 

'TRT'DEN YARGILAMALARI YAYINLAYIN'...

"Uzun tutukluluktan, iddianamesiz tutukluluktan şikayet ediyorduk. Dün Osmaniye'nin evladı Devlet Bahçeli 'Uzun tutukluluklar zarar veriyor' dedi. Biz başkanlarımıza güveniyoruz. Siz de iftiracı savcınıza güveniyorsanız hodri meydan TRT'den yargılamaları verin. Meclis kapanmadan, iddiayı da cevabı da satır satır TRT'nin yayınlamasını talep ediyoruz. Çünkü iftiradan yıldık."

"Bir şeye seviniyormuş. 'Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek' denildiğinde "12 milyon üyemiz vardı. Döner yine bize oy verirler o zaman' Biz her şeyi biliyoruz. Oğlu burs alacak, AKP'ye üye yaptırıyorlar. Kömür yardımı yapılacak ver kafakağıdını AKP üyesi yapalım. Buradan size samimiyetle söylüyoruz. Oy veren üye olan korkmasın. Tayyip'i yolladığımızda emekli maaşı bir asgari ücret olduğunda CHP'li de doyacak AKP'li de doyacak MHP'li de doyacak. CHP baba evidir. Kimi burada büyür, kimi ayrılır. Bugün baba evinde olmasan da kimin işi bozulur, huzuru kaçar, baba evinde bir hissesinde vardır. Baba evinin tapusu ne Özgür Özel'de var ne de Ecevit'te. Tapusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ündür. Kimse korkmasın.

Erdoğan'a sesleniyorum; seni yüzde 29'la oraya oturtmam. 2 Kasım da sandığı istiyorum."

 

 

 

HABER: Mertcan  YILMAZ

KAYNAK: Ajanslar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nde rüşvet tartışması büyüdü. Ayakkabı fırlatıldı, kutular havada uçuştu. Güvenlik devreye girdi, toplantıya ara verildi...

Rüşvet iddialarının gölgesinde toplanan Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi'nde tansiyon yükseldi. Meclis üyeleri arasında yaşanan sert tartışma, ayakkabı fırlatılmasına ve kutuların havada uçuşmasına neden oldu.

 

ANTALYA BŞB AYAKKABI KUTULARI 2 514723729 1467711631059155 6219815735109590368 n 7c985

GERGİNLİK RÜŞVET İDDİALARIYLA TETİKLENDİ...

Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 10 Temmuz tarihli toplantısı, rüşvet iddiaları nedeniyle olağanüstü bir atmosferde gerçekleşti. Toplantı sırasında CHP’li ve AK Partili meclis üyeleri arasında başlayan sözlü tartışmalar kısa sürede büyüyerek fiziksel gerilime dönüştü.

MECLİSTE AYAKKABI FIRLATILDI...

Görgü tanıklarının aktardığına göre, tartışmanın alevlendiği dakikalarda bir meclis üyesi sinirlerine hakim olamayarak karşısındaki üyeye ayakkabı fırlattı. Olayın şokuyla salondaki tansiyon daha da yükselirken bir başka meclis üyesi de elindeki kutuyu yere attı. Meclis salonunda kısa süreli panik yaşandı.

GÜVENLİK DEVREYE GİRDİ, TOPLANTIYA ARA VERİLDİ...

Çıkan arbede üzerine belediye güvenlik görevlileri olaya müdahale etti. Taraflar güçlükle sakinleştirilirken bazı üyeler dışarı çıkarıldı. Yaşanan gerginlik nedeniyle toplantıya kısa süreli ara verildi. Daha sonra gündem maddeleri görüşülerek toplantı tamamlandı.

ARKA PLANDA BÖCEK SORUŞTURMASI VAR...

Meclisteki gerginliğin temelinde, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında geçtiğimiz günlerde başlatılan rüşvet soruşturması yer alıyor. İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Böcek’in ardından başkan vekilliği için mecliste yeni seçim yapılması gündemde.

