Manşetler
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 203838
Fon soruşturması kapsamında mal varlıklarına tedbir konulan Astor Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Feridun Geçgel'in pasaportuna el konuldu...
Geçgel ile kardeşi Enver Geçgel ve oğlu Yusuf Geçgel hakkında daha önce yurt dışına çıkış yasağı kararı verilmişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu'nun yürüttüğü fon soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.
Soruşturma kapsamında Astor Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Feridun Geçgel'in pasaportuna el konuldu.
Geçgel'in yanı sıra kardeşi ve Astor Enerji Yönetim Kurulu Başkan Vekili Enver Geçgel ile oğlu Yusuf Geçgel hakkında da daha önce yurt dışına çıkış yasağı kararı verilmişti.
MAL VARLIKLARINA TEDBİR KONULMUŞTU...
Soruşturma kapsamında Feridun Geçgel ile kardeşi Enver Geçgel'in mal varlıklarına tedbir konulmuştu.
Soruşturma kapsamında Feridun Geçgel, Enver Geçgel ve Yusuf Geçgel hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmıştı.
SERVETİ 5,3 MİLYAR DOLARA ULAŞTI
Astor Enerji hisselerindeki yükselişle servetini son dönemde hızlı şekilde artıran Feridun Geçgel, 2026'nın ilk aylarında Forbes'in "Gerçek Zamanlı Milyarderler Listesi"nde yükseldi.
Geçgel, nisan ayının sonunda 3,5 milyar dolarlık servetiyle Türkiye'nin en zengin dördüncü ismi oldu.
Haziran ayında 5,3 milyar dolara ulaşan kişisel servetiyle Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker'i geride bırakan ve "Türkiye'nin en zengin ismi" olan Geçgel’in hızlı yükselişi, sert bir düşüşle sonuçlandı.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 378781
Antalya’da düğün çıkışı cinsel saldırı iddiası: “Gözlerimi tanımadığım bir evde açtım”
Antalya’da bir düğünde fotoğraf çekimi yapan 25 yaşındaki kadın, düğün çıkışında kendisine verilen sigarayı içtikten sonra bilincini kaybettiğini ve uyandığında tanımadığı bir evde olduğunu öne sürdü. Evden kaçarak karakola giden kadın cinsel saldırıya uğradığını belirterek şikâyetçi olurken, şüpheliler suçlamaları reddetti.
Antalya’da bir düğünde fotoğraf çekmek amacıyla bulunan 25 yaşındaki kadının cinsel saldırı iddiası gündeme geldi. Genç kadın, düğün çıkışında yanına yaklaşan kişilerin verdiği sigarayı içtikten sonra bilincini kaybettiğini, gözlerini ise daha önce hiç görmediği bir evde açtığını söyledi.
DÜĞÜN ÇIKIŞINDA YANINA YAKLAŞTILAR
İddiaya göre 25 yaşındaki kadın, Antalya’da gerçekleştirilen bir düğüne fotoğraf çekmek için gitti. Düğünün ardından ATV tipi araçla yanına yaklaşan kişiler, genç kadına “Seni götüreceğiz” diyerek sigara uzattı.
Kadın, kendisine verilen sigarayı içmesinin ardından bilincini kaybettiğini öne sürdü.
“GÖZLERİMİ TANIMADIĞIM BİR EVDE AÇTIM”
Bir süre sonra kendine geldiğini anlatan kadın, gözlerini hiç tanımadığı bir evde açtığını söyledi. Fırsatını bularak evden kaçtığını belirten kadın, doğrudan karakola giderek şikâyetçi oldu.
Genç kadın burada verdiği ifadede cinsel saldırıya uğradığını öne sürerek olayla ilgili işlem yapılmasını istedi.
ŞÜPHELİLER SUÇLAMAYI REDDETTİ
Şüphelilerin ise ifadelerinde cinsel saldırı suçlamasını kabul etmedikleri aktarıldı. Şahısların ilişkinin rızaya dayalı olduğunu savundukları belirtildi.
Olayla ilgili tarafların farklı beyanları bulunurken, iddialara ilişkin adli sürecin sürdüğü bildirildi.
“GÜLE OYNAYA VİDEOYA ÇEKMİŞLER”
25 yaşındaki kadın, cinsel saldırı iddiasına ilişkin görüntülerin de çekildiğini öne sürdü. Genç kadın, “Cinsel saldırıda bulunurken güle oynaya videoya çekmişler” ifadelerini kullandı.
Yaşananların ardından günlük hayatının ciddi şekilde etkilendiğini anlatan kadın, dışarı çıkmakta ve insanlarla iletişim kurmakta zorlandığını söyledi.
“GÖRDÜĞÜM HER YÜZE ‘ACABA O MU?’ DİYE BAKIYORUM”
Yaşadığı korkunun devam ettiğini belirten kadın, “Dışarıda gördüğüm her yüze ‘Acaba o mu?’ deyip korkuyorum” dedi.
Genç kadın, başka kişilerin de benzer olaylarla karşılaşmaması için adalet arayışını sürdüreceğini belirterek, “Ben ilk değilim ama son olmak için mücadele ediyorum. Başka kız çocuklarının başına bu gelmesin diye mücadele ediyorum” ifadelerini kullandı.
ADLİ SÜREÇ SÜRÜYOR
Olayın ardından hayatının değiştiğini söyleyen kadın, “O günden beri dışarı çıkamıyorum, kimseyle konuşamıyorum. Benim hayatım zaten bitti bu andan sonra, adaletin sağlanması için çalışıyorum” dedi.
Genç kadının şikâyetiyle ilgili adli sürecin sürdüğü belirtilirken, olayın ayrıntılarının yürütülen soruşturma, elde edilecek deliller ve yargı süreci sonucunda netleşmesi bekleniyor.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 261344
AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AKP'deki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı...
Kaya’nın 8 Nisan’da 255 lira seviyesinden 250 bin adet hisse aldığı ve söz konusu hisseleri Eylül ayında yaklaşık 4 bin 482 lira seviyesinden satarak yaklaşık 1,3 milyar liralık kazanç sağladığı iddia edilmişti.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın bir hisse senedi üzerinden 63 milyon liralık alım yapıp fon operasyonu öncesinde yaklaşık 1,3 milyar liralık satışla hisseden çıktığı iddiası ile gündeme geldi. Bir dönem Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı olarak da görev yapan Fatma Betül Sayan Kaya eşi İlyas Kaya'nın, fon operasyonu öncesinde borsadaki hisselerini sattığı iddia edildi. İddiayı gündeme getiren YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, işlemin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Zeynel Emre'nin gündeme getirdiği iddiaların ardından açıklama yapması beklenen Kaya, sosyal medya hesabından istifa kararı aldığını duyurdu.
FATMA BETÜL SAYAN KAYA AKP'DEKİ GÖREVLERİNDEN İSTİFA ETTİ
Hisse satışına ilişkin kendisine ulaşan gazetecilere "Müsait değilim" yanıtı veren Kaya'nın istifasını Gazeteci Yiğit Uzun duyurmuştu. Uzun'un "Fatma Betül Sayan Kaya istifasını sundu" paylaşımından sonra Kaya'dan istifa açıklaması geldi.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Fatma Betül Sayan Kaya, AKP'deki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı.
Kaya, paylaşımında "Sürecin selameti ve iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yürütmekte olduğum tüm görevlerimden affımı Sayın Genel Başkanımızdan istedim" dedi.
MAL VARLIKLARINA TEDBİR KONULMASI İSTENDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya'nın malvarlıkları için tedbir talebinde bulundu.
Talepte çocuklarının mal varlıkları için de kısıtlama istenirken satış ve devir işlemleriyle para transferlerinin savcılık onayına tabi tutulması, menkul kıymetlerin dondurulması ve tapu, gemi ile uçak kayıtlarının tespit edilmesi talep edildi.
Kaya istifa açıklamasının tamamında şunları söyledi:
"Son günlerde meydana gelen ve kamuoyunu meşgul eden bir meseleyle ilgili olarak bugün şahsım hakkında birtakım iddia ve değerlendirmeler gündeme getirilmiştir.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde söz konusu meseleye ilişkin ortaya koyduğu açık ve kararlı iradeyle, kim olursa olsun iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Ben de bu yaklaşımın gereği olarak, ortaya atılan iddiaların hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmasını ve yürütülecek sürecin sağlıklı ve selamet içerisinde tamamlanmasını son derece önemsiyorum."
ERDOĞAN'DAN AFFINI İSTEDİ
"Siyasette taşıdığımız sorumluluğun yalnızca hukuki sorumlulukla sınırlı olmadığına inanıyorum. Milletimize karşı üstlendiğimiz görev, gerektiğinde siyasi ve vicdani sorumluluk almayı da gerektirir.
Bu nedenle, şahsımla ilgili iddiaların açıklığa kavuşturulacağı bir süreçte bulunduğum makamın herhangi bir tartışmaya konu edilmemesi; yürütülecek inceleme ve soruşturmanın hiçbir gölge altında kalmadan, bağımsız ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi adına siyasi sorumluluk almayı gerekli görüyorum.
Bu anlayışla, sürecin selameti ve iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yürütmekte olduğum tüm görevlerimden affımı Sayın Genel Başkanımızdan istedim."
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 190025
Ankara, Şırnak, Tekirdağ ve Kocaeli’de kısa süre içinde 5 polis memuru ve emekli polisin yaşamına son verdiği bildirildi...
Olaylarla ilgili adli ve idari soruşturmalar sürdürülüyor.
Emniyet teşkilatı mensupları ve emeklileri arasında arka arkaya yaşanan ölümler gündemdeki yerini koruyor. Ankara’da iki, Şırnak, Tekirdağ ve Kocaeli’de ise birer kişi olmak üzere toplam 5 polis ve emekli polisin yaşamına son verdiği aktarıldı.
Ankara'da aynı gün içerisinde iki ayrı ölüm olayı gerçekleşti:
Emekli Polis Memuru Ali Şekeroğlu: Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde emeklilerin düzenlediği eyleme katılan 60 yaşındaki emekli polis memuru Ali Şekeroğlu, yaşamına son verme girişiminde bulundu. Hastaneye kaldırılan Şekeroğlu, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Polis Memuru İ.İ.: Ankara Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü kadrosunda görev yapan ve meslekte henüz iki aylık olduğu öğrenilen İ.İ., Yenimahalle ilçesi Demetevler semtindeki ikametinde yaşamına son verdi. İ.İ.'nin ailesine bir mektup bıraktığı tespit edildi.
Ankara dışındaki üç ayrı ilde meydana gelen diğer olaylar ise şöyle kaydedildi:
Şırnak: Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Büro Amirliği’nde görevli Başkomiser S.S. hayatını kaybetti.
Tekirdağ: Muratlı ilçesinde ikamet eden 62 yaşındaki emekli polis memuru Recep Şantürk yaşamına son verdi.
Kocaeli: Karamürsel ilçesinde Trafik Denetleme kadrosunda görev yapan polis memuru Niyazi Y. hayatını kaybetti.
Meydana gelen tüm olaylara ilişkin adli makamlar ve emniyet birimleri tarafından başlatılan soruşturmalar devam ediyor.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 217211
Mansur Yavaş'ın ardından Ankara'dan 8 belediye başkanı da CHP'den istifa etti...
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den ayrıldığını ve görevine bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı.
Yavaş'ın ardından, Ankara'nın;
--Beypazarı,
--Kalecik,
--Güdül,
--Şereflikoçhisar,
--Ayaş,
--Polatlı,
--Nallıhan,
--Elmadağ belediye başkanları da CHP'den istifa etti.
Yavaş, 23 Eylül'de X hesabından yaptığı yazılı açıklama ile kararını duyurdu.
19 Mart sonrası yaşanan tartışmalara ve "mutlak butlan" sürecine işaret ederek bunların CHP'de derin bir ayrışmaya yol açabileceğini söyledi.
Yavaş, bağımsız olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini sürdüreceğini belirtti.
Mansur Yavaş açıklamasında parti değişikliğine de kapıyı kapatır ifadeler kullandı.
"Seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum" dedi.
Yavaş istifa açıklamasında CHP Sözcüsü Müslim Sarı'ya da yanıt verdi.
Sarı, Yavaş'ı, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile temas halinde olmakla eleştirmişti.
Sarı ise Mansur Yavaş'ın istifası konusunda, "Bu tek taraflı bir irade beyanı. Yolu açık olsun" ifadesini kullandı.
'Hadsizlik' yanıtı...
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, 23 Eylül'de Ankara'daki basın toplantısında Yavaş'ı işaret ederek, "Bir belediye başkanımız bir işlem yaparken, kendi genel başkanı dışında başka bir partinin genel başkanına da bilgi verdiğini söyleyemez. Bunu diyemez" dedi.
Sarı, "CHP'nin kurumsal kimliği hepimizin üstündedir, hepimizin önündedir. Hiç kimse CHP'den üstün değildir ve kendisini CHP'den üstün görmemelidir" diye konuştu.
Önümüzdeki günlerde belediye başkanları toplantısı yapacaklarını belirten Sarı, "Ortaya çıkacak tabloya göre ayrıca bir değerlendirme yapacağız" dedi.
Mansur Yavaş yaptığı istifa açıklamasında bu çıkışa yanıt verdi ve "Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım" dedi.
Ne olmuştu?
Yavaş, 9 Eylül'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Beştepe'de görüşmüştü. Bu görüşme, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nın CHP ile Yeni Parti arasındaki ayrışmanın sürdüğü ve Yavaş'ın iki parti arasında tarafsız kaldığı bir döneme denk gelmesi nedeniyle siyasi tartışmaya konu olmuştu.
Yavaş, 10 Eylül'de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Erdoğan'la görüşmesinde gündemin Ankara olduğunu vurgulamıştı.
Görüşmenin ardından ortaya atılan "parti değiştirecek" iddialarına da yanıt veren Yavaş, kendisini destekleyen insanları "hayal kırıklığına" uğratacak bir tutum içinde olmayacağını söylemişti.
Yavaş ayrıca hem CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun hem de Yeni Parti lideri Özgür Özel'in öncesinde görüşmeden haberdar olduğunu açıklamıştı.
Sekiz ilçe belediye başkanı da istifa etti...
Yavaş'ın istifası sonrasında Ankara'nın Beypazarı, Kalecik, Güdül, Şereflikoçhisar, Ayaş, Polatlı, Nallıhan ve Elmadağ belediye başkanları da CHP'den istifa etti.
Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, sosyal medya hesabında yaptığı yazılı açıklamada, "Mansur Yavaş Başkanımızla çıktığımız bu yolda, bana güvenen ve destek veren hemşehrilerime verdiğim sözlerin arkasındayım" dedi ve CHP'den istifa ettiğini duyurdu.
Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç açıklamasında CHP'den istifasını şu sözlerle duyurdu: "Mansur Yavaş Başkanımızla çıktığımız yolun temelinde de aynı anlayış vardı: İnsanları siyasi kimlikleriyle değil, insan oldukları için kucaklamak; ayrıştırmadan, adaletle ve halkın emanetine sahip çıkarak hizmet etmek. "Bugün de kendisiyle çıktığımız bu yolda, Mansur Başkanımızın yanında yürümeye devam edeceğim."
Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay istifasını açıkladıktan sonra "Mansur Yavaş ile birlikte yol yürümeye" devam edeceğini duyurdu.
Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak, "Ağabeyim Mansur Yavaş ile birlikte Ankara'ya ve Ülkeye umut olmaya devam edeceğiz" dedi.
Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, Yavaş'la birlikte çıktıkları yolda kendisine destek verenlere verdiği sözlerin arkasında olduğunu belirtti ve CHP'den istifa etti.
Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya, Yavaş'ın açıklamasında dile getirdiği gerekçeler doğrultusunda CHP üyeliğinden ayrıldığını duyurdu. Yıldızkaya, siyasi yoluna ve belediye hizmetlerine Yavaş'la birlikte bağımsız olarak devam edeceğini belirtti.
Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın da CHP üyeliğinden ayrıldığını ve görevine bağımsız olarak devam edeceğini duyurdu.
Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör de "Bugün itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Bu kararımı, ekibim ve yakın çalışma arkadaşlarımla yaptığımız istişareler sonucunda, Nallıhan'a daha iyi hizmet edebilmek amacıyla aldım" açıklaması yaptı.
Tepkiler ne oldu?
Konuyla ilgili bir yazılı açıklama paylaşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "değerli bir siyasetçi" olarak tanımladığı Yavaş'ı CHP'ye kendisinin "kazandırdığını" vurguladı. Ardından, Yavaş'ın açıklamasındaki, "İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur" sözlerini alıntıladı.
"Sayın Mansur Yavaş'ın bu değerlendirmelerine biz de aynen katılıyoruz" diye ekledi.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Yavaş ile açıklamasından sonra telefonda görüştüklerini söyledi.
Kararın "kendisi ve memleket için hayırlı olması" dileğini ilettiğini aktardı ve belediyelerin alacakları her türlü karara saygı duyduklarını belirtti.
Özel, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ile görüşmelerinin ardından düzenledikleri ortak basın toplantısında Ankara'daki istifalarla ilgili soruya yanıt verdi.
CHP yönetimini eleştirerek, "Mansur Yavaş gibi bir siyasetçinin, seçimsiz gelmiş, iktidar tarafından atanmış butlan yönetiminin kaprisleriyle terbiye edilmesi, oranın siyasetine alet edilmesi söz konusu olamaz" ifadesini kullandı.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Yavaş'ın partiden istifasına ilişkin, "Bize Hayırlı uğurlu olsun demek düşer" dedi.
Sarı, "Kendisi bugüne kadar CHP içerisinde kalacağını ifade ediyordu. Gelinen noktada bu, kendi değerlendirmesi ve kendi tercihidir" ifadelerini kullandı.
"Biz, kendisinin Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasal ve kurumsal kimliği içerisinde siyaset yapmaya devam etmesini tercih ederdik" diyen Sarı, daha önce de ifade ettiği "Kimse CHP'den üstün değildir" görüşünü tekrarladı.
Konuya ilişkin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü ve onun da kendisiyle aynı görüşte olduğunu söyleyen Sarı şunları aktardı: "Bu tek taraflı bir irade beyanı. Yolu açık olsun."
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir'e, Meclis'te yaptığı basın toplantısında Yavaş'ın istifası soruldu. Yavaş'ın sadece kendilerinin değil, 86 milyonun onur duyduğu "belediye başkanları" olduğunu söyleyen Emir, "Kendi takdirleridir. Ayrıca bir açıklama yapmaya ihtiyaç duyarsa da kendisi yapacaktır" yanıtı verdi.
Mansur Yavaş kimdir?
Mansur Yavaş 1955 yılında Ankara'nın Beypazarı ilçesinde doğdu ve burada büyüdü. Üniversite için İstanbul'a taşındı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Beypazarı'nda 13 yıl serbest avukat olarak çalıştı.
Ankara Büyükşehir Belediyesi'ndeki özgeçmişine göre, erken yaşlardan itibaren siyasete ilgi duydu.
Yavaş, 1994 yılında MHP'den Beypazarı Belediye Başkan adayı oldu fakat seçilemedi.
1999 ve 2004 yerel seçimlerinde MHP'den seçilerek iki dönem Beypazarı Belediye Başkanı olarak görev yaptı.
29 Mart 2009 yerel seçimlerinde MHP'den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday oldu. Ancak yüzde 27 oy alarak rakipleri Melih Gökçek ve Murat Karayalçın'ın gerisinde kaldı.
Partisi MHP tarafından tekrar aday gösterilmemesinden sonra 2013 yılı sonunda CHP'ye katılan Mansur Yavaş 2014 yerel seçimlerinde Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı oldu.
Ankara'da nefes nefese bir yarış oldu ve kent ölçeğine göre "kılpayı" denilecek bir oranla, Melih Gökçek'e yaklaşık 38 bin oy farkla kaybetti.
Yavaş, 2016'da CHP'den istifa etti.
2019 yerel seçimleri için CHP ile İYİ Parti'nin işbirliği yapma kararı alması üzerine Yavaş yeniden aday oldu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.
2024 yerel seçimlerinde CHP'den seçilerek ikinci dönemine başladı.
Görev süresi boyunca aldığı ödüller ve sosyal belediyecilik uygulamalarıyla öne çıkan Yavaş'ın yönetimi, bazı adli ve idari incelemelerin de konusu oldu. Bunlardan biri de 2025 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin 2021-2024 dönemindeki konser organizasyonlarına ilişkin başlatılan soruşturmada bazı belediye görevlileri hakkında işlem yapılmasıydı. Yavaş ise daha önce yapılan denetimlerde kamu zararına rastlanmadığını savundu.
KAYNAK: Ajanslar








