ilk5-Manşetler
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 160641
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ndeki "rüşvet ve yolsuzluk" iddiasıyla hakim karşısına çıkan Muhittin Böcek, hakkındaki tüm suçlamaları reddetti...
"Hiçbir yakınımı zengin etmedim" diyen Böcek, mal varlığının şeffaf olduğunu belirterek bütçeyi namusu gibi koruduğunu savundu. Sağlık sorunları yaşayan Böcek, "Yaşamak istiyorum. Kovid-19 sonrası vücudumda hasarlar kaldı. Acil olarak sağlığımla ilgili tedavi olmak istiyorum" dedi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen “rüşvet ve yolsuzluk” iddiası kapsamındaki davanın ilk duruşması bugün gerçekleştirildi.
Aralarında görevden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 41 sanığın yargılandığı dava, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.
DURUŞMADA GENİŞ KATILIM VE SİYASİ TAKİP...
Davanın ilk celsesine, 5’i tutuklu olmak üzere toplam 41 sanık, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Tutuklu yargılanan Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve eski emniyet görevlisi İlker Arslan duruşma salonunda hazır bulundu. Kimlik tespitinin ardından iddianamenin özeti okunarak sanık savunmalarına geçildi.
Duruşmayı CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek ve Gül Çiftçi’nin yanı sıra çok sayıda milletvekili, belediye yetkilisi ve sanık yakını da izleyici sıralarından takip etti.
"HİÇBİR YAKINIMI ZENGİN ETMEDİM"...
Mahkemede savunmasını yapan Muhittin Böcek, hakkındaki tüm iddiaları reddederek belediye bütçesini titizlikle koruduğunu savundu. Antalya halkının büyük desteğiyle seçildiğini hatırlatan Böcek, belediyenin sürekli denetim altında olduğunu ve ihalelerde usulsüzlük yapılmadığını ifade etti.
Yakınlarına menfaat sağladığı yönündeki suçlamalara yanıt veren Böcek, "Yakınlarımı zengin etmedim. Hatta yeğenimin şirketi konkordato ilan etti, daireleri satılıyor. Kimsenin bir kuruşunda gözüm yok. Mal beyanlarım ve ödemelerim ortadadır" dedi.
Ayrıca, babasından kalan arazilerin belediye başkanı olmadan önce imara açıldığını ve bir kısmını devlete bağışladıklarını ekledi.
"YAŞAMAK İSTİYORUM"...
Savunması sırasında sağlık sorunlarına da değinen Böcek, tutukluluk sürecinde kronik rahatsızlıkları nedeniyle 10 kez hastaneye kaldırıldığını belirtti.
Kalp, astım, böbrek ve prostat hastalıkları olduğunu ifade eden Böcek, "Hayatım boyunca bir gün sağlık raporu almadım. Tutuklandığımdan beri 10 defa hastaneye kaldırıldım. 5 Temmuz'da tutuklandığımda 5 ilaç kullanıyordum. Doktorlarıma muayene olamadım. Yaşamak istiyorum. Kalp, astım, böbrek ve prostat hastalıklarım var. Tutuklandığımda alnım açık, başım dik cezaevine girdim. Vücudumda geçirdiğim Kovid-19'dan hastalıklar kaldı. Adaletin tecelli edeceğine inanıyorum. Acil olarak sağlığımla ilgili tedavi olmak istiyorum" diyerek adalet beklediğini vurguladı.
"SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM"...
Mahkeme başkanının iddianamede yer alan eylemlere ilişkin sorularını da yanıtlayan Böcek, Anadolu Reklam firması sahibi Y.Y’nin 2024 yerel seçimleri sırasında yaptığı öne sürülen ödemelerden haberi olmadığını belirtti.
