ilk5-Manşetler
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 355267
Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası başkan vekili ve Başkan adayı, Hem Alanya esnafının, hemde Türkiye de ki esnafın sesi oldu...
Yaptığı yerinde tespitler ile hükümet yetkililerine çağrıda bulunan Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan adayı Ali ihsan Özdemir; " Eğer toplum olarak yeni bir yıla mutlu gireceksek, eğer yüzü gülen ,üreten ve kazanan ve kazancı ile , vergisi ile devletine güç veren esnaflarımız olsun istiyorsak, lütfen bu gerçekçi çağrımızı dikkate alın ve uygulayın diyerek çözümün reçetesini dile getirdi.
İŞTE ALANYA VE TÜRKİYE ESNAFINI RAHATLATACAK TALEPLER...
Alanya Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkan Vekili ve Başkan Adayı Ali İhsan Özdemir yaptığı basın açıklmasında şunları dile getirdi...
""BU BİR AF DEĞİL, ESNAFIN YAŞAM MÜCADELESİDİR...
2026 yılına sayılı günler kala Türkiye’nin dört bir yanında vatandaş ve esnaf aynı soruyu soruyor: Bu borç yüküyle nasıl ayakta kalacağız? Herkes borçsuz, hacizsiz ve bloke olmadan 2026 yılına girmek istiyor. Daha önce 2023 yılında yapılan yapılandırma ile yaklaşık 156 milyar TL borç yapılandırıldı; devlet kazandı, vatandaş nefes aldı. Bugün şartlar çok daha ağır, ihtiyaç çok daha acildir. Biz af istemiyoruz. Biz borcumuzdan kaçmıyoruz. Biz sadece ödeyebileceğimiz bir sistem talep ediyoruz. Artan iş yeri kiraları, yüksek maliyetler, krediye erişimde yaşanan tıkanıklıklar esnafı kilitlemiş durumda. Bankalar kredi vermiyor, tapuda işlemler duruyor, e-hacizler ticaretin önüne set çekiyor. Bu tabloyla ne üretim yapılır ne de ticaret sürdürülür. Kapsamlı bir yeniden yapılandırma; vergi ve SGK borçlarından banka kredilerine, idari para cezalarından köprü ve otoyol geçiş borçlarına, öğrencilik döneminden kalan borçlara kadar her alanı kapsamalıdır. Ana parasını ödeyen veya taksitlendirme isteyen herkes bu sistemden faydalanabilmelidir. Böyle bir yapılandırma, devletimizin önceki uygulamanın iki hatta üç katı tahsilat yapmasını sağlayacak, atıl kalan paralar yeniden ekonomiye dönecektir. Bugün insanlar borcunu ödemek istiyor ama imkânsızlıklar buna engel oluyor. Gayrimenkullerde haciz var, e-haciz var, SGK primleri ödenemiyor. Oysa uzun vadeli, gerçekçi bir yapılandırma ile bu yük hafifletilebilir. Bir kez daha altını çiziyoruz: Bu bir af değildir. Bu bir haksızlık değildir. Bu, borcun ödenebilir hâle getirilmesidir. 2026 yılına borçla değil, umutla girmek istiyoruz. Esnafın ayakta kalması, ticaretin devamı ve ekonominin nefes alması için kapsamlı yapılandırma artık ertelenemez. ""
HABER: Uğur AKDAĞ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 324800
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, MHP'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunduğu 120 sayfalık 'Terörsüz Türkiye' raporunu değerlendirdi. Raporu okuduklarında şaşırdıklarını ifade eden Bakırhan, hayal kırıklığına uğradıklarını söyledi...
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, katıldığı bir TV programında Meclis’te kurulan süreç komisyonuna sunulan parti raporlarını değerlendirdi.
Bakırhan, özellikle Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) hazırladığı 120 sayfalık rapora yönelik eleştirileriyle dikkat çekti.
Devlet Bahçeli’nin son dönemde Kürt meselesine ilişkin yaptığı “cesur” ve tarihsel referanslar içeren açıklamalar ile MHP’nin Meclis’e sunduğu metin arasında belirgin bir fark olduğunu savunan Bakırhan, raporun büyük bölümünde Kürt meselesinin yok sayıldığını ve bunun kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Bakırhan, MHP'nin sunmuş olduğu 120 sayfalık raporu 'hayal kırıklığı' olarak nitelendirdi.
