head

2183026 810x458 75f08
Cumartesi, 17 Ekim 2026

 

 

ilk5-Manşetler

 

 

 

 

 

Tutuklu Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın 148 gün sonra tahliye edildi...

 "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçlamasıyla 21 Ocak'tan bu yana tutuklu bulunan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ bugün yeniden hakim karşısına çıktı. Ümit Özdağ 2 yıl 4 ay hapis cezası verildi, cezaevinde geçirdiği süre göz önünde bulundurularak tahliyesine karar verildi. Tahliye edilen Özdağ ilk konuşmasında kendisi için nöbet tutan Zafer Partililere teşekkür etti. 

Özdağ ilk açıklamasında, "Bir ceza tesis edildi ama bunun istinafı var, Yargıtay’ı var ve göreceksiniz, bundan beraat edeceğiz. Türk halkı vicdanında bu kararı onaylamamıştır. Özdağ göreceksiniz bundan beraat edecek. Türk halkı vicdanında bu kararı onaylamadı. Hiçbirimizin anayasal ve yasal hakları güvence altında değil. Hapishane şartlarında tutukluların birbiriyle görüşmeleri mümkün değil. Ancak avukat görüşü sırasında karşılaşabiliyorsunuz. Beni bir uca Ekrem Bey'i bir uca götürüyorlardı. Fikir alışverişi mümkün değil. Benim de en çok merak ettiğim husus gerekçeli kararın nasıl inşa edileceği. " ifadesini kullandı. 

 

"BURADA ŞÜKÜR NAMAZI KILMAMA JANDARMA İZİN VERMEMİŞ"

Özdağ şunları kaydetti: 

"Ben buradan çıkar çıkmaz ilk yapmayı planladığım şey şuradaki camide şükür namazı kılmaktı. Fakat jandarma izin vermemiş. Özdağ oraya giderse herkes peşinden gelir, cami de kalabalık olur diye. Camide kalabalığın bir sıkıntısı yok aslında neden itiraz ettiler anlamadım. 

Otağa uğradıktan sonra Ankara'ya geçeceğiz, sonra da çalışmalara başlayacağım. 

Beş ay hukuksuz bir şekilde haksız iftiralarla Zafer Partisi'nin mücadelesini durdurmak için beni Silivri'de bir zindana tıktılar. Ama Zafer Partisi'nin mücadelesi durmadı, nerede bıraktıysak oradan hep birlikte devam edeceğiz. 

DURUŞMADA NELER OLDU?

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da duruşmaya katıldı. Ümit Özdağ alkışlar ve "Bozkurt Ümit" sloganları eşliğinde duruşma salonuna girdi. 

Salonda İstiklal Marşı okumaya başladı. Hakim duruşma düzenine ilişkin uyarılarda bulundu ve duruşma başladı.

SAVCI BİR HAFTADA MÜTALAASINI DEĞİŞTİRDİ...

İlk mütalaadan farklı olarak suçun bir de zincirleme şeklinde işlendiği iddia edildi.  Özdağ hakkında 1 yıl 10 aydan 7 yıl 10 aya kadar hapsi talep etti. 

Özdağ için 1.5 yıldan 4.5 yıla kadar hapsini talep etmişti. Savcı bugün mütalaasını değiştirerek Özdağ'ın 7 yıla kadar hapsini istedi.

"SAVCININ MÜTALAASI HUKUK CİNAYETİ"...

Özdağ savunmasına başladı. Özdağ şu ifadeleri kullandı: 

-Savcının mütalaası bir hukuk cinayetidir! Savcılık imzasız, kim tarafından yazıldığı dahi belli olmayan bir kağıt parçası ile beni suçluyor. 

-Savcılık Türk Milleti’ne büyük bir yalan söylüyor!

-Kayseri Olayları benim attığım tweetler sebebiyle değil; 27 yaşındaki Suriyeli bir sapığın, 7 yaşındaki yeğenini taciz etmesi sebebiyle gerçekleşmiştir. Bunu kamuoyundan gizleyemeyecekler!

"ÇOK ÖFKELİYİM"...

Savcılığın bu mütalaası karşısında gerçekten çok öfkeliyim! Hukuk adına öfkeliyim! Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına öfkeliyim. Sovyetler zamanında iktidar önce suçluyu tespit eder sonra suçlamaları oluştururdu. 2025 Türkiye’sinde de benim için durum aynen budur.

