ilk5-Manşetler
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 414050
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terör örgütü PKK'nın silah bırakma ve "İhanetle yazılan kanlı sayfa açılmamak üzere kapanacaktır." dedi...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terör örgütü PKK'nın fesih kararına ilişkin olarak "Türk vatanının her yöresine emek, sabır ve fedakârlıkla ekilen barış tohumları umutla sulanmış, nihayet tomurcuklanmış ve çiçek açmıştır" dedi. Bahçeli, "PKK’nın kurucu önderi" dediği terörist başı Abdullah Öcalan'a da teşekkür etti, 'şükranlarını' sundu.
Bahçeli, "Türk vatanının her yöresine emek, sabır ve fedakârlıkla ekilen barış tohumları umutla sulanmış, nihayet tomurcuklanmış ve çiçek açmıştır. Bugüne kadar çekilen çileler, katlanılan badireler, karşılaşılan belalar, ödenen bedeller, dökülen tertemiz şehit kanları milli yüreklere ateş gibi düşse de milli birlik ve kardeşliğimizi heba ve heder edecek siyasi ve sosyolojik kırılma hiç yaşanmamıştır. Türk’ün Kürt’e, Kürt’ün Türk’e hürmet, muhabbet ve bağlılığı aziz Türk milleti varlığında tezahür ve temerküz etmiş, bununla mündemiç olmak suretiyle hiçbir kopma, parçalanma veya zayıflama emaresine tesadüf edilmemiştir." dedi.
Bahçeli şu ifadeleri kullandı:
-Dünya çapında zincirleme reaksiyon gösteren savaş ve çatışmalar silsilesinin karanlık gölgesi beşeriyet ve coğrafyaları pek çok yönden tahakküm ve tesirine almışken, Türkiye Yüzyılı’nın barış ve huzur uyanışıyla tahkim, taltif ve tarifi muazzam bir atılımın, muhteşem bir tarihsel akışın tescilidir.
-27 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır’ın Lice ilçesi Fis Köyü’nde kurulan, ilk silahlı eylemini 15 Ağustos 1984 akşamı Siirt’in Eruh ve Hakkari’nin Şemdinli ilçelerinde gerçekleştiren bölücü terör örgütü PKK, 12.Kongresi’ni 5-7 Mayıs 2025 tarihlerinde toplayarak 27 Şubat İmralı çağrısına müzahir kararlar almıştır. Bu kapsamda PKK silahları bıraktığını, örgütsel varlığını feshettiğini bugün sabah saatlerinde açıklamıştır.
"PKK MUSİBETİ SON BULACAK, KANLI SAYFA BİR DAHA AÇILMAMAK ÜZERE KAPANACAKTIR"
-Böylelikle PKK musibeti son bulacak, 47 yıldır ihanetle yazılan kanlı sayfa ümit ve temenni ediyorum ki, bir daha açılmamak üzere kapanacaktır. Mevzu bahis tarihi gelişmenin kuşkusuz çok mühim ve münhasır sonuçları olacak, siyaset ve demokrasinin sivrilip serpilmesiyle miadı dolan silahlı çatışma dönemi acı hatıralarıyla ve alınmış ibretlik dersleriyle geride kalacaktır.
"İMRALI İLE DEM PARTİ ÜLKEMİZİ KAPSAMINA AŞAN RİSK VE TEHDİTLERİ İSABETLE OKUMUŞTUR"
-Milliyetçi Hareket Partisi 22 Ekim 2024 tarihinden itibaren terörsüz Türkiye hedefini kararlılıkla savunmuş, cesamet ve cüreti günbegün tahrik edilen istismar ortamının ve hamasi söylemlerin bubi tuzağına düşmemiştir. Partimiz ve Cumhur İttifakı hiçbir şekilde geri adım atmamış, özellikle İmralı ile DEM Parti ülkemizi kapsamına alan risk ve tehditleri isabetle ve itinayla okumuşlardır.
-El birliği, güç birliği, inanç birliği, eylem birliği ve ortak kader birliği mucibince; Türkiye’nin sırtında on yıllardır taşınması gittikçe ağırlaşan terör ve bölücülük kamburuna müdahale edilmiş ve hamd olsun sonuç alınmıştır.