11 Temmuz’da yapılması beklenen seçim öncesi meclisteki siyasi dengeler hassasiyetini koruyor.

MECLİSTE ÇOĞUNLUK CHP'DE

Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nde toplam 112 üye bulunuyor.

--CHP'nin 76 üyeyle mecliste salt çoğunluğu elinde bulundurduğu,

--AK Parti’nin 22,

--MHP’nin 10,

--DP’nin 3,

--1 bağımsız üyeyle temsil edildiği biliniyor.

Bu tabloya göre başkan vekili seçimi sürecinde CHP’nin belirleyici rol oynaması bekleniyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

KAYNAK: Ajanslar ve ABB

 

 

 

 

 

Partisinin Sancaktepe'deki buluşmasında konuşan CHP lideri Özgür Özel, Erdoğan'ın grup toplantısında 'baklavalı' göndermesine yanıt verdi. İddialarla ilgili iki müfettiş görevlendirdiklerini anımsatan Özel, '17-25 Aralık'a göndermede bulunarak "Benim baklava kutusuna tahammülüm yok ama senin ayakkabı kutularından sabıkan var" dedi...

'Cumhurbaşkanlığı sistemini' de eleştiren Özel, "Sistem geldiğinde dolar 3,2 liraydı; '1 dolar, 1 lira olacak' dediler: Bugün 1 dolar, 40 lira oldu" diye konuştu...

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve aynı zamanda CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun, İBB'ye yönelik soruşturmalar kapsamında tutuklanmasının ardından CHP'nin başlattığı miting ve buluşmaları sürüyor.

İstanbul'daki ilk miting Şişli'de düzenlendi; burayı sırasıyla Beylikdüzü, Başakşehir, (İstanbul Üniversitesi) Beyazıt Meydanı, Silivri, Pendik, Esenler, Gaziosmanpaşa, Avcılar ve son olarak da İmamoğlu'nun tutukluluğunun 100'üncü gününde yapılan Saraçhane buluşmaları izledi.

Her çarşamba İstanbul'un bir ilçesinde düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" buluşmalarında adres bu kez, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde AKP'den CHP'ye geçen Sancaktepe oldu.

9 Temmuz Çarşamba (bugün) günü saat 20.30'da başlayacak miting Sancaktepe Demokrasi Caddesi'nde düzenlenecek.

Yüksek hava sıcaklığına rağmen 10 binlerce vatandaş 'iradesi' için alanı doldurdu.

İMAMOĞLU: ASLA BOYUN EĞMEYECEĞİZ...

Mitingde CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu aktardı.

Sancaktepelilere selamlarını ileten İmamoğlu, diğer tutuklu belediye başkanları Zeydan Karalar’a, Muhittin Böcek’e, Abdurrahman Tutdere’ye, Ahmet Şahin ve Tunç Soyer'e de değindi.

İmamoğlu'nun mesajı özetle şu şekilde:

"İktidarın milli iradeyi gasp etme girişimlerinin yeni bir örneğidir. Tamamen siyasi amaçlarla kurgulanmış, hukuki temelden yoksun, bin bir haksızlık ve zorbalıkla yürütülen bu soruşturmalarda, bizler, kendimizi aklamak zorunda değiliz.

Asıl kendini aklaması gerekenler, yargıyı talimatla çalışır hale getirenler, iftiraların, gizli tanıkların arkasına gizlenerek kendileri için muhalefetsiz bir ülke yaratma hayali kuranlardır. 

Baskıyla, zorbalıkla, kara propagandayla milletimize boyun eğdirmeye çalışanlar asla başaramayacaklar. Bu millet 7 düvele boyun eğmemiş, sandıktan kaçanlara, milli irade hırsızlarına mı boyun eğecek. Elbette boyun eğmeyeceğiz.

Milletin iradesine değil, ele geçirdikleri devletin gücüne güvenenler yine kaybedecekler. Çünkü karşılarında siz varsınız, millet var. Kendi iktidarlarını sürdürmekten daha önemli hiçbir derdi olmayanlar, milletin vicdanına, 86 milyonun kardeşliğine yenilecek. Bizler kazanacağız. ‘Herkes için, her yerde, önce adalet, önce hürriyet’ diyenler kazanacak. 

