ilk5-Manşetler
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 305120
Tapu sahiplerini yakından ilgilendiren yasal ve güvenlik odaklı üç temel kurala dikkat! Bu kurallar sayesinde olası dolandırıcılıkların ve mülkiyet sorunlarının önüne geçebilirsiniz...
Türkiye’de milyonlarca kişi ev, arsa ya da işyeri gibi gayrimenkullere tapu aracılığıyla sahip. Çoğu tapu sahibi, mal varlığını nasıl koruyacağını, nelere dikkat etmesi gerektiğini tam olarak bilmiyor.
Özellikle son yıllarda artan sahte vekâletler, usulsüz satış işlemleri ve miras uyuşmazlıkları, tapu sahiplerini mağdur edebiliyor. İşte tapu sahiplerinin mutlaka bilmesi gereken üç temel kural...
1--Tapu kaydınızı düzenli olarak e-devlet üzerinden kontrol edin...
Tapu sicil kayıtlarında yapılacak herhangi bir değişiklikten önce haberinizin olması, olası dolandırıcılık girişimlerini erkenden fark etmenizi sağlar. E-Devlet üzerinden Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü hizmetlerinden mülkünüzle ilgili bilgilere kolayca ulaşabilirsiniz. Bilginiz dışında herhangi bir hareketlilik varsa vakit kaybetmeden müdahalede bulunabilirsiniz.

2-- Gayrimenkulünüze şerh veya beyan koydurun...
Tapunuza ‘satılamaz’, ‘rehin konulamaz’ gibi özel şerhler eklemeniz, sizin bilginiz dışında işlem yapılmasını zorlaştırır. Bu özellikle yaşlı, şehir dışında yaşayan ya da birden fazla mal varlığı olan kişiler için önemlidir. Noter onaylı belgelerle bu tür güvenlik önlemleri alabilir, tapu dairesinden işlem sınırlaması talebinde bulunabilirsiniz.

3-- Vekaletle yapılan işlemlerde son derece dikkatli olun...
Vekâlet yoluyla gerçekleştirilen tapu işlemleri dolandırıcıların en çok kullandığı yöntemlerden biridir. Vekâlet verdiğiniz kişinin sadece belirli bir işlem için ve sınırlı süreli yetkilendirilmiş olmasına dikkat edin. Noterde düzenlenen genel vekâletnameler kötü niyetli kişilerin eline geçtiğinde ciddi zararlara yol açabilir.
Tapu sahibi olmak kadar, mülkü güvenle koruyabilmek de büyük önem taşır. Üç altın kurala dikkat ederek hem mal varlığınızı koruyabilir hem de hukuki sorunlardan uzak durabilirsiniz.
HABER: İbrahim AKDAĞ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 202806
Zafer Partisi Genel Merkez Teşkilat Başkan Danışmanı Alper Arıkan, aynı zamanda Alanya İlçe Başkanlığı görevine atandı. Arıkan, iki görevi de aktif olarak sürdürecek...

Zafer Partisi, Alanya teşkilatında yeni bir yapılanmaya gitti. Genel Merkez Teşkilat Başkan Danışmanı Alper Arıkan, aynı zamanda Zafer Partisi Alanya İlçe Başkanı olarak atandı. Arıkan, her iki görevini de aktif olarak sürdürecek.
Yeni yönetim kurulu üyeleriyle birlikte göreve başlayan Alper Arıkan, yaptığı açıklamada Zafer Partisi’nin Türk milletinin geleceği için kritik bir rol üstlendiğini vurguladı.