-Şahsen, milletine ve ülkesine feda edilmiş hayatımın en mümtaz ve müstesna anını iliklerime kadar hissetmenin müftehir ruh haliyle dolup taştığımı herkesin bilmesinde yarar görüyor, bundan sonrası için daha temkinli, daha dikkatli, daha serinkanlı ve sağduyulu hareket edilmesini vazgeçilmez önemde değerlendiriyorum.
-Silahların ne zaman, nerelere, hangi şartlar dahilinde, hangi sınır ve ölçekte bırakılacağı, bunun zaman ve mekan parametrelerini analiz ederek teknik takip ve gözetiminin kimler tarafından ve nasıl sağlanacağı,
"YASAL ADIMLARIN ÇATISI ELE ALINMALI"
-Feshedilen PKK’dan PYD/YPG’ye muhtemel geçiş ve intikallerin denetim ve kontrolünün eşzamanlı ve eşgüdüm halinde nasıl ve ne şekilde temin edilip edilmeyeceği, silah bırakan örgüt militanlarından suça bulaşmış ya da bulaşmamış olanların tasnif ve tefrikinin nasıl yapılacağı, PKK terör örgütünün lider kadrosuyla ilgili alınacak tedbirlerin kapsam ve hududunun ne olacağı, siyasi ve hukuki reformlarla demokrasi ve sivil siyasetin güçlendirilmesinin yanı sıra bin yıllık kardeşliği ve birlikte yaşama iradesini pekiştirip ileriye taşıyacak stratejik ve yasal adımların çatı ve çerçevesinin nasıl belirleneceği ayrıca ele alınmalı, müştereken ve maşeri vicdana muvafık halde tatbik edilmelidir.
-Barış havası, güvenlik ortamı mutlak surette kalıcı ve gerçekçi olmalıdır. Önyargıların bataklığı kurutulmalı, uyduruk kayıkçı kavgaları sonlandırılmalı, ucuz polemiklerin sahne aldığı sipariş gerginlikler bitirilmeli, ideolojik, ilkesiz ve ilkel takıntıların parantezi kapatılmalıdır.
-Kararmış kalplerin, katılaşmış vicdanların, küçük hesapların, kötürüm heveslerin hoşgörü ve uzlaşma çabalarını boşa düşüreceği, barış ve kardeşlik fidelerini solduracağı unutulmamalıdır.
-Türkiye Cumhuriyeti’nin, hiçbir zaman inkar, imha, asimilasyon ve soykırım yanlışıyla hükmü şahsiyetine leke düşürmediği açıktır. Türk milletinin hiçbir mensubu yaban ve yabancı addedilmediği de tarihi vakıa ve vesikalarla ortadadır.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE'NİN MEŞALESİ YAKILMIŞTIR"
-Bu ülke hepimizindir, bu vatan üzerinde yaşayan herkesin namus ve şeref mevzuudur. Türk ile Kürt ezelden ebede bir ve beraberdir. Hiçbir iç ve dış melanet ve ihanet senaryo bu beraberliği bozamayacak, bunalım kapanına hapsedemeyecektir. Kim ne derse desin, statükocu ve ezbere dayalı marjinal iddialara kimler bel bağlarsa bağlasın terörsüz Türkiye’nin meşalesi yakılmıştır.
-Bugün kazanan barış ve kardeşliktir. Bugün kazanan siyaset ve demokrasidir. Bugün kazanan doğudan batıya, güneyden kuzeye Türk milleti, Türkiye Cumhuriyeti, hatta mücavir coğrafyalardaki dost ve kardeş halklardır. Bilindiği üzere terörizm;
-Toplumu dönüştürecek veya bir yapıyı değiştirecek kadar köklü ve nihai sonuca ulaşmak için; birden çok kişiye ve ortama tesir edebilmek amacıyla, bu etkinin en yüksek olabileceği niyetiyle seçilmiş özel hedeflere yöneltilen, saldıran ile saldırılan arasında doğrudan illiyetin olmadığı, sürekli korku ve tahribat yaratma tehdidinin veya uygulamasının sistematiğidir. Bu sistematik şiddetin uygulaması terör, uygulayıcısı terörist, mağduru ise insanlık ve insani değerlerdir. Ve bu insanlık dışı kırım ve yıkım süreci ülkemizde inşallah son bulacaktır.
