ilk5-Manşetler
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 289460
Caddeler meydanlar Kırmızı-Beyaz! Yüzbinler sokaklara aktı...
Türkiye bundan 102 yıl önce milletin kendi kaderini kendi tayin ettiği cumhuriyet rejimine geçti. Cumhuriyetimizin 102. yılı Türkiye'nin her yerinde coşkuyla kutlanıyor.
Yurttaşlar İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Şırnak, Adana'da fener alayları ile Cumhuriyet coşkusunu yaşadı. Ucu bucağı görünmeyen kortejler şehirlerin meydanlarından taştı.
Cumhuriyetimizin 102. yılındayız. Türk'ün dünyaya meydan okuduğu ve işgale karşı destansı mücadelesiyle kazandığı Cumhuriyetin 102. yaşına girdi.
Cumhuriyet'in 102. yıl coşkusu Türkiye'nin dört bir yanında okullarda, meydanlarda coşkuyla kutlanıyor.
İstanbul, İzmir, Ankara başta olmak üzere ülkemizin dört bir yanında yurttaşlar ellerinde şanlı Türk Bayrakları ile meydanlara çıktı.

BAĞDAT CADDESİ IŞIL IŞIL...
Türkiye Cumhuriyeti’nin 102’inci kuruluş yılı İstanbul'da Bağdat Caddesi'ndeki fener alayı ile kutlanıyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve yüz binler ellerinde Türk bayrakları ile fener alayına katıldı.

BEŞİKTAŞ'TA COŞKULU KALABALIK...
Öte yandan Dolmabahçe’den Beşiktaş Barbaros Meydanı’na yapılan yürüyüşle kutlandı. Beşiktaş Belediye Başkanvekili Ömer Rasim Şişman ve çok sayıda yurttaşın katıldığı yürüyüşte, “Hak, hukuk, adalet”, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı.


BAŞKENT CUMHURİYET İLE BİRLEŞTİ...
Sabah saatlerinde Ankara'da binlerce kişi, Cumhuriyet Bayramı'nın 102. yılı dolayısıyla Ulus'taki Birinci Meclis önünden Anıtkabir'e yürüdü.

Cumhuriyet'in 102. yıl kutlamaları Ankara'da Birinci Meclis önünde başlayan fener alayı ile devam ediyor. Binlerce Ankaralı ile beraber Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da fener alayına katıldı.

İZMİR'DE CUMHURİYET COŞKUSU...
Kutlamaların bir diğer adresi de İzmir oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın da katıldığı fener alayında İzmirli yurttaşlar "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz" sloganları ile fener alayına katıldı.
Adana'da on binler "İlelebet Cumhuriyet" pankartı altında fener alayı düzenledi. Antalya'da yurttaşlar akşam saatlerinde fener alayında bir araya geldi.