“Öncelikle hem genel merkezde hem de Alanyamızda görevlendirmeyi layık gören Genel Başkanımız Sayın Ümit Özdağ’a, Genel Başkan Vekilimiz Sayın Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu’na ve danışmanlık görevini de yürüttüğüm Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Musa Ertuğan’a teşekkürlerimi sunarım” diyen Arıkan, şu ifadeleri kullandı:
“Her biri birbirinden kıymetli, Türklük gurur ve şuurunu kalben benimsemiş ve Türk Milliyetçiliği davasının yılmaz ferdi olan yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımız ile kutsal olarak addettiğimiz bir yola çıktık. Eşkıyaların kıymet gördüğü, vatan aşıklarının hukuksuzca tutsak alındığı bu puslu havada korkmadan, yılmadan mücadelemize devam edeceğiz. Ülkemizin ve Türk Milleti’nin Zafer Partisi’ne ve liderimiz Sayın Ümit Özdağ’a ihtiyacı var. Ne mutlu ki rehin alınmışken bile milyonlara güç veren bir lidere sahibiz. Bize de aynı kararlılıkla gövdemizi ortaya koyarak çalışmak kalıyor. Alanya’mıza hayırlı ve uğurlu olsun.”
HABER: İbrahim AKDAĞ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 115838
Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Milletvekili Aykut Kaya, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Alanya’daki Demirtaş Kavşağı’nda yaşanan kazalara ve yıllardır yapılmayan köprülü kavşak projesine dikkat çekti...
Demirtaş Kavşağı’nın halk arasında “ölüm kavşağı” olarak bilindiğini hatırlatan Kaya, iktidar temsilcilerinin yıllardır köprülü kavşak sözü verdiğini ancak somut adım atılmadığını vurguladı.
Kaya, “Yumurta kapıya dayanınca bu kez de caretta carettaların yumurtlama alanı bahanesi öne sürüldü. Sahada yaptığımız basın toplantısının ardından bu engelin kalktığı ve projenin başlayacağı açıklandı. Buradan sesleniyorum: Vatandaşı oyalamayı bırakın, artık net bir tarih verin. Bu proje ne zaman başlayacak, ne zaman bitecek?” ifadelerini kullandı.
Milletvekili Kaya ayrıca, Alanya ile Gazipaşa Havalimanı arasında kalan tüm kavşaklara acilen sinyalizasyon sistemi kurulması ve yetersiz aydınlatma sorunlarının derhal giderilmesi gerektiğini de belirtti.
HABER: Halime Yağmur AKDAĞ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 154160
DEM Partili Bakırhan, terör örgütü PKK'nın silah bıraktığını belirterek artık Doğu ve Güneydoğu'da görev yapan koruculara gerek kalmadığını söyledi. Bakırhan, "Korucuları işsiz bırakmayacağız inşallah. Elindeki silahı al, ver sopayı, köyde hayvan baksın. Daha onurlu bir görevdir" ifadelerini kullandı...
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Muş'ta çiftçilerle buluştu.
Burada yaptığı konuşmada terör örgütü PKK'nın silah bıraktığını, artık çatışmanın olmayacağını söyleyen Bakırhan, koruculara gerek kalmadığını savundu.
Korucular için 'yeni bir öneride' bulunduğunu belirten Bakırhan, "Elindeki silahı al, ver sopayı, köyde hayvan baksın. Daha onurlu bir görevdir” dedi.
'KÖYDE HAYVAN BAKSIN, DAHA ONURLU BİR GÖREV'...
Bakırhan'ın Muş'ta yaptığı konuşma şöyle:
"Çoban desteği sağlasınlar, insanlar köyüne geliyor. Zaten 4 tane ineği var, bir çoban tutsa bütün kazancını ona vermek zorunda.
Korucu arkadaşlar inşallah işsiz kalmayacak. Çatışma silah bittiyse dünya kadar korucu var, bunu öneri olarak da sunuyorum. Elindeki silahı al, ver sopayı, köyde hayvan baksın. Daha onurlu bir görevdir. Köyde kendi insanını ezmeye yerine, silah çekme yerine köyde hayvan baksın."
TÜRKİYE'DE GÖREV YAPAN KAÇ KORUCU VAR?
Güvenlik Korucuları, 1985 yılında terör örgütü PKK ve uzantılarıyla mücadele etmek için kuruldu.
Türkiye'de 60 bin korucu, 30 bin emekli korucu ve 17 bin gönüllü korucu var.