Benim hiçbir X paylaşımım şiddete çağrı yapmadı. Hiçbir X paylaşımım halkı suç işlemeye teşvik etmedi. İddianamedeki X’ler, benim yıllar önce ülkemizin geleceği ve kamu düzenine ilişkin yaptığım paylaşımlardan ibarettir.

Önemli bir detayı paylaşmakta fayda var. Ne gariptir ki mütalaa ile birlikte duruşma savcısı da değişmiş!

"BÜTÜN TÜRKİYE'YE Mİ TUTUKLAYACAKSINIZ!"...

Türkiye ve Türk Milleti için giriştiğim bu mücadele sebebiyle beni cezaevine geri yollayacaksanız yollayın! Ne yapacaksınız bütün Türkiye’yi mi tutuklayacaksınız! 5 aydır yatıyorum! Yargılandığım suçtan en yüksek cezayı alsam zaten bu kadar yatardım!

"ÜZERİNİZDE BÜYÜK BİR BASKI OLDUĞUNA EMİNİM"...

Sayın Hakim; Sizin için çok zor bir dava, çok zor bir karar olduğunu biliyorum. Ben burada siyasi bir soruşturma çerçevesinde bulunuyorum. İktidar yanlısı bir politikacı olsaydım, hiç önünüze gelmezdim. 

Gelseydim bile, beraat kararı vermeniz çok kolay olurdu. Ancak, ben iktidar yanlısı değilim ve bunun suç olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bundan dolayı işiniz hiç kolay değil. Üzerinizde büyük bir baskı olduğuna eminim. 

Sizin iyi bir hukukçu olduğunuzu, sizi tanıyan herkes söylüyor.  Bugün vereceğiniz tek adil karar olan beraat kararı ile 86 milyon insana, merakla bu davanın sonucunu bekleyen Türk milletine, ülkemizde bağımsız yargı olmasa da bağımsız yargıçlar olduğu mesajını verecek ve insanların adalet için tekrar umutlanmasını sağlayacaksınız.

Avukat M. Savaş Özdağ: “Sayın Hakim, siz bugün Ümit ÖZDAĞ hakkında hüküm vereceksiniz, tarih de sizin hakkınızda hüküm verecek! Ümit Hoca’nın da söylediği gibi Allah yardımcınız olsun!” dedi.

ÖZDAĞ HAKKINDA TAHLİYE KARARI VERİLDİ...

Ümit Özdağ, üzerine atılı halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçundan 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırıldı. Özdağ’ın tahliyesine karar verildi.

ZAFER PARTİLİLER SİLİVRİ'DE...

Özdağ'ın duruşmasına destek için Zafer Partililer de Silivri'ye geldi. Partililer tahliye haberini sevinçle karşıladı.

ÖZGÜR ÖZEL'DEN İLK AÇIKLAMA...

Haberi partisinin grup toplantısında alan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Sevgili Ümit Özdağ'dan iyi haber var, tahliye oldu. Zafer Partisi'ne hayırlı uğurlu olsun. Şunu söylemiştim hep, bir siyasi partinin genel başkanını alıp içeri atamazsınız. Bir siyasi partinin belediye başkanlarını, milletin yönetsin diye oy verdiklerini, suçu ispatlanmadan asla içeri atamazsınız." dedi.

CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel ise Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın tahliye edilmesine ilişkin, "Özdağ’ın 148 gün sonra özgürlüğüne kavuşması sevindiricidir. Ancak 2025 yılında bir siyasi parti genel başkanının, eski bir parlamenterin böyle zorlama bir suçlamadan tutuklu yargılanması demokrasi ayıbıdır" dedi.

KILIÇDAROĞLU'NDAN AÇIKLAMA GELDİ...

CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Özdağ'ın tahliyesi ile ilgili bir açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Hukuksuz yere beş aydır cezaevinde tutularak siyasetten koparılmaya çalışılan Sayın Ümit Özdağ’ın tahliyesi, fevkalade sevindiricidir. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Siyaset arenasında, düşünceleri ve mücadelesi nedeniyle tutuklu bulunan bütün siyasetçilere dayanışma ve desteklerimi sunuyorum. Hak, hukuk ve adaleti savunmaya devam edeceğiz."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar 

 

 

 

İran, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'ndan çekilmek için harekete geçti. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’ndan da ayrıldığını duyuran Tahran yönetimi, nükleer silah üretimine yönelik ilk resmi adımı atmış oldu...

