Manşetler
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 180388
Gelecek Partisi’nde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Edinilen bilgilere göre, Gelecek Partisi milletvekilleri Selim Temurci ve İsa Mesih Şahin, partilerinden istifa etme kararı aldı. Temurci ve Şahin'in yaptığı açıklamada, "Sokağın gerçeklerinden kopuk bir siyasi partinin büyümesi imkansızdır. Siyasi mücadelemiz yol arkadaşlarımızla birlikte gerçekçi zeminlerde sonuna kadar sürecektir" denildi...
Gelecek Partisi’nde istifa depremi yaşanıyor. Parti milletvekilleri Selim Temurci ve İsa Mesih Şahin, partilerinden istifa etme kararı aldı.
Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nin birleşimiyle kurulan Yeni Yol Partisi, Meclis’te grup kurmuştu. Ancak bu birleşmenin ardından Temurci ve Şahin, Gelecek Partisi çatısı altında kalmayı tercih etmişti.
Selim Temurci ve Şahin'in istifalarıyla Meclis'te bağımsız milletvekili sayısı 13'e yükseldi.
AÇIKLAMA GELDİ...
İstifa eden vekiller sosyal medya hesaplarından açıklama yaparak istifalarını duyurdular. Yaptıkları açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Büyük umutlarla kurduğumuz Gelecek Partisi'nin içinde olduğu mevcut durumun Türkiye için yeni bir gelecek tasavvuru inşa etmesi artık imkansız hale gelmiştir. Gelecek Partisi büyük bir iddiayla kurulmuş, kuruluş döneminde hem Genel Merkez nezdinde hem de teşkilatlarda çok iyi bir kadro oluşturmuştur. Türkiye'nin dört bir tarafında teşkilatlarımız olağanüstü gayretler ortaya koymuştur. Partimiz kuruluş döneminde vatandaşın sahip çıkabileceği bir potansiyele sahipken bugün gelinen noktada 'siyasetteki konjonktürel dalgalanmaya göre kedisine yer bulmaya çalışan bir siyasi yapı' haline dönüşmüştür. Öyle ki organik olmayan siyasi oluşumlarda yer alabilme adına partinin isminden dahi vazgeçilmiştir.
'AMACINI UNUTAN BİR SİYASİ YAPININ GELECEĞİ OLAMAZ'...
Amacını, hedeflerini ve kuruluş ilkelerini unutan bir siyasi yapının geleceği de olamaz. Dolayısıyla, 'süreç içerisinde yaşanan kimlik bunalımları, sokağın gerçeklerinden kopuk siyaset tarzı, siyasetin doğasına aykırı düşen ittifaklar, ben merkezli siyaset anlayışı, geçmişle hesaplaşma psikolojisi' gibi sebepler Gelecek Partisi'ni kuruluş iddiasından uzaklaştırmıştır. Siyaset milletle birlikte, inanmış bir kadro ile yapılır. Sokağın gerçeklerinden kopuk bir siyasi partinin büyümesi imkansızdır. 'Küçük olsun, benim olsun' anlayışından Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu bir siyaset çıkmaz. Partimizin içinde bulunduğu olumsuz tabloya ilişkin genel ve yerel seçim yenilgileri sonrası parti içinde yapılan tüm müzakereler, sözlü-yazılı tüm öneriler sonuçsuz kalmış, bu konularda istişare mekanizmaları işletilmemiş, bunun yanında Genel Başkan tarafından da sahici bir çıkış yolu ortaya konmamıştır. Bu durum, partimize emek veren kurucularımızın ve teşkilatlarımızın önemli bir bölümünün süreç içerisinde partiden kopmasına sebep olmuştur.
'NE ACIDIR Kİ...'
Ne acıdır ki, 'ehliyet, liyakat ve istişare' diye yola çıkanlar, bugün sadece 'sadakat' istemektedir. Ülke yönetiminin kişiselleştirildiği iddiasında bulunanlar, maalesef 'ben' anlayışına teslim olmuştur. Mahallelerimizden çıkacağız diyenler, kendi mahallesiyle 'kavgalı' konuma gelmiştir. Partimizin kuruluş değerlerinden uzaklaştığı ve vatandaşımızın beklentileriyle arasında büyük bir mesafe oluştuğu açıkça görülmektedir. Oysa siyasi partiler, sokağın gündemine göre siyaset yaparlar. Vatandaşımızın siyasetten önemli beklentileri varken, partimizin bu beklentilere odaklanamayıp teori siyasetinde boğulması gerçek siyaseti ıskalamaktan başka bir şey değildir. Maalesef üst üste yaşanan kimlik bunalımları nedeniyle partimiz bir türlü gerçekçi bir siyasi zemine oturamamış, kimlik bunalımına bir çözüm de bulunamamıştır. Dolayısıyla gerek mecliste verdiğimiz mücadeleler gerekse de teşkilatlarımızın ortaya koyduğu üstün gayretler siyaseten bir sonuca dönüşememiştir.