"KÜRT SORUNU VAR Kİ İMRALI'YA GİDİLDİ"...
"120 sayfa olarak sunulan raporun 100 sayfasında Kürt meselesi olmadığı anlatılmış" diyen Bakırhan, MHP'nin bu konudaki tutumunu eleştirdi.
"Açıkçası MHP'nin raporu bizi biraz şaşırttı. İlginçtir, bu 120 sayfanın 100 sayfasında Kürt meselesinin olmadığını bize anlatıyor. Kürt sorunu var ki bir diyalog, bir müzakere oldu. Kürt sorunu var ki İmralı’ya gidildi. Kürt sorunu var ki PKK var. Kürt sorunu var ki Figen’ler, Selahattin’ler, binlerce arkadaşımız cezaevinde. Kürt sorunu var ki binlerce insan sürgünde. Böyle bir şey olabilir mi?"
"BAHÇELİ'NİN SAMİMİYETİNE GÜVENİYORUZ"...
"Bahçeli'nin o cesur çıkışları, değerlendirmeleri ve o tarihi referansları o metinlerdeki entelektüel kapsayıcı sözcükler bir anda gitti yerine 120 sayfalık bir rapor geldi" sözleriyle şaşkınlıklarını belirten Bakırhan, en azından yasa tartışmaları aşamasına gelindiğinde ortaklaşabilmeyi umduklarını belirtti.
Bahçeli'nin o cesur çıkışları, değerlendirmeleri ve o tarihi referansları o metinlerdeki entelektüel kapsayıcı sözcükler bir anda gitti yerine 120 sayfalık bir rapor geldi. İlginçtir ki 120 sayfanın 100 sayfasında kürt meselesinin olmadığını anlatıyor bize. Bugüne kadar demek ki zorla, cezaevleriyle anlatamamışlar şimdi metne döküyorlar. Çok ayıp. Biz Bahçeli'nin samimi olduğunu düşünüyoruz. Sayın Bahçeli'nin ortaya koyduğu yaklaşımı ve tavırla hazırlanan rapor arasında ciddi bir makas farkı olduğunu görüyoruz. Umut hakkı meselesinde de çok açık uçlu bir değerlendirme var raporda. Emin olun bizi biraz şaşırttı. Umarım yasa tartışırken yasada ortaklaşabiliriz. Umarım en azından orada bugüne kadar gösterdikleri yaklaşımla uyum içerisinde olabilirler.
AK PARTİ RAPORU: TAM İSTEDİĞİMİZ GİBİ DEĞİL AMA...
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, AK Parti’nin Meclis’e sunduğu süreç raporuna ilişkin değerlendirmesinde, raporun tüm eksiklerine rağmen önemli bir kırılma içerdiğini söyledi. AK Parti’nin ilk kez Kürt meselesi ile demokratikleşme arasındaki bağı rapor düzeyinde kurduğunu belirten Bakırhan, bu yaklaşımı dikkate değer bulduklarını ifade etti.
Bakırhan, raporda yer alan “Kürt meselesi Türkiye’nin kendisiyle imtihanıdır” ifadesine özellikle dikkat çekerek, bu tespitin önemli ve doğru olduğunu vurguladı. Ancak raporun içerik açısından yeterince tatmin edici olmadığını dile getiren Bakırhan, “Tam istediğimiz gibi değil; ama bir aralık, bir pencere var. Bu başlıkların Merkez Yürütme Kurulumuzda detaylı biçimde değerlendirileceğini” söyledi.
CHP RAPORU: CİDDİ YAKLAŞMAMA HALİ VAR...
Bakırhan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Meclis’e sunduğu rapora ilişkin ise daha sert eleştiriler yöneltti. CHP ile uzun yıllardır birçok siyasi zeminde yan yana geldiklerini hatırlatan Bakırhan, Kürt meselesi gibi yüz yıllık bir sorunun ele alındığı bir raporda bu denli sınırlı yer verilmesini “şaşırtıcı” bulduğunu belirtti.
