head
2183026 810x458 75f08
Salı, 04 Ağustos 2020
Çarşamba, 01 Temmuz 2020 16:46

CORONAVİRÜS SÜRECİNDE SOSYAL İZOLASYON

Yazan
Ögeyi Oylayın
(6 oy)
İnsanlık tarihinin dönüm noktalarından birini yaşıyoruz... Coronavirüs bir laboratuvarda üretildi ya da kendiliğinden var oldu. Bunun bir önemi yok artık. Gerçekte Coronavirüs var ve insanlığın geleceğine bu virüs üzerinden yön verilecek.Çin'den başlayıp dünyayı saran Kovid-19 pandemisi nedeniyle ülkelerin, şehirlerin hatta köylerin bile sınırları kapatıldı. Her çeşit aktivite sonlandırılarak ticari faaliyetler askıya alındı. Uluslararası toplantılar, kongreler, eğitim faaliyetleri, büyük spor yarışmaları, kültür ve turizm ziyaretleri, festivaller ve fuarlar iptal edildi.Kimi etkinlikler sanal ortama aktarıldı. Coronavirüs salgını insanlığı daha önce hiç deneyimlemediği zorunlu bir sosyal izolasyon sürecine soktu.

Coronavirüs salgını mevcut bireysel ve toplumsal alışkanlıkları değiştirdi ve değiştirmeye devam edecek. Kovid-19 pandemisi sürecinde yaşadığımız durum geçici olsa da bireysel ve toplumsal risk hala mevcut olduğu için, bireyler kendilerini hiç güvende hissedemeyecekler. Hasta olmasalar bile bireyler hastalığın bulaşma olasılığının fazla olması nedeniyle çevreleri ile aralarına mesafe koyacaklar.Hastalığa yakalanma rizikosu nedeniyle sürekli tedirgin ve kaygılı olacaklar. Bu kaygı strese neden olacak ve bu streste kişide paniğe yol açacaktır.

Bu stres ve panik ortamı kişinin çevresi ile ilişkilerini olumsuz etkileyerek toplumun düzenini bozacak ve toplumsal dayanışmaya zarar verecektir. Kişinin içinde bulunduğu aşırı kaygı durumuna bir de zorunlu tecrit eklenince ortaya yepyeni bir dönem çıkmış olacaktır. Kimileri Kovid-19 pandemi sürecinin ortaya çıkarmış olduğu bu yeni gelişmeleri tanımlamak için “coronavirüsten önce” ve “coranavirüsten sonra” gibi tanımlamaları kullanılmaya başladılar bile.

Kovid-19 pandemisi bütün dünya insanlarını aynı çaresizlikle karşı karşıya getirdi.İşlerinden, çevrelerinden soyutlanarak dört duvar içine hapsedilen kişilerin dış dünya ile tek irtibatı dijital ortam oldu.Kendi kendimizi sorgulamaya başladık. Toplum olarak dayanışmadan uzaklaştık, bencilleştik.Coronavirüs, maddenin kölesi olmuş, doğaya zarar veren, bencil, sadece maddiyat için yaşayan insandan intikam alıyor.Doğayı yok ederek kendi yaşam alanlarını yok eden insanın, sonunda, kendisi de yok olma duygusuyla karşı karşıya kaldı.

Uluslararası otoritelere göre coronavirüs bir deprem ise ve bunun artçı şokları da olacaksa; koronavirüs sınavından ders çıkarmak ve bunu avantaja çevirmek mümkün müdür?

Kuşkusuz her zaman, her sorun ile başa çıkmanın bir yolu mutlaka vardır.Bu süreçten ve zorluklardan çıkmanın ve ayağa kalkmanın belki de en kolay yollarından biri ' Ben' yerine

'Biz' demeyi öğrenmektir."Biz" sadece bir bölge, bir inanç ya da bir ideoloji ile sınırlı olmamalı. "Biz" sadece insan da olmamalı."Biz" tüm dünya olmalıdır.

Kovid-19 Pandemisi biz insanları neye evirecek?

Kovid-19 salgını sonrası yaşanacak siyasi ve ekonomik sıkıntılar toplumları daha sert ve marjinal bir çizgiye çekebilir.Toplumlarda nefret söyleminin sonucu ötekileştirme artabilir ve toplumlar sert bir milliyetçiliğe yönelebilirler.

Bu yüzyılın devletleri siyasi partilerin bulunduğu demokratik yönetimler değil; teknokratların ve bilim adamlarının yer aldığı siyasi yapılar olacaktır. İnsanın alışkanlıklarının da değişeceği bu yeni döneme, "coranavirüsten sonra", birey olarak hazırlanmalıyız.

Kovid-19 Pandemisi ile insanların zorunlu izolasyona tabi tutulması belki de insanın kendini yeniden keşfetmesi ve inşa etmesi için verilmiş son bir şanstır.

BİLGİ GÜÇTÜR.

Op.Dr.Ali DULUM Kulak Burun Boğaz Uzmanı Baş ve Boyun Cerrahi

#Opdralidulum #Alanyakbb

Kitap Öneri:Metin Aydoğan, Türkiye Üzerine Notlar (1919-2015)

Okunma 110700 kez Son Düzenlenme Çarşamba, 01 Temmuz 2020 16:48
Ali Dulum

DAĞARCIK

Gazeteler

Designed by: Masoud