'SİYASİ MÜCADELEMİZ GERÇEKÇİ ZEMİNLERDE SÜRECEK'.
Bugün geldiğimiz noktada siyasi duruşumuza ve vicdani sorumluluğumuza daha fazla aykırı düşmemek adına kurucusu olduğumuz Gelecek Partisi'nden istifa ediyoruz. Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Ahmet Davutoğlu'na, milletvekillerimize, genel merkez yöneticilerimize, İl Başkanlarımıza, İlçe Başkanlarımıza, tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz. İnsanımızın daha iyi bir geleceği hak ettiğine olan inancımızdan, dolayısıyla ülkemiz için verdiğimiz mücadeleden vazgeçmiş değiliz. Siyasi mücadelemiz yol arkadaşlarımızla birlikte gerçekçi zeminlerde sonuna kadar sürecektir."


KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 113630
Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde yapımı tamamlanan ve faaliyetlere başlayan Gaziapaşa Gold Marina şehre turist girişi ve istihdam ile beraber ekonomik katkı sağlamaya başladı...
Gazipaşalıların destek verdiği ve yapılmasından memnuniyet duyduğu marina, kamuoyunu bilgilendirmek için bir basın açıklaması gönderdi.
İŞTE O AÇIKLAMA...
""Kamuoyunun Dikkatine!
Son günlerde bazı basın ve sosyal medya paylaşımlarında, Gazipaşa Gold Marina’dan denize atık su boşaltıldığına dair iddialar yer almaktadır.
Söz konusu görüntüler, atıksu boşaltımı değil, deniz dibi güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan kum tahliye işlemine aittir.
Marina girişinde zamanla biriken kum, deniz derinliğini tehlikeli düzeyde azaltmış; bu nedenle sadece doğal kum, açık deniz alanına yönlendirilmiştir.
Görüntülerdeki bulanıklık bu teknik müdahalenin doğal sonucudur.
Atık, sintine, kanalizasyon ya da kimyasal içerikli hiçbir boşaltım yapılmamıştır.
Gazipaşa Gold Marina, Mavi Bayrak sahibi bir tesis olarak tüm çevresel yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmekte; atık kabul sistemleri, çevre eğitimleri ve denizcilik projeleriyle Gazipaşa’ya katma değer sağlamaktadır.
Tüm faaliyetlerimiz şeffaf, denetime açık ve çevre hassasiyetiyle yürütülmekte olup; kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına bu açıklamayı saygıyla duyururuz.
Gazipaşa Gold Marina ""
HABER: Uğur AKDAĞ
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 318089
MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda masasında teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın ''Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa (İmralı Notları)'' başlıklı kitabının yer aldığı görüldü...
Yıldız X hesabından yaptığı paylaşıma, ''Vicdan en büyük terazidir o asla yanlış tartmaz'' notunu düşerken; fotoğrafta dikkat çeken bir ayrıntı gözlerden kaçmadı.
Yıldız'ın çalışma masasında terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın ''Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa (İmralı Notları)'' başlıklı kitabının yer aldığı görüldü.

2016'DA TOPLATILMIŞTI...
Çözüm sürecinde İmralı görüşmelerinden oluşan söz konusu kitabın 2016 yılında toplatıldığı biliniyor.
DEM PARTİ'DEN AÇIKLAMA...
Konuya ilişkin Diken’e konuşan DEM Partili kaynaklar, “Kitabı heyetimiz götürmedi. Piyasada var zaten, edinmiştir” dedi.
İşte o fotoğraf:

- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 264363
CHP tarafından düzenlenen ''Millet İradesine Sahip Çıkıyor'' mitingine Kartal, ev sahipliği yaptı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, on binlere seslendi. CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara tepki gösteren Özel, AKP'nin Kızılcahamam kampına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından her hafta çarşamba günleri İstanbul'un bir ilçesinde, belirlenen bir gün de ise Anadolu'nun bir şehrinde "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" sloganı ile başlayan mitingler hız kesmeden devam ediyor.
'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginin yenisine İstanbul'un Kartal ilçesi, ev sahipliği yaptı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, miting alanında toplanan kalabalığa seslendi.
CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara tepkisini sürdüren Özel, asgari ücrete yönelik ara zam çağrısını yineleyerek "Bu Kızılcahamam Kampı’nda milletvekilinin biri söz almış demiş ki ‘Sokağa çıkıyoruz, karşıdan gelen asgari ücretlinin yüzüne bakamıyoruz. Yılda 4 kere bile yapabiliriz demiştiniz ama hiç olmazsa asgari ücrete Temmuz'da zam yapılsa' demiş. Tayyip Bey hiç oralı olmamış. Vekilini dinlememiş. Ben buradan millete verdiği sözü tutamayıp da utanan AK Partili milletvekillerine sesleniyorum, bu yolun sonu, yol değil. Bırakın o partiyi istifa edin. Onurunuzla istifa edin" dedi.
CHP lideri Özgür Özel'in konuşmasında öne çıkanlar şu şekilde:
- 19 Mart'ta bir darbeye giriştiler. Biz size Saraçhane'ye çağrı yaptık. Onlar vapur seferlerini durdurdular. Metroları durdurdular. Bana diyorlar ceketi çıkar kolları sıva diye ama kolları sıvamak benim işim değil. Kolları sıvayanı dışarı çıkarmak benim işim.
- Maç olur polis çalışır, bayram olur çalışır, afet olur çalışır. Kaskını yastık yapar yatar. Bir kuruş tazminat almaz, mesai almaz. Kimse dönüp derdin var mı diye bakmaz, her şeyde de toplumun karşısına, işçinin karşısına koyarlar. Ben buradan İçişleri Bakanına geçmişte verdikleri sözleri bir kez daha hatırlatıyorum. Polisimize, bekçimize, jandarmaya, sahil güvenliğe tez elden düzenleme bekliyoruz.

- Saraçhane'de gençlerle karşı karşıya getirmeye çalıştıkları polisimizin gözlerinin içine bakınca biz çok şey gördük. Buradan tüm polislerimize alkış istiyoruz. Savunma işçisi geçinemiyor diyorlar. 600 bin kamu işçisi var. Bunların sözleşmeleri 350 binin altı yedi aydır 250 binin de 4 aydır sözleşme sıkıntısı var. Bu Tayyip Erdoğan ne ile övüyorsa, savunma sanayi, top, tüfek hepsini yapıyorlar. Alın teri göz nuru, dirsek çürüterek çalışıyorlar, 39 bin lira veriyorlar bu işçilere. Grev kararı aldılar. 26 Ağustos'ta kamu emekçilerine sahip çıkın, meydanlarda onları yalnız bırakmayın!
- 23 yıldır ben kazandım ben kazandım diyeni yenen Ekrem'in arkasında duruyoruz. Bu darbe millete ağır bir bedel ödetti. Maliyeti düşük gelirlinin sırtına vurdular. Ne gençler mutlu ne asgari ücretliler. 6 Şubat depreminde dedi ya asrın felaketi diye, 100 milyar dolar dolara mal oldu bize. Bu yaptıkları 150 milyar dolara mal oldu. Bir buçuk asrın felaketi yaşattılar bize. Eğer bu darbeye yaktıkları dövizi, borsayı hepimiz için bölersek herkesin cebinden ayrı ayrı 86 milyondan 76 bin lira çalındı. Hepimizin cebinden 10 çeyrek altın çaldılar.
- Küçücük bir kız çocuğu küpesini kaybetse nerede arar, kaybettiği yerde. Emekliler, asgari ücretliler, kaybettiğinizi arayacak mısınız? Nerde bulacaksınız biliyor musunuz? Nerde kaybettiysen orada 2002'de sandıkta kaybettin, ilk sandıkta bulacaksın! Baki Aydöner kardeşimi, Aziz İhsan Aktaş iftirayla suçluyor. Baki diyor ki ömrümde tanımam. Zorluyorlar, Gürkan Dölekli var diyor, onunla irtibat kurdu. Bu Dölekli kim biliyor musunuz? Mehmet Şimşek'in fotoğraf çekildiği. Bunun bir tane lüks bir oteli var. On emekli birleşse bir gece kalamaz. Nerde bu otel? Kızılcahamam'da. Bu hafta sonu, milletvekilleriyle, Tayyip Erdoğan'ın kamp yaptığı otelin sahibi bu adam!

- Manavgat'ta baklava kutuları gördüm. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Biz şu anlayışın insanı değiliz; benim hırsızım iyi, seninki kötü. Bütün hepsinin Allah belasını versin. Bizim suçumuz belediye meclis üyesi yapmışız. Bunun kuyruğundan tutmuşlar. 32 saat video izledik. Bak şimdi baklava diye biliyorlar mı? Utanmaz bozuk tohum, ne oldu baklava kutusu? Kutudan AKP çıktı.