Bugüne kadar terörle mücadelede 2 bin korucu şehit, 3 bin korucu da gazi oldu.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 269992
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde terör örgütü PKK'nın fesih açıklamasına karşılık düzenlediği basın açıklamasında bildiriyi sert sözlerle eleştirdi...
DERVİŞOĞLU: 'Terör örgütü zaferini ilan ediyor'...
PKK terör örgütünün bugünkü fesih açıklamasının ardından İYİ Parti lideri Dervişoğlu partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamada sert ifadelerle bildiriyi eleştirdi.
Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"BUNUN ADI AÇIKÇA İHANETTİR"...
"Beştepe, Balgat ve küresel ortakları bölücü terör örgütünün sözde kongresinin dört gözle bekledikleri sözde kongresinin sonuç bildirisi nihayet bugün açıklanmıştır.
Varoluşunu ve eylemlerini Türk Devleti'ni, Türk Bayrağını, Türkiye Cumhuriyeti'ni inkar ve büyük Türk milletinin aziz yurttaşlarının toplumsal huzurunu imha üzerine inşa etmiş bir hain terör örgütü Cumhuriyet tarihimizde örneğine rastlanamayan ihanetle kalkışmanın cüretini bu iktidar ve ortaklarından almıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve büyük Türk Milleti bu ihanet açıklamasını kabul etmez ve edemez. Aksi durum Türk Devleti'nin hain terör örgütüyle mütekabil hale getirilmesi ve teröre teslim olmasıdır. Devletin yöneten iktidar ve ortakları için bunun adı artık açıkça ihanettir.
"KAYBEDEN TÜRK MİLLETİDİR"...
Kahraman TSK'nın, emniyet güçlerimizin, bölgedeki korucularımızın mücadelesiyle bitirilme noktasına gelen terör örgütü maalesef iktidar ve yerel ortaklarının ömür boyu başkanlık ve siyasi hesapları, küresel ortaklarının talimatları ve stratejileriyle PKK terör örgütü olmayan bir savaşın galibi, olmayan bir barışın aktörü haline getirilmiştir.
Yapılan açıklamadan anlıyoruz ki; PKK hedef ver amaçlarından geri adım atmamıştır. Özellikle altını çizmek isterim ki Lozan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tapu senedidir. Açıklamada Lozan'ı inkar politikalarına karşı verilen silahlı mücadelenin başarıya ulaştığı iddia edilmektedir. Böyle bir durumda başarı ve müjdeden bahsedebilen iktidara iktidara ve çığırtkanlarına birinci vazifesi Türk istiklalini ve Türkiye Cumhuriyeti'ni daima koruma ve kollama olan Türk istikbalinin evlatları olarak soruyoruz: Terör örgütüne Lozan'ın hangi maddesini verme sözü verdiniz de Lozan'a karşı başardık demektedirler.
Bir terör örgütü Lozan'a karşılık zafer ilan ediyorsa, Türk Devleti'ni ve bu süreci yönetenler kalkışmanın faili olmaktan kaçamazlar. Görmüyor musunuz terör örgütü zaferini ilan ediyor. Okuduğunuzu anlamıyor musunuz? Kazanan PKK ise kaybeden Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir.
"TBMM'NİN ÜSTLENECEĞİ SORUMLULUK NEDİR?"...
Bu bildiriden sonra kuyruğa giren iktidar sözcülerinin açıklamaları da akıllara ziyandır. Cumhurbaşkanının danışmanlarından birinin sözleri nasıl bir ihanetle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. Terör örgütünün bildirisi için, Kürt'lerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti ile birleşmesinin tarihler teyidi ve ilanıdır demek aklın ve vicdanın iflasıdır. Çünkü Kürt kardeşlerimizin Cumhuriyet'in onurlu yurttaşları oldukları 29 Ekim 1923'te zaten teyit ve ilan edilmiştir.