Bizim davamız, bu ülkede yaşayan herkes için, her yerde, önce adaleti, önce hürriyeti sağlamaktır.  Adalet ve hürriyet temeli üzerinde kuracağımız toplumsal birlik ve bütünlük, bütün dertlerimizin çaresi, geleceğimizin garantisidir.

Hücremden, demir parmaklıkların, duvarların, tel örgülerin ardından kendim ve ülkem için tek bir talebim var: ‘Herkes için, her yerde, önce adalet, önce hürriyet."

Gazeteci, siyasetçi ve yazar Mustafa Balbay, 'Asla Vazgeçme, İmamoğlu'nun Yolculuğu' isimli kitabını CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'e armağan etti.

ÖZGÜR ÖZEL: BU DARBEYİ SÜRDÜREMEZSİN...

İmamoğlu'nun mesajının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kürsüye çıktı. Alana toplanan 10 binleri selamlayan Özel, iktidara sert sözlerle yüklendi.

Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

"Adalet ve demokrasi mücadelesi veriyoruz: 112 gündür bir darbe karşı direnme hakkımızı kullanıyoruz.

Karşımızdakiler milletten korkuyorlar, sandıktan korkuyorlar, meydanlardan, sandıktan korkuyorlar. Onlar sokağa çıkamıyorlar, pazara gidemiyorlar, hatırınızı soramıyorlar.

Ülkenin kötü gidişatına engel olamıyorlar. Hesap vermeye gelince ise sizden bıçak gibi kaçıyorlar. İşte biz haklıyız, güçlüleriz; hem sesini çıkaranlar hem de yüreği aslan gibi olanlar bu meydanlara koşuyor.

Onlara sesleniyoruz: Bu milletten kaçamazsınız, bu darbeyi sürdüremezsiniz. Adayımızı esir tutamazsınız. Ekrem başkanı alacağız, iktidarı alacağız. Millet kazanacak, halk kazanacak, biz kazanacağız.

Heyecanımız yüksek, enerjimiz yüksek, ama memleketin durumu hiç parlak değil. Bilhassa geçtiğimiz günlerde aldığımız bir haber, biraz önce ben buraya doğru gelirken ekranlardan sizleri izliyordum.

İl Başkanımız buraya şanlı bayrağımızı açtılar, 12 şehidimiz için saygı duruşunda bulundunuz, İstiklal Marşımızı okudunuz. Ben de şehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize ve ailelerine başsağlığı diliyorum.

'12 ASLAN PARÇASINI KAYBETTİĞİMİZİ DÜŞÜNDÜKÇE İÇİME SİNDİREMİYORUM'...

Ancak, böyle bir ihmali bir türlü içimize sindiremiyoruz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak. 19 askerimizin bir mağaraya sokulup, metan gazında 10’unun hayatını kaybetmesini, ordumuzun envanterinde insansız araçlar ve robotlar varken, oraya ölçüm cihazlarının çok önceden gitmesi gerekirken, evlatlarımızda gaz maskesi, oksijen tüpü olması gerekirken, bunların bir kısmının imal edilmediği, tedbir alınmadığı ve boşu boşuna 12 aslan parçasını kaybettiğimizi düşündükçe bunu bir türlü içimize sindiremiyoruz.

Bir metan gazı ölçüm cihazının 1.100 TL olduğu bir noktada bu büyük ihmali asla kabul etmiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi bunu sonuna kadar araştıracak, milletimize söz veriyoruz. Mehmetçiğin canını hiçe sayanlardan mutlaka hesap soracağız, mutlaka.

Maalesef, bu beceriksizlik iktidarın elinde. Ekonomimiz her geçen gün dibe doğru sürükleniyor. 13,5 milyon işsizimiz var. Son 10 yılın en kötü durumu ve maalesef ne eğitimde, ne işte, ne istihdamda olan, “ev geçindiren genç” olarak nitelendirilen gençlerimizin sayısı 4,5 milyonu buldu. Bu rakamlar Avrupa'da çok çok altındayken, Avrupa bunu dert ediyorken, Türkiye’de annesinin babasının avucuna bakan, onlardan alacak para bekleyen, yaşı geçmiş, işsiz, okulda olmayan gençlerimiz var.

