head

2183026 810x458 75f08
Çarşamba, 21 Ekim 2026

 

 

Manşetler

 

ABD'nin başkenti Washington yakınlarındaki Ronald Reagan Havalimanı civarında 60 yolcu ve 4 mürettebatı taşıyan yolcu uçağı ile 3 askeri personeli taşıyan askeri helikopter havada çarpışarak düştü. Uçağın enkazına ulaşan arama kurtarma ekipleri, 30 kişinin bedenine ulaştı. Çalışmalar devam ediyor, ancak yetkililer hayatta kalanları kurtarmaktan çok, bedenlere ulaşmak için çalışmalar yürütüyor...

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, Ronald Reagan Havalimanı yakınlarında bir uçak ile askeri helikopter çarpıştı.  American Airlines'a ait ticari uçak ile askeri helikopter çarpışmanın ardından Potomac Nehri'ne düştü. ABD basını Potomac Nehri'nden en az 30 kişinin cansız bedeni çıkarıldığını duyurdu.

Uçak ile helikopterin havada çarpıştığı anlara ilişkin bazı görüntüler sosyal medyaya yansırken, havalimanındaki tüm uçuşlar acilen durduruldu ve bölgede güvenlik önlemleri alındı.

Ronald Reagan Havalimanı ve Potomac Nehri çevresine çok sayıda polis, sağlık ve diğer kurtarma görevlisinin sevk edildiği anlar ekranlara yansıdı.

Havanın ve nehrin oldukça soğuk olması nedeniyle kurtarılması muhtemel kazazedelerin nehirden çıkarılabilmesi için görevlilerin zamanla yarıştığı belirtildi.

UÇAKTA 60 YOLCU İLE 4 MÜRATTEBAT VARDI...

Diğer yandan, Amerikan medyasına açıklama yapan American Airlines yetkilileri, Kansas'tan Washington'a gelen uçakta 60 yolcu ile 4 mürettebatın bulunduğunu kaydetti.

ABD medyasına konuşan Pentagon yetkilileri ise düşen askeri helikopterde 3 askeri personelin bulunduğunu, ancak herhangi bir üst düzey yetkilinin olmadığını bildirdi.

Washington DC'nin İtfaiye ve Acil Yardım Servisi şefi John Donnelly, tüm kurtarma çabalarına rağmen, şu anda hayat kurtarmak için değil, cesetlere ulaşmak için operasyonlara geçtiklerini söyledi.

“Bu kazadan kurtulan kimse olduğuna inanmıyoruz” diyen Donnelly, Ekiplerinin uçaktan 29, helikopterden ise bir ceset çıkardığını da sözlerine ekledi.

TRUMP'TAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR...

Olayla ilgili yazılı açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, kazayla ilgili gelişmeleri yakından izlediğini ve insanların kurtulması için dua ettiğini ifade etti. 

Daha sonra kendisine ait olan sosyal medya platformu Truth Social'dan konuya değinen Trump, "Uçak havaalanına mükemmel ve rutin bir iniş hattındaydı. Helikopter uzun bir süre boyunca doğrudan uçağa doğru gidiyordu. Berrak bir geceydi, uçağın ışıkları yanıyordu, helikopter neden yukarı veya aşağı gitmedi veya dönmedi? Kontrol kulesi uçağı görüp görmediklerini sormak yerine neden helikoptere ne yapması gerektiğini söylemedi? Bu, önlenmiş olması gereken bir durum gibi görünüyor. Bu iyi değil!" gönderisini paylaştı.

 
 
 

Olaya ilk müdahaleyi yapan görevlilere teşekkür eden Trump, gelişmeler oldukça bunları paylaşacaklarını kaydetti.

BUZ PATENİ ŞAMPİYONLARI UÇAKTAYDI...

Rusya ve ABD'ye ait olimpik buz patencileri ve refaketçilerinin de, Potomac Nehri’ne düşen American Airlines uçağında yer aldığı ortaya çıktı.

ABD Buz Pateni Federasyonu tarafından Washington Post ile paylaşılan açıklamada, federasyon üyelerinin Washington’a gitmek üzere düşen uçağa bindikleri doğrulandı.