CHP raporunun 53 sayfa olduğunu ve bu raporda Kürt meselesine yalnızca bir-iki sayfa ayrıldığını ifade eden Bakırhan, raporun çok sayıda farklı başlığı aynı metin içinde toplamasını eleştirdi. Bakırhan, “Yüz yıllık bir mesele tartışılıyor ama raporda kamu ihale mevzuatından teknik düzenlemelere kadar her şey var. Kürt meselesiyle teknik mevzuatın aynı torbaya konulmasını anlamakta zorlanıyoruz” dedi.
Bakırhan, CHP’nin sürece yaklaşımında önceliklendirme sorunu olduğunu savunarak, bunun çözüm sürecine gereken ciddiyetle yaklaşılmadığı izlenimi yarattığını dile getirdi.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 220005


- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 354801
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş ile DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık arasında yaşanan gerginliğin ardından İYİ Parti Milletvekili Ömer Karakaş'ın Abdullah Öcalan'a yönelik "İmralı'daki o bebek katili, teröristbaşı şerefsizdir" sözleri tansiyonu yeniden yükseltti...

İçişleri Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının 2026 yılı bütçeleri üzerine TBMM Genel Kurulu'nda toplanan milletvekilleri arasında büyük bir tartışma yaşandı.
İYİ Parti sıraları ile DEM Parti milletvekilleri arasında yaşanan gerginlikte, İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık ile tartıştı.
'KATİL OLARAK GEBERECEK'...
İYİ Parti, 'Terörsüz Türkiye' adıyla yürütülen süreç kapsamında Meclis'te oluşturulan komisyona üye vermemiş ve geçtiğimiz haftalarda İmralı Adası'na terör örgütü PKK liderli Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ı ziyaret eden AKP, MHP ve DEM Partili milletvekillerine tepki göstermişti.
Süreç hakkında bugün Meclis'te yaşanan tartışmada Ayyüce Türkeş Taş, DEM Partili sıralarıyla polemik yaşadı. Türkeş, Teröristbaşı Öcalan'ın serbest bırakılması yönündeki taleplere ithafen "Katil, katil, katil. Bir katil olarak geberecek" ifadelerini kullandı.
"İMRALI'DAKİ O BEBEK KATİLİ ŞEREFSİZDİR"...
İYİ Parti adına kürsüye çıkan Ömer Karakaş, konuşmasında Abdullah Öcalan için "Bebek katili bir şerefsizden barış güvercini yaratmaya çalışıyorsunuz. İmralı'daki o bebek katili, teröristbaşı şerefsizdir. Hiç kimse Türkiye'nin merkezine o bebek katili şerefsizi koyamaz. Hiç kimse umut hakkından bahsedemez" ifadelerini kullandı.
"MİSLİYLE İADE EDİYORUZ"...
Karakaş'ın konuşmasının ardından DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli söz alarak yanıt verdi. Temelli, konuşmanın siyaset sınırlarının dışında kaldığını belirterek, "Bütün konuşması boyunca sözleri siyasetten ne kadar uzaksa, hakarete o kadar yakındı. Bu kadar hakaret kabul edilemez. Misliyle iade ediyoruz" dedi.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 309379
Plastiğe alternatif diye hayatımıza giren cam pipetler, ciddi sağlık riskleriyle gündemde. Cam pipetlerin diş teması, darbe ve sıcak-soğuk farkları nedeniyle kırılma riski taşıdığı, kırılması halinde ağız ve sindirim sisteminde yaralanmalara yol açabileceği, özellikle çocuklar ve bakıma muhtaç kişilerde kullanımından kaçınılması uyarısında bulunuldu...
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Erişkin Acil Kliniğinden Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Tezel, AA muhabirine cam pipetler başta olmak üzere cam ürünlerin, yanlış kullanım ya da çeşitli kazalar sonucu kırılarak ağız ve sindirim sisteminde ciddi yaralanmalara yol açabileceğini söyledi.

GÖZLE FARK EDİLECEK DÜZEYDE DEĞİL...