Bugün uzun uzun Silivri’deki arkadaşlarla, Ekrem Başkan’la konuşurken, yaklaşan seçimde en çok arkadaşlarımızın özgürlüğü için değil, kendimiz için değil, ama bu ülkenin yoksulları için, işsizleri için, gençleri için, yasaklardan da bıkmış, yoksulluktan da bıkmış, işsizlikten de bıkmış gençleri için bu partinin bir an önce iktidar olması için bu yolu yürümenin ne kadar önemli olduğunu konuştuk.

Buradan, Türkiye'nin hangi görüşten olursa olsun, hangi mezhepten, hangi inançtan, hangi etnik kimlikten olursa olsun, Türkiye'nin bütün gençlerine söz veriyoruz: Sizi bu yasaklardan, bu yolsuzluktan, bu yoksulluktan, AK Parti’nin kaldıracağım deyip gelip iyice berbat ettiği bu Türkiye'deki tüm olumsuzluklardan kurtaracağız.

Cumhuriyetin bundan sonraki dönemi, 100 yıl öncesinde olduğu gibi, gençlerini kucaklayan ve gençleriyle birlikte yarınlara taşınan bir Cumhuriyet olacak. Söz veriyoruz sizlere.

Sokaklardan korkuyorlar, meydanlardan korkuyorlar diyoruz, korkuyorlar. Tabii ki hak ettiler. Niye hak ettiler? 18 Mart günü, Ekrem Başkan bir iftar sofrasında oturuyor. Sonradan hem düzenlenen iddianameden hem de üniversitenin mahkemeye yolladığı evraktan öğreniyoruz ki, Ekrem Başkan’ın 35 yıl önce İstanbul Üniversitesi'nin ilan vererek çağırdığı, Ekrem Başkan’ın 18 yaşındayken başvurduğu, 31 yıl önce aldığı diplomasını iptal etmeye çalışıyorlar.

'18 YAŞINDAKİ EKREM'E YASAK GETİRMEYE ÇALIŞIYORLAR'...

İşletme Fakültesi’ne, bu diplomayı derhal iptal et diyorlar. Bu diploma, YSK'ya verilebilir diyorlar. Üniversite diploması, bir tek şey için lazım: Eğer Cumhurbaşkanı adayı olacaksanız, YSK o zaman üniversite diploması istiyor.

Bu savcı kafayı takmış, Ekrem Başkanı Cumhurbaşkanı adayı yapmayacak, ama üniversitenin işletme fakültesi 15 kere uğraşıyorlar, iptal etmiyor. Tekrar bastırıyorlar, Ekrem Başkan istifa ediyor, yine iptal etmiyorlar. Bu sefer, yetkisi olmayan bir şekilde, diploması verilmeyen üniversitenin yönetim kurulunu topluyorlar, diplomayı oradan iptal edip, ondan sonra da dava açıp Ekrem Başkan’a siyasi yasak getirmeye çalışıyorlar.

'KENAN EVREN ELİNE SU DÖKEMİYOR'...

Bu olay olduğunda, 12 Eylül darbecisi Kenan Evren’in yasak getirdiği Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan’ın siyaset yasakları ayıbından Türkiye'nin kurtulduğu, kurtulmaya çalıştığı yıllar... Onlara siyaset yasağı kalkıyor. Sonrasında her biri Başbakan oluyor, bu ülkeye hizmet ediyor. Ama 2025 yılına gelmişiz, 1990’daki 18 yaşındaki Ekrem İmamoğlu’na siyaset yasağı getirmeye çalışıyorlar.

O yüzden, bu mücadele bir demokrasi mücadelesidir. 12 Eylül darbecilerinin getirdiği siyaset yasakları kalktıktan 35 yıl sonra, 18 yaşındaki Ekrem’e siyaset yasağı getirenler, "12 Eylülcü"lerden daha kötü dönmüştür, daha darbecidir. Demokrasiden daha az nasibini almıştır. Artık Recep Tayyip Erdoğan eline Kenan Paşa su dökememektedir.