"KIRLARIMIZDA ÇİÇEKLER TOPLANACAK"
-Kırlarımızda çiçekler toplanacak, dağlarımızda kaderdaşlığın ve kardeşliğin hiç kesilmeyecek esintileri hakim olacaktır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye Cumhuriyeti’nin üçüncü evresidir.
-Terör örgütünün feshi ise yeni yüzyılın ulaşılan ve gerçekleşen ilk hedefidir. Bundan sonra milli ülkülerimizin ve nihai hedefimizin peşinden el ele ve hep birlikte yürümek bölge ve dünya genelinde hayranlık uyandıracak müteyakkız ve muktedir hayat, siyaset ve milli varlık gerçeği olarak anılacaktır.
"SIRRI SÜREYYA ÖNDER'İ RAHMETLE ANIYORUM"
-Bu vesileyle 3 Mayıs 2025’te hayata veda eden, terörsüz Türkiye gayesine samimiyetle hizmet eden merhum Sırrı Süreyya Önder’i rahmetle anıyor, mekanı cennet olsun diyorum.
TERÖRİST BAŞINA TEŞEKKÜR ETTİ
-Terörsüz Türkiye hedefini bir devlet politikası haline getiren, özverili bir şekilde tavrını ve duruşunu gösteren Sayın Cumhurbaşkanımıza, partisinde ve devlet bürokrasinde mücadele edip terörsüz geleceğin mimarisine destek veren mesai arkadaşlarına,
-27 Şubat barış ve demokratik toplum çağrısıyla tarihsel sorumluğu üzerine alan PKK’nın kurucu önderi Abdullah Öcalan’a, İmralı-DEM Parti-Kandil arasında temas ve görüşme trafiğini yürüten heyetlere, DEM Parti’nin eş genel başkanlarına, yönetici ve milletvekillerine,
Türk ve Kürt kardeşliğine sahip çıkan her vatan evladına,
Elbette Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesiyle hiyerarşik zincir içindeki tüm kahramanlarımıza teşekkür ediyor şükranlarımı sunuyorum.
Aziz şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, gazilerimize uzun ve sağlıklı bir ömür diliyorum.
Büyük Türk milletini saygıyla selamlıyor, terörsüz Türkiye’yle ilgili tarihi gelişme ve kararların hayırlı olmasını Rabbim’den niyaz ediyorum.
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 466086
Terör örgütü PKK 12. kongresinin ardından kendini feshettiğini duyurdu. PKK fesih bildirisindeki 'Lozan ve Sevr anlaşmaları' için yazılan ifadeler büyük tepki görürken, TBMM ve muhalefete yapılan atıflar dikkat çekti...
PKK bildirisinde Türkiye'yi rahatsız eden ifadeler var!
Türkiye yeni haftaya çok sıcak bir gelişmeyle başladı. PKK kendini feshettiğini açıkladı. Fesih kararı PKK'nın 12. kongresinde alındı. PKK silah bıraktı deniliyor ama akıllarda uzantıları ile ilgili sorular var mı? Silahların teslim edilmesi süreci nasıl ilerleyecek? PKK bildirisinde yer alan açıklamalar ne anlama geliyor?
Fesih kararının yansımalarının günlerce konuşulması beklenirken; Bildiride Türkiye'yi rahatsız eden kısımlar, SÖZCÜ ekranlarında değerlendirildi.
'BU METNİ BÜROKRATLAR GÖRMEDİ Mİ?'
Gazeteci Özlem Gürses'in SÖZCÜ ekranlarında "özellikle Lozan bölümüne çok şaşırdığımı söyleyebilirim. Bu cümlenin kendisi problemli... Bu metin Türk devletinin güvenlik ve istihbarat bürokratlarının bünyesinden geçmemiş midir? Biz daha önce Türk devletinin rahatsız olacağı hiçbir açıklamanın metinde olmayacağını duymuştuk..." dedi.
'BU İFADELER HİÇ HOŞ OLMADI'...