Şırnak'ta Fener Alayı’nda 102 metrelik Türk bayrağıyla yürüyüş yapıldı.
İMAMOĞLU'NDAN CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜNE MESAJ...
CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, "'Cumhuriyet muhafızları', bugün her zamankinden çok daha aktif, kararlı ve cesur olmaya mecburdur. Cumhuriyetimize yönelik tehdit ve saldırılar karşısında, tüm cumhuriyetçiler ve demokratlar, tek vücut olmak zorundadır. Aksi halde, eşitlik, adalet ve özgürlük adına elde ettiğimiz tüm tarihsel kazanımları kaybederiz. Çekilen onca acılar, ödenmiş onca bedeller boşa gider. Buna izin veremeyiz, vermeyeceğiz" dedi.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında Kadıköy'de "Cumhuriyet Yürüyüşü" düzenlendi. İmamoğlu, yürüyüşe gönderdiği mesajında şu ifadeleri kullandı:
- Sevgili İstanbullular, benim iyi kalpli, cesur hemşerilerim; geleceğimizi aydınlatan sevgili gençler, güzel yüzlü çocuklar; hanımefendiler, beyefendiler; Cumhuriyetin sevgili evlatları; sizleri saygıyla, sevgiyle, hasretle selamlıyorum. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Bugün bizim en büyük bayramımızdır, çünkü Cumhuriyet, bizim milletçe varlık sebebimizdir. Gururumuz, onurumuzdur. Egemenliğin kayıtsız şartsız millette olduğu, özgür ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti kolay kurulmadı. Cumhuriyetimizin temelleri Sakarya’da, Dumlupınar’da, nice savaş meydanlarında, nice cephelerde, milletin kanıyla, canıyla atıldı. Cumhuriyetimizin temelleri Samsun’da, Erzurum’da, Sivas’ta, Ankara’da milletin iradesiyle, milletin azim ve kararıyla atıldı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en kıymetli emaneti olan cumhuriyet, egemenliği kayıtsız şartsız millete verdi ve vatandaşı bu ülkenin tek sahibi yaptı. Atatürk’ün dediği gibi, ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin ruhu, millî egemenliktir.’ Hiç kimse, hiçbir kurum, millet iradesinin yerine kendi iradesini koyamaz.
"Milletin vermediği meşruiyeti ülke dışında arayanlar Cumhuriyetimiz için bir tehdittir"
- Bu ülkenin bütün yöneticileri, bütün kurumları, millet iradesinin çok sesli, çok renkli, çoğulcu yapısına saygı duymakla yükümlüdür. Kendisini milletin iradesinin üzerinde gören her anlayış, Cumhuriyet ve demokrasiye yönelik bir tehdittir. Vatandaşın seçimle ortaya koyduğu iradeyi, sırf kendi aleyhine diye geçersiz ilan etmek gibi, milli egemenliği hiçe sayan her teşebbüs, Cumhuriyetimizin özüne yönelmiş bir saldırıdır. Cumhuriyet, bağımsızlık demektir. Yalnızca askeri ve idari bağımsızlığı değil, ekonomik, siyasi, finansal, kültürel bağımsızlığı gerektirir. Koltuklarını koruma uğruna, milletin vermediği meşruiyeti ülke dışında arayanlar, yabancı güç odaklarına boyun eğip ülke menfaatleri aleyhine tavizler verenler, bağımsızlığımız ve Cumhuriyetimiz için bir tehdittir. Kim, siyasi rakibinden kurtulmak, milletin iradesini baskı altına almak için, ‘casusluk’ gibi en ciddiye alınması gereken konuları bile alçakça istismar ediyorsa, bilin ki o bağımsızlığımız ve cumhuriyetimiz için bir tehdittir.
"Cumhuriyetimize yönelik tehdit ve saldırılar karşısında, tüm cumhuriyetçiler ve demokratlar, tek vücut olmak zorundadır"
- Sevgili dostlarım, kardeşlerim; Cumhuriyet demokrasidir, laikliktir, hukuk devletidir. Cumhuriyet adalettir, hürriyettir. Cumhuriyet, kadının erkekle eşit haklara sahip olduğunun kabul edilmesi ve bunun güvence altına alınmasıdır. Cumhuriyet akıldır, bilimdir, üretimdir. Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir. Herkesin, başkasına avuç açmak zorunda kalmadan, kimliğine, inancına, siyasi tercihine bakılmadan desteklenmesi, insanca bir hayat için gerekli tüm koşullara sahip olmasıdır. Cumhuriyeti bütün bu yönleriyle içselleştirmemiş, Cumhuriyetin verdiği sorumlulukları yerine getirmeyen, Cumhuriyet ilke ve değerleriyle açıkça ya da sinsi bir biçimde savaşan zihniyet, Cumhuriyetimize yönelik bir tehdittir. Bugün, Cumhuriyetimizin 102’inci yaşını kutlamanın coşkusu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Ama bugün aynı zamanda, Atatürk’ün, ‘Cumhuriyet, yüksek karakterli muhafızlar ister’ sözünü kavramanın ve gereğini yapmanın günüdür. 'Cumhuriyet muhafızları', bugün her zamankinden çok daha aktif, kararlı ve cesur olmaya mecburdur. Cumhuriyetimize yönelik tehdit ve saldırılar karşısında, tüm cumhuriyetçiler ve demokratlar, tek vücut olmak zorundadır.
"Hedefimiz; Türkiye'yi onurlu ve erdemli insanların, huzurlu ve mutlu ülkesi haline getirmektir"
- Aksi halde, eşitlik, adalet ve özgürlük adına elde ettiğimiz tüm tarihsel kazanımları kaybederiz. Çekilen onca acılar, ödenmiş onca bedeller boşa gider. Buna izin veremeyiz, vermeyeceğiz. Cumhuriyetçi bir ruhla, tüm demokratik mücadele yöntemlerini kullanarak, hep birlikte, canla başla, umutla, cesaretle, yılmadan hedefe yürüyeceğiz. Hedefimiz; Cumhuriyetin önümüze koyduğu ideallere ulaşmak, Cumhuriyet ilke ve değerlerini tam olarak hayata geçirmektir. Hedefimiz; Türkiye’yi, herkes için, her yerde adaletin ve hürriyetin hakim olduğu… Bolluk ve bereketin kardeşçe pay edildiği… Onurlu ve erdemli insanların, huzurlu ve mutlu ülkesi haline getirmektir. Bunun için sabırla, gayretle, cesaretle mücadele edeceğiz ve mutlaka başaracağız. Her şey çok güzel olacak. Yaşasın cumhuriyet… Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk… Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.
Dilek Kaya İmamoğlu: Ne yazık ki ülkemizde demokrasinin temelleri, her geçen gün biraz daha zayıflatılıyor
Cumhuriyet yürüyüşünde konuşan Dilek Kaya İmamoğlu da özetle şunları söyledi:
- Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, silah arkadaşlarına, istiklal kahramanlarımıza selam olsun. Bu vatan için canını ortaya koyan aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi rahmetle, minnetle anıyorum. Bize özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı, eşit, özgür bireyler olarak geleceğimizi tayin etme hakkımızı armağan ettikleri için onlara sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin ne kadar büyük zorluklarla kurulduğunu hepimiz biliyoruz. Bir avuç inanmış insan; yüreklerindeki bağımsızlık ateşiyle, vatan topraklarının gördüğü en karanlık günleri aydınlık bir geleceğe dönüştürdüler. Özveriyle, dayanışmayla; paylaşarak, yardımlaşarak; umudu, cesareti örgütleyerek; destansı bir mücadeleyle bu millet bağımsızlığına kavuştu.
- Bugün geldiğimiz noktada, ne yazık ki ülkemizde demokrasinin temelleri, her geçen gün biraz daha zayıflatılıyor. Adalet duygusu, toplumun vicdanında derin yaralar açmış durumda. Yargı; bağımsızlığını koruması gerekirken, siyasetin gölgesine çekilmeye zorlanıyor. Hukukun üstünlüğü yerine, gücün hukuku yerleştirilmeye çalışılıyor. Yargı eliyle muhalefete, medyaya, sanatçılara, iş dünyasına, kısacası tüm topluma baskı kurulmak isteniyor. Her yeni güne, yeni bir adaletsizlik, yeni bir eşitsizlik haberiyle uyanıyoruz. Ama biz umudumuzu kaybetmedik, kaybetmeyeceğiz. Çünkü bu milletin vicdanına, adalet duygusuna, hakkaniyetine güveniyoruz. Karanlığa teslim olmayan, umudunu direnişle büyüten bir halkız biz. Bu ülke en zor zamanlarında bile, yeniden doğmayı başarmış bir ülkedir.
- Biliyoruz ki adaletten uzaklaşan hiçbir toplum; barışa, huzura, berekete ulaşamaz. İşte bu bilinçle, Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkıyoruz. Hak, hukuk, adalet için; eşitlik, özgürlük, demokrasi için kararlılıkla yürüyoruz. Cumhuriyet bizim vicdanımızdır, yolumuzu aydınlatan ışıktır. Ve biz, o ışığı sonsuza dek koruyacağız. Bu güzel vatanın her köşesini Cumhuriyetin ışığıyla aydınlatmaya devam edeceğiz. Atalarımızdan devraldığımız bu emaneti çocuklarımıza onurla, gururla aktaracağız. Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç tanımadık, tanımayacağız. Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Cumhuriyetin aklı hür, vicdanı hür, irfanı hür nesilleri. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Doğum günün kutlu olsun Türkiye.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 178532
Menzil tarikatının iki kolu arasındaki vakıf malı kavgası, Sancaktepe’de silahlı çatışmaya dönüştü. Aynı tarikata mensup gruplar birbirini ‘işgalcilik’, ‘fitne’ ve ‘din istismarı’ ile suçlarken, olayda 4 kişi yaralandı...