Bugün Kenan Evren yaşasa, Erdoğan’a der ki: "Tebrik ederim, seni boynuz kulağı geçti" der.

'ERDOĞAN'I 4 KEZ YENDİK YİNE YENERİZ'...

Erdoğan şunu bilsin ki biz, Ekrem Başkan’la Erdoğan’ı 4 kez yendik, hiç yenilmedik. Biz, 2 seçimdir Erdoğan’ın adaylarını teker teker yeniyoruz.

23 yıldır seçim kaybetmediğini söyleyen Erdoğan, bugün “23 yıldır şu seçimi kazandık, bu seçimi kazandık” diyor, ama artık o yenilmez değil. 31 Mart’ta onu yendik ve ikinci parti oldu. Bütün anketlerde Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin birinci partisi.

Ve Beylikdüzü’nde bir kez, İstanbul’da 3 kez Ekrem İmamoğlu, Erdoğan’ın adaylarını yendi. Ama Erdoğan, Ekrem Başkan’ı bir kere bile yenemedi. Eğer bir yenilmez varsa, o Ekrem Başkan’dır. Onun için korkuyor, korksun, geleceğiz, yine yeneceğiz. Biz kazanacağız.

Arkadaşlarımıza her türlü iftirayı attıranlar, bir suç örgütü lideri diye tanımladıkları Aziz İslam Aktaş’a dönüp, bu sefer Adıyaman’dan bir orta üzerinden Adana’ya ve çeşitli belediyelerimize iftirada bulundurdular.

Rakamları çıkardık, bu itirafçı dedikleri iftiracı. Şimdi evinde yazdığında keyif çatıyor. Güya bu suç örgütü lideri dışarıda iftira atıyor, içeride ama 388 ihale almış, 300’ünü AKP’lilerden, 88’ini bizden almış. Oysa belediyelerin yüzde 60’ı bizde ama ihalelerin yüzde 70’ini AK Parti’den almış.

Bugün Erdoğan çıkmış, kurultay toplantısında “Yolsuzluk yapan, hırsızlık yapan bizden değildir” diyor. Erdoğan, eğer hırsızlık yapan ırak olacaksa, senin bu ülkeden ırak olman lazım.

'2 MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRDİM'...

Bugün çıkmış Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Cumhuriyet Halk Partisi’ni baklava kutularından bahsediyor. Ben baklava kutusunu gördüm, derhal harekete geçtim. 2 tane müfettiş görevlendirdim, taviz yok dedim. Gereğini yaparız dedim. Benim baklava kutusuna tahammülüm yok, ama senin ayakkabı kutularından sabıkan var. Gün gelecek, o defterleri açacağız, Yüce Divan'da yargılayacağız."

Özgür Özel, Cumhuriyet'i hedef alan açıklamalarda bulunan kamuoyunda 'Yeliz' olarak bilinen eski AKP'li vekil Ahmet Hamdi Çamlı'ya da ateş püskürdü ve suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

 

'TÜM TELEVİZYONLARA FREKANS TAHSİS EDİLSİN'...

Özel, şunları kaydetti:

"Bir ülke düşünün 15,5 milyon kişinin aday gösterdiği Cumhurbaşkanı adayını seçildiği gün Silivri’ye koyacaksınız. Yetmeyecek evladıyla, babasıyla uğraşacaksınız.

Tutuksuz yargılanma istiyoruz. TRT’den canlı yayın istiyoruz. Biz bunu aylardır söyledik. Nihayet dün Sayın Bahçeli yargılamanın uzadığını, iddianamenin tavsadığını ve canlı yayını kendilerinin de kabul ettiğini söyledi.

Bugün de Erdoğan ‘İyi söylemiş’ demiş. O zaman hodri meydan. Kanun teklifimizi 9 Mayıs’ta vermiştik. Öyle ‘TRT’den verelim’ demekle olmaz.