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi'nin Pazartesi günü yaptığı açıklamada İran parlamentosunun Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'ndan (NPT) çıkmak için bir yasa tasarısı hazırladığını belirtti.

İran'ın devlet destekli SNN kanalında konuşan Bekayi,  "Alınması gereken en asgari önlem NPT'den çekilmektir"  dedi.

İran, Uluslararası Atom Enerjiisi Kurumu'ndan da çıktığını dün duyurmuştu. Rejim, UAEK'İ İsrail'e İran nükleer programı hakkında bilgi sızdırmakla suçlamıştı.

NÜKLEER SİLAH İÇİN İLK RESMİ ADIM...

İran'ın nükleer silah geliştirecek seviyede uranyum zenginleştirmesi, İsrail için savaş sebebi olmuştu.

İran, bu zenginleştirmeyi tamamıyla sivil sebeplerle yaptığını belirtmişti. Ancak ABD ve İsrail baskılarını devam ettirdi.

Son saldırıların etkisi ve İran hükümetinin tehdit altında olması, İslam Cumhuriyeti'nin nükleer silah geliştirme ihtimalini daha da arttıdığı öne sürülüyor.  İran'ın bu anlaşmadan da çekilmesi, nükleer silah üretimine atılmış ilk resmi adım oldu.

 

NÜKLEER SİLAH DENENECEK Mİ?

Bekayi,  kitle imha silahlarının geliştirilmesine hala karşı  olduklarını söyledi. Ancak İran yönetimi, gelecek günlerde yeni silahlar deneyeceklerinin de sinyalini vermişti.

Daha önce Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi üyesi Ebrahim Rezai, hükümete NPT'den çekilme çağrısında bulunmuştu.

Rezai, anlaşmanın İran'ın güvenliğini sağlamadığını ve “yokluğunun nedeni haline gelmemesi gerektiğini” vurguladı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

 

 

İstanbul Fatih'te korkunç bir olay yaşandı. Polis evinde ölü bulundu; meslektaşları odada ve mutfakta başkasına ait ceset parçaları buldu...

Olay, Ayvansaray Mahallesi Kariye İmarethanesi Sokak'ta meydana geldi. Polis memuru Semih G.'den haber alamayan meslektaşları S.Ü. ve A.F.K., durumu ihbar etti.

EKİPLER KAPIYI KIRIP İÇERİ GİRDİ...

İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, Semih G.’nin evine geldi. Daireden doğalgaz kokusu geldiğini fark eden ekipler, çağırdıkları çilingire kapıyı açtırarak içeri girdi.

POLİS MEMURU İNTİHAR ETTİ...

Evde Semih G.'yi yerde, hareketsiz şekilde bulan ekipler, durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Eve gelen sağlık ekipleri, Semih G.'nin hayatını kaybettiğini belirledi.

İntihar ettiği iddia edilen polis memurunun cenazesi, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu'nun morguna götürüldü.

 

EVDE BAŞI OLMAYAN CESET PARÇALARI BULUNDU...

Ekiplerin evde yaptığı olay yeri inceleme çalışmasında, evin bir odasında ve mutfağında poşetlere sarılı halde parçalara ayrılmış erkek cesedi bulundu.

Polis, kafası olmayan ve parçalara ayrılmış cesedin kime ait olduğunu tespit etmek amacıyla çalışma başlattı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

 

 

 

Alanya'nın Konaklı Mahallesi Mustafa Kemal Bulvarı üzerinde meydana gelen feci trafik kazasında, iki motosikletin kafa kafaya çarpışması sonucu Hasan Yılmaz (21) ve Ömer Faruk Karakuş (24) isimli genç sürücüler yaşamını yitirdi...

Kazada hayatını kaybeden sürücülerden birinin 2,17 promil alkollü olduğu tespit edildi.