Federasyon sözcüsü, kaç kişinin uçakta bulunduğuna dair net bir rakam vermekten kaçındı. Kazanın, her yıl düzenlenen ABD Buz Pateni Şampiyonası’ndan sadece üç gün sonra gerçekleştiği ve sporcuların evlerine dönerken kazaya kurban gittiği öğrenildi.

 

Kremlin, düşen uçakta Rusya’nın ünlü eski buz patencileri Evgenia Shishkova ve Vadim Naumov’un da bulunduğu bilgisini paylaştı. 

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov düzenlediği basın toplantısında, iki eski buz pateni şampiyonun ismini vermedi ancak düşen uçakta bulunduklarını doğruladı.

Peskov, ayrıca düşen uçakta başka Rus vatandaşlarının da bulunduğunu söyledi. “Orada başka vatandaşlarımız da vardı,” diyen Peskov, isim vermekten kaçındı.

KULEYLE PİLOTLARIN SON KONUŞMASI ORTAYA ÇIKTI...

Kaza öncesine ait kule kayıtları da ortaya çıktı. Kayıtlara göre askeri helikopter yolcu uçağı hakkında uyarıldı. 

NTV Washington Temsilcisi Hüseyin Günay, kazanın meydana gelmesinden önce kulenin iki hava aracının pilotuna da ulaştığını belirterek, "Uçağı gördün mü? Helikopteri gördün mü?" diye ikazda bulunduğunu söyledi. 

Ses kaydını dinleyen Günay şu ifadeleri kullandı: 

"Uçak ve helikopter çarpışmadan önce kule, hem uçağın hem helikopterin pilotuna ulaşıyor. Ve özellikle "Uçağı gördün mü? Helikopteri gördün mü?" diye soruyor.  Ancak 10 saniye sonra özellikle helikopterin içerisinden bir çarpışma anı öncesi kargaşası sesi var ve bir şekilde helikopter pilotunun manevra yapmak istediğini anladığım sözler sarf ediyor. "Dönüyorum, kırmaya çalışıyorum" diyor. Pilot bir müdahalede bulunmaya çalışıyor. 

Şunu unutmamak gerekiyor. Yolcu uçaklarının rotası belli, burada rotaya giren helikopter. Washington'da hava sahası çok dar. Benim dinlediğim ses kaydından edinmiş olduğum izlenim bir kaza izlenimi. Ancak bunun için yetkililerin açıklanmasına ihtiyaç var.

 

Uçak ve helikopterin çarpıştığı anlar da, radarda görüntülendi. Kuzey yönünden gelen helikopter ve güney yönünden gelen uçağın birbirlerini son anda fark ettikleri, ancak ikisinin de olası bir panikle birbirlerinin üzerlerine doğru gittikleri görülebiliyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

Halk TV gazetecilerine yönelik başlatılan 'bilirkişi' soruşturmasında gazeteci Barış Pehlivan kanalın program koordinatörü Kürşad Oğuz ve Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi. Dün Pehlivan'la birlikte gözaltına alınan gazeteciler Serhan Asker ve Seda Selek ise yurt dışı yasağı ve imza şartıyla serbest bırakıldı...

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, iddialara konu olan bilirkişiyle yaptığı telefon görüşmesinin Halk TV'de yayımlanmasının ardından gazetecilere yönelik soruşturma başlatıldı.

"Bir bilirkişi ile yapılan telefon görüşmesinin izinsiz yayınlanması ve isminin açıklanmasına" ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma kapsamında gazeteci Barış Pehlivan'la birlikte gözaltına alınan Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek için karar çıktı.

 
 

İKİ GAZETECİ ADLİ KONTROLLE SERBEST...

Gazeteci Seda Selek ve Serhan Asker'in adliyedeki işlemleri tamamlanarak hakimliğe sevk edildi. Dün gözaltına alınan gazeteci Serhan Asker ve Seda Selek, yurt dışı yasağı ve imza şartıyla serbest bırakıldı.

3 GAZETECİYE TUTUKLAMA TALEBİ...

Gazeteci Barış Pehlivan ile birlikte bugün ifadeleri alınan yöneticiler için de karar çıktı.

Barış Pehlivan, Halk TV program koordinatörü Kürşad Oğuz ve Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, tutuklanma istemiyle mahkemeye gönderildi.

SEDA SELEK'TEN AÇIKLAMA...

