ilk5-Manşetler
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 6896
TBMM'nin 99. açılış yıl dönümü, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un ev sahipliğinde TBMM Şeref Salonu'nda resepsiyon verildi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, TBMM açılışının 99. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla resepsiyon verdi.
Şentop ve eşi Sabriye Şentop, TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen resepsiyonda davetlileri karşılayarak, tek tek tokalaştı.
Resepsiyona gelen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şentop tarafından kapıda karşılandı.

Resepsiyona, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, eski TBMM Başkanı Binali Yıldırım, TESK Başkanı Bendevi Palandöken, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile kuvvet komutanları ve yabancı misyon temsilcileri katıldı.
Resepsiyon sırasında MHP Genel Başkanı Bahçeli, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve kuvvet komutanlarıyla ayrı ayrı sohbet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Şentop, Destici ve beraberindeki bakanlarla Mermerli Salon'a geçerek, görüştü.

Resepsiyona şehit Astsubay Ömer Halisdemir'in babası Hasan Hüseyin Halisdemir ile kardeşi Soner Halisdemir de katıldı.
Erdoğan ve Şentop, Halisdemir'in babası ve kardeşi ile bir süre sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resepsiyonda görev alan aşçılarla da fotoğraf çektirdi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener resepsiyona gelmezken, Grup Başkanı Orhan Çakırlar ile Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu ise katılanlar arasında yer aldı.

Şentop da gecenin sonunda basın mensupları, aşçılar, garsonlar ve TBMM personeliyle fotoğraf çektirdi.
Resepsiyonu çok sayıda gazeteci izledi.



















- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 7250
Meclis Genel Kurul, Meclis Başkanı Şentop başkanlığında TBMM'nin açılışının 99. yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplandı. Özel oturumda konuşan Meclis Başkanı Şentop, Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırı için "Müessif saldırıyı kınıyorum" ifadelerini kullandı. AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kızgın demiri soğutalım sözünden sonra saldırının olması dikkat çekici" dedi. CHP lideri Kılıçdaroğlu ise Meclis'in yetkilerinin yeni sistemle sınırlandırıldığını söyledi.
TBMM Genel Kurulu, Meclisin açılışının 99. yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplandı. Genel Kurul, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un başkanlığında açıldı. İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Şentop konuşmasına başladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da izlediği Genel Kurul'a, liderlerden ilk olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geldi.
Erdoğan'ı locaya gelişinde AK Parti Grubu ayakta alkışlarken, MHP Grubu da ayakta karşıladı.

TBMM 23 Nisan Özel Oturumuna katılmak üzere TBMM'ye giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören mangası karşıladı.
ŞENTOP: TÜRKİYE'YE YÖNELİK DAYATMACI POLİTİKALAR BÜYÜK HATADIR
TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un açıklamalarından satır başları:
''Sayın Cumhurbaşkanım siyasi partilerimizin genel başkanları milletvekilleri TBMM'nin kuruluşunun 99. yıl dönümünü anmak üzere bu özel oturumda bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu Meclis temeli milli irade olan bir yüce abidedir. Batı'da İslama karşı hastalıklı bir düşmanlık yükselmektedir. Türkiye'ye yönelik dayatmacı politikalar büyük bir hatadır. Çocuklarımızı ve gençlerimizi kendi ayakları üzerinde duran istiklal aşığı fertler olarak yetiştirmeliyiz. Çocukları hedef alan suçlarda bir artış gözükmektedir. Çocuklara yönelik suçlarla tavizsiz mücadele edilmelidir.
CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na ve bazı milletvekili arkadaşlarımıza yönelik saldırı gerçekleşmiştir bu müessif saldırıyı kınıyorum. Bir daha bu tür hadiselerin yaşanmaması en büyük temennimizdir.''
NACİ BOSTANCI: TARİHİ OLAYLARI SADECE ANMAK YETMEZ
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı’nın açıklamalarından satır başları:
Zorlu şartlarda Meclis açılmadan bir yıl önce Mustafa Kemal Samsun'a çıkmış; Erzurum ve Sivas kongreleriyle ortak bir saf oluşturmaya başlamıştır. Hedef milli mücadeleyi yürütecek Meclis'tir. O yüzden TBMM merkezli Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Kuvayi Milliye hareketini, Mustafa Kemal'in tarihi rolünü hepimiz tekraren takdir, minnet ve hürmet ile anıyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı locaya gelişinde AK Parti Grubu ayakta alkışlarken, MHP Grubu da ayakta karşıladı.
Tarihi olayları sadece anmak yetmez. Bizlere gösterdiği yolu her zaman hatırlatmak gerek. Tarihi mirasın en başında şüphesiz milletin istiklalini, milletin azim ve kararlılığı kurtaracak ilkesi vardır. Bu mandacılığı, acaba bu tür hamiliklerden siyasi fayda sağlar mıyım diye düşünmeksizin reddetmek anlamına gelir.
Ortak kaderimiz ve geleceğimiz için takip edilen milli politikaların sonu mutlaka selamete erişecektir. Çeşitli meydan okumalar karşısında, toplumsal hayata karşılık gelen hassasiyetleri iç siyasetin konusu yapmamak, kuvayi milliye ruhunun ve bu Meclis'in onurudur görevidir.
Bu millet imkansızı mümküne çeviren bir ruha, vefakarlığa ve dayanışma bilincine sahiptir. Bunu dün göstermiştir. Bugün o insanların torunları aynı düşüncededir. Bu millet bir imparatorluğun çocuklarıdır. O tarihi çizgiyi muhakkak en gerçekçi şekilde kararlılıkla geleceğe uzatacaklardır.
99 yıl önce Meclisimizde kalpaklılar, fesliler ve sarıklılar vardır. Onlar ortak bir dayanışma ruhunda bir araya gelmiş, her türlü müzakereyi milletin kurtuluşu istikameti yapmışlardır. Bize bırakılan miras, siyasi rekabeti aynı şekilde yapmak, ancak Türkiye'nin geleceğini bir üst değer olarak tutmaktır.
Unutulmasın ki Meclis’in sözü, milletin nihai sözüdür. Bugün bizi burada özel oturumla bir araya getiren Meclis’e karşı duyduğumuz ortak saygı değil midir? Bu saygı, milletin kader birlikteliğinin neticesi olarak görmemiz değil midir? Öte yandan Cumhuriyet ve demokrasilerde kurallar bellidir. Yöneticileri halk seçer ve geri çağırır. Makamlar kimseye mülk değildir. Seçim sonuçlarına hukukun imkanları yönünde itiraz yolları elbette vardır. Şüphesiz ki altın oy yoktur. Kural her bir oyun hakkını korumak ahlakında kayıtlıdır. Siyasi rekabet tartışmalarını, diktatörlük kavramlarında yürütmek kendi içinde çelişkilidir.
‘DİKTATÖRLÜKTE MAKAMLAR EL DEĞİŞTİREMEZ, BİZDE DEĞİŞİR…’
Diktatörlükte makamlar el değiştiremez, bizde değişir. Diktatörlükte göstermelik seçimde hukuka ihtiyaç yoktur, bizde her türlü ihtiyaçtır. Diktatörlükte muhalefetin iktidar tasavvuru olmaz. Bizde her zaman böyle bir yol haritası olmuştur. Türkiye 16 Nisan referandumu ile sistemi değiştirmiştir. Artık Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi vardır. Bu sistem toplumsal açıdan bütünleştiricidir.
Bugün sayın Erdoğan Cumhurbaşkanıdır. Yarın bu ülkenin başka evlatları göreve gelecektir. Berat gecesi 4 evladımızın teröristler tarafından şehit edilmesi bizi milletçe üzmüştür. Çubuk’ta şehidimizin cenazesinde gelen olay kabul edilemez. Sayın genel başkana ve CHP temsilcilerine bir kez daha geçmiş olsun diliyorum.
‘DİKKATE DEĞERDİR…’
Cumhurbaşkanımızın ‘kızgın demiri soğutmak gerek’ dediği bir siyasi atmosferde bu olayın yaşanması dikkate değerdir. Toplumsal kutuplaşmanın yerine kucaklaşmanın yolu, siyasal dilin kollarını uzatmaktan geçer. Biz bu ülkenin ortak aklından faydalandık.
Bizim iddiamız, siyasetimiz, temel meselemiz, toplumumuzun vicdanıyla çağa tanıklık etmektir. Haksızlıklar adaletsizlikler karşısında Türkiye’nin sesi hepimizin onur kaynağıdır. Yüzümüz herkese dönüktür ama sırtımız kimseye dönük değildir.
Dünyadaki egemen merkez siyasetlerin, husumetin doğurduğu popülerlikten pay kapmaya çalışmaları endişemizi artırıyor. Yerimiz küresel ölçekte insanlığın, adaletin ve hakkaniyetin safıdır. Buradan aziz milletimize, sayın Cumhurbaşkanımıza, tüm partilerin genel başkanlarına, milletvekillerine hürmetlerimi sunarken, bu ülkenin siyasi yolculuğunun hayırlara vesile olmasını diliyorum.
KILIÇDAROĞLU: ATATÜRK İÇİN TEK YOL İSE TBMM’NİN AÇILMASIDIR
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları:
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak başlattığı kurtuluş mücadelesinin 100’üncü yılındayız. Gelecek yıl yani 2020’de 100’üncü yılını kutlayacağız. 2021’de Sakarya Zaferi’nin yüzüncü yılını kutlayacağız. 2022 yılında başarıyla sonuçlanan Kurtuluş Savaşı’nın yüzüncü yılını kutlayacağız. Ve 2023’te Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü yılı…
Önümüzdeki 4 yıl tüm yurttaşlarımızın da katılımıyla hepimiz için yeni bir arınma dönemidir. Gerçeklerle yüzleşme, bu güzel ülkemizin temellerine kazınmış ve Türkiye’nin günümüzün sorunlarına da çözüm üretecek felsefeyi yeniden keşfetme dönemidir. Bu felsefeyi üç sözcükle özetleyebiliriz. Hak, hukuk ve adalet.
Mustafa Kemal Atatürk, TBMM’nin açılışından bir gün sonra Meclis’te yaptığı konuşmada müdafai hukuku anlatır. Atatürk’e göre; hakların müdafaası sadece işgal güçlerine karşı Türk milletinin haklarının müdafaası anlamına gelmez, egemenlik kayıtsız şartsız millete ait olması nedeniyle, her bir vatandaşın hakkının, hukukunun savunulduğu bir yönetim anlayışını ifade eder. Mustafa Kemal Atatürk için tek yol ise TBMM’nin açılmasıdır. Dolayısıyla şunu söyleyebiliriz.
1924 ANAYASASI TBMM’DE GÖRÜŞÜLÜRKEN VERİLEN ÖNERGE…
Dünyada Gazi ünvanına sahip tek parlamento olan TBMM, kurulduğu ilk günden itibaren yetkileri konusunda titiz davranmıştır. Şu örneği vermem yeterlidir: 1924 Anayasası TBMM’de görüşülürken bir önerge verilir. Önergenin konusu şu; Meclis’in kendiliğinden seçimin yenilenmesine karar vereceği gibi, cumhurbaşkanı da seçime karar verebilir. Yani önergeyle Kurtuluş Savaşı zaferinin başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk’e Meclis’i fesih yetkisi verilir. Mahmut Esad kürsüye çıkar ve Atatürk’e şunları ifade eder. “Dünyanın hangi köşesinde hakimiyetin milletin olduğu anlayışın tecellisi Meclis’i feshedebilmektedir? Bunu doğru bulmuyoruz” diye açıkça ifade eder. Şükrü Saraçoğlu, aynı şekilde bize tarih hukuk gösteriyor ki bugün TBMM kişiliğine toplanmış haklarından hiçbir şey döndürülemez diye açıklama yapar. Önerge oylanır ve yetkiyi reddeder. Gerek Mahmut Esad Bozkurt ve Şükrü Saraçoğlu’nun vurgu yaptığı olgu, egemelik kayıtsız şartsız milletindir…
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 7208
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'deki 23 Nisan özel oturumunda HDP'li vekillere tepki olarak, program sonlanmadan oturumu terk etti. Erdoğan çıkışta, "İstiklal Marşı'nı söylemeyenleri, Mehmetçik'i şehit edenler, onlarla omuz omuza verenleri dinleyelim mi?" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nun 23 Nisan özel oturumunda kürsüye HDP Eş Başkanı Pervin Buldan çıkınca Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler salonu terk etti. Buldan'ın konuşması sırasında Cumhurbaşkanlığı locası boştu.
Erdoğan ayrıca, meclis çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada "İstiklal Marşı'nı söylemeyenleri, Mehmetçiği şehit edenleri, onlarla omuz omuza olanları dinleyelim mi?" ifadelerini kullandı.
'GİDERKEN DİKKAT ETMEMİZ GEREKİYOR'
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıyla ilgili de konuşan Erdoğan, "Şehit cenazesine giderken dikkat etmemiz gerekiyor" diyerek şöyle devam etti:
"Burada bir şehit var ve bu şehidin kimler tarafından yapıldığı belli. PKK ile hangi siyasi örgüt el ele kol kola geziyor ve bunun yanında da Türkiye’de hangi siyasi partiler kol kola veriyolar. Sonra oraya gidiyorlar. Burada artık bir gaz sıkışması var.
Bu insanların birikmiş olan gaz sıkışması karşısında nereye gideceksin, bunların hepsini etraflıca bir incelemek lazım, bunların üzerine de düşünmek lazım değil mi? Bunları bir istismar şeyine dönüştürmenin bir anlamı yok. Buralarda çok dikkat etmemiz gerekir. Ben bile bir cumhurbaşkanı olarak herhangi bir şehit evi ziyaretinde önce soruyorum. Gidişim orayı rahatsız eder mi? Eğer edecekse gitmeyim derim. Dua yapacaksam duayı evimden yaparım, olay bu kadar basit."
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 5232
CHP lideri Kılıçdaroğlu'na yönelik çirkin saldırıyla ilgili soruşturma kapsamında direkt fiziki müdahalede bulunan 11 kişinin kimliği tespit edildi. Kılıçdaroğlu'na yumruk atan Osman Sarıgün de yakalandı. Sarıgün'ün, jandarmadaki ilk ifadesinde, kalabalık arasında galeyana gelerek Kılıçdaroğlu'na yumruk attığını söylediği belirtildi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na saldırının faillerinden Osman S.'nin yakalandığı, gözaltına alınan 5 kişinin de ifade işlemlerinin Çubuk'ta sürdüğü bildirildi.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na dün şehit cenazesinde düzenlenen saldırıya ilişkin soruşturma sürüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, saldırıyı gerçekleştirenlerin örgüt bağlantısı araştırılıyor.
Polis görüntülerden, Kılıçdaroğlu'na direkt fiziki müdahalede bulunan 11 kişinin kimliğini tespit etti. Kılıçdaroğlu'na saldırının faillerinden Osman S.'nin yakalandığı, gözaltına alınan 5 kişinin de ifade işlemlerinin Çubuk'ta sürdüğü bildirildi.
BAŞSAVCILIK'TAN DA AÇIKLAMA
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'dan da yapılan açıklamada, dün Ankara'nın Çubuk ilçesinde Kılıçdaroğlu'na yönelik gerçekleşen saldırının faillerinden O. S. 'nin Sivrihisar'da gözaltına alındığı belirtildi.
Olayla ilgili 5 şüphelinin de İlçe Jandarma Komutanlığında ifade işlemlerinin devam ettiği bildirilen açıklamada, "Olaya karıştıkları iddia edilen diğer şüphelilerin kimlik tespiti ve araştırılması işlemleri de titizlikle yapılmaktadır. Olay çok yönlü olarak tüm ayrıntılarıyla araştırılmaktadır" denildi.
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 13107
Hakkari'de, Irak sınırında dün güvenlik güçleriyle PKK'lı teröristler arasında çıkan çatışmada, dört askerimiz şehit oldu, 6 askerimiz de yaralandı.
Irak sınırında Çukurca ile Yüksekova ilçeleri arasındaki Seriveri bölgesinde operasyonlarını sürdüren güvenlik güçlerine, dün akşam saatlerinde PKK’lı teröristlerce ateş açıldı. Açılan ilk ateşte, 2 asker şehit oldu, 8 asker de yaralandı. Güvenlik güçlerinin de anında karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Bölgeye takviye kuvvetler sevk edildi. Yaralı askerler bölgeden helikopterle alınarak Çukurca Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, buradan da Hakkari Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Ancak tedaviye alınan 2 asker de doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı ve şehit oldu.Kaçan teröristlerin etkisiz hale getirilmesi amacıyla bölgede yürütülen hava destekli geniş çaplı operasyonun sürdüğü bildirildi.
VALİ AKBIYIK: YARALILARIN SAĞLIK DURUMLARI İYİ
Hakkari Valisi İdris Akbıyık, sabah saatlerinde İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Nuri Öztürk ile birlikte Hakkari Devlet Hastanesi’nde tedavileri süren yaralı askerleri ziyaret etti, Başhekimi Operatör Doktor Bekir Doğan’dan sağlık durumları hakkında bilgi aldı.
Çıkışta gazetecilere açıklama yapan Vali Akbıyık, yaralılardan birinin Van’a sevk edildiğini belirtti. Yaralı askerlerin sağlık durumlarının iyi olduğunu ifade eden Vali Akbıyık şehit olan askerlerin ailelerine de başsağlığı dileğinde bulundu.

ŞEHİTLER İÇİN TÖREN DÜZENLENECEK
Çatışmada şehit olan 4 asker için Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı’nda bugün öğleden sonra tören düzenlenecek. Törenin ardından, şehit olan sözleşmeli erlerden Erhan Çiyapul Iğdır’a, Murat Şahin Giresun’a, Şevket Çetin Kırıkkale’ye, Yener Kırıkçı ise Ankara’ya uğurlanacak.
Milli Savunma Bakanlığı’ndan, Bakan Hulusi Akar imzalı yapılan açıklamada ise “Silah arkadaşlarımız 19 Nisan 2019 tarihinde terörle mücadele harekatında şehit olmuşlardır. Kahraman şehitlerimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve asil milletimize bağsağlığı ve sabır dilerim” denildi.
Ankara’ya şehit ateşi düştü
Sözleşmeli Er Yener Kırıkçı’nın şehit olduğu haberini, Ankara’nın Çubuk ailesinde yaşayan ailesine eve gelen askeri yetkililer verdi. İki çocuklarından birini kaybeden baba Mustafa ile anne Ayşe Kırıkçı, gözyaşlarına boğuldu. Şehidin evine ve sokağına Türk bayrakları asıldı. Şehidin yakınları ve komşuları, taziye için eve akın etti. Şehit Kırıkçı’nın cenazesinin bugün ikindi namazı sonrası ilçede toprağa verilmesi bekleniyor.

Şehit ateşi Giresun'a düştü
Şehit Sözleşmeli Piyade Er Murat Şahin'in memleketi Giresun'un Espiye ilçesi Merkez Ulu Camii’nde ikindi namazına müteakiben kılınacak cenaze namazının ardından düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlanacak. Şehit Murat Şahin'in dört yıldır sözleşmeli piyade er olarak görev yaptığı ve bekar olduğu öğrenildi.

Şehit ateşi Iğdır’a düştü
Şehit er Erhan Çiyapul'un baba evine acı haber ulaştı. Hakkari'de düzenlenecek törenin ardından Iğdır'a gönderilecek şehidin cenazesinin öğleden sonra memleketi Iğdır'da defnedileceği öğrenildi.

Kırıkkale'ye şehit ateşi düştü
Piyade Sözleşmeli Er Şevket Çetin’in şehit olduğu haberi, Kırıkkale’nin Balışeyh ilçesine bağlı İzzetin köyünde yaşayan aileye, sağlık ekipleri eşliğinde eve gelen askeri yetkililer tarafından verildi. 5 çocuklarından birini kaybeden baba Doğan Çetin ve anne Havva Çetin, gözyaşlarına boğuldu. Şehidin evi ile sokağa Türk bayrakları asıldı.
2015 yılında Erzincan’da vatani görevini yapan Çetin’in, ailesine destek olmak amacıyla Sözleşmeli Er olarak çalışmaya başladığı, 3 yıldır Hakkari’de görev yaptığı öğrenildi.
Bekar olan Şehit Şevket Çetin’in cenazesi, yarın memleketinde toprağa verileceği belirtildi.