Tezel, oluşan kırıkların her zaman gözle fark edilebilecek düzeyde olmadığını, bazı durumlarda mikro çatlakların oluşabildiğini ifade etti.
Kırılma riskinin, cam materyalin üretim aşamasında kullanılan maddelere göre değişebildiğine dikkati çeken Tezel, "Özellikle küçük çocuklarda plastik pipetlerden kalma çiğneme alışkanlığı vardır. Bu çiğneme hareketi ile cam pipetler kırılabilir. Aynı zamanda camın kendi doğası nedeniyle ani sıcak ve soğuk değişimde örneğin, bulaşık makinesinde yıkadığımızda çok sıcak bir ortamdan alıp bir anda soğuk bir materyale koyduğumuzda çatlama riski oldukça yüksektir." dedi.

JİLET GİBİ KESKİNLİĞE SAHİP...
Tezel, cam ürünün ağızla teması halinde dişlerin sert yapısıyla mevcut kırıkların belirginleşebileceğine işaret ederek, "Kırığın ağız içindeki en büyük problemi, yumuşak doku dediğimiz damağımız, dilimiz ve arka bölgeler, yaralanmaya çok müsait bölgelerdir. Dolayısıyla en ufak kırıkta bile cam, jilet gibi bir keskinliğe sebep olduğu için yumuşak dokulara zarar verir. En kötü senaryomuz da kırılan cam parçasının yutulmasıdır. Yutmayla beraber cam parçası önce yemek borusuna, eğer saplanmazsa mideye iner, mideden de geçip bağırsaklara kadar ilerleyebilir." uyarısında bulundu.
CERRAHİ MÜDAHALEYE KADAR GİDEBİLİR...
Bu bölgelerde oluşan yaralanmalara müdahalenin zor olduğunu dile getiren Tezel, ağız içi ve yemek borusunun endoskopik işlemlerle değerlendirilebildiğini ancak cam parçasının mide pasajını geçerek bağırsaklara temas etmesi durumunda bazı vakalarda sürecin cerrahi müdahaleye kadar ilerleyebildiğini belirtti.
Tezel, yemek borusunda bu bölgenin beslenmesini sağlayan önemli damar yapılarının bulunduğunu, cam parçasının bu bölgeye saplanması halinde ciddi kanamalara yol açabileceğini söyledi.
KAN KUSULDUĞUNDA NE YAPILMALI?
Kanamanın ilk aşamada mideye doğru ilerleyebilmesi nedeniyle kişinin durumu hemen fark edemeyebileceğini anlatan Tezel, bazı vakalarda hastaların kan kaybına bağlı şok tablosuyla ya da kan kusma şikayetiyle sağlık kuruluşlarına başvurabildiğini ifade etti.
Tezel, kırılan camın yutulması halinde yapılması gerekenler konusunda şu bilgileri paylaştı:
"Bu durumda kişinin en kısa zamanda acil servise ulaştırılması gerekiyor. Camı kendisinin çıkartmaya çalışmaması, kusmaya çalışmaması gerekir. Eğer yutulmuşsa mide içeriğinden veya yemek borusundan geriye çıkartmaya çalışmak da o camın hareketiyle beraber dokulara zarar verecektir. Cam materyaller, kırık şüphesi, şekil bozukluğu, çatlağa benzer görüntüsü olması durumunda hiçbir şekilde kullanılmamalıdır. Genel olarak pipet kullanılmasını tavsiye etmiyoruz. Bardaktan içmek her zaman en güzeli."
Pipetlerin bakıma muhtaç bireylerde de kullanıldığına dikkati çeken Tezel, "Demans, Alzheimer ve bakım hastaları, bilinç durumları kötü olması nedeniyle temas ettiklerinin farkına varmıyor. Yaralandığında, damağında bir hasar olduğunda fark edilmedikleri için burada teşhis koymak, bazen daha da zorlaşıyor. Bakım hastalarında pipet kullanımında mümkün olduğunca cam pipetlerden veya damağa zarar verebilecek sert pipetlerden uzak durmak lazım." diye konuştu.
KAYNAK: Ajanslar