Emekli Tuğgeneral Dr. Özgür TÖR Lozan açıklamaları için şu ifadeleri kullandı:
Metnin gecikmesi bize Türkiye'yi herhangi bir üzüntüye sokmayacak bir metnin sunulması için hazırlık yapıldığı beklentisini oluşturmuştu. 19 Mayıs haftasına giriyoruz. Biz Mustafa Kemal Atatürk'ün Ulus devlet modelini mi bırakacağız? Bu Lozan konusu başta olmak üzere bu ifadelerin hiç hoş olmadığını ifade etmek isterim. Beklenen metin bu değildi. Uğruna çok şehit verdiğimiz Lozan gibi konuların hiç karıştırılmadığı bir metin olsa daha iyi olurdu. Bir metni okurken tekrarlanan sözler alt alta yazıldığı zaman bu metnin ana fikri ortaya çıkar.
Bildirideki Lozan kısmı şu şekilde...
"Partimiz PKK; kaynağını Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasasından alan Kürt inkâr ve imha siyasetine karşı, halkımızın özgürlük hareketi olarak tarih sahnesine çıktı. Doğuşunda reel sosyalizmin etkilerini yaşadı ve ulusların kendi kaderini tayin hakkı ilkesini benimseyerek, silahlı mücadele stratejisi temelinde meşru, haklı bir mücadele yürüttü. PKK katı Kürt inkarının, buna dayalı imha siyasetinin, soykırım ve asimilasyon politikalarının egemen olduğu koşullarda şekillendi."
"TÜRKİYE BİLDİRİYİ YOK HÜKMÜNDE SAYMAZSA DEVLET ÖZELLİĞİNİ KAYBETMİŞ DEMEKTİR"...
Gazeteci Gürses, terör örgütü PKK'nın bildirisindeki soykırım ifadelerinin geçtiği ve, "Uluslararası güçleri halkımıza yönelik yürütülen yüzyıllık soykırım politikalarındaki sorumluluklarını görerek demokratik çözüme engel olmamaya ve sürece yapıcı katkılarını sunmaya davet ediyoruz" ifadelerinin yer aldığı kısma dikkat çekerken Uluslararası İlişkiler ve Strateji Uzmanı Dr. Naim Babüroğlu şunları kaydetti:
"Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bu bildiriyi eğer çok kısa sürede yok hükmünde saymazsa devlet özelliğini kaybetmiş demektir. Bir Lozan'ı reddediyor, Cumhuriyeti reddediyor, Lozan'dan önceki Sevr anlaşmasının hükümlerinin geçerli olduğunu kabul ediyor burada. Muhtemelen Sevr yazılmıştır, bazı nedenlerle Sevr'i silmişlerdir ama Sevr anlaşması ve 1921 Anayasası. 1921 Anayasası'nda Cumhuriyet yoktur, kadın hakları yoktur. 1921 Anayasası'nda laiklik yoktur. 1921 Anayasası'nda ulus devlet yoktur. 1921 Anayasası'nda daha İstiklal Savaşı devam etmektedir. Daha Cumhuriyet kurulmamıştır.
100 yıllık soykırım biliyorsunuz, sözde soykırım Ermeni olayıyla ilgili Türkiye kendini aklatamadı. Devlet onu reddetmezse; 10-15 yıl sonra uluslararası mahkemelerde Türkiye, 'Kürtlere soykırım uygulamıştır' davaları başlayacak. Bizim torunlarımız onunla uğraşacak, halbuki öyle bir şey yok. "
SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk ise terör örgütü PKK'nın bildirisine ilişkin şunları kaydetti:
"2002 YILINDA ŞEHİT SAYISI 7'YE DÜŞMÜŞTÜ"...
"Her şeyden önce silahlar susacaksa, bölücü terör örgütü silahı bırakıyorsa, eylemsizlik dönemi başlattım diyorsa önemli bir adım. Kuşkusuz, baktığınız zaman Güneydoğu'da ülkemizin aleyhine olaylardır. Samimilerse ve niyetleri gerçekten doğruysa tamam. Örgüt diyor ki; PKK olarak silahı bıraktım diyor. Örgütün içinde çok değişik yapılar var; KCK ana çatı, PKK da bunların bir unsuru. Peki sınır ötesinde YPG dediğimiz kim, PKK.
PJAK dediğimiz kim PKK. Aynı isimlerle Irak'ta bulunan yapıları var, dolayısıyla bir tarafın silah bırakıyorum demesi tek başına bakıldığı zaman bir aldatmaca olarak görülebilir.