Menzil Tarikatı’nın iki farklı kolu olan Serhendi ve Muhammed Fettah Elhüseynî grupları arasında İstanbul Sancaktepe’de çıkan silahlı kavgada 4 kişi yaralandı. Taraflar birbirini suçlarken, gerilim cemaatle ilişkilendirilen iki vakıf binasının mülkiyeti üzerinden tırmandı. Serhendi kanadı, söz konusu iki binanın bağışçılar tarafından yıllardır tarikat faaliyetleri için kullanıldığını ve bu amaçla vakfa tahsis edildiğini savundu. Ancak diğer grubun bu yerleri kendi kontrolüne almak için şahsi mülk gibi gösterdiğini, paravan şirketlerle sahte kira sözleşmeleri ile bağışçıları devre dışı bıraktığını, kendilerine de ‘din istismarcısı’ şeklinde suçlamalar yönelttiğini öne sürdü. Serhendi tarafının iddiasına göre, kavganın çıktığı gün ise kaymakamlık görevlisinin mülkiyet tespiti için alana geldiği sırada, binadaki vakıf tabelalarının söküldü, bölgede yalancı tanıklar temin edildi.
Kalabalığın arasında bulunan bir kişi polislerin yanında “Sizi mermi manyağı yapacağım” diyerek açıkça tehditte bulundu. Bilirkişinin ayrılmasının ardından da aynı kişi binanın altındaki bir dükkândan çıkarak kalabalığa ateş açtı. Yaralanan dört kişi hastaneye kaldırılırken, saldırının “tesadüf değil, planlı” olduğu öne sürüldü.
Muhammed Fettah Elhüseynî kanadı ise yaşananlardan Serhendi grubunu sorumlu tuttu. Açıklamada, karşı grubun iki yıldır sosyal medya üzerinden nefret dili kullandığı belirtildi ve “Beğendiniz mi yaptığınızı? İçiniz rahat etti mi? Nihayet kardeşi kardeşle karşı karşıya getirdiniz. Meseleyi bu noktaya getirenlere yazıklar olsun” ifadeleri kullanıldı. Ayrıca olay günü Serhendi’ye mensup yaklaşık 100 kişi alana geldiğini ve burada bulunan 5 kişiye fiziki saldırıda bulunduğunu öne sürdü. Öte yandan aynı gün Pendik’te tarikata ait olduğu bilinen Özel Emsey Hastanesi’nde çıkan yangın da dikkat çekti.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 490867
KKTC'de üniversite eğitimi için adaya gelen 20 binden fazla yabancı öğrencinin kaybolduğu iddia edildi. Ortaya çıkan skandal, organize bir insan ticareti ağını işaret ediyor. Mülteci Hakları Derneği’ne göre özellikle Afrikalı kadın öğrenciler, sahte vaatlerle adaya getiriliyor, pasaportlarına el konulup fuhuşa ve yasa dışı taşıyıcı anneliğe zorlanıyor...