Halk TV programcısı Seda Selek, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “yurt dışı çıkış yasağı” ve “haftada 1 gün imza atmak” şartıyla adli kontrolle serbest bırakıldı.

Adliye önünde sevincini sevdikleri ve meslektaşlarıyla kucaklaşarak paylaşan Seda Selek, şöyle konuştu:

'HABERCİLİK' VURGUSU...

"Tanıyan, tanımayan dostlara, izleyicilere ve tüm meslektaşlarıma çok teşekkür ediyorum. İnanın içeride onu hissediyorsunuz iliklerinize kadar. Haberleri geliyor, mesajları geliyor, destek mesajları. Öncelikle teşekkür ediyorum herkese. Zor bir 24 saat oldu. Ama şöyle biraz da açıkçası buruk bir haldeyim. Aklım, gönlüm burada içeride. Gazeteci arkadaşlarımızla ilgili süreç devam ediyor. Onlarla ilgili de süreci takip ediyoruz. Nasıl bir karar çıkacak? Onu bekliyoruz. Yaptığımız iş gazetecilikti, habercilikti. Bunun altını kalın kalın çizmek gerekiyor.

'İŞİMİZİ YAPTIĞIMZI İÇİN SUÇLANDIK'...

Sormak, sorgulamak bir yanlış varsa, bir adaletsizlik varsa orada olmak ve onun üzerine gitmek bizim işimiz. Ve biz sadece işimizi yaptığımız için suçlandık, suçlanıyoruz. Burada şunu da söylemem gerekiyor. Bu son 24 saatte yaşadıklarımdan, kendi özelimde, kendi yaşadıklarımı açıkçası konuşmak, ön plana koymak istemiyorum. Bu ülkede işini yaptığı için, gazetecilik yaptığı için suçlanan, aylarca cezaevinde kalan arkadaşlarım varken bu ülkede hak arayışı, adalet arayışı diye sokakta olan, adalet talep eden ve bunun için haksız yere içeride aylardır, yıllardır yatan birçok insan varken, bu kadar ağır bedel ödenmişken ben bu son 24 saati yine söylüyorum, kendi özelimde, kendimle ilgili kısmını konu etmek istemiyorum. Ama hep beraber artık çok çok daha güçlü bir şekilde, hep birlikte, gazetecilik suç değildir. Eleştirmek, soru sormak, sorgulamak özgür basın talep etmek hepimizin, tüm vatandaşların, tüm Türkiye'nin ortak talebidir. Ve bu ortak talepte bir ara.ya gelmek ve daha güçlü ses çıkarmak dileğiyle. Herkese bir kez daha teşekkür ediyorum"

NE OLMUŞTU?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu'nun, Pazartesi günü "Turpun Büyüğü" başlığıyla düzenlendiği basın toplantısında, hakkındaki iddiaları dile getirdiği bilirkişi ile yapılan telefon konuşmasını Halk TV’de paylaşan üç gazeteci hakkında soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında telefon kaydının yayınlandığı programın sunucusu Seda Selek, gazeteci Barış Pehlivan ile kanalın sorumlu müdürü Serhan Asker gözaltına alınmıştı.

Bugün de Halk TV program koordinatörü Kürşad Oğuz ve Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi.

SERHAN ASKER'DEN AÇIKLAMA...

Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker, İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğince ''yurt dışı çıkış yasağı ve haftada bir gün imza” adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Gazeteci Serhan Asker, serbest bırakılmasının ardından Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya CHP milletvekilleri Seyit Torun ile Mahmut Tanal, yazar İlhan Erdost’un eşi Gül Erdost ve Asker’in avukatları destek verdi.

Asker’in açıklaması şöyle:

"Özgürlük güzel. Önce annemi ve babamı aradım. Bu tür tutuklamalar, gözaltılar, bu aileleri düşünerek de yapılabilir. Kim bilir onlar 24 saat geçti neler yaşadılar bilmiyoruz. Herkesin bir annesi ve babası var. Böyle bir kararı verirken bunları düşünmeliyiz. Ben dün kanaldaydım beni davet edebilirlerdi öyle ifademi alabilirlerdi ya da bugün davet edebilirlerdi. Ama 24 saattir özgürlüğümüz kısıtlandı. Çok şükür özgürüz. Üzgünüz, doluyuz ama bizim en büyük gücümüz tebessüm olacak. Gülersek biz en büyük cevabı veririz. Bizi üzemezsiniz. Biz bugünden itibaren aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Anadolu ile kucaklaşacağız. Telefonum bana teslime dildikten sonra bana ilk ulaşanlar deprem bölgesindeki insanlardı. Tutukluyken çok öksürdüm iyiyim aslında. Pazar günü biz Hatay’daydık. Hatay’da o toz duman içerisinde kalmış vatandaşlar; biz 3 saatlik yayından sonra hala kendimize gelemedik, onlar asbestle başbaşalar.

'GÜNDEM HATAYLI, BİNGÖLLÜ...'

Görkemli Hatıralar’ın yolculuğu devam edecek. Bu hafta önce Trabzon’da sonra Rize’ye geçeceğiz. Anadolu’yu evinden göremeyen insanlara tanıtmaya devam edeceğiz. Öbür haftada 6 Şubat depremini ikinci yılı, onlara gideceğiz. Onların sesi olacağız. 220 bin insan hala Hatay’da konteynerlerde yaşamak zorunda kalıyorsa gündem Serhan Asker’in tutuklanması, gözaltına alınması değildir. Hatay’da o yorgun yüreklerdir. Gündem Bingöl’deki o Fatma teyzenin filesini dolduramamasıdır. Gündem Hataylı o yaralı, yorgun yüreklerdir. Gündem Bingöl'deki o Fatma teyzenin filesini dolduramamasıdır. Gündem memurun en düşük emekli aylığının 14 bin lira olmasıdır. Asgari ücretin 22 bin lira, kiranın 30 bin lira olmasıdır. Biz korkmayız. Hiçbir arkadaşım korkmaz. Dediğim gibi biz bir aileyiz.

Ben ve Seda, çıktık ama şimdi Suat'ın, Kürşat'ın ve Barış'ın da tahliye olması için kulağımız olacak. Dün Seda'nın kızının doğum günüymüş. Yarın da Ece’nin kızımın doğum günü. Nasıl tesadüfler. Neyse yayından sonra telefonumu aldıktan sonra hemen annemi, babamı aradım ve Ece ile konuştum. İlk arayanlar CHP Genel Başkanı Özgür Özeldi. Çok teşekkür ediyorum. Tutuklu gözaltı süresi boyunca CHP milletvekilleri burada da Seyit Torun var, Mahmut Tanal var, hepsi neredeyse bütün grup hepsi buradaydı geldiler destek oldular. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Hasta yatağında Edip Akbayram'ın eşi mesaj gönderdi. Ataol abi mesaj gönderdi. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Onlar bizimle olduğu sürece biz de bu halkımızla hele o halk TV'nin önüne gelip o destek duygusunu bizimle paylaşan dayanışma içine giren o güzel Halk TV'nin izleyicisine candan yürekten teşekkür ediyorum.

'BAHAR ÇOK YAKIN'...

Hayat devam ediyor ve biz güçlü bir şekilde burada biraz tutulabilirim duygusal birisiyim. Ama yemin ediyorum ki daima zalimin karşısında olacağız biz Halk TV olarak. Yoksulun, fakirin, dar gelirlinin sorunları olan, depremde acılar yaşayan, Kartalkaya'da, ben bugün Kartalkaya'da yaşama veda eden bir aileyi ziyarete gidecektim. Dün randevu aldık, bugün oraya gidecektim. Yarın giderim. Hep giderim. Bunu biz hiçbir zaman bırakmayacağız. Halk TV o kadar güçlü ki sevgili seyirciler sizlerle o kadar güçlü ki bu dayanışma devam ettiği sürece Ozan diyor ya kışın sonu bahardır. Bahara yaklaşıyoruz biz. Baharı hak ediyoruz biz ve o bahar da çok yakın. Dediğim gibi biz bir aileyiz. O kadar üzülüyorum ki bu insanların hiçbir suçu yok aslında.

'IŞIKLARI BİZ YAKACAĞIZ'...

Suat'ın, Kürşat'ın ve Barış'ın tahliyesiyle sadece mutlu olacağım. Biz henüz tutsağız burada. Onlar tutuklanırlarsa da tutsak olacağız. Şu anda da tutsağız. Ve bugün beni en çok duygulandıran o eşini hapishanede kaybetti. İlhan Erdost'un eşi. Onun bana saldığı ben gözaltındayken kapının açılmasıyla onu görmem Gül Erdost. Sanki İlhan Erdost'tan, Muzaffer İlhan İlhan Erdost'tan benim yüreğime karanfiller savurdu. Bizim bir gün yatmamız ne ki onun eşi onun kaynı aydınlarımız bu uğurda bedel ödedi, ödediler ve can verdiler. Bir gece Serhan Asker yatmış ne olacak ki? Biz onların yolundan gitmeye devam edeceğiz. Aydınlık Türkiye için, bilimi savunan Türkiye için, sorgulayan Türkiye için. Çocuklara şimdiye kadar 65.000 kitap dağıttık, 65 bin 000 kitap dağıtacağız. Aydınlan sınlar, soru sorsunlar, itiraz etsinler diye yolumuza biz devam edeceğiz. Fazla da uzatmak istemiyorum. Halk TV'ye gideceğiz. Vatandaşlar orada birikmişler. Hep beraber bu dayanışmayı sergileyeceğiz. Aydınlık Türkiye'nin ışıkları biz yakacağız. Karanlık Türkiye'nin düşmanları biz olacağız ve karanlık bir Türkiye asla olmayacak."

HALK TV AÇIKLAMA YAPMIŞTI...

Halk TV tarafından gözaltılara gerekçe gösterilen ses kaydına dair açıklama yapılmış, "Bu görüşmeyi kaydeden Barış Pehlivan değil. O sırada birlikte bulunduğu Halk TV Program Koordinatörü Kürşad Oğuz’dur. O da bir gazetecilik refleksiyle kaynağın açıklamalarını kayıt altına almıştır. Bu, planlanarak yapılmış bir kayıt değildir. Haber kaynağı arandığında, aranan kişinin doğru isim olduğu anlaşıldığında gazetecilik refleksi gereği kayıt başlatılmıştır" denilmişti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Mersin'de otoyol gişelerine hızlı girdiği iddia edilen otomobil beton bariyerlere çarptı. Feci kazada iki kişi hayatını kaybederken dördü çocuk beş kişi yaralandı...


Mersin'in Tarsus ilçesinde feci bir kaza meydana geldi.

Alınan bilgiye göre, Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu'nda Salih G. (70) idaresindeki 33 ARM 420 plakalı otomobil, Adana batı gişelerindeki beton bariyere çarptı.

İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Otomobilin sürücüsü ile aynı araçtaki Bozan A'nın (75) yaşamını yitirdiğini belirleyen sağlık ekipleri, 4'ü çocuk 5 yaralıyı da kentteki hastanelere kaldırdı.

Yaralı çocuklardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Jandarma ekiplerinin gişeler çevresinde önlem aldığı yolda ulaşım kontrollü sağlandı.

Cenazeler olay yerindeki incelemenin ardından morga kaldırıldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Bolu Kartalkaya'daki otelde meydana gelen yangının araştırılması ve benzer olayların önlenmesine ilişkin meclis araştırma önergesi görüşmelerinde, AKP sıralarında sadece beş milletvekilinin bulunması 'pes' dedirtti...

TBMM Genel Kurulu'nda grubu bulunan partilerin grup başkanvekilleri Bolu Kartalkaya'da Grand Kartal Otel'de meydana gelen ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasına ve faciaya ilişkin araştırma komisyonu kurulması teklifinde bulundu.

AKP'DEN SADECE 5 VEKİL ORADAYDI...

Önergenin görüşülmesi esnasında AKP sıralarında sadece beş milletvekilinin bulunması dikkat çekti. Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"SORUMLULAR  İSTİFA ETMELİ"...

*Dürüst bir siyaset sadece yetkilerini değil sorumluluklarını da kabul eder. 78 insan öldü, büyük bir trajedi. Bu ne ilk ne de son. Devleti yönetenler insanların ölmesine müsade etmez, insanların yaşamasına müsade eder.

 
 

*Burada öyle bir trajedi ile karşı karşıyayız ama hiç kimse sorumluluk almıyor. Bu ülkede istifa mekanizması hiç çalışmayacak mı? Liyakatsiz insanların görevlere gelmeleri yetmiyormuş gibi aynı zamanda bu insanların yargının huzuruna çıkartılmamalarıdır. Yargının bu insanlarla ilgili gereğini yapmamasıdır.

 

*Birisi suç işlediği zaman o kişiyi cezalandırmak değil başkaları da aynı suçu işlemesin diyerek o cezanın verilmesidir. Burada bununla ilgili araştırma önergesi verilecek ve bir komisyon kurulacak. Sorumlular hakkında gereği yapılmalıdır ama araştırma komisyonları kurulduktan sonra dört ay çalışılıyor ardından buraya komisyon raporları gelmiyor.

*Herkesin yaptığı yanına kar kalıyor. Bu araştırma komisyonu çok önemli ama öncelikle sorumlular istifa etsinler ve yargılansınlar.

İYİ PARTİLİ ÇÖMEZ'DEN BAKANA SORULAR...

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı;

*Tabii buna kader diyerek geçmeyeceğiz ve arkasında kimin ihlali var, kimin aymazlığı var, kimin bu vatana ihaneti var tek tek üzerine gideceğiz. Gidenler bir daha gelmeyecek ama bir daha böylesi olaylar yaşanmaması için bütün partiler olarak gayret edeceğiz.

*Türkiye dünyanın yeni bir kokain merkezi haline mi geliyor, bir ticaret merkezi haline mi geliyor? Yine, Fransızların geçtiğimiz üç yıl içerisinde Türkiye'den kalkmış 5 gemiye yaptığı operasyonda tam 10 ton kokain yakaladığı ve bunun milyarlarca dolar olduğu ifade ediliyor.

*Biz bunları takip edemeyecek miyiz, üstüne gidemeyecek miyiz? Türk limanlarından çıkmış gemiler var, sahiplerini soruyoruz, bu kadar yoğun uyuşturucu ticaretinin yapıldığı yerler var. Allah aşkına bu son derece ciddi bir konu.

*Buradan ilgililere, Ticaret Bakanlığına sesleniyorum, İçişleri Bakanlığına sesleniyorum: Bu gemilere bu yükler Türkiye'ye nereden geldi ve nasıl yüklendi?

*Dünya limanlarına nasıl yola çıktı, nasıl başka ülkenin gemileri tarafından yakalandı? Bunların üzerine gitmek, çocuklarımızı korumak ve ülkeyi korumak adına son derece önemli" ifadesini kullandı.

"BUNA İZİN VERMEYECEĞİZ"...

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Bu asla bir kaza değildir göz göre göre gelen ve 78 canımızın bu Dünya'dan kopup gitmesine vesile olan bir meseledir. Bu noktada sorumluların bir an önce açığa çıkartılması ve yargılanması meselesindeki hassasiyetimizi belirtiyorum. İktidarın sorumluluktan kaçan, sorumluluğu başka yere havale eden tutum ve davranışlarının yeni felaketlerin kapısını aralayacağını çok iyi biliyoruz. Bu konuda şeffaf bir süreç yürütülmeli" dedi.

"ÜSTÜNÜ ÖRTMEYE NİYETİNİZ VARSA..."...

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın şunları söyledi:

*21 Ocak sabahında hepimizin canını yakan, 78 yurttaşımızı hayattan kopartan bir insanlık acısına tanık olduk. Bu bir kader değil. Ortaya konulan, olayın üstünü örtmeye çabasını görüyoruz. 'Bu olayın siyasetle ilgisi yoktur' diyenlerin suçlarını kapatma çabası içinde olduklarının da farkındayız. Buna karşın ortak bir komisyon kurulma çağrısına kendi önergemizi muhafaza etmek suretiyle evet dedik. Çünkü burada derdimizi açıkça anlatacağız. Bu komisyona girecek arkadaşlarımız soruşturmanın etkin yürütülmesi konusunda her türlü çabayı gösterecekler.

*Bu Meclis'in geçmişteki felaketlere karşı tutumu acaba umutlu olmayı gerektirir mi? 13 Şubat 2024'te İliç faciası meydana gelmişti üzerinden bir yıl geçti. İliç faciası için de ortak bir komisyon kurmuştuk. Bu komisyon çalışmalarını beş ay evvel tamamladı ancak komisyon raporu yazılmıyor ve kamuoyuyla paylaşılmıyor.