İlginç talepler var. Bunların arasında TBMM'nin devreye girmesi, sivil toplum kuruluşlarının devreye girmesi. Türkiye'de zaten yıllardır bütün kuruluşlar devrede. TBMM'de kim diyor ki kan aksın?
Bu işler bu kadar kolaysa akıllara neden daha önceden yapılmadı sorusu geliyor.
2002 yılında AKP iktidarından önce şehit sayımız sadece 7'ye düşmüştü. Onlar da araç devrilmesi sonucu şehit olmuştu.
Sonraki dönemde 3 bin 327 vatandaşımız şehit edildi. Ne zaman AKP dönemiyle beraber.
1984 yılından beri, 9 bin 240 şehidimiz var.
"O SİLAHLARLA KAÇ ASKER ŞEHİT EDİLDİ?"...
Şimdiki duruma gelince TBMM göreve çağrılıyor, TBMM geçmişte pişmanlık yasası çıkardı 8 kez uzatıldı. İçişleri Bakanları'nın ortak ifadesi, "Devletin şefkatli kollarına teslim olun" açıklamaları olurdu. Dağlara bildiriler dağıtılırdı. Helikopterlerle atılırdı. Baktığınız zaman pişmanlık yasaları faydalı oldu.
Bir pazarlık süreci her ne kadar yok deseler de görüşmeler yapılmıştır. Yok deseler bile böyle bir olay vardır. Zaten örgütün de istediği o.
Üzerinde en çok durulan kelime af. Bunların topluma rehabilitasyon sürecinin gerekli olduğunu ve iş imkanı isteniyor.
İsteniyor ki dağda bulunan teröristler orayı bıraksın istiyorlar. Oradaki silahlarla kaç asker, korucu şehit edildi. Bunların da ortaya çıkartılması gerekir. Örgüte bir terörist katıldığı zaman ona bir künye verilir, silah verilir ve örgütün kayıtları altındadır. Bir eylemde kullanılan silahın hangi terörist tarafından kullanıldığı örgütün kayıtlarında bellidir.
Silahları teslim ederseniz, devlete de yardım ederseniz gerekli kolaylıklar sağlanır. 8 kez pişmanlık yasaları uygulamaya konur.
PKK dışındaki diğer unsurlar ne olacak gibi beraberinde birçok soru işareti bırakıyor."
BİLDİRİDE 'TBMM VE MUHALEFET' ATIFLARI...
SÖZCÜ Ankara muhabiri Aslı Kurtuluş Mutlu canlı yayında şu değerlendirmeleri yaptı...
Hem muhalefetin hem de iktidarın dikkat çektiği konu TBMM idi. Biz de PKK 'nın bu açıklamasından Meclis'in içerisinde olduğu cümleleri de görüyoruz. Açıklamanın Meclis'e ve muhalefete atıfta bulunan kısmında şu ifadeler
"Türkiye Büyük Millet Meclisinin tarihi sorumlulukla rolünü oynaması önemli olmaktadır. Aynı şekilde hükümet ve ana muhalefet partisi başta olmak üzere Meclis'te temsili bulunan tüm siyasi partileri, sivil toplum örgütlerini, din ve inanç topluluklarını, demokratik basın kuruluşlarını, kanaat önderlerini, aydınları, akademisyenleri, sanatçıları, işçi-emekçi sendikalarını, kadın-gençlik örgütlerini, ekolojist hareketleri sorumluluk altına girerek barış ve demokratik toplum sürecine katılmaya çağırıyoruz."
Türkiye yeni haftaya çok sıcak bir gelişmeyle başladı PKK kendii feshettiğini açıkladı. 12. kongrede bu kararın alındığı belirtiliyor. Bu fesih kararının bundan sonraki yansımalarını günlerce yıllarca konuşacağız. PKK silah bıraktı deniliyor ama akıllarda uzantıları ile ilgili sorular var mı? Silahların teslim edilmesi süreci nasıl ilerleyecek? Bunlar takip edilecek.
Bu yazılı açıklamada TBMM'nin işaret edilmiş olması, ana muhalefet partisi denilerek CHP'ye atıfta bulunuluyor olunması. da dikkat çekti.