Edinilen bilgilere göre, Hasan Yılmaz (21) idaresindeki motosikleti ile Mustafa Kemal Bulvarı üzerinde Alanya istikametinden Antalya istikametine doğru seyir halindeyken, aynı yolda karşı istikametten gelen Ömer Faruk Karakuş (24) yönetimindeki motosiklet ile kafa kafaya çarpıştı.

Çarpışmanın şiddetiyle her iki motosiklet de hurdaya dönerken, genç sürücüler yola savruldu. 

BİR SÜRÜCÜ OLAY YERİNDE, DİĞERİ HASTANEDE CAN VERDİ... 

Kazanın hemen ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda 112 Acil Sağlık ekibi ve jandarma sevk edildi.

Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde, motosiklet sürücüsü Hasan Yılmaz'ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.

Kazada ağır yaralanan diğer motosiklet sürücüsü Ömer Faruk Karakuş ise olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla özel bir hastaneye kaldırıldı.

Ancak 24 yaşındaki genç sürücü, hastanede doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

Yapılan tetkiklerde, hastanede hayatını kaybeden Ömer Faruk Karakuş'un kanında 2,17 promil alkol tespit edildiği öğrenildi. Bu durum, kazanın nedenlerinden biri olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

 

 

 

CENAZELER MORGA KALDIRILDI, SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Yaşamlarını yitiren iki genç motosiklet sürücüsünün cansız bedenleri, Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı tarafından olay yerinde ve hastanede yapılan ilk incelemelerin ardından otopsi yapılmak üzere Alanya ALKÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.

Jandarma ekipleri, kazanın kesin nedenini belirlemek için soruşturma başlattı.

 

 

 

 

HABER: İbrahim  AKDAĞ

 

 

 

 

 

Başta Almanya olmak üzere bir çok AB üyesi ülke, Türklere Şengen bölgesini kapattı. Vize randevularını toplayıp yüksek ücretlerle zenginlere satanlar yüzünden vize verme işlemleri durdu. Almanya ve İtalya inceleme başlattı. Hollanda, sınırda 25 yıl sonra polisiye önlemler aldı...

Kaçak göçle mücadele için Almanya’nın başlattığı sınır önlemlerine hızla diğer ülkeler de katıldı ve Danimarka, İsveç, Polonya, Macaristan, Yunanistan, Bulgaristan, Fransa’nın dışında Hollanda da geniş önlemler almaya başladı. Hollanda polisi artık sınırları kontrol ediyor. Kaçak göçle mücadele için AB’nin serbest dolaşımı kontrollü dolaşıma döndü ama Türkler için etkisi daha büyük oldu. 

ZENGİNE VİZE, FAKİRE RED...

Almanya’dan vize alma süresi, giden kaçakların üçte birinin Türk olması ve başvuru yığını nedeniyle 1 yılı aşıyordu. Şimdi bu sürecin tamamen durduğu bilgileri geliyor. Almanya’nın yanı sıra, çeşitli dolandırıcılık, toplu olarak randevuları alıp yüksek fiyatlarla zenginlere satma gibi nedenlerden dolayı, diğer AB üyesi ülkeler de fiili olarak Türklere şengen vizesi vermeyi durdurduğu iddiaları ayyuka çıktı. Bu yöndeki iddialarla ilgili henüz bir açıklama yapılmadı ancak SÖZCÜ’nün ortaya çıkardığı vize randevularının bireysel başvuranları mağdur edecek şekilde bazı firmaların eline geçmesi ve yüksek fiyatlarla satılması olaylarının ardından inceleme başlatıdığı öğrenildi. 

 

SİSTEM YENİDEN İNCELENİYOR...

Bu incelemeler neticesinde randevu sisteminin yeniden ele alındığı, vize işlemlerinin ise durma aşamasına geldiği belirtiliyor. Özellikle Almanya ve İtalya’nın uyguladığı sistemin mağdur yarattığı, diğer AB üyesi ülkelere vize alıp gidenlerin bir çoğunun dönmeyip iltica talep etmesinin de, Şengen vizelerini özel durumlar dışında beklemeye aldığı belirtiliyor. 

Şu anda fiili olarak Türklere vize ya verilmiyor ya da çok kısıtlı sayıda veriliyor. Bu konuda AB’den, Almanya’dan ya da diğer ülkelerden henüz bir açıklama yok.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Alt Kategoriler