*Komisyonun CHP'li milletvekilleri hem komisyon başkanlığına hem de TBMM Başkanlığı'na dilekçe verdiler. Tık yok... Orada büyük bir doğa felaketi yaşandı ama Meclis hala sorumlu şudur diyemiyor. Kartalkaya faciasının üstünü de böyle örtmeye çalışma niyetiniz varsa buna izin vermeyeceğiz.

"BÜYÜK BİR DEMOKRASİ KRİZİ..."...

*Türkiye bir de büyük bir demokrasi krizi ile uğraşıyor. İYİ Parti Genel Başkanı açıkça tehdit edildi hiçbir şey yapılmadı. Zafer Partisi'nin Genel Başkanı tutuklandı, Selahattin Demirtaş 8 yılı aşkın süredir cezaevinde. 12 yıl sonra Gezi direnişine katılanlara ve tüm topluma gözdağı veriliyor.

*Ayşe Barım etki ajanlığı yasasına muhalefet etme gerekçesiyle gözaltına alındı ve tutuklandı. Etki ajanlığı bu Meclis'ten çıkartıldı mı? Savcı diyor ki 'ne önemi var'. Gazetecilier ev hapsinde. Ekrem İmamoğlu'na gün aşırı dava açılıyor.

*Sözü edilen bilirkişi raporu teslim edilmiş zaten neye etki edilecek? O ifade 2019 Mart'ında ve 2024'ün Mart ayında da verildi. Çok merak ediyorsanız bir kez daha yanıtını alacaksınız.

AKP: İÇİMİZİ YAKAN BİR ACI...

AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, "Bu acı içimizi yakan bir acı. Şu konuda kesin kararlıyız. Bu konuda yapılacak araştırma, soruşturma sonuna kadar her alanda, her konuda titizlikle devam edecektir. Varsa bir sorumlusu bu facianın tekrar edilmemesi için ortaya çıkarılması varsa eksiklerin tamamlanması elbette hepimizin görevi ve sorumluluğudur. Meclis Araştırma Komisyonu’nun kurulmasıyla birlikte çalışmalar eşzamanlı yürütülecektir. Bu trajedinin de siyasiler tarafından bir kör dövüşe alet edilmemesi doğru bir tutum olacaktır. Bu sorumlu olan kimse, her türlü makam ve mevkideki herkesin soruşturulabilir, araştırılabilir olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum" diye konuştu.

ÖNERGE KABUL EDİLDİ...

TBMM Genel Kurulu'nda Bolu Kartalkaya'daki otelde meydana gelen yangının araştırılmasına ilişkin Meclis Araştırma Komisyonu önergesi kabul edildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun CHP davalarına atanan Bilirkişi açıklamasının ardından bahse konu Bilirkişi ile telefon görüşmesi yapan Halk TV programcısı ve Cumhuriyet Gazetesi yazarı Gazeteci Barış Pehlivan'a soruşturma başlatılmıştı. Gazeteci Barış Pehlivan ve Serhan Asker ve Halk TV program sunucusu Seda Selek gözaltına alındı...

 

27 Ocak tarihinde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "Turpun Büyüğü" başlığıyla yaptığı basın toplantısında CHP davalarına atanan bilirkişi S.B ile telefon görüşmesi yapan Barış Pehlivan hakkında soruşturma başlatılmıştı.

Barış Pehlivan söz konusu bilirkişi ile görüşmüş, cevap hakkı tanımıştı.

 

 

3 GAZETECİ TUTUKLANDI 2 475051590 1019629420002254 4665757678420797860 n deed9

 

 

KANALIN ÖNÜNDE GÖZALTINA ALINDILAR...

Ekrem İmamoğlu'nun adını verdiği bilirkişiye cevap hakkı tanıdığı telefon görüşmesi nedeniyle gazeteci Barış Pehlivan Halk TV binasının önünden gözaltına alınırken Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker Ankara'da gözaltına alındı.

 
 
 

Gözaltına alınan Gazeteci Barış Pehlivan vatan caddesinde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürülüyor.

Halk TV program sunucusu Seda Selek'in de gözaltına alındığı öğrenildi.

BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA YAPILDI...

