ilk5-Manşetler
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 457733
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, TBMM'de kurulması planlanan komisyonla ilgili "TBMM'de Öcalan ve PKK'yla başlatılan müzakere süreci çerçevesinde bir komisyon oluşturuluyor.
Zafer Partisi, CHP dahil hiçbir muhalefet partisinin bu komisyona katılmaması gerektiğini savunuyor" ifadelerini kullandı...
Zafer partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, TBMM'de kurulması planlanan komisyonla ilgili açıklamalarda bulundu.
"PKK İLE MÜZAKERELERİN ÜLKEMİZİN BAŞINA GETİRİLECEĞİ FELAKETLERİ İZAH EDECEĞİZ"...
Özdağ, şu ifadeleri kullandı:
"TBMM'de Öcalan ve PKK'yla başlatılan müzakere süreci çerçevesinde bir komisyon oluşturuluyor. Zafer Partisi, CHP dahil hiçbir muhalefet partisinin bu komisyona katılmaması gerektiğini savunuyor.
1) Bu komisyon AKP, MHP, DEM ve Öcalan PKK arasında başlamış olan mevcut müzakere sürecini meşrulaştıracaktır.
2) Öcalan ve PKK’nın İstiklal Harbi veren ve devlet kuran Gazi Meclis tarafından muhatap alınması anlamına gelecektir.
3) Bu komisyon, PKK’nın taleplerine cevap verme ve bu talepleri meşrulaştırarak yerine getirme komisyonu olacaktır.
4) Bu komisyon PKK taleplerine cevap verme ve onu meşrulaştırmanın ötesinde, yapılacak yasal düzenlemelerle PKK'ya af ve siyaset serbestisi getirme ve yeni anayasa ile ulus-üniter devletin tasfiyesi işlemini üstlenmiş olacak. Yani 23 Nisan 1920'de devlet kuran TBMM, şimdi o devleti tasfiye etmiş olacak.
Bu dört temel nedenden ötürü hiçbir muhalefet partisi komisyonda yer almamalıdır, Türkiye Cumhuriyeti'ni tasfiye suçuna ortak olmamalıdır.
Zafer Partisi olarak bu komisyona katılmayarak muhalefet eden milli politik güçler ile birlikte yaşanan sürecin Türkiye’nin başına getireceği büyük sorunları ilçe ilçe köy köy dolaşarak, mitingler, konferanslar, paneller düzenleyerek anlatacağız. Sosyal medyada, televizyonlarda PKK ile müzakerelerin ülkemizin başına getirileceği felaketleri izah edeceğiz."
HABER: İbrahim AKDAĞ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 178695
Turizmin gözbebeği, dünyaya açılan penceremiz Alanya’da sahil boyu yürüyüş yolları ve kıyılar ne yazık ki alarm veriyor.
1. Yürüyüş yolları ve sahil şeridi pislik içinde!
Her köşe, yağlı izler ve çöplerle dolu. Elbette bu manzaranın birincil sorumlusu, çöp kutularının bolca bulunmasına rağmen hâlâ çöplerini yerlere atan duyarsız insanlar.
Ancak tüm sorumluluk onlarda değil. Alanya Belediyesi, bu alanları yılda en az üç defa
--sezon başı,
--sezon ortası,
--sezon sonunda,detaylı bir şekilde yıkamalı ve hijyenik hale getirmelidir.

2. Sahiller halkındır!
Sahiller tüm vatandaşlara açık olmalıdır. Büfeler elbette olabilir; ancak bu ticari alanlar deniz kıyısından en az 5 ila 7 metre geride konumlandırılmalı, şezlonglar bu mesafe aralığında yer almalıdır.
Vatandaşlarımızın denizle buluştuğu ön alan ücretsiz ve engelsiz olmalıdır.

3. Halkın alanları işgal altında
Bazı büfeler arasında kalan alanlar uyanık kişilerce şezlonglarla kapatılmış, adeta gasp edilmiş durumda. Oysa buralar halkın ortak kullanım alanı olmalı.
4. Otel sahil işgalleri
Bazı oteller önlerindeki sahili tamamen kapatmış, halk için bir karış yer dahi bırakmamış. Koca kıyılar, özel işletmelere terk edilmiş gibi. Bu kabul edilemez!

5. Salıncaklar bakımsız, ışıklar çalışmıyor
Sayın Adem Murat Yücel döneminde sahil yürüyüş yoluna yerleştirilen çok şık salıncaklar şu anda pislik içinde. Işıkları yanmıyor, bir tanesi kırılmış ve öylece duruyor. O güzel projeler artık sahipsiz mi?

--Haftaya diğer sahil işgallerini de kaleme alacağım…
Bu şehir hepimizin!
Sahipsiz değil!
HABER ve YORUM: İbrahim AKDAĞ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 298592
BAK BAK, HAİN'İN SÖZÜNE BAK: " Silah ve çatışma potansiyelinin yüksek olduğu bölgemizde bu iklimin değişmesi sağlanamazsa doğal olarak silah da bir araç olarak güncelliğini korur."