TRT’nin duruşmayı bir kanaldan baştan sona, eksiksiz, savcıyı ne kadar veriyorsa savunmayı da tam vererek, savunmaları arkadaşlarımızın ağzından canlı yayınlayarak ve canlı yayın yapmak isteyen tüm televizyonlara frekans tahsis ederek bu duruşmaların tam, eksiksiz ve şeffaf olarak yayınlanmasını istiyoruz.

Bugün Erdoğan konuşmuş. Demiş ki ‘Yüzde 52 oyla geldim, üç yıl daha gitmem.’ Aslında birinci turu geçemedi, ikinci turda geçerli oyların yüzde 52’sini aldı, seçildi. Ama ‘Üç yıl daha gitmem’ diyor. Millet ‘Git’ diyor, bu ‘koltuğa yapıştım, gitmem’ diyor.

Buradan Erdoğan’a sesleniyorum: Sen yüzde 52 değilsin, sen yüzde 29’sun. Seni yüzde 29’la orada oturtmam. 29’la orada oturamazsın.

2 Kasım Pazar günü o sandığı getir, adayımızı bırak. Ama korkuyorsun, resimlerini indirtiyorsun, afişlerini indirtiyorsun, seslerini metrodan kesiyorsun. Ama sana iddia ediyorum. Ekrem Başkan içeride olsa da dışarıda olsa da, onu içeride tutsan bile, getir sandığı 2 Kasım’da, Ekrem Başkan’ın vesikalık fotoğrafına yenileceksin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Süper Loto'da 6 bilen bir kişi, 67 milyon 226 bin 39 TL'lik büyük ikramiyeyi kazandı...

6 Temmuz 2025  Pazar günü gerçekleştirilen çekilişte kazanan kupon, Antalya'nın Muratpaşa ilçesindeki Ünal Market bayisinden oynandı.

 

67 milyon süper loto antalyaya 1 515703097 1078126587585228 1234958380383609088 n eb37b

Büyük ikramiyenin çıktığı kuponun oynandığı bayinin sahibi Serkan Çobanoğlu, “Bize çıkmış kadar sevindik" dedi.

Süper Loto çekilişinde 6 Temmuz 2025 Pazar günü gerçekleştirilen çekilişte 67 milyon 226 bin 39 TL'lik büyük ikramiyeyi kazandıran numaralar 4, 14, 23, 27, 35 ve 57 olarak açıklandı.

Şanslı numaraları oynayan kişinin ise Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde yer alan Ünal Market'ten kuponu oynadığı açıklandı.

80 yıldır aynı noktada faaliyet gösterdiklerini anlatan Çobanoğlu, “Haberi akşam saatlerinde öğrendik. Antalya, özellikle de Muratpaşa, şans oyunlarında kendini kanıtlamış bir ilçe. Şanslı bayi olmak bizi çok mutlu etti" dedi.

 

67 milyon süper loto antalyaya 3 515703097 1078126587585228 1234958380383609088 n 48940

'YILBAŞI İKRAMİYESİ DE MURATPAŞA'YA ÇIKMIŞTI'...

Bayi olarak bugüne kadar birçok ikramiye kazandırdıklarını paylaşan Çobanoğlu, “Şimdiye kadar verdiğimiz en büyük Süper Loto ikramiyesi bu oldu. Yılbaşı ikramiyesi de Muratpaşa'ya çıkmıştı, o da bizi çok sevindirmişti. İnşallah bunun da devamı gelir. Süper Loto dışında Kazı Kazan gibi oyunlarda da büyük ödüller verdik. Süper Loto olarak verdiğimiz en büyük ikramiye 67 milyon lira. Bu da bizleri çok mutlu etti. Duyanlar hemen geliyor, satışlarımızda büyük bir artış var" diye konuştu.

Büyük ikramiyeyi veren bayi olmanın mutluluğunu yaşadığını aktaran Çobanoğlu, “Bundan sonraki verilecek tüm ikramiyelere talibiz. Hep bizden çıkmasını canı gönülden istiyoruz" dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar