head
2183026 810x458 75f08
Pazartesi, 23 Mayıs 2022

Yaşam-Magazin

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayıları 550 bini bulan yoklama kaçağı, bakaya gençlerimize bedelli askerlikten faydalanabilme yolunu açıyoruz." dedi...

Kabine toplantısı sonrası açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "31 Mayıs'ta sona eren açık cezaevlerindeki hükümlülerin COVID-19 izinlerini, 31 Temmuz 2023'e kadar uzatıyoruz. Sayıları 550 bini bulan yoklama kaçağı, bakaya gençlerimize bedelli askerlikten faydalanabilme yolunu açıyoruz" dedi.

erdoğan 23 mayıs açıklamaları alt üç 24a7f

Yunanistan Başbakanı Miçotakis için "Artık benim için Miçotakis diye birisi yok" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Milli Uzay Programı çerçevesinde bir vatandaşımızı uzaya gönderiyoruz" açıklamasını yaptı.

erdoğan 23 mayıs açıklamaları alt iki f7880

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen kabine toplantısı yaklaşık 3 saat sürdü.

Yurt içi ve yurt dışındaki gelişmelerin ele alındığı toplantı sonrası açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

* “Son kabine toplantımızın ardından ülkemiz ve milletimiz için hayırlı hizmetlere vesile olan programlara katıldım. Yabancı misafirlerimizi ağırladık. Uluslararası gündemle ilgili kritik görüşmeler yaptık.

* Adalet teşkilatımızın güzide mensuplarıyla bir araya geldik. Aynı gün Kazakistan Cumhurbaşkanı sayın Tokayev’i külliyemizde misafir ettik, hemfikir olduğumuzu görmekten memnuniyet duyduk.

* Engelli gençlerimizle buluştuk. 13 Mayıs’ta 39. vefat yıl dönümünde üstat Necip Fazıl Kısakürek’i rahmet ve hasretle yad ettik.

* Ülkemizin gurur verici eserlerinden Rize Artvin Havalimanını kardeşim sayın Aliyev ve MHP Genel Başkanı sayın Bahçeli, BBP Genel Başkanı sayın Destici ile 14 Mayıs’ta hizmete açtık.

* Rize Artvin Havalimanı 3 kilometre pisti, yıllık 3 milyon yolcu kapasitesi yörenin ticaret ve turizminin gelişmesine inşallah önemli katkılar sağlayacaktır.

  • Geçtiğimiz Pazartesi günü Cezayir Başbakanı sayın Tebbun’u ağırladık. Salı günü BAE eski Devlet Başkanı Şeyh Halife’nin vefatı sebebiyle bu ülkeye taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittik. Kardeşi ve Abu Dabi Emiri’ne başsağlığı ziyaretini gerçekleştirdik.

erdoğan 23 mayıs açıklamaları 2 dbad8

 

HAYATINI KAYBEDEN GENÇLER İÇİN BAŞSAĞLIĞI MESAJI...

* 19 Mayıs’ta gençlerimizle ve başarılarıyla bizleri gururlandıran milli sporcularımızla Ankara’da coşkulu bir programla kucaklaştık. Darülacezemizin temel atma törenine katıldık, ardından Kolombiya Cumhurbaşkanı ve ailesiyle bir araya geldik. Adana’da stadın dışında ayrı onbinlerle, içinde onbinlerle muhteşem bir gençlik şölenine iştirak ettik.

* Bu vesile ile gençlik şölenimizin ardından yaşanan elim trafik kazasından, can kayıplarından duyduğum samimi üzüntüyü sizlerle paylaşmak istiyorum. 3 tane kardeşimizi Hakka uğurladık. Kendilerine rahmet ve ailesi ve millete başsağlığı diliyorum.

* 41 yaralı evladımıza da Rabbimden acil şifalar niyaz ediyorum. Kaza sonrasında acımızı paylaşan herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Bu vesile ile geçtiğimiz hafta Dünya Kadınlar Boks Şampiyonası’nda 5 altın, 2 bronz madalya ile tarih yazarak dünya şampiyonu olan boksörlerimize şahsım ve milletim adına tebriklerimi özellikle iletmek istiyorum.

* Toplamda Tekvando’da 19 madalya ile takım halinde şampiyon olan sporcularımızı da tebrik ediyorum. Basketbolda şampiyon olan Anadolu Efes takımımızı, 5. defa Avrupa şampiyonu olan Vakıfbank Kadın Voleybol takımımızı şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum.

* Ülkemize 20 yıldır kazandırdığımız altyapı tesisleri ve sporcu yetiştirme sisteminin meyveleri olarak bu başarıların artarak devam edeceğine inanıyorum.

erdoğan 23 mayıs açıklamaları 3 9fea3

AÇIK CEZAEVİ İZİNLERİ VE BEDELLİ ASKERLİKLE İLGİLİ YENİ KARAR...

* 31 Mayıs’ta sona erecek açık cezaevlerindeki hükümlülerin COVID-19 izinlerini, 31 Temmuz 2023’e kadar uzatıyoruz. Meclisimizin yasal düzenlemeyi en kısa sürede hayata geçireceğine inanıyorum.

*Ayrıca bugün sayıları 550 bini bulan yoklama kaçağı, bakaya gençlerimize bedelli askerlikten faydalanabilme yolunu açıyoruz. Kaçak yılına göre değişen oranlarda rakam ilavesiyle askerliğini bedelli yapmak isteyen gençlerimiz askerlik şubelerine başvurabilir. Bakaya sıkıntısına çözüm getiren bu uygulamanın hayırlı olmasını diliyorum.

“MUHALEFET HERHANGİ BİR HEDEF VE VİZYONA SAHİP DEĞİL”...

* Selçuklu’dan Osmanlı’ya oradan Cumhuriyete miras kalan Anadolu’da miras kaldığımızı sürdürmek için değişen şartları iyi okumalıyız. Aradan geçen bunca asra, yaşanan onca hadiseye rağmen bu toprakların hakimiyetimizde olmasını hala hazmedemeyenler olduğu gerçeğini biz değil karşımızdakiler sürekli hatırlatıyor.

* Bilhassa 18. yüzyıldan itibaren verdiği mücadelelerin yol açtığı yorgunluğa, yıpranmışlığa, ödediği bedele rağmen insanımızın milli mücadeleye dört elle sarılmasının gerisinde aynı bilinç vardır. Cumhuriyet dönemi boyunca hem geçmişten gelen yüklerin ağırlığı, hem yeni devletimizin kuruluş sancıları sebebiyle demokratik ve ekonomik adımlarımızı epeyce yavaş atabildik.

* Önce çok partili siyasi hayata geçerek ardından darbeler, siyasi istikrarsızlıklarla kesintiye uğratılsa da kendimize yeni bir yol çizdik. Tüm bu arka plandan hareketle Cumhuriyetimizin 100. yılı Türkiye 100 Yılı atılımı haline getirmek istiyoruz. Bu anlayışla Cumhurbaşkanlığı olarak İletişim Başkanlığı koordinasyonunda kapsamlı bir 100 kutlama programı oluşturduk. Ülkemize son 20 yılda nasıl çağ atlattığımızı gösterecek “Yüzyılın işini 20 yıla sığdırdık” şiarıyla hayata geçireceğiz.

* Cumhuriyetimizin 100. yılına atfettiğimiz 2023 hedefleri bizim için kısa vadeli atılımlarımızın ilk istasyonudur. Ardından Fethin 600. yüzyılı ve 2053 vizyonumuz geliyor. Gençlerimize emanet edeceğiz 2053 vizyonundan sonraki hayallerimiz ise 2071 vizyonumuzla taçlandıracağız. 2071 vizyonunu bizden sonraki nesiller ete kemiğe büründürecek, hedeflerini oluşturacaktır.

* Muhalefet ise maalesef 1908’in bir adım ötesine geçememiş bir ruh haliyle istemezükçülük dışında herhangi bir hedef ve vizyona sahip değildir. Bizim büyük demokrasi ve kalkınma devriminin eksiklikleri, hatta hataları olabilir. Eksiklikleri tamamlayacak bir muhalefetle her şeyi konuşmaya hazırız. Hayırda yarışan, eser ve hizmet siyasetini merkeze alan bir yönetim anlayışının gereklerini yerine getirmek için gece gündüz çalışıyoruz.

“BOŞ HAYAL OLDUĞUNUN FARKINDAYIZ”...

* Yapılan her yatırıma bir kulp takan, getirilen her hizmete, gerçekleştirilen her projeye karşı çıkan, ortaya kayda değer program, hazırlık, teklif, niyet dahi koyamayan sığ bir muhalefetle karşı karşıyız. Bizim referansımız 20 yılda ülkemize kazandırdığımız hizmet ve eserlerdir. Muhalefet ise yüzyılımızın başındaki felakete, koskoca imparatorluğu felakete sürükleyen yaklaşımdır, zihniyettir.

* Bugünkü dünyayı, aktörleri ve ilişkileriyle kavramasını, ona göre politikalar geliştirmesini beklemenin biraz boş hayal olduğunun farkındayız. Azıcık da olsa feraset, onurlu duruş beklemenin bir vatandaş sıfatıyla hakkımız olduğunu düşünüyorum.

  • Düşün arkama deyip, milleti uçuruma sürükleyen siyaset tarzının devri kapanalı çok oldu. Muhalefete bu cesareti dünya ve bölgemizde yaşanan krizlerin, sıkıntıların, çatışmaların verdiği anlaşılıyor. Türkiye’nin küresel ekonomik çalkantılardan, güvenlik kaygılarından, yıpratıcı siyasi çekişmelerden en az hasarlı çıkması için her türlü çabayı gösteriyoruz.

erdoğan 23 mayıs açıklamaları 4 304a3

HAYAT PAHALILIĞI MESAJI...

* Hayat pahalılığı başta olmak üzere çeşitli sıkıntılara maruz kaldığımız bir gerçektir. Türkiye bu sıkıntıları hak etmiyor. Fakat bu millet böyle bir gerici muhalefeti de hak etmiyor. Nasıl milletin her meselesini biz çözdüysek Allah’ın izniyle mevcut sıkıntıların üstesinden de yine biz geleceğiz.

* Önceliğimiz insanımızın refah seviyesini artıracak politikalar olacak. Önümüzdeki aylarda bu doğrultuda yeni adımlar atarak hayat pahalılığını insanlarımız üzerindeki yükünü azaltmayı sürdüreceğiz.

“EN SAMİMİ ÇABALARI YİNE BİZ SERGİLEDİK”...

* Küresel güvenlik ve ekonomik krizine bu gözle baktığımız için geçici sorunlar karşısında paniğe kapılmıyoruz. Pek çok ülke yalpalarken içimize kapanmak ve kazanımlarımızdan taviz vermek yerine daha hızlı yol almayı tercih ediyoruz.

* Bilhassa ücretli, dar gelirli, desteğe ihtiyaç duyan vatandaşlarımızı koruyacak mekanizmaları kuruyor ve işletiyoruz.. Asgari ücret artışı, memur ve emekli maaşlarına yapılan zamlar, destek ve sübvansiyon paketleri bu yaklaşımlarımızın ifadesidir. Sağlık, eğitim, ulaşım, enerjide altyapı yatırımlarından ülkemizin ihtiyaçlarını önemli ölçüde karşıladığımız için bundan sonraki hedefimiz insanımızın refahını arttıracak önlemlerdir.

* Bu gelişmelerin uluslararası serencamı var. Küresel ekonominin temellerinde sarsıldığı bir dönemden geçiyoruz. Geçmişten beri Türkiye’nin önünü kesmeyi temel politika haline getirenlerin aynı politikaya devam etmesi şaşırtıcı değilse de üzüntü vericidir.

* Kendi güvenlikleri ve refahları dışında hiçbir şeyi önemsemeyenler Türkiye’nin bağımsız duruşuna tahammül edemiyorlar. Sergilenen tavırlar ve edilen sözler karşımızdakilerin hak, özgürlük, ekonomiden hassasiyetlerinden değil çıkarlarını korumak endişelerinden kaynaklanıyor.

* Her türlü ihtiyaçlarını karşıladığımız milyonlarca insanın sıkıntısını umursamayanların bize verecek ne müttefiklik ne de insan hakları dersleri olabilir. Ukrayna’ya en ciddi, somut ve işe yarar desteği biz verdik. Rusya ile ilişki kurduğumuz her seviyede bu tutumumuzu kendilerine de mertçe söyledik. Krizin çözümüne katkısı olmayacak şovlara katılmak yerine Rusya ile ilişkilerimizi sürdürerek ateşkes ve kalıcı barış için en samimi çabaları yine biz sergiledik.

* NATO’ya üyelik başvurusunda bulunan ülkeler tarihlerine bakarlarsa doğudan gelen tehditlere karşı kendilerine de katkı sağladığımızı görecekler. Geçtiğimiz Cuma ve Cumartesi günleri oldukça yoğun telefon diplomasisi yürüttük. Hollanda Başkanı, NATO Genel Sekreteri, İngiltere Başbakanı, İsveç Başbakanı, Finlandiya Başbakanı ile bu konuları enine boyuna konuştuk.

“ARTIK BENİM İÇİN MİÇOTAKİS DİYE BİRİSİ YOK”...

* Muhataplarımızın tamamına Türkiye’nin NATO’nun genişlemesi, terörle mücadele ve müttefiklik vurgusuyla paylaştık. Türkiye Yunanistan ve Fransa’nın NATO’dan çıkışı döneminde Türkiye o zaman onlara desteği vermişti. Ne oldu? Şu anda bu Yunanistan bizimle nasıl bir uyum içinde.

* FETÖ terör örgütünün Avrupa’ya gidiş güzergahı şu anda Yunanistan değil mi? Terör örgütlerini besleyen o değil mi? Şu anda 10’a yakın üs var Yunanistan’da ve bu üslerle acaba Yunanistan kimi tehdit ediyor? Bu üsler Yunanistan’da niye kuruluyor? Şu anda AB ülkelerine 400 milyar Avro borcu olan bir Yunanistan var. Kendisiyle görüştük.

* Görüşmede aramızda ‘üçüncü ülkeleri sokmayalım’ diye mutabık kaldık. Buna rağmen geçen hafta bir Amerika seyahati oldu. Senatoda Türkiye’nin aleyhine ne gerekiyorsa yaptığı gibi F-16’ları Türkiye’ye vermeyin demek suretiyle Amerika’ya adeta telkinlerde bulundu.

* Artık benim için Miçotakis diye birisi yok. Kendisiyle böyle bir görüşmeyi yapmayı da kabul etmiyorum. Çünkü biz şahsiyetli onurlu siyasetçilerle yola gideriz. Bundan sonrasını Miçotakis kendisi düşünsün. Kimlere nerede nasıl üsler kurduracaksa buyursun kurdursun.

İSVEÇ VE FİNLANDİYA’NIN NATO ADAYLIĞI SÜRECİ...

* İsveç ve Finlandiya’da halen devam eden Türkiye karşıtı yaklaşımları kabul edemeyeceğimizi söyledik. Stokholm sokaklarında PKK, YPG, DHKP-C terör örgütleri yürüyüş yaptı. Sayın Andersonn bana neler söyledin, bak buyur teröristler bağırarak, çağırarak yürüyor. Senin polisin orada koruma altına alıyorlar onları. Almanya’nın caddelerinde bu tür yürüyüşler yapmıyorlar mı? Polis korumasında yapıyor. Bizim vatandaşlarımızdan herhangi birisi yanlış yaptığı zaman adeta yere bastırıyor Alman polisi dayanılmaz acılar çektiriyor.

* Hatta 15-16 yaşında Türk çocuğuna bunu yapıyor. Olmaz böyle dostluk. Olmaz böyle barış. Siz ancak terör örgütleriyle kol kola yürümeyi başarıyorsunuz. Biz işimizi biliyoruz. Atılması gereken adımları nasıl atacağımızı biliyoruz. Buradan altını çiziyorum, Türkiye için tehdit oluşturan terör örgütlerine her türlü desteği vererek, teröristleri koruyup kollayanlar bize karşı sergiledikleri hukuksuz, ciddiyetsiz, kibirli tavırlarından vazgeçmelidirler. Somut uygulamalarla neticelerini gördüğümüzde bize düşeni yapmaktan kimsenin şüphesi olmasın.

* Ülkemize ve güvenli bölgelerimize sık sık yapılan saldırı, taciz, tuzakların merkezi konumundaki alanlar harekat önceliğimizin başında yer almaktır. TSK; istihbarat, emniyet güçlerimiz hazırlıklarını tamamlar tamamlamaz inşallah bu operasyonlar başlayacaktır. Perşembe günkü MGK toplantımızda gereken kararları alacağız.

* Uzay alanında iddiasını ortaya koyan bir Türkiye için 1 yıl önce yine bu kürsüden milli uzay programımızı açıklamıştık. Ülkemizin uzay alanındaki hak ve menfaatlarini korumak üzerine belirlediğimiz Türkiye ve medeniyetimize yaraşır tam 10 hedefi sizlerle paylaşmıştım.

* Aya ulaşmaktan uzay ekosistemi oluşturmaya, insan kaynağı geliştirmeye varan geniş yelpazedeki hedef başlıklarımızda adım adım ilerliyoruz. Artık dünyada siyasi bağımsızlığın teknolojik bağımsızlıktan geçtiğini çok iyi biliyoruz.

* Dünya düzeninin belirleyicisi konumundaki teknolojilerin, savunmadan imalat sanayine, araştırma, geliştirme bilişime kadar her alanda proaktif bir Türkiye inşa ediyoruz. Türkiye için uzay yarışında yer almak lüks değil mecburiyettir.

* Milli Uzay Programı kapsamında gerçekleştireceğimiz her hedef Türkiye’nin yeni yüzyılındaki başarılar için birer mihenk taşı olacaktır. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu ile Türk gençleri uzay yarışların aktörleri olsunlar istiyoruz. Bugün ülkemiz adına yepyeni bir eşiğe hep birlikte adım atacağız.

erdoğan 23 mayıs açıklamaları 5 0440c

“MİLLİ UZAY PROGRAMI ÇERÇEVESİNDE BİR VATANDAŞIMIZI UZAYA GÖNDERİYORUZ”...

* Bu salondaki basın mensupları aracılığı ile tüm bakan arkadaşlarımın aracılığı ile birçok insan uzaya gitme hayali kurmuştur. Artık o vakit geldi. Milli Uzay Programımız çerçevesinde 1 Türk vatandaşımızın uluslararası uzay istasyonuna gönderilmesi sürecini resmen başlatıyoruz.

* Bu milli bir görev olacak. Uzaya göndereceğimiz vatandaşımız kendisinin ya da Türkiye’deki diğer bilim insanlarının yer çekimsiz uzay ortamında yapmak istedikleri bilimsel test ve deneyleri gerçekleştirme imkanına sahip olsun. Bu milli göreve başvurmak için uzaya.gov.tr adresini oluşturduk. 45 yaşından genç tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bu görev için başvurabilirler.

* Başvurular arasından çekilecek ve seçilecek iki aday bilim elçimiz olarak uzaya çıkış süreci için gerekli tüm eğitimleri alacaklar. Eğitimlerin sonunda iki adaydan biri üstlendikleri tarihi görev için 2023 yılında uluslararası uzay istasyonuna gönderilecek. Şüphesiz göklere en çok yakışan bayrak ay yıldızlı al bayrağımızdır.

* İnşallah Türkiye’nin tecrübe ettiği diğer birçok ilk gibi bu tarihi adımın onurunu milletimize yaşatmak da yine hükümetimize nasip olacaktır. Gelecekteki milli kahramanımıza şimdiden başarılar temenni ediyorum. Biz hala Neil Armstrong’u unutmadık. Şimdi de içimizden biri gidecek. İnşallah onu da bizden sonraki gelecek nesiller unutmayacaklar.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'ye yaptığı ziyaret sırasında Türkiye'ye F-16 satılmaması yönünde yoğun lobi çalışması yapan Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'e çok sert tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık benim için Miçotakis diye birisi yok. Bundan sonrasını kendi düşünsün. Kimlerle görüşecek, kimlere üs kurduracaksa kurdursun. ABD de F-16'lar konusunda herhalde Miçotakis'in ağzına bakmayacaktır" dedi...

miço öldü 2 9fffb

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis. Abd'ye yaptığı ziyaret sırasında Beyaz Saray ve Kongre'de yaptığı görüşmelerde Washington'un Atina'ya F-35 savaş uçakları satması, Ankara'nın F-16 savaş uçaklarını modernleştirmek ve yeni savaş uçakları satın alma projesini ise engellenmesi için yoğun lobi yapmıştı.

ERDOĞAN'DAN YUNANİSTAN BAŞBAKANI'NA ÇOK SERT TEPKİ...
Bugün Beştepe'de gerçekleşen Kabine toplantısının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'ye F-16'ları vermeyin" talebinde bulunan Miçotakis'e çok sert tepki gösterdi.

"MİÇOTAKİS KİMLERE ÜS KURDURACAKSA KURDURSUN"...
Erdoğan, "Artık benim için Miçotakis diye birisi yok. Bundan sonrasını kendi düşünsün. Kimlerle görüşecek, kimlere üs kurduracaksa kurdursun. ABD de F-16'lar konusunda herhalde Miçotakis'in ağzına bakmayacaktır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasında şu ifadeleri kullandı;

"SAVAŞTA DAHİ UKRAYNA'YA EN BÜYÜK DESTEĞİ BİZ VERDİK"...
"Lafa gelince herkesin büyük laflar ettiği Karadeniz'in kuzeyindeki savaş da dahi Ukrayna'ya en büyük desteği biz verdik. Krizin çözümüne hiçbir katkısı olmayacak şovların yerine Rusya'yla insani ilişkilerimizi sürdürerek, bölgedeki barışın devamı ve müzakere yapılmasıyla en samimi yaklaşımı biz gösterdik. Bizim NATO'nun genişlemesi konusundaki yaklaşımımızın bağnazlıktan ya da düşmanlıktan değil terörle mücadelemizdeki ilkeli tutumumuzdan kaynaklanıyor.

"FETÖ'NÜN AVRUPA'YA GİDİŞ GÜZERGAHI YUNANİSTAN DEĞİL Mİ?"...
Muhataplarımızın tamamına, Türkiye'nin NATO'nun genişlemesindeki yaklaşımını terörle mücadele ve müttefiklik vurgusuyla açıkladık. Bu yanlışı Türkiye, Yunanistan ve Fransa'nın NATO'dan çıkışı döneminde Türkiye o zaman onlara destek vermişti. Ve ne oldu? Şu anda Yunanistan bizimle nasıl uyum içinde? FETÖ'nün Avrupa'ya gidiş güzergahı şu an Yunanistan değil mi? Şu anda 10'a yakın üs var Yunanistan'da. Bu üsler Yunanistan'da niye kuruluyor? Şu anda Avrupa ülkelerine 400 milyar Euro borcu olan bir Yunanistan var. Kendileriyle görüştük. Görüşmede aramıza 3. ülkeleri sokmayalım diye mutabık kaldık.

"ABD HERHALDE YUNANİSTAN'IN LAFINA GÖRE HAREKET ETMEYECEKTİR"...
Bundan sonrasını Miçotakis düşünsün. Biz kendimize yeteriz. 'F-16'ları Türkiye'ye vermeyin' diye ABD'ye telkinde bulunan bir Yunanistan ile karşı karşıyayız. Bundan sonra benim için Miçotakis diye birisi yok. ABD herhalde Yunanistan'ın lafına göre hareket etmeyecektir." 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya kırsalındaki 9 mahalle yolunda bakım ve onarım çalışması yaptı...

mahalle yollarına bakım 2 47c01

Antalya Büyükşehir Belediyesi, yayla ve turizm sezonunun başlamasıyla birlikte yoğun olarak kullanılan kırsal yollarda bakım onarım çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Mart ayında yaz sezonu hazırlıklarına başlayan Antalya Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Alanya ekipleri, yol açma, genişletme, bakım ve onarım çalışmaları yürütüyor.

 

mahalle yollarına bakım 3 80532

GRUP YOLLARINA BAKIM ONARIM...
Bugüne kadar birçok mahalle ve yayla yolunda çalışmalar tamamlanırken, son olarak yaz aylarında trafik yoğunluğunun daha da arttığı Sapadere, Elikesik, İmamlı, Hocalar, Uğrak, Beyreli, Büyükpınar, Öteköy ve Alacami mahalleleri grup yollarında çalışma yaptı. 9 mahalle yolunda bakım onarım, şarampol temizliği, bozula bölgelere yama ve sıcak asfalt kaplama çalışmaları gerçekleştirildi.

mahalle yollarına bakım 4 ca26d

 

 

 

HABER: Mertcan YILMAZ

 

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, 15 Mayıs tarihinde başlayan ve 15 Ekim’e kadar devam edecek İnşaat Yasağı ile ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Başkan Yücel, yatırımcıları duyarlı olmaya davet etti...


Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanan 2022 yılı İnşaat Yasağı genelgesiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Başkan Yücel, turizm bölgelerinde ve yerleşimin yoğun olduğu bölgelerde 15 Mayıs-15 Ekim tarihleri arasında geçerli olacak İnşaat Yasağına riayet edilmesi konusunda vatandaşlardan hassasiyet göstermelerini istedi. Başkan Yücel, “Her yıl 15 Mayıs-15 Ekim tarihleri arasında İnşaat Yasağı uygulanmakta. Turizm bölgelerimizde ve yoğun yerleşimin olduğu yerde yatırım yapan tüm inşaatçılarımızın bu yasağa uymaları gerekmektedir. Kentimiz turizmle anılan, turizmle bilinen bir kenttir. Bu yasağa lütfen hep birlikte uyalım. Bu ayın sonuna kadar herkes elindeki işlerini planlasın, görsel bütünlüğü bozmayacak bir plan doğrultusunda çalışmalar tamamlansın. Mahalle aralarında kentsel dönüşüme giren inşaatların da durmaları gerekmektedir. Bu şehrin marka değerine zarar verecek işlemlerde bulunulmamalı. Firmalara yahut yatırımcılara cezai işlem uygulanmaması adına lütfen genelgeye uyalım. 15 Mayıs-15 Ekim arasında yıkımla ilgili de ruhsat verilmeyecektir. Lütfen olumsuzluklara mahal verecek durumlardan kaçınalım. Şu aşamada çalışmalarını da durduran firmalara teşekkür ediyorum” diye konuştu.

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

 

Kılıçdaroğlu Milletin Sesi mitinginde 500.000 bin kişiye hitap etti: “Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın, haramilerin saltanatı yıkılıyor”...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun üç davadan aldığı cezaların Yargıtay tarafından onanmasının ardından parti yönetiminin Bursa’dan İstanbul’a taşıma kararı aldığı “Milletin Sesi” mitingi Maltepe Etkinlik Alanı’nda yüz binlerce kişinin katılımıyla düzenlendi. Mitingte konuşan Kılıçdaroğlu, “Kimse umutsuzluğa kapılmasın, haramilerin saltanatı yıkılıyor. Beş yıl önce ilk adımını attığımız yürüyüşün finaline yaklaşıyoruz. Az kaldı” dedi.

CHP MİTİNGİ 1 7b07a

Kılıçdaroğlu: Bir yüzükle yola çıkanlar, bugün milletin celladı haline geldi...
CHP'nin İstanbul Maltepe'de düzenlediği 'Milletin Sesi' mitingine vatandaşlar akın etti. CHP lideri Kılıçdaroğlu, mitingte yaptığı konuşmada "İyi insan olmayı zayıflık olarak gösterenler, bir yüzükle yola çıkanlar, bugün milletin celladı haline geldi. Onlar saraylarda fink atıyorlar, millet ise aç" dedi.

21 Mayıs’ta Bursa'da yapılması planlanan ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'na verilen hapis cezası ile siyasi yasak kararının ardından İstanbul'a alınan ‘Milletin Sesi' mitingi vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşti.

KAFTANCIOĞLU ALKIŞLARLA KÜRSÜYE ÇIKTI...

Mitingte Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Tunç Soyer'in de aralarında bulunduğu CHP'li büyükşehir belediye başkanları, İstanbul ilçe belediye başkanları, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları alkışlarla karşılandı. Ardından da Canan Kaftancıoğlu alkışlarla kürsüye davet edildi.

CHP MİTİNGİ 2 b0ba6

“AZ KALDI, FİNALE YAKLAŞIYORUZ”...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise, sahneye eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile birlikte çıktı. Kılıçdaroğlu'nun sahneye çıkmasıyla kalabalıktan “Hak, hukuk, adalet” sloganları yükseldi.

Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

 

* “Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Haramilerin saltanatı yıkılıyor. Yaklaşık 5 yıl önce bu meydandaydım. Ankara'dan İstanbul'a milyonlarla birlikte yürümüş, 9 Temmuz'da bu meydanda milyonlarla buluşmuştum. Kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin, bu yürüyüş ilk adımımdır demiştim. 5 yıl önce ilk adımını attığımız yürüyüşün finaline yaklaşıyoruz. Az kaldı, bu kentin, bu meydanlarında, sokaklarında, tarlalarında, fabrikalarında, üniversitelerinde, özgürce kucaklaşacağız. Meraklanmayın. Az kaldı.

 CHP MİTİNGİ ALT 3 44298

“BİRİLERİ TÜRKİYE'Yİ ZİFİRİ KARANLIĞA SÜRÜKLEMEK İSTİYOR”...

* Benden önce halkınızın çığlığını dinlediniz. Birileri Türkiye'yi zifiri karanlığa sürüklemek istiyor. İnsanlığı korkuyla sindirmek istiyor. Yaratılmak istenen bu korku ikliminin aparatlarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Siyasallaşmış yargı, mafya, uyuşturucu, kaçakçıları, paramiliter yapılar, beşli çeteler, yandaş medya ve beslemeleri, trol ağaları, insan kaçakçıları, silah kaçakçıları, hepsi ama hepsi birlikte çalışıyor.

“TEK AMAÇLARI KORKU İKLİMİ YARATMAK”...

* Bunların tek bir amacı var. Korku iklimini yaratmak ve bu iklimden nemalanmak. Bunu hem siyasi, hem finansal açıdan nemalanmak için yapıyorlar. Bu milleti korkutarak bu sistemi ayakta tutmak istiyor. O ve sarayı giderse ‘Kaos olur' algısını oluşturma peşindeler. Bu algıyı pekiştirmek için sudan sebeplerle evleri basıyorlar.

* İnsanları gece yarısı gözaltına aldırıyorlar. Tutukluyorlar. Okulları basıyorlar. Tweet attılar diye liseli çocukları okullarından alıyorlar. Yeşili savunan, doğayı savunan aktivistlere ağır hapis cezası verdiriyorlar. Bebekleri babalarından, annelerinden koparıyorlar. Hapse atılan gazeteciler, siyasetçiler, siyasilere getirilen siyaset yasakları. Şimdi bir adım daha atıp partileri kapatmaya hazırlanıyorlar.

* Konserleri yasaklıyorlar. Kürtçe müziğe dahi tahammül edemiyorlar. Bu ülkenin ulu çınarı olan sanatçıları mahkeme koridorlarında süründürüyorlar. Saray ve şürekasının dilinden düşmeyen bir kelime var. ‘O yasak, şu yasak'. Tahammül edilemeyen K-Pop, tahammül edilmeyen gençler, tahammül edilmeyen eğlence, tahammül edilmeyen mizah, tahammül edilmeyen yaşam tarzı, tahammül edilmeyen özgürlük…

  • Biz ise CHP olarak gençlerden Atatürk'ün dediği gibi, ‘Fikri hür, vicdanı hür’ bir nesil bekliyoruz. Gençlerimizin her birisinin fikri hür ve vicdanı hürdür.

CHP MİTİNGİ 3 6072c

“BİZİ ÖZGÜRCE ELEŞTİRECEKSİNİZ”...

* Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür ne demek? İktidar değişsin, ülkeye bolluk bereket geldi, ülkeye huzur geldi, ülkeye hak hukuk adalet geldi diye yetinmeyeceksiniz. Nerede bir hata görürseniz, nerede bir yanlış görürseniz, bizi özgürce eleştireceksiniz. Bu pencereyi açıyorum size. Eleştirmekten korkmayacaksınız, çekinmeyeceksiniz. Saray rejiminde gençlere eğlence yok. Saray rejiminde bolca uyuşturucu var. Saray rejiminde gençlere bahis, kumar var. uyuşturucu baronlarıyla kol kola olanlar var. Memleketi bir uyuşturucu bataklığına çevirdiler. Bugün Türkiye'de her gelir grubuna göre pazarlanan uyuşturucu var.

“BİZ KAZANACAĞIZ”...

* Kadın cinayetleri, işçi cinayetleri, siyasilere suikast hazırlıkları. Biz kullanışlı aparatlarla kavga edeceğiz. Sonuna kadar edeceğiz, ben kazanacağım. Bu haklı davamızın önünü kesmek için sürekli bir güvensizlik ortamı yaratmak istiyorlar. Başaramayacaklar. Söz veriyorum biz kazanacağız.

  • Sarayın üstünü örtmek istediği ekonomik krizin acı gerçeklerini halkımızdan az önce dinlediniz. Ülkemiz, ağır bir ekonomik buhranın içindedir. Bu, hakka, hukuka ve adalete sırt çevirmenin sonucudur. Bu ekonomi, adaletsiz yönetimin sonucudur. Milyonlarca aile ağır yoksulluk içinde geçinemiyor. Gençleri umutsuzluğa mahkum etmek istiyorlar. Enflasyon yüzde 150'lere dayanmış Onlar, emeklinin bayram ikramiyesine tek kuruş zammı dahi çok görüyorlar.
  • CHP MİTİNGİ 4 42d06

“BUNLARIN TAMAMI YALAN, YALAN, YALAN!”...

* En değerlimizi, gençlerimizi kaybediyoruz. Gençlerimizin yüzde 70'i yurt dışına gitmek istiyor. 550 bini gitti bile. Bu saray ve şürekasının tek yapabildiği harami, hamasi söylemler. Onların hamasi söylemlerinde yalanlardan da hepimiz bıktık. Hep aynı muhabbetleri yapıyorlar dikkat buyurunuz. Ağızlarını açtıklarında yok efendim ‘2023', yok efendim ‘Japonya-Almanya bizi kıskanıyor', yok efendim ‘Anlaşmalarda gizli maddeler var'. Bunların tamamı yalan, yalan ve yalan! Çok uzun süredir söyleyecekleri elle tutulur hiçbir şey kalmadı. Ama az kaldı. Uzun zamandır değişim rüzgarları esiyor. Türkiye değişime hazır.

* Bizler bu değişime hazırız. Kollarımızı sıvayıp hemen çalışmaya başlamak zorundayız. Ekonomiyi yeniden inşa etmek zorundayız. Yolsuzluk yapanların, kul hakkı yiyenlerin kim olduklarına bakmadan hepsinin kafalarına inmek zorundayız.

“YETKİYİ ELLERİNDEN ALDIĞIMIZ AN BEŞLİ ÇETENİN TAMAMININ DEFTERİNİ DÜRMEK ZORUNDAYIZ”...

* Sarayın ve o fotoğrafçı suç işleri bakanlığının elinden yetkiyi aldığımız an, hepsinin, bu beşli çetelerin tamamının defterini dürmek zorundayız. Biz bu beşli çetelerin kurduğu düzeni bozacağız. Bunların düzenine çorap sokacağız. Kan emicileri sırtımızdan söküp atacağız. Buraya bir parantez açıyorum.

* Beşli çetelere, mafyalara, baronlara seslerini çıkarmayanlar, iyilikte yarışan belediyelerimize baskı kuruyorlar. Onların halka hizmetini engellemek istiyorlar. Ama belediye başkanlarımız, siyasi talimatla kurulan bütün baskıları, kumpasları aşarak, entrikaları boşa çıkararak, halka hizmetlerini sürdürüyorlar ve sürdürecekler. Sevgili dostlarım, bu düzen haramilerin düzenidir.

* Milyonların sesi olmak için bir hafta süreyle karanlıkta kaldım. Ben neoliberalizme karşıyım. Bırakın halkı sömüren sömürsün, piyasa kendi dengesini bulur söylemine karşıyım. Türkiye'de toplumun belleğine yerleştirilen bu anlayış, iktidar destekli sömürme ve köleleştirmeye dönüştü. Bu yüzden, insanların geçim kaynaklarını korumak ve yeni fırsatlar yaratmak için devletin müdahil olması gerektiğine inanıyorum.

  • Evet, vergide indirim istiyorum. Ancak bunu yapabilmek için kamu maliyelerimizin sürdürülebilir bir temele oturtulması gerektiğine inanıyorum.

CHP MİTİNGİ 5 021de

“OLUR DA BU GAZETECİLERİN TIRNAĞINA ZARAR GELİRSE…”...

* 2 kadın gazeteci, sadece işlerini yaptıkları için tehdit ediliyor. Lafı dolandırmadan açıkça ifade ediyorum. Paramiliterlere, mafyalara, uyuşturucu baronlara, kendini derin devlet olarak ilan eden müptezellere, SADAT'a, Asrika meczuplarına, olur da bu onurlu gazetecilerin tırnağına gelirse, siz kendinizi unutun. Bir daha açık söylüyorum; unutun kendinizi!

“SINIR NAMUSTUR”...

* Ben suçla mücadeleye inanıyorum. Organize olan suçluların hepsini bu toplumdan söküp atmaya inanıyorum. Türkiye'ye gelen kaçakların, özellikle Afganların ve Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri gönderilmesi gerektiğine inanıyorum. Benim vatan sevgimde ‘Sınır namustur' anlayışı var. Yol geçen hanına dönen bu sınırları koruyamayanlar, devleti yönetemezler. 8 milyon kişi plansız, programsız, başımıza bindirdiler. Ülkemiz artık bu yükü taşıyamıyor. Bu nedenle gitmek zorundalar. Gidecekler. Davulla, zurnayla, kardeşçe göndereceğiz kendi ülkelerine. Hiç kimse unutmasın, biz ırkçı değiliz! Asla ve asla bu temiz milletin alnına kara leke sürülmesine izin vermeyeceğiz.

“ÜLKE ELDEN GİDİYOR, BİRLİKTE OLMAK ZORUNDAYIZ”...

* Ülke elden gidiyor. Birlikte olmak zorundayız. Birlikte mücadele etmek zorundayız .Vatan bizim vatanımız. Bayrak bizim vatanımız. Tıpkı Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kazandığımız Kurtuluş Savaşı gibi. Neye inandığımız, geçmişte hangi partiyi desteklediğimiz önemli değil. Eski tartışmaları bir tarafa bırakıp gerçek değişimi sağlamak için birlikte çalışmak zorundayız. Demokrasi ve adalet mücadelesini, kimseyi ayırmadan, kimseyi ötekileştirmeden, kimseyi dışlamadan hep birlikte bu mücadeleyi vermeliyiz.

“BU SENİN DE SORUNUN”...

* Genç muhafazakarlara da seslenmek istiyorum. Bu sorunlar, bir kısım insanın sorunu değil. Bu sorunlar hepimizin sorunu. Ey muhafazakar genç kadın! Bu aynı zamanda senin de sorunun. İl başkanımıza siyaseti yasaklayan zihniyet, senin İstanbul Sözleşmeni de, nafakanı da kesmek istiyor. Canan başkanın başına gelene sen ses çıkaracaksın, sesini yükselteceksin. Genç muhafazakar kadın, sen! Çünkü aynısı sana da yapılacak. Çünkü SADAT'ların Asrika toplantılarında sen yoksun.

* Seni dinlemezler. O toplantılarda vatana ihanet suçu işlenirken, erkekler oturdu yeni anayasa yazdı. Sen orada yoksun ve olmayacaksın, kayıtsız kalamazsın ey genç muhafazakar kardeşim! Bu seçimde kararsızım diyemezsin! Kayıtsızlık bir cevap değildir. Kayıtsızlık bir başlangıç değil bir sondur. Bu nedenle kayıtsızlık, her zaman saldırganın yararınadır. Saldırgana karşı dik durmalısın, onurlu durmalısın.

“İKTİDAR OLDUĞUMUZDA DEĞİŞMEYECEĞİM, NEYSEM OYUM!”...

* Bugüne kadar değinmediğim 2 konuya daha değineceğim. Samimi olacağım. Düşündüklerimi amasız, fakatsız sizlerle konuşuyorum;

* Bazıları hala öğretilmiş çaresizlikle, bir partinin ve bir parti liderinin halkını dinlemesini bir zayıflıkmış gibi algılıyor. Bir liderin kibar olmaması gerektiğini söylüyorlar. İyi kalpli olmak, iyi olmak, devlet adamı olmak zayıflık gibi gösteriyorlar. Biz birlikte oluyoruz. Biz birlikte iktidar oluyoruz. Ben, iktidar olduğumuzda asla değişmeyeceğim. Ben neysem oyum! Nerede durduğumu biliyorsunuz ve bunu değiştirmek niyetinde değilim. Kibar olmayı, dinlemeyi, anlamayı, dezavantajlı olanların derdine koşmayı değiştiremem. Değiştirmeyeceğim. Tam aksine, inadına koşacağım.

“KENDİ CELLADINIZI SEÇMEYİN”...

* İyi insan olmayı zayıflık olarak gösterenler, bir yüzükle yola çıkanlar, bugün milletin celladı haline geldi. Onlar saraylarda fink atıyorlar, millet ise aç! Kendi celladınızı seçmeyin. Bu şov dünyası değil, bu bir demokrasi arayışı. Ciddi olmak zorundayız, vicdanımızın sesini dinlemek zorundayız, ahlaklı olmak zorundayız, ahlaki değerlerimizi yüceltmek zorundayız.

“HATALARINDAN DERS ÇIKARMASINI BİLEN BİR PARTİYİZ”...

* Diyorlar ki ‘Ama CHP de geçmişte böyle yaptı…' Evet hatalar oldu. Evet, biz bugün çok mükemmel bir parti olduğumuz iddiasında değiliz. Ama biz, hatalarımızdan ders çıkarmasını bilen bir partiyiz. Siz de, Allah da şahidimdir ki; kendimizi geliştirmek ve düzeltmek için çok çaba harcıyoruz. İnanmaktan, denemekten, öğrenmekten ve şükretmekten vazgeçmeyenlerin başına harika şeyler gelir. İşte biz şu an bu ortamdayız.

* Tam anlamıyla mükemmel olmasak da mükemmel bir göreve talibiz. İşsizlere iş sağlamak, ülkeye kardeşliği getirmek, milleti huzura kavuşturmak, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye'yi yeniden inşa etmek. Bu söylediklerime inanıyorsanız, bize katılın. Akılcı bir ekonomi yönetimine inanıyorsanız bize katılın. Silivri korkusu olmadan konuşmak istiyorsanız bize katılın. Barış akademisyenleri görevlerine dönsün, harp okulu öğrencileri serbest kalsın diyorsanız bize katılın.

* Çevreyi, kurdu, kuşu, ormanı önemsiyorsanız bize katılın. Eğitim ve sağlık için daha fazla sağlık istiyorsanız biz katılın. Çocuklarınızı bu güzel ülkede tutmak istiyorsanız bize katılın. 128 milyar doların kimlere satıldığını öğrenmek istiyorsanız bize katılın. Ödediğiniz vergilerin nerelere harcandığını öğrenmek istiyorsanız bize katılın. İsraf haramdır, yolsuzluk haramdır, yandaş kayırmak haramdır diyorsanız bize katılın. Asgari ücretli açlık sınırına mahkum olmasın diyorsanız bize katılın…

* Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken, yepyeni ve tertemiz bir sayfa açmak için, ülkemize çöken zifiri karanlığı parlak bir aydınlığa kavuşturmak için, görüşü, inancı, kimliği, partisi fark etmeksizin, bu ülkenin bütün onurlu insanlarının hakkını ne pahasına olursa olsun, sonuna kadar savunacağım. Bu ülkeden çalınanları tavizsiz geri alacağıma buradan bir kez daha söz veriyorum. Söz veriyorum! Söz veriyorum!

 

“EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ” TÜRKÜSÜNÜ OKUYUP GÜL DAĞITTILAR...

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının sonunda ‘Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz' türküsü okundu. Kılıçdaroğlu ile birlikte CHP'li belediye başkanları, yöneticiler, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu sahneye çıkarak, vatandaşlara gül fırlattı. Ardından ‘Güzel Günler Göreceğiz’ şarkısı çaldı. Vatandaşlar ve sahnedekiler hep beraber şarkıları söyledi.

Bazı vatandaşlar sahneye çıkarak CHP lideri Kılıçdaroğlu ile fotoğraf çektirdi. Kemal Kılıçdaroğlu ve eşi Selvi Kılıçdaroğlu, kalabalığı arkasına alarak özçekim yaptı. Canan Kaftancıoğlu da sahneye çıkarak halkı selamladı.

 

GEZİ’DE HAYATINI KAYBEDEN VE TUTUKLANANLARIN AİLELERİ SAHNEDE YER ALDI...

Mitingte Gezi’de hayatını kaybedenlerin ve Gezi davasında tutuklananların aileleri de kürsüye çağrıldı. Gezi ailelerini temsilen Meriç Kahraman şöyle konuştu:

* “Bugün burada bulunan yüz binlerin çok daha ötesinde, milyonlarca insanımızın hayat verdiği büyük Gezi ailesinin değerli üyeleri; baskıya, zulme, yağmaya, talana, memleketin bir istibdat düzeniyle yönetilmesine karşı bugün burada toplanan bu güzel kalabalığı, Gezi Direnişi’nde aramızdan aldıkları canlarımızın aileleri ve şu anda koğuşlarında büyük bir heyecanla izlediklerinden emin olduğumuz Gezi Davası tutuklularının aileleri olarak selamlıyoruz.

“DEMOKRASİYE GÜÇ VEREN HERKESE MERHABA”...

* Gücünü özgürlük ve eşitlikten alan, dayanışmayı büyüttüğümüz ama en çok da umudumuzu geleceğe taşımamıza vesile olan Gezi Direnişi’nin adalet talebini bugün bir kez daha bu meydana taşıyarak demokrasiye güç veren herkese merhaba.

“BU DAHA BAŞLANGIÇ”...