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde üniversite okumak için adaya gelen 20 binden fazla yabancı öğrencinin "kayıp" olduğu ortaya çıktı. Mülteci Hakları Derneği'nin iddialarıyla desteklenen korkunç skandal, organize bir insan ticareti ağını işaret ediyor. İddialara göre, özellikle Afrikalı kadın öğrenciler, sahte vaatlerle adaya getiriliyor, ajanlara borçlandırılarak pasaportlarına el konuluyor ve fuhuş sektörüne itiliyor.
Bakanlık verilerine göre adada kayıtlı 107 bin yabancı öğrenciden 83 bini aktif olarak eğitimine devam ederken, 20 binden fazlasının nerede olduğu bilinmiyor.
SİSTEM NASIL İŞLİYOR: SAHTE VAATLER VE ŞAİBELİ AJANSLAR...
Kan donduran tuzağın ilk adımı, yabancı öğrencilerin üniversitelerle anlaşmalı "şaibeli" aracılık ajansları üzerinden adaya gelmesiyle atılıyor. DW Türkçe'ye konuşan Mülteci Hakları Derneği'nden Damla Kodan'ın aktardığına göre, bu ajanslar öğrenci adaylarından bir miktar ödeme alıyor ve onlara "her şeyin güzel ve yolunda gideceğine" dair vaatlerde bulunuyor.
Ancak öğrenciler Kıbrıs'a geldiklerinde tamamen farklı bir manzarayla karşılaşıyor.
PASAPORTLARA EL KONULUYOR, FUHUŞA ZORLANIYORLAR...
İddiaların merkezinde, özellikle Afrikalı kadın öğrenciler yer alıyor. Adaya geldiklerinde, onları getiren ajansa "borçlu" oldukları söyleniyor ve pasaportlarına zorla el konuluyor. Bu öğrenciler, daha sonra apartmanlara kapatılarak sistematik olarak fuhuş yapmaya zorlanıyor.
Sistemin kurbanı olan öğrencilerin, borç batağından ve ellerinden alınan pasaportları nedeniyle bu çarktan kurtulamadığı belirtiliyor.
KORKUNÇ İDDİA: YUMURTA BAĞIŞI VE TAŞIYICI ANNELİK...
Mülteci Hakları Derneği'nin iddiaları fuhuşla da sınırlı değil. Derneğe göre, kayıp olan 20 binden fazla öğrenci arasındaki bazı kadınlar, yasa dışı yollarla yumurta bağışı yapmaya ve taşıyıcı anneliğe zorlanıyor. Bu küçük adada aktif 23 üniversitenin bulunması, öğrenci adı altında yürütülen bu insan ticareti ağının boyutlarını gözler önüne seriyor.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 260564
Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin ardından kentte 60'a yakın artçı sarsıntı yaşandı. Son olarak saat 10.55'te 4.8 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. Yeni sarsıntı İzmir ve Bursayı'da korkuttu. Tedirgin olan halk kendini sokağa attı ancak bu kez de sağanak yağışa yakalandı...