Büyük Türk Milleti, bir başka soru da evlatlarımızın katiline özgürlük vaadidir. Yasa dışı örgütün, yasa dışı kongresinde alınan kararlar için sarf edilen şu sözlerin üzerinde de düşünmek gerekir. Teröristbaşının süreci yürütüp yönlendirmesi, demokratik siyaset hakkı ve hukuki güvence talep ediliyor. Bu aşamadan sonra TBMM'nin de rolünü oymaması isteniyor. İktidara soruyorum pazarlık yoksa bu ne demektir? Pazarlık yaptıysanız, bu alçağa özgürlük verip elini kolunu sallayarak siyaset yapmasına müsaade mi edeceksiniz? Büyük Türk Milleti'nin alacağı ve üstleneceği sorumluluk nedir?
SURİYE'DEKİ GELİŞMELER...
Yüce Meclis'i daha başka nasıl bir tuzağa çekmek niyetindesiniz. Türk-Kürt kardeşliği gibi ekran koruyucu sözlere sakın bakmayın. Kardeşliğe 40 yıl kurşun sıkmış alçak bir örgüt kardeşlikten asla bahsedemez çünkü bu kardeşlik nutuklarıyla bizi kandırmak isteyen örgüt silahlarını evlatlarımıza yöneltmiş kalleşlerdir. Geldiğimiz noktada uyanık olmak ve özellikle Suriye'nin kuzeyindeki gelişmeleri dikkatle izlemek ve müdahale etmek mecburiyetindeyiz. İktidara açık açık soruyorum; içeride PKK üzerinden PR yaparken KCK-PCK ve YPG'nin Suriye'de kurduğu ve 26 Nisan tarihinde Kamışlı'da ilan ettiği özerk yapıyla ilgili ne düşünüyorsunuz.
ABD-Fransa-PKK-PYD-SDG-DEM Parti ve Barzani ortaklığıyla 26 Nisan 2025 tarihinde Kamışlı'da alınan kararlara dikkatinizi çekmek istiyorum.
Bu kararlarda Suriye adem-i merkeziyetçi bir yapıya dönüştürülecektir. Federal yapılar oluşturulacak, devletin bayrağı, ismi, milli marşı değişecektir.
PKK-YPG unsurlarının hakları yasal güvence altına alınacaktır. Hani siz Suriye fatihiydiniz? Hani KCK-YPG-PKK Suriye'de silah bırakmıştı.
'SOYKIRIM' TEPKİSİ...
PKK'nın alt örgütlerinden biri PKK ise bir diğer unsur da YPG ve PYD'dir. Cumhuriyet hükümeti olarak bu konuda hangi kararları alacaksınız ve hangi adımları atacaksınız? PYD/YPG'nin Amerikan bayraklarının gölgesinde Suriye'de kuruluşunu yürüttüğü teröristana karşı ne yapacaksınız? 26 Nisan'da Suriye'de ilan edilen KCK, YPG, PKK otonom devlet yapısının devamı niteliğindeki toplantı 10 Mayıs tarihinde Diyarbakır'da yapılmıştır. DEM Parti başta olmak üzere 301 etnik bölücü parti ve STK'nın katıldığı sözde birlik inisiyatifinin karar metninde aynen şu ifadeler yer almaktadır: "Ulusal birliğin önünü açan bu konferansa emek veren dört parça Kürdistan'daki tüm örgütleri, liderleri ve kurumları kutluyorlarmış." Dört parçalı Kürdistan'ın ulusal birliğinin önündeki engellerin aşılması beyanı alenen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin parçalanması hezeyanıdır. Bu hezeyanlarla cumhuriyet devletinin üniter ve milli devlet yapısını hedef alanları buradan uyarıyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nden ve Türk milletinden toprak talep edenlerin akıbeti bizim tarihi sicilimizden bellidir. Terör örgütünün Türkiye Cumhuriyeti'ni soykırım ile suçlayan açıklaması, bu açıklamanın da başarı ya da müjde olarak sunulması artık gaflet ve delalet değil doğrudan doğruya ihanettir. Türk milletini ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni soykırımcı olmakla isnat eden bu açıklamayı muhatap alan ve zımnen de olsa kabullenen her kim varsa tarih ve millet nezdinde gün gelecek mutlaka hesap verecektir. Büyük Türk milleti, tekraren ifade etmek isterim ki AK Parti iktidarı ve ortağı tarafından "Terörsüz Türkiye" başlığıyla başlatılan süreç bugün terör örgütünün yaptığı açıklama ve "demokratik siyaset" ambalajıyla Türk vatanı ve Türk milleti açısından tehlikeli bir kalkışmaya dönüşmüştür.