* Bu adalet talebi; kentlerimizin yağmalanmadığı, kamu kaynaklarımızın yok edilmediği geleceğimiz içindir. Bu adalet talebi, yargının bağımsız olduğu, yaşama sahip çıkan seslerin duyulduğu, mesleklerinin gereklerini yapan hak savunucularının tutsak edilmediği bir ülke içindir. Gezi; eşitlik, özgürlük, adalet ve demokrasi için, bu ülkenin sönmeyecek umududur. Buradan Bakırköy’e ve Silivri’ye selamlar. Bu daha başlangıç, mücadeleye devam.”

Mitingte “Her yer Taksim her yer direniş”, “Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganları atıldı.

 

“ARTIK ‘DUR’ DEMENİN ZAMANI GELDİ...

Toplumun farklı kesimlerinden yurttaşlar mitingte sırayla kürsüye gelerek yaşadıkları zorlukları anlattı. Kağıt toplayıcılığı yaparak geçimini sağlayan 49 yaşındaki Nusret Güllü, dertlerini şu sözlerle anlattı:

* “Daha evvel davul, zurna çalıyorduk; bitti. Şimdi çekçek çekiyoruz, çekçeğimizi de elimizden aldılar. Ekmek bırakmadılar. Pazarlarda artıkları toplayarak geçiniyorduk, şimdi domates oldu 25 lira, o ezik domatesi de atmıyorlar artık… Onu da toplayamıyoruz.

* (Ayağındaki terliği eline alıp göstererek) Bunu çöpün dibinden buldum, bununla geziyorum. Bizim yapacağımız hiçbir şey kalmadı. Artık ‘dur’ demenin zamanı geldi. Gözümüz açıldı.”

 

“BİZ OY ATMAYA KOŞUYORSAK, ONLARIN DA BİZE KOŞMASI LAZIM”...

65 yaşında çalışmak zorunda kalan ve bulaşıkçılık yapan Nazife Canoğlu ise şöyle konuştu:

* “Şu anda herkes denizde yüzüyor, benim gibiler karaya vurdu. Neden? 2 senedir, bana gelen yardımlarla ayakta duruyorum. Eşim emekli, 3 bin lira maaşı var. 1600 lirası kira. 1000 lirası faturalar. Geri kalanını siz hesap edin. Nasıl geçineceğimi bana sorun…

* Benim her iki kalçamda platin var. Beni idama da götürseler, aynı lafları söyleyeceğim… Önce Türk vatandaşının halini hatırını soracak bir devlet istiyoruz biz. İstediğimiz bu. Biz garibanların kapısının çalınmasını istiyoruz. Biz nasıl oy atmaya koşuyorsak, başımıza gelenlerin de bize koşmasını bekliyoruz.

“EKMEK, UN, MAKARNA ALAMIYORUZ”...

* Bir ekmek 5 lira, biz bunu alamıyoruz. Bir kilo unu alamıyoruz. Akşamdan sabaha zam olur mu? Ben bütün hükümetleri gördüm; ama ne böyle bir zam gördüm, ne pahalılık gördüm… Makarnaya hasretsem, Türkiye’de yaşamamam gerekiyor. Ben yaşamak istemiyorum. Yeter. Hep yabancılar, yabancılar, yabancılar…”

 “20 YILDAKİ EN KÖTÜ ZAMANI GEÇİRİYORUM”...

Kasap Fatih Uludağ da sorunlarını şu şekilde anlattı:

* “Ben yaklaşık 20 yıldır kasaplık yapıyorum, ama 20 yıldaki en kötü zamanımı geçiriyorum. Benim çıraklık zamanımda, ihtiyacı olan insanlar dükkanımıza geldiğinde onları geri çevirmezdik. Ama şu zamanda ihtiyaç sahibine bir parça et veremiyoruz. Çünkü tezgahımıza koyduğumuz etten kar edeceğiz derken, bir sonraki eti zamlı alıp zarar ediyoruz.

“15 LİRALIK KIYMA ALAN VAR”...

* 2 gün önce dükkanıma bir vatandaş geldi, ‘yemek yapacağım, 15 liralık kıyma istiyorum’ dedi. 15 liralık kıyma 100 gram yapıyor. 100 gram kıymayla 4 kişilik aileye yemek yapacak… Bir dolma biberi doldurmayacak kıymayla 4 kişi yemek yiyecek…

“REYONDA ET OLMASI GEREKİRKEN KEMİK VAR”

* Kasap reyonunda normalde et dolu olması gerekirken şu anda bizim çöpe attığımız, sıyırıp kullanmak istemediğimiz kemikli etler, çorbalık kemikler reyonlarda yerini aldı. Uygun fiyatlı olduğu için. Et tüketemeyen insanlar diyor ki, ‘en azından yemeğe tadı geçsin…'”

 

“ÇOCUKLARIMIZI NASIL DOYURACAĞIZ DİYE DÜŞÜNÜYORUZ”...

Evlere temizliğe giden Muazzez Süngür de şöyle konuştu:

* “Eşim apartman görevlisi, 15 ve 8 yaşlarında 2 çocuğumuz var. Eve katkım olsun istediğim için yarım zamanlı ev işçiliği yapıyorum. Aynı zamanda ben bir anneyim. Çocuklarımın okumasını ve bizden daha iyi yaşamasını istiyorum. Her geçen gün bu umudum azalıyor. 1-2 sene öncesine kadar ‘çocuklarımızı nasıl okutacağız? İyi bir eğitim verebilecek miyiz?’ diye düşünürken; şimdi ‘acaba çocuklarımızın karnını nasıl doyuracağız diye düşünüyoruz.

“ÇOCUĞUMLA MARKETE GİDEMİYORUM”...

* Hayat şartları zor ve git gide daha da zorlaşıyor. Ben 8 yaşındaki çocuğumla markete gidemiyorum. Çocuğum bir şey görür, isterse alamam diye… O üzülürse ben de üzülürüm diye… Beni bütün annelerin anlayacağını düşünüyorum. Anneleri bu hale getiren sistem utansın. Bana bu mikrofonu uzattığınız, derdimle dertlendiğiniz için çok teşekkür ederim.”

“KENDİ ÜLKEMİZDE YABANCI OLDUK”...

Torna ustası Abdullah Korkunç ise yaşadığı zorlukları şöyle ifade etti:

* “Yaklaşık 3 aydır işsizim. Düne kadar aileme, çocuklarıma iyi bir gelecek kurmanın hayali içerisindeydim. Ama düşünün, çocuğum benden karpuz istedi, yarım karpuz aldım. Hayatımda ilk defa böyle bir şey yaşadım. Bu bir baba için çok ağır bir şey.

* Bizleri bu hayata mahkum eden insanlara lanet olsun. İşsizim, gittiğim bütün firmalar yabancı uyruklu insanları çalıştırıyor. Ben 20 yıllık ustayım, asgari ücreti layık görüyorlar. Emeğimizi değersizleştiriyorlar. Kendi ülkemizde yabancı olduk.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Gazeteler

Designed by: Masoud