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre saat 22.48'de kaydedilen sarsıntı, yerin yaklaşık 5,99 kilometre derinliğinde gerçekleşti.
Deprem, merkez üssü Balıkesir'in yanı sıra İstanbul, İzmir, Aydın, Bursa, Kocaeli, Tekirdağ ve Sakarya gibi çevre illerde de hissedildi.

SARSINTILAR DEVAM EDİYOR
6,1'lik ana depremin ardından bölgede çok sayıda artçı sarsıntı da meydana geldi.
AFAD verilerine göre saat 01.11 itibarıyla kentte en büyüğü 4,2 olmak üzere toplam 58 artçı deprem kaydedildi.
Artçıların büyüklükleri 3,0 ile 4,2 arasında değişirken, sarsıntıların derinlikleri 5 ila 23,88 kilometre aralıklarında değiştiği belirlendi.
Buna göre, ilk artçı deprem saat 22.50'de 4,2 büyüklüğünde gerçekleşti. Ardından 22.51'de 4,0; saat 23.04'te 4,2, 01.55'te 4.0, saat 02.30'da 4.4, saat 03.48'de 4.2, saat 05.36'da 4.0 büyüklüğünde yeni sarsıntılar meydana geldi.

AFET YÖNETİM MERKEZİ'NDE ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR...
Afet Ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Afet Yönetim Merkezi'nde Sındırgı'daki depremin ardından çalışmalar devam ediyor. Bölgeye giden ekiplerin ve yardım faaliyetlerinin takibi ile gelen ihbarlar inceleniyor. Ayrıca, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan’ın ise Balıkesir’in Sındırgı ilçesine hareket halinde olduğu belirtildi.

19 KİŞİ YARALANDI...
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun açıklaması şöyle:
"Balıkesir’de meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen depremde, doğrudan deprem kaynaklı bir yaralanma olmamıştır.
Atlama ve düşme gibi ikincil sebeplerden kaynaklanan 19 yaralımızın 4’ü tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edilmiştir. Tüm yaralılarımızın genel sağlık durumları iyi olup, tedavileri hastanelerimizde devam etmektedir. Kendilerine acil şifalar diliyorum."

DEPREMİNDEN SONRA BİR DE SAĞANAK...
Balıkesir'in yanı sıra İzmir, Bursa, İstanbul, Tekirdağ, Kocaeli ve Sakarya gibi Marmara ve Ege bölgelerindeki birçok ilde hissedilen depremin ardından bölgede sağanak başladı.
Bölgede hasar tespiti ve yardım çalışması yapan ekipler, şiddeti giderek artan sağanak altında çalışmakta zorlandı.

Deprem korkusu nedeniyle dışarıda bulunan vatandaşlar, sağanaktan korunmak için kafe ve restoran gibi işletmelere sığındı.
Yardım kuruluşları, burada zaman geçiren depremzedelere sıcak içecek ve çorba dağıttı.