Söz konusu ödemeyle ilgili herhangi bir talimat vermediğini kaydeden Böcek, "Sadece CHP değil tüm siyasi partilerde komisyon kurulur. Ben onların nasıl çalıştığını bilmem. Onlar gönüllü olarak çalışır. Benim bir dahlim ve bilgim yok. Bütün suçlamaları reddediyorum. Kimsenin bir kuruşunda gözüm yok. Mal beyanlarım ve ödemelerim ortadadır. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.
Eski gelini Z.K’ya lüks daire alınmasına ilişkin iddialara da değinen Böcek, oğlunun iş insanı Y.Y’den borç aldığından haberi olmadığını, iki kişi arasındaki borç ilişkisinden dolayı neden suçlandığını anlamadığını ifade etti.
Eski gelinine 80 milyon lira boşanma tazminatı ödendiği yönündeki iddialarla ilgili de konuşan Böcek, yasa ve yönetmelikler dışında kimseye ödeme yapılmadığını, bu nedenle irtikap suçunun oluşmadığını savundu.
"OĞLUMUN PARA ALIŞVERİŞİNDEKİ SUÇLAMALARIN BANA YÜKLENİLMESİNİ REDDEDİYORUM"...
Oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in ilişkileri nedeniyle kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini söyleyen Böcek, iş insanlarından herhangi bir talebi olmadığını dile getirdi ve “Oğlum Mustafa Gökhan Böcek'in ilişkileri arasında, para alışverişindeki suçlamaların bana yüklenilmesini reddediyorum. Mustafa Gökhan Böcek ve Zuhal Böcek'in çocuklarının üzerine villa alınması konusunda kişilerden ne doğrudan ne de dolaylı bir talebim olmadı” dedi.
İş insanı E.K.H.’den nakit para aldığı iddiasına ilişkin de savunma yapan Böcek, söz konusu kişiyi uzun yıllardır tanıdığını ve oğluyla yakın arkadaş olduklarını belirtti.
"MENFAAT TEMİN ETMEM SÖZ KONUSU DEĞİL"...
M.K. isimli bir kişiye pahalı marka saat hediye ettiği yönündeki iddialar hakkında ise Böcek, “Örf, adet, geleneğimize bağlıyım. Hayat arkadaşıma alacağım hediyeyi başkasına aldırmak olmaz. Bu örf ve adetlerime sığmaz. Burada Rolex saati ücret karşılığı getirildi. Ben de bu saati M.K. hanıma verdiğimde daha satışının gerçekleşmediğini, bu yüzden kullanmamasını söyledim. M.K. hanıma hediye ettiğim saat ve tadilat için iş insanlarında ne bir talebim ne de bir isteğim oldu. Ne doğrudan ne de dolaylı iş insanlarına baskı kurmam ile menfaat temin etmem söz konusu değil. Bütün suçlamaları reddediyorum. Menkul ve gayrimenkul anlamında atadan kalan yerlerim var. Mal beyanımda görülecektir. Böyle biri olduğum için suçlamaları kabul etmiyorum” şeklinde konuştu.
Kuyumculardan aldığı paranın altın bozdurma karşılığı olduğunu ve kendi banka hesabına gönderildiğini söyleyen Böcek, “Eğer bir usulsüzlük olsa neden bu kişilerle kendi IBAN’ımı paylaşayım?” dedi.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 215416
Taksiler de yeni dönem; Fiş almayan yolcuya ceza...
Ülke genelinde olduğu gibi Alanya taksilerinde tüm kuralları değiştiren sistem bugün resmen başladı. Dijital takip dönemine geçilirken, araçtan fişsiz inen yolculara da ceza kesilecek.
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın mercek altına aldığı sektörde, vergi ve denetim mekanizmalarını kökten değiştiren "Taksi Mali Cihazı" uygulaması bugün itibarıyla devreye girdi. Taksimetrelerle tam entegre çalışacak bu zorunlu sistem sayesinde, her yolculuğun sonunda otomatik fatura veya fiş üretilmesi yasal bir standarda dönüştü.
YOLCUYA CEZA KISKACI...
Sistemin en çok ses getirecek boyutu ise sadece şoförleri değil, doğrudan vatandaşları hedef alıyor.
TURİSTLERE BU İŞLEM UYGULANMAMALI...
Alanya sokaklarında yapılacak denetimlerde, seyahat bitiminde araçtan taksimetre fişini almadan inen yolcular tespit edilirse cezai yaptırımla karşı karşıya kalacak.
Dünyanın değişik ülkelerinden gelen turistlere böyle bir işlem uygulanırsa, yüzbinlerce turist öfkelenir ve bir daha ülkemize gelmez.
Uygulamayla birlikte araçta yapılan her kilometre, anlık olarak mali cihazların veri tabanına işlenecek.
BASİT USUL TARİHE KARIŞTI...
Yeni mevzuat, taksi esnafının uzun yıllardır tabi olduğu vergilendirme sistemini de yerle bir etti. "Basit usul" dönemi resmen kapanırken, direksiyon sallayan esnaf artık "gerçek usulde" vergi mükellefi sayılacak. Taksi sahipleri elde ettikleri kazanç üzerinden doğrudan devlete vergi ödemesi yapacak. Sektör temsilcileri ise bu radikal geçişin taksici esnafı üzerinde ciddi bir mali külfet yaratacağı görüşünde birleşiyor.
HARİCİ POS VE MANUEL İŞLEME SON...
Uygulamanın getirdiği teknolojik yenilikle birlikte, taksilerdeki harici POS cihazları tamamen kullanımdan kaldırılıyor.
Manuel müdahalelere kapalı olan yeni sistemde, kredi kartı çekimleri direkt olarak taksimetreye bağlı mali cihaz üzerinden gerçekleşecek. Üstelik araçlara yerleştirilen GPS alıcıları sayesinde, müşterinin bindiği ve indiği tüm güzergah noktaları dijital hafızada depolanacak.
ALANYA İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI
Turizm sezonuna hazırlanan Alanya'daki duraklar için de kritik süreç işlemeye başladı. Plakasını veya taksimetresini yeni alan şoförler bu zorunlu sisteme anında geçiş yapmak mecburiyetindeyken, halihazırda direksiyon başında olan mevcut taksicilere 1 Eylül 2026 tarihine kadar uyum süresi tanındı.
Bu tarihe kadar Alanya'daki tüm ticari taksilerin kademeli olarak yeni nesil dijital ağa entegre olması bekleniyor.
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 151457
Alanya’nın efsane siyasetçilerinden; Alparslan Türkeş ile omuz omuza yürüyen Hayri Arıkan’ın oğlu, Zafer Partisi Alanya İlçe Başkanı Alper Arıkan, bugün evinde geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetti .
Evinde aniden fenalaşan Başkan Arıkan için ailesi hemen sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen sağlık görevlileri, Arıkan’a ilk müdahaleyi evinde gerçekleştirdi.
İlk müdahalenin ardından Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılan Alper Arıkan, hemen tedavi altına alındı.
Yapılan tetkikler sonucunda Arıkan’ın kalp krizi geçirdiği öğrenildi.
Arıkan öğle saatlerinde tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Alper Arıkan 40 yaşındaydı.
Alanya Güneşi Medya ailemiz olarak Başkan Arıkan,a rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı dileriz .
ALANYA GÜNEŞİ HABER MERKEZİ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 341565
Alanya'ya atanır atanmaz, geldiği gün esnafları dolaştı.Kendini yeni kaymakam olarak tanıttığında herkes şaşırmıştı.
Nasıl olur?
Daha dün yeni kaymakam atandı haberleri okuyan vatandaş ve esnaf, bugün kendilerine hal hatır soran bir kaymakamı karşılarında görünce hem çok mutlu oldular, hem de şaşırdılar.
10 AYDA DOKUNMADIK KİŞİ, GİTMEDİK YER BIRAKMADI SÜPER KAYMAKAM...
Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, 28 Mayıs 2025 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile atanmasının ardından 23 Haziran 2025 tarihinde görevine başladı.
--Hergün esnaf gezmelerinde...
--Bazen çocuklarla top oynarken...
--Bazen bir köy evinde...
--Bir bakmışsınız huzur evinde...
--Başka gün bir yoksulun sofrasında...
-- Yurt dışında Alanya'yı tanıtırken;
-- Alanya'nın yaşadığı sel felaketinde 24 saat uykusuz olay yerinde...
ALANYA GÜNEŞİ ESNAFA VE VATANDAŞA SORDU...
Alanya Güneşi Medya olarak , Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk'ü vatandaşlara, esnaflara ve temas ettiği ailelere sorduk.
Herkesin ortak cümleleri ve benzer sözleri; "Büyüğe abi, küçüğe kardeş, anne-abla diyen bir devlet adamı ilk defa gördük. Hem saygılı, hem bilgili ve güleryüzlü bir kaymakamımız var. Allah ondan razı olsun. Onu görünce rahmetli Denizli valisi Recep Yazıcıoğlu geliyor gözümüzün önüne, Allah kaymakam beye uzun ömürler versin"dediler.
İŞTE 10 AYDA SÜPER KAYMAKAMIN BAZI YAPTIKLARI...


Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk, iftar programında Alanya Huzurevi sakinlerimizle bir araya geldi. Huzurevinde ki büyüklerimiz ile tek tek ilgilendi sohbet etti.


SÜPER KAYMAKAMIMIZ , YETİM ÇOCUKLARIMIZI BAĞRINA BASTI...

GAZİLERLE VATAN SEVDASI VE DUYGULAR HARMANLANDI...


Recep Yazıcıoğlu (2 Haziran 1948, Trabzon- 8 Eylül 2003, Ankara), eski Tokat, Aydın, Erzincan ve Denizli valisi. Kişiliği, görev yaptığı bölgelerde halka olan yakınlığı, fikirleri ve görüşleri nedeniyle kamuoyunda Süper Vali olarak anılmıştır.
Atandığı şehirlerde doğa sporları ve turizmin yaygınlaşmasına yapmış olduğu katkılarla tanındığı belirtilir.

Sistemin işleyişine sık sık ağır eleştiriler getiren Yazıcıoğlu halkın sistemin içerisinde olmadığını bundan dolayı bürokrasinin hantallaştığını ve bu yüzden yerinden yönetim sisteminin uygulanması gerektiğini dile getirmiştir.
“Kültür olarak siyah-beyaz bir yaklaşım içindeyiz. Siyah-beyaz, dost-düşman. İç düşmanlar-dış düşmanlar... Yahu ne oluyor kardeşim ya? Nasıl olur? Bir vatandaş nasıl ‘düşman’ olur? Düşman olduğuna kim karar verecek be kardeşim? ‘Dost-düşman’ askerî terminolojidir. Sivil hayatta ‘dost-düşman’ terminolojisi kullanılır mı ya! Bu askerî terminolojidir. Ondan sonra zenciler-beyazlar... ‘Falan okulu bitirenler vatan hainidir’, ‘feşmekân okulu bitirenler vatanseverdir’... Memleket hain dolu. O zaman hainler çıkıyor piyasaya. Bir zamanlar zenciler vardı, solcular biliyorsunuz bir zamanlar zenci idi. Şimdi zenci, irticacılar oldu. Yani her zaman bir zenci buluyoruz biz. Demek ki zencilere şiddetle ihtiyacımız var. Yani berikiler-ötekiler. Şimdi bütün bunlar bizim seçkinci anlayışın, dayatmacı anlayışın, tekelci anlayışın, toplum mühendisliğinin yanlış kavramları, vurguları... Kamplaşmalar, kemikleşmeler... Kafamız kalıplarla dolu, dogmalarla dolu. Herkesin kendi doğrusu var. Herkes kendine tapıyor. Farklılıkları zenginlik kabul etmiyoruz. Ve devlet, sistem; ideoloji üretiyor. İdeoloji üreten sistemler demokratik sistemler değil, faşist sistemlerdir. Devletin görevi ideoloji üretmek değildir. İdeoloji, kişilerin, grupların, sivil toplumun tercihidir. Devlet hakemdir, devlet teknik devlettir. Devlet hizmet üretir.”
Vilayet yönetimleri dönemindeki uygulamaları üniversitelerde tez konusu olanRecep Yazıcıoğlu Tokat Valiliği sırasında torba bütçe uygulaması ile Cumhuriyetten bu yana yapılan dersliklerden daha fazla derslik kazandırmıştır.
Yazıcıoğlu, Erzincan Valiliği sırasında doğa sporları ile uğraşmış ve yörenin doğa sporları turizmine açılmasına katkı sağlamıştır.
Bölgede Rize (Fırtına Deresi) başta olmak üzere birçok ilde raftingi tanıtmış ve eğitimler düzenlemiştir.
Bu sayede günümüzde raftingin hem spor olarak hem de turizm açısından önemli bir yere gelmesinde katkısı çoktur.
Doğa sporlarına özellikle raftinge olan ilgi ve katkısı Denizli Valiliği sırasında da devam etmiştir.
Yazıcıoğlu'nun Erzincan Valisi olduğu dönemde (1991-1999) kurulmasına öncülük ettiği bölgesel havayolu şirketi Can Air her ne kadar amacına ulaşamasa da alanındaki ilk denemelerden birisidir.
Sovyetler Birliği dağıldığı zaman Rusya ve Türk Cumhuriyetlerindeki fırsatları ilk görenlerden birisi olarak Rusya Federasyonu'nda Erzincan Valiliği adına şirket kurmuş ve bu şirket aracılığı ile Erzincan'dan Rusya'ya ihracat yapmıştır.
Vali Recep Yazıcıoğlu'nun faaliyetlerinin perde arkasında yerel yönetimlerin sahip olduğu bütçe ve yetkinin artırılması fikri yatmaktadır.
İl Özel İdareleri aracılığı ile birçok projeye vatandaşı da dahil ederek "Devlet-Millet İşbirliği" yöntemini benimseyen Yazıcıoğlu, yerel yönetimlere daha geniş bir hareket alanı tanınmasını istemiş ve bu konudaki görüşlerini "Sil Baştan" adlı kitabında kaleme almıştır.
ÖLÜMÜNDE Kİ GİZEM HALA ÇÖZÜLMEDİ...
2 Eylül 2003'te Eskişehir-Ankara Yolu üzerindeki Temelli Mahallesi yakınlarında geçirdiği trafik kazası sonucunda olaydan 2 gün sonra bitkisel hayata girerek 8 Eylül 2003 tarihinde öldü. Cenazesi Aydın'ın Söke ilçesinde 10 Eylül 2003'te toprağa verildi.
Komplo endişeleri...
Vali Recep Yazıcıoğlu, uzun süredir çift görme rahatsızlığı yaşıyordu ve tedavi için Ankara'ya gidiyordu. Ankara'ya giderken tek başına ve makam aracıyla değil Ziraat Odası Başkanı Haldun Tellioğlu ile gitmeyi tercih etmişti.
Ziraat Odası Başkanı: "Valime Mercedes yakışır." diyerek bir Mercedes arabayla yola koyuldular. Bu yol sırasında varlıklı bir kişi olan Ziraat Odası Başkanı'nı Vali yeni bir okul yapımı için ikna edecekti. Ortadaki büyük sorun ise Ziraat Odası Başkanı'nın usta bir şoför yerine çaycısını şoför yapmasıydı.
Ankara yakınlarında Vali'nin arabası istinat duvarına çarparak kaza yapar. Ziraat Odası Başkanı olay yerinde hayatını kaybeder, Vali ise ağır yaralanır. Vali Yazıcıoğlu 6 gün komada kaldıktan sonra hayatını kaybeder. Ama bu şüpheli ölümün arkasında başka kişilerin olabileceği ağırlık kazanmıştır.
Yazar Ayşe Kulin tarafından kaleme alınan KÖPRÜ adlı romandan esinlenilerek çekilen ve Star TV'de Erzincan Valiliği sırasında yapılması için büyük emek harcadığı Başpınar Vali Recep Yazıcıoğlu Köprüsü'nün konu edildiği bir dizi film yayınlanmıştır.
Dizide valiyi sanatçı Erdal Beşikçioğlu canlandırmıştır.
Valinin karakter ismi dizideki ve diziden sonra devam eden "Vali" filminde Faruk Yazıcı'dır.
"SÜPER VALİ ÖLDÜRÜLDÜ" İDDİASI HALK ARASINDA HALA KONUŞULMAKTADIR...
9 Ocak 2009'da gösterime giren Vali filminde ise Vali Recep Yazıcıoğlu'nun Denizli'deki uranyum rezervlerini Amerikan firmasının kullanımına açmadığı için suikasta kurban gittiği iddia edilmektedir.
HABER ve YORUM: İbrahim AKDAĞ
KAYNAK:Wikipedi ve diğer kaynaklar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 301409
Protokol yok...
Yöneticilere özel masa yok...
Zengin- fakir ayırımı yok...
İş adamı- yoksul masası yok...

İŞTE TÜRKİYE'YE ÖRNEK İFTAR SOFRASI...
Ülkemizde ilk defa vatandaş ve yöneticiler iftar yemeği kuyruğunda gönül gönüle bir iftar sofrasında buluştu.
ALTSO - Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Eray Erdem; oda yönetimi ile aldığı karar doğrultusunda, Alanya merkez, Alanya'nın doğusunda bulunan en kalabalık mahallesi Mahmutlar'da ve batısında ki kalabalık mahalle olan Konaklı'da ve Alanya merkez de 3 gün boyunca halkın, zengin ve fakirin, iş adamı ile köylünün bir sofrada orucunu açacağı iftar sofası kurarak Türkiye de bir ilke imza attı.

YILLARDIR ÖZLENEN DAYANIŞMA ERAY ERDEM SOFRASINDA...
Bu akşam ilki kurulan iftar sofrası Alanya'nın konaklı mahallesinde herkesin yüreğine dokundu.
ALTSO - Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Eray erdem ve yönetim kurulu üyeleri, vatandaş ile sıraya girerek iftar yemeklerini aldılar ve aynı masada oruçlarını açtılar.

İftar sonrası konuştuğumuz vatandaşlar dualarla teşekkür ederken, gözleri dolu dolu konuşanlar, "işte ayırım olmadan birlik sofrası böyle olmalıdır" diyerek memnuniyetlerini dile getirdiler.
Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, Ramazan ayı kapsamında düzenlenen geleneksel iftar programlarının ilkini Konaklı’da gerçekleştirdiklerini açıkladı.
Konaklı Düğün Salonu’nda kurulan iftar sofrasında üyeler ve vatandaşlar bir araya gelerek Ramazan ayının bereketini paylaştı.
ALTSO Başkanı Erdem, bu yıl iftar programlarını hem oda üyelerinin hem de ihtiyaç sahibi vatandaşların rahatlıkla katılabileceği şekilde planladıklarını belirtti.
ÜYELER VE VATANDAŞLAR BİR ARAYA GELDİ...
Bu kapsamda iftar programlarının Konaklı mahallesi, Alanya merkez Eşgilik ve Mahmutlar düğün salonlarında düzenleneceğini ifade eden Erdem, ilk iftarın Alanya’nın batı mahallelerinde yaşayan vatandaşlarla gerçekleştirildiğini söyledi. Başkan Erdem, bir sonraki iftar programının ise Eşgilik Düğün Salonu’nda yapılacağını belirterek tüm üyeleri ve vatandaşları davet etti.
HABER: İbrahim AKDAĞ









