head

2183026 810x458 75f08
Pazartesi, 19 Ekim 2026

 

 

Manşetler

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, tutukluluk sürecinde kendi el yazısıyla kaleme aldığı mesajı kamuoyuyla paylaştı. "Herkesin başkanı" olma sözünü yineleyen Böcek, görev süresindeki yönetim anlayışını ve dik duruşunu vurguladı...

Görevi başındayken tutuklanarak cezaevine gönderilen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalyalılara kendi el yazısıyla kaleme aldığı bir mesaj gönderdi.

Seçim döneminde verdiği sözlerin arkasında durduğunu belirten Böcek, mesajında birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.


​"BELEDİYE BAŞKANLIĞI ROZETLE DEĞİL, SORUMLULUKLA YAPILIR"...


​"Sevgili Antalyalılar" diyerek başlayan mesajında, seçim döneminde verdiği "Herkesin Başkanı olma" sözünün bir slogandan ziyade bir yönetim anlayışı olduğunu ifade eden Başkan Böcek, şu ifadelere yer verdi:
​"Göreve geldiğimden bu yana hiçbir mahalleye, hiçbir vatandaşa, siyasi bir görüşe mesafe koymadım. Sandıkta farklı tercihler yapılmış olabilir ancak hizmet söz konusu olduğunda Antalya'mı asla ayrıştırmadım. Çünkü belediye başkanlığı parti rozetiyle değil, kamu sorumluluğuyla yapılır."


​"EMANET KUTSALDIR"...
​32 yıllık siyasi geçmişine ve aldığı 6 mazbataya dikkat çeken Böcek, "Bizim Yörükler için emanet kutsaldır. Bu makam da kutsaldır. Ben o emanete gece gündüz çalışarak sahip çıktım" dedi.


​"ALNIM AÇIK, BAŞIM DİK"...
​Bulunduğu durumun savunduğu değerleri değiştirmediğini belirten Muhittin Böcek, "Bugün burada bulunmam hayatım boyunca savunduğum değerleri değiştirmez. Benim için asıl olan bu şehrin evladı olarak alnım açık, başım dik olmasıdır. Hayatım boyunca hesabını veremeyeceğim hiçbir yanlışa adım atmadım" açıklamasında bulundu.


​Mesajını, "İlk günkü heyecanla, inançla ve daha güçlü bir şekilde Torosların rüzgarı, özgürlüğün ve adaletin sesi olarak esmeye devam edeceğim" sözleriyle bitiren Böcek, tüm Antalyalılara sevgi ve hasretlerini iletti.

 

 

 

HABER: Halime  Yağmur  AKDAĞ

 

 

 

​

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, hayatını kaybeden Zafer Partisi Alanya İlçe Başkanı Alper Arıkan için başsağlığı mesajı yayımladı...

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, hayatını kaybeden Zafer Partisi Alanya İlçe Başkanı Alper Arıkan için başsağlığı mesajı yayımladı.

Alanya’da kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Zafer Partisi Alanya İlçe Başkanı Alper Arıkan için siyaset dünyasından taziye mesajları gelmeye devam ediyor. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da Arıkan’ın vefatının ardından bir başsağlığı mesajı paylaştı.

HDNF7wXbQAIqpG0 4d977

 

ÖZDAĞ: “DERİN ÜZÜNTÜ İÇİNDEYİM”

Genel Başkan Özdağ, yayımladığı mesajda şu ifadeleri kullandı:

“Alanya İlçe Başkanımız Alper Arıkan'ın hayatını kaybetmesinin derin üzüntüsü içindeyim.

Kendisine Allah’tan rahmet; kederli ailesine, sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Allah rahmet eylesin...”

 

 

 

HABER: Uğur  AKDAĞ

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında 5 Temmuz 2025 tarihinden bu yana tutuklu bulunan ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, sosyal medya hesabından bir video mesaj yayımladı...

İlk duruşması 16 Mart 2026 tarihinde görülmesi beklenen ve hakkında 44 yıla kadar hapis cezası istenen Muhittin Böcek, mesajında 31 Mart 2024 yerel seçimlerine vurgu yaptı.

ANTALYA'NIN GÜVENİ BENİM İÇİN ONURDUR...

Başkan Muhittin Böcek, “31 Mart 2024’te Antalya yalnızca bir seçim yapmadı; genciyle, emekçisiyle, üreticisiyle bu şehrin geleceğine dair güçlü bir irade ortaya koydu,” ifadelerini kullandı.


​Büyükşehir Belediyesi tarihinde ilk kez iki dönem üst üste aynı güvene layık görüldüğünü hatırlatan Böcek, bu durumun kendisi için büyük bir onur olduğunu belirterek, “Hemşehrilerimin desteğiyle layık görüldüğüm bu güven, benim için en büyük onur olduğu kadar büyük bir sorumluluktur. Şartlar ne olursa olsun kalbim de aklım da daima Antalya’mda,” dedi.

 

 

 

HABER:  Uğur  AKDAĞ

Antalya Gazipaşa’da Sezer Sarı, telefon hattının kopyalanması sonucu dolandırıcılığın kurbanı oldu. WhatsApp üzerinden arkadaşlarından para talep eden dolandırıcılara karşı yetkililer uyarıyor...

Gazipaşa'da Sezer Sarı isimli vatandaş, telefon hattının kopyalanması sonucu dolandırıcılık mağduru oldu. Kendi adına açılan WhatsApp hesabı üzerinden arkadaşlarından para istendiğini belirten Sarı, vatandaşları uyararak, "Benim canım yandı, başkasının yanmasın" dedi.

Dolandırıcılık Süreci Nasıl İşledi?

Gazipaşa Dolandırıcılar (2)Gazipaşa Dolandırıcılar (1)

Sezer Sarı, dolandırıcılık olayının normal bir telefon görüşmesiyle başladığını ifade etti. Sarı, kendisini arayan kişilerin Tivibu kurulumu için talep oluşturulduğunu iddia ederek bilgi almak istediklerini söylediğini aktardı. Ancak kendisinin böyle bir talebi olmadığını belirterek görüşmeyi kabul etmedi.

Görüşme sırasında Türk Telekom üzerinden telefonuna gelen onay kodu, hattının kopyalanmasına neden oldu. Daha sonra dolandırıcılar, Sarı adına yeni bir WhatsApp hesabı oluşturdu. Bu süreçte telefonunun sürekli meşgul çaldığını ve arama kısıtlamasına alındığını fark eden Sarı, gelen aramaları cevaplayamadı.

Arkadaşlarından Para Talebi

Hattı kopyalanan Sarı’nın WhatsApp hesabı üzerinden dolandırıcılar, telefon rehberindeki kişilere mesaj göndererek “acil nakit ihtiyacı” olduğunu belirtti ve para talebinde bulundu. Bazı arkadaşları mesajları gerçek zannederek farklı miktarlarda para gönderdi. Sarı, yaşanan durumun kendisini ciddi şekilde zor durumda bıraktığını söyledi.

Yetkililerden Uyarı

Dolandırıcıların mesajlarda kendi adını kullanmadığını, ancak aynı soyadı taşıyan yakınlarının isimlerini kullanarak güven sağlamaya çalıştığını belirten Sarı, durumu fark eder etmez yetkililere giderek şikayetçi oldu.

Sarı, vatandaşlara şu uyarılarda bulundu:

  • Tanımadığınız kişilerden gelen aramalara dikkat edin.

  • Telefonunuza gelen doğrulama kodlarını kesinlikle paylaşmayın.

  • Böyle durumlarda hemen operatörünüz ve emniyet birimleriyle iletişime geçin.

Yetkililer ise son dönemde telefon hattı kopyalama ve WhatsApp hesaplarının ele geçirilmesi yöntemiyle yapılan dolandırıcılık vakalarında artış yaşandığını belirterek vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Hindistan’daki MILAN 2026 tatbikatına “şeref konuğu” olarak katılan İran’a ait 200 personelli IRIS Dena’nın, dönüş yolunda Hindistan tarafından ABD’ye ihbar edildiği ortaya çıktı. Çatışma bölgesinden uzakta “beyaz bayrak” çektiği ve iftar sırasında ABD denizaltısının torpido saldırısıyla batırıldığı iddiası, “savaş suçu” tartışmasını alevlendirdi...

Hint Okyanusu'nun derinliklerine gömülen İran donanmasına ait IRIS Dena fırkateyni sadece bir askeri zayiat değil, arkasında devasa bir ihanet ve savaş suçu barındıran bir katliam olduğu ifşa oldu.

Uluslararası askeri kaynaklardan ve bölgeden sızan son bilgiler, 200 İranlı denizcinin sulara gömüldüğü o saldırının perde arkasını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

 

"ŞEREF KONUĞU" OLARAK GİTTİLER, İHANETLE DÖNDÜLER...

Olayın kökeni, ABD'nin "Epik Öfke" operasyonundan çok öncesine dayanıyor. Hindistan hükümeti, dünyanın en büyük deniz tatbikatlarından biri olan MILAN 2026'ya katılmaları için İran Donanması'nı resmen davet etmiş ve onları "Şeref Konuğu" olarak ağırlamıştı.

Bu diplomatik misyon için İran, en seçkin 200 denizcisini Hint Okyanusu'na göndermişti.

Ancak tatbikat sürerken, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırıları başladı. Savaş patlak verdiğinde İran gemisi kendi karasularından binlerce kilometre uzaktaydı. Dönüş yoluna geçen geminin rotası ve koordinatları iddiaya göre, müttefiki ABD'ye yaranmak isteyen Yeni Delhi yönetimi tarafından "İranlılar arka bahçemizde" denilerek Amerikan Donanması'na (US Navy) gizlice ihbar edildi. Bu hamle, uluslararası diplomaside "en iğrenç ihanet" olarak nitelendiriliyor.

DİREKTE "BEYAZ BAYRAK" VARDI...

Korkunç olayın en sarsıcı boyutu ise geminin vurulduğu andaki statüsüydü.

Uluslararası deniz harp hukuku gereği, bir çatışma bölgesinden çok uzakta olan, barışçıl bir tatbikattan dönen ve savaşa dahil olma niyeti taşımayan İran savaş gemisinin direğinde, saldırı ihtimaline karşı transit geçişi simgeleyen "Beyaz Bayrak" dalgalanıyordu.

Beyaz bayrak çeken bir gemiyi vurmak, Cenevre Sözleşmeleri ve uluslararası hukuka göre açık ve net bir savaş suçudur.

İFTAR SOFRASINDA GELEN ÖLÜM TORPİDOLARI...

Hindistan'ın verdiği koordinatları takip eden bir ABD nükleer taarruz denizaltısı, Sri Lanka açıklarında seyreden gemiye pusu kurdu.

Amerikan denizaltısının saldırı için seçtiği zamanlama ise trajedinin boyutunu katladı.

Güvenli sularda ve beyaz bayrak altında seyreden gemi mürettebatı, hiçbir şeyden habersiz bir şekilde, Ramazan ayının o günkü orucunu açmak için yemekhanede İftar sofrasında toplanmıştı. Gemi savunma sistemlerinin asgari seviyede olduğu tam o anlarda, denizaltıdan ateşlenen peş peşe birkaç ağır torpido geminin gövdesini parçaladı.

İftar sofrasındaki denizciler, saniyeler içinde okyanusun karanlık sularına gömüldü.

BİLANÇO GÜNCELLENDİ: KURTULAN YOK DENECEK KADAR AZ...

İlk günlerde Sri Lanka Dışişleri tarafından "78 yaralı kurtarıldı, 101 kayıp var" şeklinde açıklanan rakamların, denizin dibinden gelen son raporlarla çok daha korkunç bir boyuta ulaştığı bildirildi.

Bölgedeki son arama kurtarma verilerine göre; 200 kişilik mürettebattan 80'den fazla denizcinin cansız bedenine ulaşıldı.

Okyanusun dibine çekilen geminin enkazında ve akıntıda kaybolan 120 denizci ise hala aranıyor.

Beyaz bayrak altındayken ve iftar açarken vurulan bu 200 denizcinin akıbeti, İslam dünyasında Hindistan ve ABD'ye karşı eşi görülmemiş bir öfke patlamasına yol açmış durumda.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Karar