ALANYA GÜNEŞİ HEP HAYKIRDI; BİN YILDA GEÇSE HAİN HAİNDİR...
PKK'dan tehdit gibi açıklamalar: "Öcalan serbest kalmazsa yeni krizler oluşur."
Geçtiğimiz günlerde sembolik olarak silah bırakan terör örgütü PKK'lı grubun sözcülerinden tehdit gibi açıklamalar geldi.
Tekin Muş, silah bırakmayla ilgili "Adım atılmaması durumunda bunun dışında gündemimizde ikinci grubun gelip silahlarını imhası yok" dedi.
Sözcü Nedim Seven ise Öcalan'ın serbest bırakılmasını istedi.
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin yaptığı açıklama ile başlayan 'Terörsüz Türkiye' süreci, 27 Şubat tarihinde terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın fesih çağrısı ile devam etmişti.
11 Temmuz tarihinde Irak'ın Süleymaniye kentinde 30 kişilik bir PKK grubu, sembolik olarak silahlarını imha etti.
'Barış ve Demokratik Toplum Grubu' olarak isimlendirilen terör örgütü PKK'lı grubun sözcülerinden Tekin Muş, Tekoşin Ozan ve Nedim Seven, sürecin devamına dair Numedya24'e açıklamalar yaptı.

TEHDİT GİBİ AÇIKLAMALAR GELDİ...
Tehdit gibi sözlerin geldiği açıklamada Tekin Muş, silah bırakmaların devamının gündemlerinde olmadıklarını söyledi.
Muş, "Şimdi gündemimizde böyle bir şey yok. Ancak sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi ve silahların imha aşamasında şimdilik Kürt hareketi bununla sınırlıdır. Şayet iktidar ve devlet buna uygun adımlar atar ve yasal zemin hazırlanırsa bu durumu yeniden değerlendirmeye tabi tutacağız. Bu adım ancak böyle gelişir. Adım atılmaması durumunda bunun dışında gündemimizde ikinci grubun gelip silahlarını imhası yok" dedi.

Sözcülerden Tekoşin Ozan ise açıklamasında devlet tarafından somut adım atılmadığı takdirde 30 kişilik silah bırakan grubun ilk ve son grup olacağını belirtti. Ozan, "Devlet tarafından somut adımlar atılmadığı sürece, şu bilinmelidir ki bu ilk ve son gruptur. Adım atılmaması halinde farklı bir beklenti içinde olunmasın. Biz bu eylemimizle gereken ciddiyeti ve iyi niyeti gösterdik. Bundan sonraki süreç, devletin atacağı adımlara göre şekillenecektir." ifadelerini kullandı.

"ÖCALAN'A FİZİKİ ÖZGÜRLÜK"...
Sözcülerden Nedim Seven silahların tamamen gündemden çıktığının söylenemediğini açıkladı. Öcalan'ın fiziki özgürlüğü, yasal düzenlemeler, cezaevlerindekilerin serbest kalması gibi adımların atılmadığı durumda silahların yeniden devreye gireceğini söyledi:
"Tüm çabamız ve attığımız adımlar bu yönlü. Ancak Kürt halkına yeniden bir saldırı olursa, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü sağlanmaz ise, demokratik siyasetin önü açılmaz, yasal düzenlemeler yapılmaz ve cezaevindeki politik tutsaklar özgür bırakılmazsa, bu iyi bir ortam ortaya çıkartmaz ve yeni kriz noktaları oluşur. Silah ve çatışma potansiyelinin yüksek olduğu bölgemizde bu iklimin değişmesi sağlanamazsa doğal olarak silah da bir araç olarak güncelliğini korur."
HABER: İbrahim AKDAĞ
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 523789

- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 293279
CHP Alanya İlçe Başkanı Bülent Kandemir bir gazeteye verdiği tuhaf açıklama ile adeta suçluluk psikolojisi içerisinde konuştu...
Antalya'nın Manavgat Belediyesine yapılan "RÜŞVET" soruşturması ve baklava kutusundan çıkan 110 bin Euro paranın ardından Belediye başkanı CHP'li Niyazi Nefi Kara ve 33 kişi gözaltına alınmıştı.

Bu operasyonun ardından bir gazetede açıklaması Yayınlanan CHP Alanya İlçe Başkanı Bülent Kandemir ; "Sıra bize ne zaman gelecek" diyerek tuhaf bir açıklama yaptı.
GAZETECİ AKDAĞ'DAN TEPKİ...
Alanya Güneşi Medya İmtiyaz sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni ibrahim AKDAĞ bu açıklamaya sert tepki gösterdi.
AKDAĞ AÇIKLAMASINDA; " Böyle siyasi parti ilçe başkanı mı olur? Allah aşkına bu nasıl açıklamadır. Katillerin olay yerinde dolaşması gibi bir açıklama. Yani diyorsunuz ki; Bizim CHP'li Alanya Belediyesinde ve başkanımızda da "rüşvet ve yolsuzluk" var gelin bizi de gözaltına alın öylemi? Pes doğrusu.." diyerek böyle bir açıklama yapan ilçe başkanını kınadı.
ALANYA GÜNEŞİ HABER MERKEZİ