- Baklavanın üstünden ampul çıktı, ampul. Baklava kutusunu eline tutuşturmuşlar, 32 saat görüntü izledik, nasıl bir kumpas izlediklerini gördük. Baklavanın üstüne CHP yazmışlar, utanmaz bozuk tohum ne oldu baklava kutusu? Bu Kızılcahamam Kampı’nda milletvekilinin biri söz almış demiş ki ‘Sokağa çıkıyoruz, karşıdan gelen asgari ücretlinin yüzüne bakamıyoruz. Yılda 4 kere bile yapabiliriz demiştiniz ama hiç olmazsa asgari ücrete Temmuz'da zam yapılsa' demiş. Tayyip Bey hiç oralı olmamış. Vekilini dinlememiş. Ben buradan millete verdiği sözü tutamayıp da utanan AK Partili milletvekillerine sesleniyorum, bu yolun sonu, yol değil. Bırakın o partiyi istifa edin. Onurunuzla istifa edin! Son altı ayda AK Parti’den istifa edenlerin sayısı 300 bine yakınken CHP’ye 500 bine yakın kişi katıldı.
- Bu haftasonun 1 milyon aileyi tedirgin eden LGS sınavının sonuçlarında 719 tane birinci çıktı. Geçen yılın tam iki katı. ailelerin içine kurt düştü. Buna efendice yanıt vermek, tahkikat yapmak yerine, Milli Eğitim Bakanı olacak zat, önce gerizekalıya anlatır gibi anlattım dedi. LGS'den pis kokular gelmiyor, CHP'den geldi dedi utanmaz! Yusuf Tekin! O Yüce Divan'da yargılanacaksın!
- Çocukların babalarının alın terini çaldınız ama çocuklarımızın geleceklerini çalıyorsunuz, hesabını Yüce Divan'da vereceksiniz! Söz veriyorum yargılatacağız, gümbür gümbür iktidara geliyoruz. Yalnız kaldık dememek için ittifakta olmadıkları partilere, ittifak ortağıyız diyorlar, onlar da yalanlıyor. Ey Tayyip Erdoğan, bundan sonra bu yolu yalnız yürüyeceksin. İşlediğin tüm suçların cezasını vereceksin. AKP'li olmak, delegesi olmak, oy vermek suç değildir. Buradan tüm AKP'lilere sesleniyorum. Hırsızlar korksun, arsızlar korksun. Hiçbir suçu olmayan Anadolu insanı korkmasın!

- Bugünkü bir gelişme üzerine birlikte çok tarihi bir şey konuşacağız. Önce, Hatay Hassa, AKP'li belediye başkanlarının sonrakine, önceki bugünküne diyor. Diyor ki, Hatay'ın önceki belediye başkanı Mehmet Karataş, mevcut AKP'li başkan Selahaddin Çolak hakkında; ilçeyi soydu, mal almadan fatura kesiyor, akrabalarına para transferi yapıyor. Erdoğan'a sesleniyor, hırsızlar, faturacılar kol kola. Bir adam yumurta çalsa adamı içeri atarsınız.
- Adam koca belediyeyi soydu niye içeri atmıyorsunuz! Bak Erdoğan, gizli tanık yok. Senin belediye başkanın söylüyor. Ve halen daha kimse parmağını kıpırdatıp da Hatay'ın Hassa Belediyesine bakmıyor. Malatya'ya bakmıyor. Dünya kadar yolsuzluk dosyasını önceki dönem için Ekrem Başkan, 37 tane verdi. Süleyman Soylu el koydu. Kimse sayfasını açmıyor. 97 tane, 'bozuk tohumun babası', savcılar açmıyor. Buradan tüm Cumhuriyet Savcılarına bir kez daha sesleniyorum, bu kadar muhteşem bir ünvan olamaz. Atatürk bize Cumhuriyet ünvanı vermedi. Ama size Cumhuriyet'i koruyun diye yetkiler verilmiş, Erdoğan'ın korktuğu rakibine bir tane delil olmadan, saldıranlar, ispatlı şahitli, yolsuzluğun üzerine gitmiyorlar. Ya Cumhuriyet'i koruyun ya da o ünvanı bırakın! KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 113164
Antalya'da 'rüşvet' soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra geçici olarak Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, hastaneye kaldırılmıştı...
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'rüşvet' soruşturması kapsamında 5 Temmuz günü gözaltına alındıktan sonra tutuklanan ardından da geçici olarak Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, bulunduğu Döşemealtı L Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nun revirine başvurdu. Kalp rahatsızlığı olduğunu ileri süren Böcek, ambulansla Antalya Şehir Hastanesi'ne getirildi.
Tetkikleri yapılan ve sağlık durumu iyi olan Muhittin Böcek'in tekrar cezaevine götürüldü.
HABER: Halime Yağmur AKDAĞ