BAHÇELİ VE ERDOĞAN YENİDEN BİRARAYA GELEBİLİR...
Bugün kabine toplanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugünkü programında konuşma yapması bekleniyor. bu fesih için ne diyecek. MHP lideri Bahçeli ne diyecek? Geçtiğimiz hafta Bahçeli ve Erdoğan görüşmüştü. İki liderin bu hafta içinde yeniden bir araya gelmesini görebiliriz.
Tuncer Bakırhan dün katıldığı canlı yayında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme taleplerini açıklamıştı. Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan İmralı heyeti ile görüşmüştü ama şimdi bu görüşmelerin liderler düzeyinde olacağını görebiliriz.
SÜRPRİZ BULUŞMALAR GERÇEKLEŞEBİLİR...
Artık bu fesih kararı netleşti. Bundan sonraki süreçte Erdoğan'ın ne diyeceği, iç ve dış siyasette neler yaşanacak hepsini takip edeceğiz. Bugün artık gözler liderlerin yapacağı açıklamalarda. Sürpriz buluşmalar her an gerçekleşebilir."
PKK'NIN FESİH AÇIKLAMASINDA "SOYKIRIM" VE "LOZAN" VURGUSU...
Terör örgütünün duyurusunda PKK'nın Lozan Antlaşması'na karşı kurulduğu belirtildi.
Gündem Masası sunucusu Can Coşkun, "DMM, metinden bu çıkarılamaz deniyor, orada da benzer çıkarımlar, şerhler düşülüyor. 'Anayasa konusunda çalışılacaktır, demokratik adımlar atılacak' denilince yalanlanmıyor. Ama biraz ayrıntıya girdiyseniz yalanlamayla muhatap oluyorsunuz. Bu öyle bir çerçeve" dedi.
Siyaset bilimci Prof. Dr. Barış Övgün, "Metropoll'ün anketine göre toplumun yüzde 70 sürecin şeffaf olmadığını düşünüyor. Siz kendi tabanınıza bile, AKP ve MHP'den bahsediyorum. Muhalefete baktığınızda yüzde 80-90 oranlarından bahsetmek mümkün." diye konuştu.
Övgün sözlerine şöyle devam etti:
Mehmet Uçum da bir paylaşımda bulundu. Yeni anayasanın konuşulacağını Mehmet Uçum söylüyor. Demek ki bundan sonraki süreçte biz reform paketlerini konuşacağız. Ceza infaz kanunu, genel affı konuşacağız. Yeni anayasa kelimesi geçiyor. İktidardan bu açıklamaya çok sert bir tepki beklemiyorum. Belli ki açıklamalar görmezden gelinecek. Şu anda yapılan açıklamalarda örneğin Ömer Çelik, 'PKK'nın tüm unsurlarının bırakmasına' dair bir söz kullanıyor. PKK'nın uzantıları mı daha kapsamlı yoksa KCK'nın bütün uzantıları mı? PKK'nın uzantıları içerisinde PYD yok. Burada seçilen kelimelere de dikkat etmeliyiz. PKK'nın şubeleri diyorsak o zaman PYD ve diğer birimler olmayacak.
Sürecin şeffaf gitmediğinin göstergesi. Sorunlar bir anda da çözülmez. Kamuoyu bu süreci sahiplenmezse bu süreç başarısız kalır. CHP'den soykırım ve Lozan konularında çok sert açıklamalar bekliyorum.
KAYNAK: Sözcü TV
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 191318
Alanya Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Emişbeleni Mahallesi’nde bulunan bir toptan gıda deposuna düzenledikleri denetimde, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin üzerindeki etiketlerin dijital baskı makinasıyla değiştirilerek yeniden piyasaya sürüldüğünü tespit etti...

Tüketici sağlığını hiçe sayan bu ağır ihlalin ardından işletme mühürlenirken, ürünler de imha edildi.
Alanya İlçe Tarım Müdürlüğü ve jandarma ekiplerinin de katıldığı operasyonda, yaklaşık bir haftalık teknik takip ve saha çalışması yapıldı. Elde edilen bulgular sonucunda, ürünlerin son kullanma tarihlerinin silinip yeniden basıldığı belgelenerek tutanak altına alındı ve adli süreç derhal başlatıldı.

