ilk5-Manşetler
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 158897
Alanya Belediyesi’nde gerçekleştirilen Damlataş Occo Beach adlı işletmenin ihalesi, ihale kurallarına aykırı hareket eden bir kişinin çıkardığı kargaşa nedeniyle iptal edildi...
Yaşananlara sert tepki gösteren Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, “Bu memlekette çantacı istemiyorum” sözleriyle ihalelerde kamu yararı ve yerel esnaf vurgusu yaptı.
Başkan Özçelik’e CHP’nin ardından bir destek de Zafer Partisi Alanya İlçe Başkanı Alper Arıkan'dan geldi.

İŞTE ÜLKÜCÜ YÜREK, İŞTE BAŞKAN...
Zafer Partisi Alanya İlçe Başkanı Alper Arıkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Alanya’mızda bir ihale süreci üzerinden; kamuya ait olanı kişisel kazanca dönüştürmeye çalışan, çantacılık düzeniyle hareket eden fırsatçı çevrelerin yeniden sahneye çıkma cüretini gösterdiğini görüyoruz. Buradan açıkça hesap soruyoruz: Bu şehrin değerlerini kimler arka kapı hesaplarına alet etmeye çalışıyor? Kimler “nasıl olsa bir yolunu buluruz” rahatlığıyla Alanya’yı hafife alıyor? Herkes şunu bilsin: Alanya sahipsiz değildir. Bu şehir, rantçılara teslim edilecek bir ganimet değildir. Bu kirli düzene karşı, en ufak bir baskıya boyun eğmeden, tek bir taviz dahi vermeden kamu menfaatini savunan Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik’in ortaya koyduğu net ve dik duruşun arkasındayız. Uyarımız açıktır! Belediyecilik; çanta dolaştırarak iş kovalayanların, masa altı pazarlıklarla sonuç almaya çalışanların alanı değildir. Alanya’mız Bozkurtların yuvasıdır çakallar barınamaz. Bu süreçlerin tamamı milletin gözü önündedir. Bugün susanlar yarın bu şehrin vicdanına hesap veremez. Biz bu işin hem takipçisi hem de gerektiğinde sorgulayıcısı olacak dirayetteyiz.. Bir kez daha ilan ediyoruz: Bu memleket sahipsiz değildir. Kamu iradesinin ve hukukun üstünde hiçbir güç yoktur. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
HABER: İbrahim AKDAĞ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 196381
Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Genel Kurulu öncesi seçimi kazanan Ali İhsan Özdemir ile seçimde oyları sattığı iddia edilen Fatih Nizam arasında gizli toplantı yapıldığı yönündeki iddialar belgelerle çürütüldü. O toplantıda Duran Şimşek'in de bulunduğu ortaya çıktı.
Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın 20 Ocak’ta düzenlenen genel kurulunda seçimi kaybeden aday Duran Şimşek, “Para karşılığı satıldık. Bir daha aday olmayacağım” açıklamasında bulunarak diğer aday Fatih Nizam’a tepki göstermişti. Nizam da bu sözler üzerine, “Kimsenin adamı olmadık” diye konuşmuştu.
Seçimin ardından aday Duran Şimşek’in sözlerinin yankıları sürerken, Alanya Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Velittin Yenilap’ten yeni bir açıklama geldi.
Yenialp, seçimden bir gün önce Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın önceki dönem başkanı Nuri Demir, adaylar Ali İhsan Özdemir, Duran Şimşek ve Fatih Nizam ile bir araya geldiklerini bir protokol imzaladıklarını ancak adayların kendi aralarında anlaşamadığını açıkladı.

Yenialp, “20 Ocak Salı günü yapılan Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası genel kurulu öncesi Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanımız Sayın Adlıhan Dere, beni ve Ali Akkaya’yı arayarak genel kurulu kendisinin yöneteceğini ve genel kurulda herhangi bir taşkınlık ve olayın olmaması için 3 aday arkadaşla bizlerin görüşmesini istedi. Ben de Duran Şimşek, Fatih Nizam ve Ali İhsan Özdemir’i arayarak saat 17.00’de Hacet Mahallesi’nde bulunan Türkmenoğlu Baklava’nın arka tarafında bulunan ve sakin bir ortamı olan Türkmenoğlu Baklava’ya ait salonda bir araya gelmemiz ile ilgili 3 adayı da aradım.
Ayrıca Nuri Demir’i de arayarak oraya gelmesini rica ettim. Her 3 aday ve Nuri Demir, Ali Akkaya, Hüseyin Değirmenci ve ben orada saat 17.00’de buluştuk. Amacımız bir gün sonra yapılacak olan esnaf odası seçimlerini güvenli ortamda ve her 3 adayın istediği şekilde yapabilmekti. 2 saatlik konuşmalarımız sonrasına bir protokol hazırladık. Burada salon dışarısında olması gerekenleri ve ikramların kim tarafından verileceği, mevcut başkanın ne zaman konuşacağı, daha sonra da 3 adaya da dilek temennilerde kaçar dakika ve hangi sırayla konuşacağını sorduk ancak kendi aralarında anlaşamadılar.
Adlıhan Dere’nin ertesi gün geldiği zaman genel kurul öncesinde adaylarla konuşarak hangi sırayla konuşması gerektiğini veya hiç birinin konuşmadan direkt mevcut başkanın konuşup seçimler maddesine geçilmesini isteyeceğini söyleyerek hep beraber oradan ayrıldık. Burada adaylardan birbirleriyle anlaşmaları veya aralarından anlaşarak oylarını satması, karşı tarafın lehine çekilmesi, kesinlikle olmamıştır. Kamuoyuna saygıyla sunarız” dedi.
HABER: İbrahim AKDAĞ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 116158
Alanya Belediyesi'nde dün yapılan bazı işletme ihalelerinde gergin anlar yaşandı. Belediye Misafirhanesi'nin yanında bulunan Occo Beach Club'a ilişkin ihale, yaşanan kargaşa sonrası iptal edildi...
Alanya Belediye Başkanı'nın sözleri ise olaya damga vurdu.
Alanya Belediyesi'nde dün gerçekleştirilen bazı işletme ihaleleri sırasında yaşanan olaylar, belediye koridorlarında tansiyonun yükselmesine neden oldu. Occo Beach Club'a ilişkin ihale, çıkan kargaşa sonrası iptal edildi.
Edinilen bilgilere göre, Van'dan gelerek ihaleye katılmak isteyen bir şahıs, ihale kuralları gereği yasak olmasına rağmen cep telefonunu içeriye almak istedi. Görevlilerin uyarılarına rağmen telefonunu bırakmak istemeyen şahıs, ısrarcı tutum sergileyince ortam gerildi.
Yaşanan tartışma kısa sürede kargaşaya dönüşürken, zabıta ekipleri şahsı ihale salonu dışına çıkardı.
BAŞKAN NET TAVIR KOYDU...
Olayların ardından ihale komisyonu başkanı, yaşanan olumsuzluklar nedeniyle ihalenin iptal edildiğini kamuoyuna duyurdu.
İhale salonu dışında da gerginliğini sürdüren şahsın belediye koridorlarında yüksek sesle "Ben tüccarım, istediğim ihaleye girerim" şeklinde bağırdığı öğrenildi.
Yaşanan sesler ve kargaşa üzerine bina dışına çıkan Alanya Belediye Başkanı ise sert ve net bir tavır ortaya koydu.
Başkan, "Bu memlekette çantacı istemiyorum" sözleriyle tepkisini dile getirirken, ihalelere giren yerli esnaf ve Alanya halkının hakkını savundu.
Başkanın bu çıkışı, belediyenin ihale süreçlerindeki duruşunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik'in, geçmiş yıllarda belediye tarafından kiralanan işletmelerin ikinci, üçüncü hatta dördüncü şahıslara devredilerek fahiş bedellerle el değiştirmesine karşı da uzun süredir net bir tavır sergilediği biliniyor.
Kamu yararını ve yerli esnafın hakkını önceleyen bu yaklaşımın, bundan sonraki ihale süreçlerinde de kararlılıkla sürdürüleceği ifade ediliyor.
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 125199
Alanya Metal İşleri Demirciler Oto Elektrikçileri Kaportacılar Oto Tamircileri Esnaf Odası’nın seçimli olağan genel kurulunda mevcut başkan Ali Rıza Açman seçimi kazandı...
Alanya Metal İşleri, Demirciler, Oto Elektrikçileri, Kaportacılar ve Oto Tamircileri Esnaf Odası, bugün gerçekleştirilen genel kurul ile yeni başkanını belirledi.
Seçim Sabah saat 10.00’da Cikcilli Düğün Salonu’nda başladı.
Toplam 1460 üyenin oy kullanma hakkının bulunduğu seçimde, mevcut başkan Ali Rıza Açman ile önceki dönem başkanı Kerim Taş başkanlık için yarıştı.
Yoğun katılımın gözlendiği genel kurulda oy verme işlemi saat 17.00’da sona erdi. Seçimi mevcut başkan Ali Rıza Açman kazandı.
Ali Rıza Açman: 710
Kerim Taş:492
Geçersiz: 17
Açman'ın listesi ise şu şekilde:
YÖNETİM KURULU ASİL
Ali Rıza Açman
Kerim Özen
Bilal Hamzaoğulları
Durmuş Aksoy
Fevzi Şahinkaya
Hilmi Bozkurt
Mehmet Demir
Mustafa Yüzen
Adem Saruhan
DENETİM KURULU ASİL
Mehmet Arıkan
Ahmet Tunahan Aydoğan
Aytaç Güven
HABER: İbrahim AKDAĞ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 242213
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, TBMM Grup Toplantısı’nda iktidara eleştirilerde bulundu. Mardin’in Nusaybin ilçesi sınır hattında yaşanan bayrak indirme provokasyonuna değinen Dervişoğlu, "Bayrağın namus olduğunu mu unuttunuz? Kendinize gelin, inşaat şirketi değil devlet yönetiyorsunuz'" diyerek hükümeti devlet ciddiyetine davet etti...
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında iktidara eleştirilerde bulundu. 4. Olağan Kurultay sonrası partisinin yeni yol haritasını çizen Dervişoğlu’nun hedefinde, Nusaybin sınırında yaşanan bayrak provokasyonu ve hükümetin Orta Doğu politikası vardı.
Toplantı salonundaki sıraların önüne Türk bayraklarının asılması, Dervişoğlu’nun vereceği mesajların sembolik bir ön gösterimi olarak değerlendirildi.

"BAYRAĞIN NAMUS OLDUĞUNU MU UNUTTUNUZ?"
Nusaybin sınır hattında bir grubun Türk bayrağını indirme girişimine yönelik sert tepki gösteren Dervişoğlu, güvenlik zafiyetine ve hükümetin duruşuna dikkat çekti:
"Sınırımızda o şanlı bayrağa el uzatılıyor, siz ise sessiz kalıyorsunuz. Bayrağın namus olduğunu mu unuttunuz? Orta Doğu'da inşaat ihalesi kovalamayı, 'büyük Türkiye hayalleri' diye bu millete pazarlıyorsunuz. Kendinize gelin! Siz bir inşaat şirketi değil, binlerce yıllık devlet geleneği olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yönetiyorsunuz."
Dervişoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"İYİ Parti'mizin kurultayını gerçekleştirdik. Milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Her koşul ve şartta cesaretini, itidalini koruyan, aklında, kalbinde, ruhunda bu vatanın iyiliğinden başka derdi olmayan bütün kardeşlerimi selamlıyorum.
Yeniden genel başkan olma sebebiyle gerek telefon açarak gerek mesaj yollayan başta siyasi partilerimizin genel başkanları olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Bilin ki siz benim başımı her zaman bulutlara kadar dik tuttunuz. Ben de Allah'ın üzerinde söz veriyorum, sizin başınızı eğdirmeyeceğim.
"KİMSE BU NUMARALARI YEMİYOR"
Türk milletinden başka hiçbir efendim olmadı, olmayacak. Emin olun ki vakit o vakittir. Vakit iyilerin vaktidir. İyi niyet mutlaka kazanacak. İyiler mutlaka kazanacak. Çünkü biz yalnız değil, beraberiz. Çaresiz değiliz, çare biziz.
Dünya, eski ile yeninin kesişim alanında geçiş sancıları yaşamaktadır. İYİ Parti'nin birinci önceliği Türkiye'ye çektirilen acıların sona erdirilmesidir. Türk milleti 25 yıldır aynı bahaneleri dinliyor. Suriye'de savaş var, Rusya'da durum kritik, bekleyin diye avutuluyoruz. Oysa insanımız en temel haklarına ulaşmak için bekliyor. Açık söyleyeyim kimse bu numaraları yemiyor. Bu sözler ile karın doymuyor.
"YETKİSİZ SORUMLU ORTAKLARINI AFFETMEYİN"
3 yılda bir af çıkartanları, katili, sapığı baş tacı edenleri, yasaları uygulamayıp devlet gücünü kendilerine zırh yapanları asla affetmeyeceğim. Sizler de affetmeyin. Çocuğunuz ekmek almaya giderken, okula, işe giderken eğer yüreğiniz elinizdeyse affetmeyin. Sorumsuz yetkili iktidarı, yetkisiz sorumlu ortaklarını da affetmeyin.
Her şeyi büyük hedeflere, dış güçlere atfedip kendilerini sıyırdıkları bu gölgeyi gün gelecek hep birlikte yırtacağız. Asla boyun eğmeyin. O gölgelerin altında, karanlığın içinde bırakılan toplumu güvensizlik ortamından çıkarmak durumundayız, alışmayın. Kendi işledikleri günahları bizden üstlenelim istiyorlar. Milleti tövbe zincirine esir edip kendi haram düzenlerini örüyorlar. Asla onların yerine tövbe etmeyin. Toplum olmamızdan, millet olmamızdan korkuyorlar, nefret ediyorlar. Bunları artık izlemeyin.
Buradan iktidara sesleniyorum. Vatandaşın cüzdanına el uzatmaya çalışmadan önce yıllardır tutturamadığınız enflasyon hedeflerinizin hesabını verin. Rakamlar ortada iken halktan kendi başarısızlığınızın ödemesini bekleyemezsiniz. Fukaralığı yaratıyorsunuz, yönetiyorsunuz. Yarattığınız sefaleti yönetmeye çalışarak bundan siyasi rant devşirmeye çalışıyorsunuz. Sonra da vatandaşı neden altına, dövize koşuyor diye suçluyorsunuz. Sorumluluğu başkalarının üzerine yıkmaya çalışıyorsunuz. Dönüp kendi kurumlarınızın verilerine bakın.
"BAYRAK İNDİRENE EDİLECEK MUAMELE NASIL UNUTULMUŞTUR?"
(Terörsüz Türkiye ismi ile yürütülen süreç) Bu hikayeyi yazanların kimler olduğunu biliyorduk. Bu hikaye ilk andan itibaren ne millidir ne yerlidir dedik. Emperyalizmin taaruzudur dedim. Türkiye'ye yönetenlere biçilen rol başrol değil figüranlıktır dedik. İhanet sürecini tasarlayanlar hala Öcalan'a referans veriyor. Bize karşı mangalda kül bırakmazken mangalda yakılan silahlardan medet umuyorlar.
Eli kanlı bir katile barış güvercini kostüme giydirilerek her yerde konuşturuldu. Oysa bu ülkenin askeri, polisi terörün belini zaten kırmıştı. Güvenlik güçlerimizin başarısı sanki Öcalan tarafından verilmiş gibi yutturulmaya çalışıldı. Öcalan Suriye PKK'sına çağrı yapar zannettiler. Yapmadı, yapamadı, zaten yapamazdı. Siyasi sözcüleri çıkıp ilan etti, YPG'yi kapsamıyor beyanında bulundular. Teröristten medet ummaktan bunları vazgeçiremedik.
Ülke içinde PKK varlığını bizim askerimiz bitirdiyse ve Suriye'deki PKK varlığı yine askeri güç ile bastırıldıysa Öcalan ile müzakere etmek, onu meşrulaştırmak kime yaramıştır? Bu orta oyununda yine aynı yere geldik. Tam da tahmin ettiğimiz gibi, tıpkı birinci ihanet sürecinde olduğu gibi yine bayrağımıza el uzatıldı.
O gün Diyarbakır'da bayrağımızı indirenler bugün ise Nusaybin'de aynı ihanete cüret ettiler. Bu durumdan daha vahimi ise o bayrağı indirenlere karşı ne yapıldığıdır ya da ne yapılmadığıdır. Türkiye'de devlet refleksi acaba bu kadar mı körelmiştir? Bayrak indirene edilecek muamele nasıl unutulmuştur, bu cüretkârlık nereye kadar gidecektir? Her iki sürecin de sonucu aynıdır. PKK Kürtlerin temsilcisi değildir. Kürtler bayraklarına aşık, devletlerine bağlı insanlardır. Böyle giderse örgütün 40 yılda yapamadığını bir yılda siz yaparsınız dedik. Şimdi kalkmış Suriye'deki gelişmeleri sanki bir zafermiş gibi sunmaya çalışıyorlar. PKK'yı perdelemek için uydurdukları SDG Fırat'ın batısından süpürülünce bunu başarası gibi sunuyorlar. Büyük Türk milleti bugün vatansız vaktiyle alınmayan önlemlerin bedelini ödüyor. Öcalan'ın evlatlığı yine aynı müttefikiniz tarafından general muamelesi gördükten sonra ondan silah bırakmasını bekliyorsunuz. Türkiye'nin elini kolunu bağlayanlarla ittifak kuruyorsunuz.
"BAYRAĞI İNDİRENLERİN KİM OLDUKLARI BELLİDİR"
Bugün o bayrağı indirenlerin kim oldukları bellidir. Ben indirenlere değil indirtenlere sesleniyorum. Bayrağın namus olduğunu mu unuttunuz? Orta Doğu'da inşaat ihalesi kovalamayı büyük Türkiye hayalleri diye pazarlıyorsunuz. Kendinize gelin, kendinize. İnşaat şirketi değil Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetiyorsunuz. Artık Türk milletinin sorumluluğunu yüklenin. Devlet adamlığı zannettiğiniz kadar kolay iş değildir, akıl ister. Her şeyden önemlisi tarih şuuru ister. Siz de en eksik olan şeyde o tarih şuurudur.
Bir sözüm de komisyoncularadır. Bu orta oyununa artık herkes son vermek mecburiyetindedir. Meclisin umut hakkı dağıtılan bir yer olmaktan çıkarılması gerekmektedir. Olup biteni görmüyor musunuz, anlamıyor musunuz? Amerika ve İsrail'in planları tıkır tıkır işliyor, siz yalnızca izliyorsunuz. İzlemekle kalmayıp emperyalizmin ekmeğine yağ sürüyorsunuz. Bu yoldan dönün. Türk milletinin menfaati neyi gerektiriyorsa onun gereğini yapın. Türkiye, Irak ve Suriye PKK'sı ile güney sınırımızda birleşmesini engellemelidir. Yine söylediğimize geldiler. İyiler hep haklı çıkıyor. Türkiye partisi olmamakta ısrarcı olan malum ulaklar Kürtleri yine karanlık bir çukura davet ediyorlar. Bu Kürtlere yapılacak en büyük kötülüktür.
"BAYRAĞI EL UZATANIN AKIBETİ BELLİDİR"
Teröristten medet umup şereften taviz vermek sizin tercihinizdir, ben ona karışmam ama millete hesap verirsiniz. Kim tarih nasıl anılmak istiyorsa onu yapabilir ama bu Cumhuriyet'in değerlerine asla leke düşürttürmeyiz. Türkiye bir kışkırtma planı ile karşı karşıya. Türkiye'nin sinir uçlarına bakılmak istendiğine şahit oluyoruz. Aziz milletimiz bu tuzağa düşmeyecektir.
Birileri bir yerde oyun kuruyor diye onların oyunlarına, tuzaklarına düşmek bu millete yakışamaz. Herkes müsterih olsun. Bayrağa el uzatanın akıbeti bellidir ve tarih bunun örnekleriyle doludur. Bu bayrak uğruna ölüm emri verilen bayraktır. Bu bayrak Türk'ün tarihini değiştiren bayraktır. Bu bayrak İzmir'de düşmanı denize döken bayraktır. Bu bayrak dünyaya Cumhuriyetimizi ilan eden bayraktır. Bu bayrak 15 Temmuz ihanetinde milletiyle birlikte devleti sokaktan toplayan bayraktır. Bu bayrak candır, bu bayrak kandır, bu bayrak hepimizindir. Bir kere kalkan bayrak bir daha yere inmez."
NE OLMUŞTU?
İYİ Parti'nin Büyük Ankara Kongre Merkezi'nde düzenlediği 4. Olağan Kurultayı'nda tek aday olarak seçime giren Müsavat Dervişoğlu, 1180 delegenin tamamının oyunu alarak, ikinci kez genel başkanlığa seçilmişti.
18 Ocak tarihinde yapılan kurultay kapsamında Genel İdare Kurulu ve Merkez Disiplin Kurulu üyelerinin seçimi de yapılmıştı.
NUSAYBİN'DEKİ GÖRÜNTÜLER TEPKİ ÇEKMİŞTİ
DEM Parti'nin dün Nusaybin'de düzenlediği grup toplantısı sonrası bir grubun Suriye sınırına hareket ederek Türk bayrağını indirmesi kamuoyunda tepkilere neden olmuştu.
Dervişoğlu, X hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullanmıştı:
"İhanet sürecinin ortaklarına sesleniyorum; Teröristten medet umup, şereften taviz vermek sizin tercihiniz. Ama Milletimizin ve Cumhuriyetimizin şerefine leke düşüremezsiniz. Bayrağa el uzatanın akıbeti bellidir ve tarih bunun örnekleri ile doludur. Ve herkes bilir ki; “Bir kere kalkan Bayrak, bir daha yere inmez!.."
KAYNAK: Ajanslar









