Dünya
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 751411
ABD Kongresi'nin bugüne kadar genellikle formaliteden ibaret olan seçim sonuçlarını tescil için yaptığı oturum bu yıl tarihi bir nitelik kazandı.
Seçimlere usulsüzlük karıştığı yönündeki asılsız ve doğru olmayan iddiaları ortaya atan Başkan Donald Trump'ın çağrısıyla başkent Washington DC'de binlerce kişi toplandı.
Trump, Beyaz Saray önünde destekçilerine yaptığı konuşmada, "Asla vazgeçmeyeceğiz, yenilgiyi asla kabul etmeyeceğiz" dedi. Daha sonra kalabalık, Senato ile Temsilciler Meclisi'nin ortak oturumunun başlamasından kısa bir süre sonra bina çevresindeki güvenlik bariyerlerini aşarak, Kongre binasına ulaştı. Güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığı görülürken, protestocular camları ve kapıları kırarak içeri girdi.
Bazı protestocular Senato genel kurul salonuna ulaştı. Temsilciler Meclisi'nde ise kapılar kapatıldı, kapıların önüne barikatlar kuruldu ve güvenlik güçleri içeri girmek isteyenlere ateş açtı. Bu sırada göğsünden vurulan bir protestocu kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

Başkan Yardımcısı Mike Pence ve senatörlerin, polis ve güvenlik güçleri tarafından Kongre binası içerisinde gizli ve güvenli bir yere götürüldüğü ve olaylar yatışana kadar da burada tutuldukları açıklandı.
Polis göstericilere zaman zaman biber gazıyla müdahalede bulunurken, olayların yatıştırılması için Ulusal Muhafızlar konuşlandırıldı. Ayrıca Başkent Washington DC'de 24 saatlik sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Trump, destekçilerinin Kongre binasını işgal ettiği sıralarda attığı Twitter mesajında eylemlerini barışçıl bir şekilde sürdürmeleri çağrısında bulundu. Yardımcısı Pence ise protestoculardan Kongre binasından ayrılmalarını istedi.
ABD Başkanı seçilen Joe Biden da geçiş dönemi çalışmalarını sürdürdüğü Delaware'de kameraların karşısına geçti.

Biden, "Başkan Trump'tan şimdi ulusal televizyona çıkarak yeminini ve anayasal görevini yerine getirmesini ve bu işgale son verilmesi çağrısında bulunması istiyorum. Bu bir protesto değil, başkaldırıdır. Bütün dünya bizi izliyor" dedi.
Bu açıklamadan kısa bir süre sonra Trump, Twitter hesabından bir dakikalık bir video yayımladı. Trump, bu videoda seçimlere usulsüzlük karıştığı yönündeki asılsız iddialarını yinelerken, destekçilerine de eve dönmeleri çağrısı yaptı.
Daha sonra güvenlik güçlerinin de müdahalesiyle kalabalık binadan uzaklaştırıldı ve Kongre binasında yeniden güvenliğin sağlandığı açıklandı. Bu açıklamanın ardından Kongre'nin seçim sonuçlarını tescil etme süreci de kaldığı yerden tekrar başladı.



Bundan sonra ne olacak?
Kongre'de seçim sonuçlarının tescil edilmesiyle ilgili süreç yeniden başladı. Daha önce sonuçlara itiraz edeceğini açıklayan bazı Cumhuriyetçi Kongre üyeleri, yaşananlar ışığında bu kararlardan vazgeçtiklerini ilan etti.
Diğer yandan Beyaz Saray'da görevli bazı isimler, yaşananlara tepki göstererek görevlerinden istifa etti.

Ayrıca Trump'ın azledilmesi ya da görevden alınması için çağrılar da yüksek sesle dile getirilmeye başlandı.
Bu anlamda anayasanın 25'inci maddesinin işletilmesine dönük çağrılar ön plana çıkıyor. Anayasanın 25'inci maddesi, Başkan Yardımcısı ve kabinenin çoğunluğunun, başkanın görevlerini yerine getirmediğine karar verirse, başkan yardımcısının vekaleten başkanın görev ve yetkilerini üzerine almasına olanak tanıyor.

Bu durumda başkanın Kongre'ye itiraz hakkı bulunuyor ve itirazın geçersiz olması için ise Kongre'nin her iki kanadından da mutlak çoğunluğun başkanın görevden alınmasını desteklemesi gerekiyor.
25'inci maddenin işletilebileceğine dair çeşitli iddia ve çağrılar ortaya atılmış olsa da bu konuda henüz kamuoyuyla paylaşılan resmi bir girişim yapılmış değil.

Alanya Güneşi Haber Merkezi
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 277596
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Rusya ziyaretinde Sputnik V aşısıyla ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı: "Burada hedef sadece aşının alınması değil, Türkiye'de de ortak bir şekilde üretilmesidir." dedi...
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Türkiye-Rusya Federasyonu Ortak Stratejik Planlama Grubu 8. Toplantısı için Rusya'ya gitti.
Sputnik V aşısıyla ilgili gelen bir soruya yanıt veren Çavuşoğlu hedeflerinin sadece tedarik değil ortak üretim olduğunu söyledi.
Çavuşoğlu, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile birlikte toplantıya başkanlık etti.

Çavuşoğlu'nun açıklamaları şöyle:
Sergey Lavrov'la bu yıl 22 kere görüşmüş. Bu yılın son toplantısını da burada yapmaktan mutluluk duyuyorum.
Dışişleri bakanlıkları 2021-2022 istişareler planını imzaladık. Bölgesel konularda sürdürdüğümüz istişareleri gelecek yıllarda da derinleştirerek sürdürmek istiyoruz. Birçok alanda çok yoğun bir işbirliğimiz var.
Ticarette 100 milyar dolar hedefi koyduk ancak bunun gerisindeyiz. Ticaretimizi artırmamız lazım. Ticaretin önündeki engelleri kaldırmakta fayda var. Domateste kota artırımına gidileceğini duymaktan memnun oldum.
"RUSLAR VİZESİZ GELEBİLİYORLAR"...
Diplomatik ve resmi pasaportlara vizeyi kaldırdık. Zaten Rus vatandaşları ülkemize vizesiz geliyorlar. Türk vatandaşlara yönelik de vizelerin tamamen kaldırılması gerektiğini bugün vurguladık. Bu yıl pandemiye rağmen tüm dünyaya örnek olan güvenli turizm önlemleriyle iki milyondan fazla Rus turisti ülkemizde ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduk.
Pandemiyle mücadele ortak bir aşı geliştirmek için sağlık bakanlıklarımız bir mutabakat imzaladı.
Stratejik enerji projelerinde büyük mesafeler katettik. Bölgesel konuları da ele aldık. Bölgesel konularda gerçekleştirdiğimiz işbirliği, somut sonuçlar doğurdu.
Başta Suriye, Karabağ, Doğu Akdeniz olmak üzere tüm konuları ele aldık.
Karabağ'da bir ateşkes tesis edildi. Rus barış gücü misyonu sahada, ortak gözlem merkezi ise kuruluyor. Burada amacımız kalıcı barış ve istikrar. Bunun için tüm imkanları seferber etmemiz lazım. Sayın Aliyev, barış elini Ermenistan'a uzattı. Sayın Cumhurbaşkanımız ve bizler de, kalıcı bir barış olursa Türkiye-Ermenistan olarak ilişkilerimizi normalleştirebileceğimizi söyledik.
Biz gerçekten öyle bir sonuç görmek istiyoruz ki, kalıcı bir barış ve ekonomik kalkınma olmalı. Oradaki misyonlara da ihtiyaç kalmasın istiyoruz.
Suriye'de kalıcı bir barış ve çözüm için çabalarımızı sürdüreceğiz. Rusya'nın rejime dönük olumlu cabaları etkili oluyor.
Ortadoğu konusunda Rusya ile görüş birliği içinde olmaktan mutluluk duydum bir kez daha. Bölgesel konular işbirliğini geliştirmeye devam edeceğiz.
SORU-CEVAP
LAVROV'DAN YAPTIRIM TEPKİSİ...
Lavrov: Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkiler son derece kıymetli. Kendimize yetebiliriz diyebiliriz. Kimsenin kaprislerine bağımlı değiliz. Karşılıklı çıkar temelinde işbirliği yapmaya hazırız. Bu zaten sürdürülebilir ilişkilerin kurulabileceği en sağlam temeldir.
Batı'nın uyguladığı yaptırımlar, Rus-Türk ilişkilerini şöyle etkileyebilir. Hem Türkiye hem Rusya birer bağımsız ülke. Kendi milli çıkarlarını savunuyor. Çıkar dengesini sağlamakla meşgul ülkeler. Batı'daki bazı güçler, ekonomide, enerjide, savunma sanayinde adil olmayan rekabetin bazı yollarına başvuruyorlar. Batı bu yaptırımlarla bizi tehdit etmeden çok önce de bizim ilişkilerimiz vardı ve gelişiyordu.
Çavuşoğlu: Biz Türkiye olarak yaptırımlara karşıyız, kime olursa olsun. Geçmişte AB'nin Rusya'ya yönelik yaptırımları oldu. Biz bunların doğru olmadığını açıkça söyledik. Yaptırımlarla sorunlar çözülemez. Son ABD'nin CAATSA kararı da hem hukuken hem siyasi olarak yanlış bir karardır. Az ya da güçlü ya da zayıf önemli değil. Bu yaptırımlar bizim egemenlik hakkımıza saldırıdır.
S-400 anlaşması CAATSA yasasından çok önce imzalandı. Diğer taraftan S-400 konusu dahil tüm sorunları diyalog yoluyla çözmek istedik. Bizim Rusya veya başka bir ülkeyle ilişkilerimizi sorgulamak yerine, görüş ayrılığımız olan yerlerde diyaloğu tercih etmelerini tavsiye ediyoruz. Bizim Rusya ile olan ilişkilerimiz NATO ile olan ilişkilerimize alternatif değildir. AGİT ve diğer örgütlerin içinde de Rusya ile işbirliği yapıyoruz. Batılı ülkelerin yaptırım yerine işbirliğine önem vermesini tavsiye ederim.

"HEDEFİMİZ AŞIYI ORTAK ÜRETMEK"...
Çavuşoğlu: Pandemi döneminde Rusya ile iyi ilişkilerimiz oldu. Sputnik V aşısı konusunda sağlık bakanlarımız mutabakat imzaladı. Bazı bilgiler talep edildi ve sağlık bakanımız bu bilgilerin Rusya'dan geldiğini söyledi.
Burada hedef sadece aşının alınması değil, Türkiye'de de ortak bir şekilde üretilmesidir.
Rusya ile ortak aşı geliştirme konusunda bakanlıklarımız mutabakat zaptı imzaladı. Sayın Putin, Rus aşısı konusunda telefonda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teklifte bulununca, sayın Cumhurbaşkanımız Sağlık Bakanlığına talimat verdi ve iki ülke bakanlıkları arasında anlaşma imzalandı. Bu iş birliğinin amacı sadece aşının tedariği değil, ortak üretimi de dahildir. Rusya'dan "Sputnik V" ile bazı bilgiler talep edildi. Sağlık Bakanlığımız bilgilerin gelmeye başladığını söyledi.
LİBYA'DAKİ SON DURUM...
Çavuşoğlu: Biz kalıcı bir ateşkes için Rusya ile çok çaba sarf ettik. Bugünkü geldiğimiz noktada bu ortak çabaların da katkısı çoktur. Türkiye, Libya'da tek çözümün siyasi çözüm olduğuna inanıyor.
Şu anda siyasi çözüm devam ediyor. Kolay değil. Bir ülke bu şekilde kamplara bölününce, tekrar bir araya getirmek kolay olmuyor. Türkiye, meşru hükümetle ve daha önceki hükümetlerle anlaşmalar imzaladı. Dolayısıyla kimsenin Türkiye oradan ayrılsın deme hakkına sahip değil.
Biz oraya hiçbir zaman sadece Türkiye'nin çıkarları için gitmedik. Libya'nın inşasında da çok önemli katkılarımız oldu. Bundan sonra herkesin çözüm için adım atması gerekiyor. Hafter'in bu yaklaşımda olmadığını gördük. Eğer bize yönelik bir tehdit oluşursa, biz gereğini yapmakta tereddüt etmeyiz.
Lavrov: Libya ihtilafında her bir tarafın o kadar çok garantörü var ki, bunların sayısı azaltılmalı. Oradaki durum son derece ciddi. Genel anlamda durum istikrara kavuşmuş görünüyor. Bunu da el ele, hep beraber desteklememiz gerekiyor.
Bir de uzlaşma sağlanması anlamında, Libya'da petrol ihracatının yeniden başlanması ve gelirin adil dağıtılması gerekiyor. Bu Libya halkının ortak zenginliğidir. NATO'nun gayrı meşru saldırısı 2011'de Libya'nın devlet yapısını çökertti.
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 310026
Ermenistan işgali altındaki Dağlık Karabağ topraklarını kurtarmak için büyük mücadele veren Azerbaycan ordusunun toplamda 2 bin 802 şehit verdiği bildirildi...
Ermenistan ordusunun Dağlık Karabağ köylerine saldırmasıyla 27 Eylül'de başlayan ve 10 Kasım'da biten çatışmalarda şehit olan askerlerle ilgili bilgiler güncellendi.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Ermenistan'ın yenilgiyi kabul eden anlaşmaya imza atmasıyla sona eren savaştaki can kayıplarıyla ilgili bilgileri güncelledi. Daha önce 2 bin 783 olarak açıklanan şehit sayısının, bazı cenazelerin bulunması ve kimliklerinin belirlenmesiyle 2 bin 802'ye çıktığı belirtildi.
Şehit askerlerden kimliği henüz belirlenemeyen 60'tan fazlasının teşhis edilmesi için çalışmaların sürdüğü ifade edilen açıklamada, yaklaşık 40 askerin kayıp olduğu, onların bulunması için de çalışmaların devam ettiği kaydedildi.
Bakanlık, defnedilen şehit askerlerin listesini de kamuoyu ile paylaştı.
Azerbaycan ordusunun 27 Eylül'de başlattığı operasyonda 5 kent merkezi, 4 kasaba ve 286 köyün kurtarılması üzerine Ermenistan yenilgiyi kabul etmiş, işgal altındaki Ağdam, Laçın ve Kelbecer illerini de boşaltacağını taahhüt eden anlaşmaya imza atmıştı.