BAŞKAN ÖZÇELİK: “NE ZAMAN BU KADAR VİCDANSIZ OLDUK?”...
Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi, “Ekiplerimizin dikkatli ve titiz çalışmaları sonucunda, insan sağlığını doğrudan tehdit eden çok ciddi bir usulsüzlüğü ortaya çıkardık. Son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin, dijital baskı makinesiyle yeni gibi gösterilerek halka sunulması kabul edilemez bir durumdur. İlçe Tarım Müdürlüğümüz ve jandarmamızla birlikte yürüttüğümüz bu operasyon, halk sağlığını koruma konusundaki kararlılığımızın en somut örneğidir" dedi.

Açıklamasının devamında, toplumda son yıllarda artan etik erozyona da dikkat çeken Başkan Özçelik, “Ne zaman bu kadar vicdansız, bu kadar sorumsuz hale geldik? Gıda üzerinden halkın sağlığını hiçe saymak, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ahlaki bir çöküştür. Özellikle son yıllarda toplumun belli kesimlerinde ahlak duygusu adeta aşınmıştır. Bu düzenin bıraktığı boşlukta, kimileri insan hayatını maliyet kalemi gibi görebiliyor. Biz Alanya Belediyesi olarak bu anlayışı kabul etmiyoruz. Bu şehri namusuyla, emeğiyle ayakta tutan esnaflarımızın yüzünü yere eğdirmeyeceğiz.” diye konuştu.
HİÇBİR KİMSE İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNDEN KAZANÇ ELDE EDEMEZ...
Halkın güvenilir ve sağlıklı gıdaya erişimini sağlamak için denetimlerin artarak süreceğini belirten Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, “Hiçbir kimse insan sağlığı üzerinden kazanç elde edemez. Bu tür girişimlere karşı sıfır tolerans politikamız devam edecektir” dedi.
HABER: İbrahim AKDAĞ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 113679
Ülkücü ve Milliyetçi camianın sevilen ismi; Alanya İYİ Parti teşkilatının kurucuları arasında bulunan Alper Arıkan Zafere yürüyor....

ALPER ARIKAN ZAFER PARTİSİ ALANYA İLÇE BAŞKANLIĞINA ATANACAK...
Zafer Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Musa Ertuğan’ın danışmanı olarak atananan Alper Arıkan ikinci kez Zafer partisinde görevlendirme için Ankara'ya çağrılacak.
Alanya Güneşi Gazetesi olarak , Ankara kulislerinden aldığımız bilgilere göre, yakın zamanda Ankara Zafer Partisi Genel Merkezine çağrılacak olan Alper Arıkan'a ; Zafer Partisi Alanya İlçe Başkanlığı görev yazısı verilecek ve Alanya'da partinin tekrar yapılandırılması ve kurulması için çalışmaya başlanması istenecek.
HABER : İbrahim AKDAĞ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 168384
Alanya Mahmutlar sahilinde işletmecilik yapan Hasan Özkan, 68 numaralı büfesinin hiçbir gerekçe gösterilmeden Alanya Belediyesi zabıta ekipleri tarafından boşaltıldığını söyledi...

Hasan Özkan yaptığı açıklamada, "2012’de sahil büfeleri kurulduğunda beri bu büfeyi işletiyorum. 2022 yılında yeni sahil düzenlemesi çerçevesinde, Alanya Belediyesi'nin altyapı işbirliği ile yapılan düzenleme sonucunda büfemi tekrar işletmeye devam ettim. Hiçbir kanuna aykırı işlemim yok, ruhsatım ve iznim de var," dedi.

Özkan, Alanya Belediyesi zabıtasının gelip hiçbir gerekçe göstermeden büfesinin boşaltılmasını istediğini ve bugün apar topar jandarma ve zabıta ekipleri nezaretinde büfesinin boşaltıldığını ifade etti.

Büfe sahibi, “Bu tutumla Alanya'da çifte standart uygulanmaktadır. Büfemin hiçbir gerekçe gösterilmeden boşaltılmasını bir anlam veremiyorum,” diyerek tepkisini dile getirdi.

HABER: İbrahim AKDAĞ