"CUMHURİYET'İN TAPU SENEDİ LOZAN"...
Cumhurbaşkanı ve paydaşlarının "Terör örgütü hiçbir pazarlık yapılmadan silah bırakacağı" şeklinde savundukları sürecin geldiği noktada Türkiye'nin bugününün ve istikbalinin pazarlık konusu olduğu ortaya çıkmıştır. Üzülerek ifade ediyorum ki düğmeye bastıkları günden bu yana yaptığımız uyarılarda, sorduğumuz sorularda hep haklı çıktık. "Pazarlık var." dedik. Arsızca "Yok." dediler. Haklılarmış. Ortada bir pazarlık da yok, doğrudan doğruya teslimiyet varmış. "Öcalan'a özgürlüğün ve siyasetin yolu açılacak. Bunu Türk milletine yapamazsınız." dedik. "Yalan." dediler. Ancak, açıklamadan anlıyoruz ki terör örgütü bu konuda talepkar ve kararlı, iktidar ise terörist başına bugün ikametgah arıyor. "Türk milleti tanımına, tanımını değiştirmeye cüret ediyorlar." dedik. "Yok öyle bir şey." dediler. Ancak açıklamada tapu senedimiz Lozan'a yapılan saldırıdan anlıyoruz ki bu noktada da teslim olmuşlardır. "Lozan Anlaşması'na karşı verilen silahlı mücadele amacına ulaşmıştır." deniliyor. Görüyoruz ki burada da teslim olmuşlardır. Haklı çıkacağını bilse de insanın "İnşallah olmaz." dediği zamanlar vardır. O zamanlardayız. Haklı çıkacağımızı biliyorduk ve yine biliyoruz ki iktidarın ve ortağının aylardır söylediği kapkara yalanlar bugün gerçeğin aydınlığıyla gün gibi ortadadır. Çünkü biz hem ağababalarını hem terör örgütünü çok iyi tanıyoruz. Varlık sebeplerini de çok iyi biliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi Lozan Anlaşması'nı hedef alan ifadeler bize gösteriyor ki iktidarın da aralarında olduğu güçler artık gemiyi azıya almışlardır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tapu senedi Lozan'ı hedef alan açıklama gösteriyor ki hain terör örgütüyle iktidar ve ortaklarının hedefleri en başından beri zaten aynıymış. Büyük Türk milletinin huzurunda bir kere daha ilan ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti onu idare ettiğini zannedenlerin değil, cumhuriyeti koruma sevdasıyla donanmış Büyük Türk milletinindir. Türkiye'nin cesur evlatları buradadır. İYİ Parti buradadır. Bu ihanete asla geçit vermeyecektir. Herkes müsterih olsun. Ey vatan, gözyaşların dinsin. Yetiştik çünkü biz.
"LOZAN PARKI'NDA BULUŞMAYA DAVET EDİYORUM"...
Ayrıca bu hafta, ayrıca bu hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapmayı planladığımız grup toplantısını büyük bir katılımla bütün bu olanları protesto etmek amacıyla Çankaya Birlik Mahallesi'ndeki Lozan Parkı'nda gerçekleştiriyoruz. Bütün Ankaralıları ve milletimizi Lozan Parkı'nda buluşmaya davet ediyorum. Yarın saat 12.00'de, yani çarşamba günü saat 12.00'de tapusu delinmek istenen Türkiye Cumhuriyeti'nin hak ve hukukunu savunmak üzere Lozan Parkı'nda buluşmaya davet ediyorum.
HABER: Uğur AKDAĞ
KAYNAK: Ajanslar