Ermenistan ordusu 20 Kasım'da Ağdam'dan, 25 Kasım'da Kelbecer'den ve 1 Aralık'ta Laçın'dan çekilmişti.
ERMENİSTAN'IN KAÇ ASKERİ ÖLDÜ?
Ermenistan yetkilileri geçen ay yaptığı açıklamada, Karabağ'da 2 bin 425 askerinin öldüğünü kaydetmişti.
ASKERİ GÜÇLERDE BÜYÜK ÜSTÜNLÜK
İki ülke arasındaki askeri güce bakıldığında, Azerbaycan'ın Ermenistan'a karşı ciddi bir üstünlüğü bulunuyor. Azerbaycan'ın toplam 381 bin 940 askeri bulunurken Ermeni ordusunun ise 261 bin 432 askeri var.
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 220235









- Kategori: Dünya
- Gösterim: 306329
Aliyev'den Minsk Grubu heyetine: Gelmek sizin fikrinizdi, ben davet etmedim...

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, temaslarda bulunmak üzere Bakü'ye gelen Minsk Grubu heyetine, "Buraya gelmek sizin fikrinizdi, Minsk grubunu buraya davet etmedim" dedi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, AGİT Minsk Grubu eş başkanları Fransız Stephane Visconti, ABD'li Andrew Schofer ve AGİT Özel Temsilcisi Andrzej Kasprzyk'i kabul etti.
Kabulde, "Ne yazık ki, Minsk Grubu çatışmanın çözümünde herhangi bir rol oynamadı ancak Minsk Grubunun 28 yıl boyunca bunu yapma yetkisi vardı" diyen Aliyev, bölgede durumun artık değiştiğini söyledi.

"Minsk Grubunu buraya davet etmedim"
Azerbaycan Cumhurbaşkanı, heyeti Bakü'ye kendisinin davet etmediğini söyledi:
"Buraya gelmek sizin fikrinizdi. Kameralar önünde de tekrar söyleyebilirim ki Minsk Grubunu buraya davet etmedim. Ancak bana Minsk Grubu gelmek istiyor dediklerinde, tamam, bir mahzuru yok dedim. Belki bana söyleyecekleri bir şeyler vardır dedim."
"Paşinyan kim ki?"

Öte yandan, Eski Ermenistan Cumhurbaşkanları Serj Sarkisyan ve Robert Koçaryan'ın "savaş suçlusu" olduğunu belirten Aliyev, şöyle konuştu:
"Biz aslında Sarkisyan ve Koçaryan'ı yendik. Onlar tüm sorumluluğu Paşinyan'ın üzerine atmak istiyorlar. Daha önce de söyledim. Paşinyan kim ki. O, Sarkisyan ve Koçaryan rejimine karşı protesto dalgasında iktidara gelen rastgele bir adam."
HABER: Uğur AKDAĞ
KAYNAK: Ajanslar