BAKAN YERLİKAYA SON DURUMU PAYLAŞTI...
Bakan Yerlikaya, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
"Kara yolu ile Sındırgı'ya gidiyoruz. 20 kilometre yolumuz kaldı. Allah'a şükürler olsun depremden etkilenen illerden an itibarıyla gelen can kaybı ihbarı bulunmamaktadır. Cami, spor salonu ve okullar barınma amacıyla vatandaşlarımıza açılmıştır. Balıkesir genelinde eğitim ve öğretime 1 gün süreyle ara verilmiştir. 112 Acil Çağrı Merkezlerine 25 yapı hasarı ihbarı olmak üzere toplam 504 ihbar alınmıştır. İhbarlar tek tek değerlendirilmektedir."

BAŞKAN AKIN'DAN AÇIKLAMA...
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Sındırgı’da meydana gelen depremin ardından açıklamalarda bulundu. Akın, "Bir süre önce de bir deprem yaşamıştık. Yine bir depremde karşı karşıyayız. Vatandaşlarımız tedirgin. Yıkılan binalarımız var. Bana gelen bilgiye göre, 4 binamız yıkıldı. İçerisinde kimse yok. Yağmurda bir taraftan inanılmaz şekilde devam ediyor. Vatandaşlarımızı tesislerimizde misafir ediyoruz. AFAD ve valiliğimizle beraber koordinasyon içerisindeyiz. Böylelikle hızlı hareket edebiliyoruz. Vatandaşımızı yalnız bırakmıyoruz. Geceyi beraber geçireceğiz. Vatandaşlar evine gitmeden ben de evime gitmeyeceğim" dedi.
ACİL MÜDAHALE ÇADIRI KURULDU...
Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından bölgeye yönlendirilen Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tarafından Sındırgı Devlet Hastanesi bahçesine acil müdahale çadırı kuruldu.
Sındırgı Devlet Hastanesi’nde tedavi hizmetlerinin güvenli şekilde yürütülmesi için bazı hastalar da çevre ilçelere sevk edildi. Bölgede sağlık ekiplerinin ve AFAD ekiplerinin çalışmaları sürüyor.

YERLİKAYA'DAN DEPREMZEDELERE ZİYARET...
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sabaha karşı depremin merkezi Sındırga'ya geldi. Geceyi kafe gibi kapalı alanlarda geçiren vatandaşlarla görüşen Bakan Yerlikaya’ya Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur eşlik etti. Bakan Yerlikaya depremzedelerin durumları hakkında bilgi alıp, istek ve taleplerini dinledi.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 218251
Dünya Superbike Şampiyonu Milli Motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu, doğup büyüdüğü Alanya'da coşkuyla karşılandı...
Alanya Belediyesi öncülüğünde düzenlenen karşılama etkinliğinde kent merkezine motosikletle giren Razgatlıoğlu'nu Alanya halkı bağrına bastı. Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Toprak Razgatlıoğlu adını Alanya’da bir caddeye vereceklerini müjdeledi.
Büyük bir başarıya imza atarak 3. kez Dünya Superbike Şampiyonu olan milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu, doğup büyüdüğü Alanya’ya geldi. İspanya Jerez Yarışında kazandığı zaferle sezonu şampiyon olarak tamamlayan ve gelecek yıl dünyanın en önemli organizasyonlarından MotoGP’de yarışacak başarılı sporcu, Alanya’da büyük bir coşkuyla karşılandı.
ALANYA ŞAMPİYONUNU BAĞRINA BASTI...
Şampiyon motosikletçi, Alanya Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen organizasyonla kent girişindeki lunapark arkasında motosiklet kulüpleri üyeleri ve vatandaşlardan oluşan kalabalık bir konvoyla karşılandı. Kilometrelerce uzunluktaki konvoy, İlçe Emniyet Müdürlüğü trafik polislerinin ve Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin koordinesinde yola çıktı. Çevre Yolu ve Atatürk Caddesi üzerinden İskele Şelale Meydanına kadar konvoy sürerken, vatandaşlar da yol kenarlarında Türk bayrakları ve alkışlarla bu coşkuya ortak oldular. Törene, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Alanyaspor Kulüp Başkanı Hasan Çavuşoğlu, Belediye Başkan Danışmanı Sadık Dizdaroğlu, Belediye Meclis Üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Alkışlarla karşılanan dünya şampiyonu milli motosikletçiyi Alanya halkı adeta bağrına basarken, vatandaşlar Razgatlıoğlu ile fotoğraf çektirdi ve kasklarını imzalattılar.