Soruşturma ve gözaltılara ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da bir açıklama yaptı. Başsavcılık açıklamasında gazetecilerin "yakalanarak gözaltına" alındığı ifadelerine yer verildi. Başsavcılık açıklaması şöyle:

 

"Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan bir kısım soruşturmalarda ve mahkemeler nezdindeki kamu davalarında bilirkişi olarak görevlendirilen şahıslardan birinin 27/01/2025 tarihindeki Halk TV yayınında kendisiyle yapılan telefon görüşmesinin izinsiz olarak kayda alıp yayınlanmak suretiyle ifşa edilmesi, ayrıca bilirkişinin isminin hedef gösterilecek şekilde açıklanarak yargılananın seyrini etkilemeye yönelik sözler sarf edilmesi eylemlerine iştirak eden Barış Pehlivan, sunucu Seda Selek ve kanal sorumlu müdürü Serhan Asker hakkında Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması (TCK md. 133/3) 'Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur' ve Bilirkişiyi Etkilemeye Teşebbüs (TCK md.277) 'Görülmekte olan bir davada gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır' suçlarından başlanılan soruşturma kapsamında şüpheliler yakalanarak gözaltına alınmıştır. Gelişmelerden bilahare bilgi verilecektir."

 

Gazetecilerin gözaltına alınmasına siyasilerden tepki...

Halk TV programcısı ve Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Pehlivan, Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker ve sunucu Seda Selek'in gözaltına alınmasına tepkiler sürüyor. Siyasilerden de tepkiler gelmeye devam ediyor.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun CHP davalarına atanan Bilirkişi açıklamasının ardından bahse konu Bilirkişi ile telefon görüşmesi yapan Halk TV programcısı ve Cumhuriyet Gazetesi yazarı Gazeteci Barış Pehlivan'a soruşturma başlatılmıştı.

Gazeteci Barış Pehlivan ve Serhan Asker ve Halk TV program sunucusu Seda Selek gözaltına alındı.

TEPKİLER ART ARDA GELDİ...

Gözaltıların ardından CHP Genel Başkanı Özgül Özel Halk TV canlı yayınına bağlanarak açıklamalarda bulundu.

CHP lideri Özgür Özel şunları söyledi:

"Bütün Halk TV ailesine geçmiş olsun demek istiyorum. Çok üzüldük ve yakından takip ediyoruz süreci. Fevkalade bir yanlışın içindeler yine. Bugün grup toplantımızda çizdiğimiz Türkiye tablosundan farklı bir şey değil.

 
 
 

Her iki Barış kardeşimin de cezaevi günlerine tanıklık etmiş birisi olarak bir haberi doğrulatmak için en kadar çaba sarf ettiklerini. Bir haberi yazdıklarında altına isimlerini koymak için meslek ahlaki açısından ne kadar titiz olduklarını bilen birisiyim."

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu: 'Hesap Vereceksiniz'...

“Durmak yok, yola devam” dediniz ya , sakın ama sakın durmayın! Siyasetçileri tehdit edip, güç yetirebildiklerinizi hapse tıkın! Sanatçı ve aydınları baskılayıp, ses çıkaramaz hale getirin! Gazetecileri gözaltına alarak susturup, görevlerini yapmalarını engelleyin! Siyasi rakiplerinize soruşturma açtırıp, yargıyı da kullanarak siyasetten yasaklayın! Bu fakir milleti aç bırakıp, kaybettikleri özgürlüklerin farkına varmalarını engelleyin! Durmayın ve devam edin! Dünya döndüğü müddetçe zaman değişecek, devran da dönecektir! Ve asla unutmayın ki; Gün gelecek, hesap vereceksiniz!

Ekrem İmamoğlu: 'Dokunan Yanar' Dönemine Girilmişti...

"Türkiye yeni bir “Dokunan Yanar” dönemine girmiştir. Hukuktan gelen gücün çok aleni istismar edildiğini ve toplumun her kesimine korku salınmaya çalışıldığını görüyoruz. Korkmayacağız ve susmayacağız. Korkmayın ve Susmayın! Gazeteci Barış Pehlivan’ın ve Serhan Asker’in gözaltına alınması utanç verici bir uygulamadır. Adaletsizliğin sıradan bir iktidar pratiği haline geldiği, aparat bilirkişinin inceleme konusu bile olmadığı buna karşın haksızlığı, hukuksuzluğu haber yapmanın suça dönüştüğü bir garabetin içindeyiz. Sandık gelecek, hepsi bitecek."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar