1963 yılında Adalet Partisinden İzmir Belediye Başkanlığına seçildi ve bu görevi dokuz yıl aralıksız sürdürdü.
Başkanlığı sırasında İkiçeşmelik, Hatay ve Mithatpaşa Caddeleri gibi İzmir'in Ana yol güzergahlarını açtığı ve İzmir'in tüm yollarını asfaltlattığı için kendisine '' Asfalt Osman'' lakabı takıldı.
Kendisinin doğruluğuna inandığı , hizmet olarak gördüğü tüm bu alt ve üst yapı hareketleri İzmir'in başına hemen hemen kırk yıl dert oldu.
Şehir kendini ancak bu süre sonunda tekrar toparladı.Umarım biz böyle bir durumla karşı karşıya kalmayız.
Belkide günümüz asfalt teknolojisi bizi yanıltır, umarım da öyledir.
Gelelim varmak istediğimiz noktaya...
Bu günler Alanya'da adeta bir alt yapı seferberliği herkesin gözünün önünde. Ne güzelki bunlar geç kalınmış olsada yapılıyor.
Yapılması da olması gereken, Alanya bunları hak eden memleket için pek çok istihdam üreten, vergi veren, rantı yüksek bir kent.
Dolayısıyla burada yaşayan insanımız tüm bu hizmetleri hak eder durumdadır. Yani bu hizmetler lütuf olmaktan öte yapılması görevdir. Bu görevleri layıkıyla yerine getiren her kimse Allah ondan ve onlardan razı olsun.
Elektrik hatları alta alınıyor, internet için yeni hatlar çekiliyor, su hatları dayanıklı ve sağlıklı yapıya kavuşturuluyor.
Hepsi çok güzel, güzel olmasınada, buralardan sökülen parke taşlar kamyonlara doldurulup götürülüyor.
Bu serin malzeme olan parke taşları yazın yollar, parklar, yürüyüş alanları ve teraslar için ideal bir malzemedir. Parçalı elemanlardan oluştuğundan çatlama, kırılma ve benzeri durumlar oluşmamaktadır.
Döşeme işlemleri her iklim şartlarında yapılabildiğinden zamandan kaynaklanan maliyet de böylece önlenebilmektedir.
Keşke parke taş yerine naturel taşa bütçe oluşturabilsekde döşeyebilsek.Hepsinden daha iyi olur şüphesiz.
Peki bunlar sökülüyor da yerine ne geliyor?
ASFALT.
Şimdi aklımıza neden İzmir'in o eski Belediye Başkanı geldi anladınız mı? Osman Kibar. O namı değer '''ASFALT OSMAN'':
Ne garip tesadüf ki bizim mevcut Belediye Başkanımız Sayın OSMAN Tarık Özçelik.
Bu isim benzerliği ve üretilen hizmetteki benzerlik ne tesadüf değil mi?
Bu sıcak Akdeniz kenti olan Alanyamız bu yapılan hizmeti nasıl karşılayacak ve yazın o sıcak aylarında Alanyamızda hararet asfalttan ötürü birkaç derece daha artınca insanımız buna nasıl tehammül edecek. Bakalım görelim o sıcakta eriyen asfaltın zifti ayaklara nasıl muamele edecek, insanımızın konforu rahatsızlığa mı dönüşecek ?
Tüm bu gerçekler asfalt uygulaması yapılmadan önce mutlaka istişare edilmiş ve doğrusu budur diye karar alınmıştır.
Umarım böyledir aksini düşünmek bile istemem.
Düşünün bir kere o Ağustos sıcağında Alanyamıza gelmiş olan misafirlerimizin hepsini yaylalara çıkmak zorunda bırakmayız inşallah.
Bir de Dim çayı bölgesinde yaşanan felaket sonrasında o bölgeninde hizmet dışı olduğu gerçeği ortadayken.
Desene ''yandı gülüm keten helvası''.
Hoş kalın , hoşça kalın, sağlıkla kalın.