BAŞKAN ÖZÇELİK’TEN ŞAMPİYONA UNUTULMAZ HEDİYE...
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program kapsamında Toprak’ın şampiyon olduğu anlar dev ekrandan vatandaşlara izletildi. Programın açılış konuşmasını Alanyaspor Kulüp Başkanı Hasan Çavuşoğlu gerçekleştirdi. Alanyaspor’un 7 numaralı formasını Razgatlıoğlu’na hediye eden Çavuşoğlu, büyük başarılar kazandırarak ülkemizi gururlandırdığı için kendisine teşekkür etti. Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ise konuşmasında, “Burası Alanya! 300 metre ileride 34’üncüsünü organize ettiğimiz Triatlon Şampiyonası, burada ise sevgili Toprak’ın Dünya Şampiyonluğu sonrası karşılama programı var. Kendisi 15 yıl önce 14 yaşında ‘Ben bir gün dünya şampiyonu olacağım. Hem babamın hem Alanya’nın hem de ülkemizin adını en yukarılara çıkaracağım’ demişti. Bunu başardı, kendisini yürekten tebrik ediyorum. Bir röportajda ise sizlere verilen hediyeleri ne yapıyorsunuz dediler. O da ‘çok özel olmadıkça yanımdaki arkadaşlarıma dağıtıyorum’ demişti. Biz seneye çalışma arkadaşlarına dağıtamayacağı bir hediyeyi Alanya olarak vereceğiz. Adının Alanya’da sonsuza kadar yaşaması için bir yere adını vereceğiz. Alanya Belediyesi olarak böyle bir karar aldık. Kendisine de sürpriz olsun. Seneye inşallah dördüncü şampiyonluğunda kendi adıyla anılacak bir yerde ağırlamayı umut ediyoruz. Al bayrağımızı, Türkiye’mizin adını, Alanya’mızın adını, kendi adını, İstiklal Marşımızı dünyaya duyurduğu için teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Başkan Özçelik şampiyon motosikletçiye tablo hediye etti.

RAZGATLIOĞLU: SEVGİNİZİ BU ŞEKİLDE GÖRMEK BİZİ ÇOK MUTLU ETTİ...
Razgatlıoğlu yaptığı konuşmasında tüm katılımcılara teşekkür ederek, “Dünya Şampiyonu olduğumuzda her zaman biz diyorum. Çünkü hep beraber bu şampiyonluğu elde ettik. Sizlerin sevgisi bizi çok güçlendiriyor. Beni bugün de yalnız bırakmadınız sizlere çok teşekkür ediyorum. Alanya’dan ya da Alanya dışından geldiniz her birinizin ayağına sağlık. Bu sene çok başka bir karşılama oldu. Sevginizi bu şekilde görmek bizi çok mutlu etti. İnşallah seneye de şampiyon olacağız. Biliyorsunuz son yıl zorlu geçti, son yarışta rakibimiz tarafından yarış dışı kaldık ama başardık. Bir şekilde o stres altında şampiyonluğumuzu ilan ettik. Şu anki yarıştığım yerde son senemdi artık MotoGP’de yarışıyorum. Orada yarışan ilk Türk olacağım. Biz her zaman ki gibi ülkemizi en iyi şekilde orada da temsil etmeye devam edeceğiz. Bayrağımızı orada da dalgalandırmaya devam edeceğiz. Yarış kazandıktan sonra her defasında bayrağımızla tur atıyoruz, bu inanılmaz bir duygu anlatılacak bir şey değil. Bu yıl 21 defa yarış kazandık. Bu, 21 defa İstiklal Marşı demek. Daha zorlu bir yere gidiyoruz. İki tekerde çıkabileceğimiz en üst yere gidiyoruz. MotoGP pilotu olmak önemli değil orada iz bırakmak bizim için önemli. Orada da başarılı olursak, hayalimizin de ötesine geçmiş olacağız.” dedi. Razgatlıoğlu, konuşmasının ardından Belediye Başkanı Özçelik ve Alanyaspor Başkanı Çavuşoğlu, 2025 Dünya Superbike Şampiyonluk Kupasıyla poz verdi.
HABER: Uğur AKDAĞ







